Kategori:Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Kaldıraçlı alım satım işlemleri veya diğer bir adı ile forex piyasası, bir ülkenin para birimi karşılığında başka bir ülke parasının alımı ya da satımı olarak tanımlanmaktadır.

Kaldıraçlı alım satım işlemleri dünyanın en yüksek hacme sahip finansal piyasasıdır. Temel olarak para birimlerinin değişimiyle işlemler gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de resmi olarak Kaldıraçlı alım satım işlemleri işlemlerinde 2011 yılında düzenleme yapılmıştır. Düzenleme ile birlikte denetimden yetkili organ Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olmuştur. Resmi olarak bir sermaye piyasası hizmeti kabul edilen Kaldıraçlı alım satım işlemleri, Borsa İstanbul (BIST) ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VIOB) işlem hacmini geride bırakmıştır.

Ağustos 2011 yılında resmi faaliyetine başlayan Kaldıraçlı alım satım işlemleri ile Türkiye finansal piyasalarında pek çok değişim ve gelişme yaşanmıştır. VIOB, BIST ve Kaldıraçlı alım satım işlemlerinin gerçekleşen işlemlerin 2012 yılında %66’sı, 2013’te %80 ve 2014’ün ilk dokuz ayında %84’ü Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde gerçekleştirildiği ve Kaldıraçlı alım satım işlemleri işlem hacminin VIOB ve BIST işlem hacimlerinin toplamından 5.5 kat daha büyük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 2011 yılında SPK’nın Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde resmi olarak gözetim ve denetimi devralmasıyla güvensizlik ortamının büyük oranda azaldığı görülmüştür. Bunu olumlu yansımaları sonucunda yatırım oranı %20 artmıştır.

Bunun yanında son üç yıl içerisinde müşteri sayısında da %46,6’lık bir artış gözlenmiştir Kaldıraçlı alım satım işlemlerinin Türkiye’de aracı kurumlar üzerinde de önemli etkiler yarattığı görülmüştür. 2014 yılı itibariyle Kaldıraçlı alım satım işlemleri alanında faaliyet gösteren aracı kurum sayısı 36’ye yükselmiştir. Bu kurumların kaldıraçlı işlemlerden son bir yılda 245 milyon TL kazanç sağladığı tespit edilmiştir. Bu tutar toplam aracılık gelirlerinin üçte birine tekabül etmektedir. Türkiye’de yatırımcı ve aracı kuruluşların Kaldıraçlı alım satım işlemleri adına bilgi ve işlem alanında büyük eksiklik yaşadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, konuyla ilgili yasal düzenlemelerin de yetersiz olduğu görülmüştür.

Son yıllarda geleneksel kullanımından farklı bir şekilde yatırım amaçlı yapılan döviz işlemleri tüm dünyaya yayılmış ve yatırımcılar tarafından büyük rağbet görmüştür. Kaldıraçlı alım satım işlemleri olarak adlandırılan bu işlemlerde iki ülke parasının birbirine ya da petrol, altın gibi emtia ve kıymetli madenlerin bir ülke parasına göre değeri alım satıma konu olmaktadır.[1]

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Döviz ticareti antik zamanlara kadar uzanmaktadır.[2]. Bununla birlikte, bu kadar uzun bir geçmişi olan döviz ticareti, birinci dünya savaşından günümüze kadar geçen yaklaşık 100 yıllık süre içerisinde tarihinde göremediği kadar düzenleme, değişiklik ve yeniliklerle karşılaşmıştır.

1876 ve 1. Dünya Savaşı arasında, ekonomik sistem altın standardı tarafından şekillendirilmiştir. Altın standardında her ülkenin parasının değeri belirli ağırlıkta saf altın cinsinden tanımlanmıştır. Altın standardı süresince, ulusal paralar bir denge dönemi yaşamışlardır[3]. Birinci ve ikinci Dünya Savaşları arasındaki dönemde uluslararası ekonomik ve mali ilişkilerde tam biz düzensizlik (kaos) yaşanmıştır. Altın standardı yıkılmış, yerine yeni bir sistem konulamamıştı.[4]

2. Dünya Savaşı sonrasında, para birimleri arasında sabit bir kur ayarlaması yapmak için Bretton Woods Anlaşması (1944) düzenlenmiştir[5]. Ülkeler ulusal paralarını sabit bir kurdan Amerikan Dolarına, ABD ise doları başka bir ülkenin ulusal parasına değil ons altına (1 ons=35$) bağlamıştır[4].

