Karakulak Çeşmesi 1836

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Karakulak Çeşmesi 1836, Karakulak Suyu bugünkü idari teşkilatıyla Beykoz Merkez bucağına bağlı Dereseki Köyündedir. Bu köy Anadolu Hisarı'dan evvel Osmanlı sınırları içine girmiş tarihi bir yerdir. Yıldırım Beyazıt'ın kuvvetlenişiyle beraber buraya merkezlik yapan Yoros'u feth etmişlerdi. Başbakanlık arşivlerinde 732 numarada kayıtlı bulduğumuz bir (Timar merkezindeki tımar defterinde) Yoros'a bağlı köyler arasında Dereseki adı Deresi-kal şeklinde geçmektdir.

Tarihçi tescinin haberverdiğine göre, Yıldırım Beyazıd burayı aldıktan sonra Deresi-kal Anadolu Hisarı gibi bağlanmadan, daha sonraki Osmanlı teşkilatında Yoros Hüdavendigar eyaletinin (iznikomid-İzmit) livasına bağlı Yoros kazasinin merkezi olmuştur Anadolu kavağı'ndaki Yoros kalesi askeri önemini kaybettikten sonra Beykoz Yoros kalesinin merkezi haline gelmiştir. Dereseki ve çevresinde şu şu 10 menbaa suyu vardır; Deli osman, Sırmakeş, Şifa suyu, Özenoğlu, Erinal, Kırklar, Hamam Deresi Soğıcak, Beypınarı.

Karakulak 18. yüzyıl sonlarına kadar Dereseki'nin koyu kadife bir yamacını şeritleyen adsız bir su idi.Tokat köşkünün şimdi Çifte Çınarlar şeklinde adlandırılan yerdeki has ahırlarında bir çeşit postacılık ve muaberecilik yapan Karakulak Ahmet Ağa'nın yakalandığı hastalığını geçiren bu suyun kaşifi olmuştur.

Suyun çıktığı ve döküldüğü topraklar Cennet isminde bir hanımın mülkü iken,Ahmet Ağa bunlardan üç dönümlük bir yer satın alarak serseri suyu bir çeşmede toplamıştır. Ahmet Ağa'nın Bostancı başıya bağlı bulunduğu teşekkülün bir vasfı olan 'Karakulak' adını alan çeşme sonra bu adı bütün bir semte vermiştir. Öyle ki, bu ad tarihi Dereseki adını bile gölgelemiştir. İstanbul'un ve Boğaz'ın Türk Çeşmesinde büyük rolü olan 'Dereseki' şimdi Ahmet Ağa'nın yakaladığı su ile adı büyük ve geniş muhite yayılan bir ün yapmıştır. Dereseki'nin Karakulak suyu mütehassısların raporuna göre dünyanın en iyi vasıflarını taşımaktadır.

I. Sultan Mahmut'tan beri bütün Osmanlı padişahları ve son halife Abdülmecid Efendiye kadar Karakulak suyu içerlerdi. Su, gümüş güğümlerde ağızları mühürlü olarak Osmanlı Saray'larına getirilirdi. Hidivler, Mısır Kralı Fuat, oğlu ve Mısır Sarayı bu suyu içerdi.

Karakulak Ahmet Ağa'nın mezarının baş tarafındaki hitabesinden I. Sultan Mahmut zamanında H.1145 (M. 1741) yılında vefat etttiği anlaşılmaktadır.

Ahmet Ağa'nın yaptırdığı çeşme zaman içerisinde harab olmuştur. Bugün ayakta duran som mermerden çeşmeyi II.Sultan Mahmut yaptırmıştır. Ortasında Hattat Haşim'in çektiği adli Turalı Kitabesini Pertef Paşa söylemiştir. Çeşme H.1252 (M. 1836) yılında yenilenmiştir.

Ahmet Ağanın suyun sızdığı ve toplandığı yere yaptırdığı kubbetli havuz ve su yolları zamanla harab olmuştu. Vakıflar Genel Müdürlüğü Karakulak Suyunun tamirini kararlaştırdı. Teşekkül eden komisyonun başına mimar Süreyya yücel getirildi. 1949 yılında başlayan restorasyon bir yıl da tamamlandı. Deposunun üzerine restorasyonunu yaptıran Hakkı Kamil Beşe'nin şu dört mısrası konuldu.

Lütf-u hakla feyz-i Ahmet, aktı cuş etti yine
Fevç fevç dilnesneler hep geldi nuş etti yine
Göz göz oldu aynı kevser bindokuzyüzelli de
Himmeti Evkaf ile buradan huruç etti yine

Karakulak restore edildiği sene her gün depolarında iki ton su toplanıyordu. Çimento bulunmadığı için yeni açılan galeriler çökme, yıkılma istidadı göstermişti. Sürreyya Yücel'in himmetiyle inşa muvaffakıyetle sona ermiştir.