İlerleyen dönemlerde ABD, artan dış ticaret açıklarından dolayı doları devalüe etmek istemiş ve 1971 yılında Doların altına olan konvertibilitesini tek taraflı olarak kaldırmıştır[6].Böylelikle Bretton Woods sistemi fiilen sona ermiştir. 1973 yılında ülkelerin ulusal para birimleri temel olarak arz-talep hareketleri çerçevesinde daha serbest dalgalanmaya başlamıştır.[7].Pek çok ülke sabit kur sistemini bırakıp, esnek kur sistemini uygulamaya başlamıştır.

Yerel ve uluslararası pek çok engelin kaldırılması, ulaşım ve iletişimdeki hızlı gelişmeler sonucu özellikle 1980’lerden sonra küresel bazda ticaret ve dolayısıyla döviz piyasası faaliyetleri önemli ölçüde artmıştır. Bankalar arasında gerçekleşen döviz hareketlerinde de sistemdeki yenilikler sayesinde büyük gelişmeler yaşanmış, bankalar arası iletişim ve işlem faaliyetleri için bilgisayar destekli ağlar kurulmuştur. 1992 yılında Reuters şirketi telefonla bilgi sağlamanın yanında, kurların ekrana yansıtılarak göstermek gibi büyük bir yapısal değişime öncülük etmiştir[4].

Türkiye'de Kaldıraçlı Alım Satım İşlemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Bugünkü Kaldıraçlı alım satım işlemleri ve mevcut faaliyetleri kavramak adına Türkiye’de uygulanmış ekonomi ve kur politikalarına değinmek yararlı olacaktır. Osmanlı İmparatorluğunun özellikle son dönemi ve Türkiye Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Türkiye ekonomisi dışa açık ve bağımlı bir ekonomik görünüm sergilemiştir. Ekonomideki dışa açıklığın temel sebebi de aşırı derecede ithal kaynaklara muhtaç bir ekonomik altyapıya sahip olunmasıdır [8].

Türkiye’nin ekonomik sorunlarının masaya yatırılması için 1923 yılında İzmir İktisat kongresi düzenlenmiştir. İzmir İktisat Kongresi kendine özgü bir Pazar ekonomisi düzeninin oluşturulması zorunluluğunu ortaya koymuş ve bunun, o günün ortamındaki şartlarına işaret etmiştir. İzmir İktisat Kongresi’nde, şartlar gereği olarak devletin de ekonomik hayatta yer alması gerektiğine dikkat çekilmiştir. İzmir İktisat Kongresi’nde milli ve liberal perspektifli ekonomi politikaları benimsenmiştir.[9]

Türkiye, 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nden diğer ülkeler gibi olumsuz etkilenmiştir. 1930’da kabul edilen Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun (TPKKK) ve 1931 yılında yeni gümrük tarifesine ek olarak, ithalata kota koyma ve ihracatı denetleme konularında hükümete yetki verilmiş olması ekonomi politikasında korumacılığın ilk adımları olarak değerlendirilmektedir[10][11]

Büyük buhran yıllarından 1970’li yılların sonuna kadar korumacı ekonomik politikalar izlenmiştir. 1980’den önce uygulanan içe dönük, katı kurallara bağlı ve parasal kontrollerin hâkim olduğu sistemden, 1980’den itibaren dışa dönük, piyasa merkezli yaklaşımın hâkim olduğu açık bir ekonomik sisteme geçilmiştir[12] Finansal liberalleşme sürecinde piyasa odaklı politikalara ağırlık verilmesi çabalarının ilk adımı döviz kuru rejiminde yapılan değişiklikler ile atılmıştır. Mayıs 1981 itibariyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) günlük kur ayarlamalarına başlamıştır[13]. TPKKK’da 1983 yılında yapılan değişiklik ve 28 sayılı karar ile TCMB’nin yanında bankalara da kendi döviz kurlarını belirleme yetkisi verilmiştir. 1986’da TCMB bünyesinde Bankalararası Para Piyasası ve 1988’de Döviz ve Efektif Piyasaları kurulmuştur.

Türkiye’de sermaye hareketlerinin liberalleştirilmesi çalışmaları 1980’lerde yürütülen ekonomik ve finansal reformlarla bağlantılı olarak başlatılmış ve 1989 yılında tamamlanmıştır. 1989 yılında TPKKK’da yapılan 32 sayılı karar değişikliği ile yabancı para (efektif) üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmış, ulusal para konvertibiliteye kavuşmuş ve sermaye hareketleri tamamen liberalleştirilmiştir[13]. Bu tarihten itibaren efektif ve döviz işlemleri büyük gelişme kaydetmiştir. Türkiye’de uzun yıllardan beri ülke sınırları içinde ve sınır ötesinde efektif ve dövizin ticareti yapılmasına rağmen, bu faaliyetler için gerçekleştirilecek işlemler hakkında kanuni bir düzenleme 2011 yılında yapılmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) efektif veya dövize dayalı olarak gerçekleştirilen kaldıraçlı alım satım veya Uluslararası Döviz Piyasası, daha çok bilinen adıyla Kaldıraçlı alım satım işlemlerini görev ve yetki alanına giren bir sermaye piyasası faaliyeti olarak tanımlamıştır[14].. Yayınlanan tebliğde kaldıraçlı alım satım işlemi, yatırılan teminat tutarı karşılığında, her türlü döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda alım satımı işlemleri olarak tanımlanmıştır.

Kaldıraç oranı ise; işlem yapmak için yatırılan teminat tutarı karşılığında alınabilecek pozisyon tutarını gösteren oran olarak açıklanmıştır. Bu oran en fazla 50:1 olabilir. Başka bir deyişle, işlemlerde müşterilere uygulanacak kaldıraç oranı 50:1’i geçemez ([15]. Böylece yatırımcının 1 lira için açabileceği pozisyon maksimum 50 lira olarak belirlenmiştir.

Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak;

a) Müşterilerden gelen emirlerin doğrudan kabul edilmesi ve/veya gerçekleştirilmesi,

b) Müşterilerden gelen emirlerin temsilci sıfatıyla kabul edilmesi ve bu emirlerin gerçekleştirilmek üzere başka kuruluşlara yönlendirilmesi,

c) Başka bir kuruluşun kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak sunduğu hizmetlerin yatırımcılara tanıtımı, sözleşme akdedilmesine aracı olunması veya sözleşme yapmak isteyen tarafların komisyon karşılığında bir araya getirilmesi, işlemleri bu Tebliğ hükümlerine ve SPK gözetimine tabi olur [14]

Bu düzenlemeler çerçevesinde, 2011 yılından itibaren Kaldıraçlı alım satım işlemleri yasal bir zemin kazanmış olmakla birlikte pek çok ülkeyle kıyas edildiğinde ülkemiz adına genç bir piyasadır.

SPK’nın 14.01.2016 Tarihli Tebliğinin Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine Getirdiği Değişiklikler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sermaye Piyasası Kurulu, 14.01.2016 tarihinde Resmi Gazete ’de yayınladığı yeni tebliğe göre [16][17][18]

Kaldıraç oranları teminat tutarına ve paritelere göre değişti. Daha önce tüm pariteler için limit sınırlaması getirilmeden 1/100 kaldıraç oranı kullanılabiliyordu. Tebliğe göre, kaldıraç oranları, başlangıç teminatı 20.000 TL ya da muadili döviz tutarından düşük ve üstünde olmasına göre ve lira, dolar, euro ve altında farklı, diğer yatırım enstrümanlarında farklı olarak belirlendi.

Bu sayede, başlangıç teminatı 20.000 TL ya da muadili döviz tutarından düşük ise lira, dolar, euro ve altında kaldıraç oranı 1/50, bunların dışındaki enstrümanlarında ise 1/25 olarak belirlendi.

Yeni tebliğe göre,  hesap açılışı öncesinde yatırımcı, o aracı kurumun deneme hesabını en az 6 iş günü kullanması ve en az 50 adet işlem yapması gerektiği şeklinde belirlendi. Daha önce yatırımcılar, istedikleri aracı kurumun deneme hesabında işlem ve süre sınırlaması olmadan işlem yapabilip, deneme hesabı kullanmadan gerçek hesap açabiliyorlardı.

Eğer yatırımcı, aracı kurumunu değiştirdiği takdirde, gerçek hesap açılışı öncesi, geçtikleri aracı kurumun, deneme hesabını 6 iş günü kullanarak, en az 50 adet işlem yapmaları gerekiyor. 

Türkiye'de Kaldıraçlı Alım Satım İşlemi Gerçekleştiren Kurumlar[değiştir | kaynağı değiştir]

GCM Forex

GCM Menkul Kıymetler A.Ş, sermaye piyasalarında; özellikle kaldıraçlı alım satım işlemleri kategorisinde işlem gören parite, endeks, CFD's (Fark Kontratları), emtialar başta olmak üzere uluslararası finans piyasalarındaki finansal ürünlerde; kurumsal ve bireysel yatırımcıların işlemlerine aracılık, portföy aracılığı, yatırım danışmanlığı ve sınırlı saklama hizmeti vermektedir. GCM Forex, kurumun kaldıraçlı işlemler sektöründeki markasıdır

İntegral Forex

İntegral Forex, Türkiye menşeili, finansal yatırım piyasalarında aracı kurumluk yapan İntegral Menkul Değerler'in, Uluslararası döviz piyasası, vadeli kontratlar, türev piyasası ve hammadde yatırımları konusunda uzmanlaşmış alt markası olarak hizmet vermektedir.

Ayrıca Bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları. 11 16, 2014 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK): http://www.spk.gov.tr/displayfile.aspx?action=displayfile&pageid=836&fn=836.pdf&submenuheader=n ull
  2. ^ Geisst, C. R. (2006). Encyclopedia of American Business History. New York: Infobase Publishing
  3. ^ Easy-Forex, 2008 Easy-Forex. (2008, May). Forex at Eye Level. Aralık 16, 2014 tarihinde Easy-Forex Trading Platform: http://www.easy-forex.com/int/ebook/ adresinden alındı
  4. ^ a b c Seyidoğlu, H. (2013). Uluslararası Finans (5. b.). İstanbul, Türkiye: Kurtiş Matbaası
  5. ^ Madura, J. (2012). Uluslararası Finansal Yönetim 1. (H. Doğukanlı, Çev.) Ankara, Türkiye: Nobel Akademik Yayıncılık
  6. ^ Değertekin, E. A. (2010, Nisan). Döviz Piyasaları. Sermaye Piyasasında Gündem(92), s. 8-17
  7. ^ Çatalcalı, C. (2010). Forex İşlemleri ile Forex Piyasaları. İzmir SMMMO Dayanışma Dergesi(108), 48-51
  8. ^ Şahin, H. (2002). Türkiye Ekonomisi: Tarihsel Gelişimi - Bugünkü Durumu (7. b.). Bursa, Türkiye: Ezgi Kitapevi
  9. ^ Hafızoğulları, Z. (2000). İzmir İktisat Kongresi Görüşler ve Değerlendirmeler. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 16(46), 289-313
  10. ^ Saraçoğlu, F. (2009). 1930-1939 Döneminde Vergi Politikası. Maliye Dergisi(157), 131-149.
  11. ^ Özel, H. A. (2011). Türkiye'de Ticari Serbestleşmenin Tarihsel Gelişimi. Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi, 6(2), 73-92
  12. ^ Sarvul, B. K., Özekicioğlu, H., & Özel, H. A. (2013, Ekim). Türkiye'de Finansal Serbestleşmenin Tarihsel Gelişimi. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi(38), 227-237.
  13. ^ a b TCMB. (2002). Küreselleşmenin Türkiye Ekonomisine Etkileri. Ankara: TCMB.
  14. ^ a b SPK. (2011-a, Agustos 27). Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ. (125), Seri: V. Resmi Gazete.
  15. ^ SPK. (2011-b, Ağustos 19). FOREX Düzenlemesi.
  16. ^ http://spk.gov.tr/displayfile.aspx?action=displayfile&pageid=673&fn=673.pdf&submenuheader=-1
  17. ^ http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160114-5.htm
  18. ^ http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160114-6.htm


"Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri" kategorisindeki sayfalar

Bu kategoride toplam 4 sayfa bulunmaktadır ve şu anda bunların 4 tanesi görülmektedir.