Irak'ta Şiilik

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Genel bakış[değiştir | kaynağı değiştir]

Şii Müslümanlar dünyadaki 1 milyarlık müslüman nüfusun yüzde 22 sini oluşturuyor[kaynak belirtilmeli]. Irak’taki Şiiler nüfusun yüzde 60'ını oluşturuyor. Sünniler'in Irak siyasi hayatında uzun bir süre egemen olmaları anlamında Şiilerin statüsü “azınlık” olageldi. Şii dinî kültür merkezi İran olsa da Şiiler için en kutsal olan iki şehir, Kerbela ve Necef, Irak’ta bulunuyor. Irak'taki Şiiler'in çoğunlukla Arap ve çoğu İran rejiminin öğretilerini reddediyor.

Baasçı rejimin çöküşü Iraklı Şiilere siyasi olarak kendi yollarını çizme yolunu açtı. Ne var ki, seküler Şiiler sayısal olarak hala bir çoğunluk olsalar da, özellikle kutsal şehirlerde iktidar boşluğunu doldurmak için öne çıkanlar dinî Şii partiler ve milisler oldu. Baasçı rejimin devrilmesinden hemen sonra Şii milisler Şii çoğunluğun bulunduğu şehirlerde ABD askerî mevcudiyetinin yokluğundan yararlanarak, bu bölgelerde denetimi tümüyle ele geçirdiler. Şii siyasi istekleri Amerikan yetkilileri için bir sürpriz oldu[kaynak belirtilmeli]. Amerikan yetkilileri, Şii dinî isteklerin Humeyni tarzı fundamentalist bir hükümete destek olarak tercüme edilebileceğinden kaygı duyuyorlardı. Önceden, Irak’ın en üst Şii otoritelerinin Humeynici öğretileri reddetmiş olması, ABD yetkilileri için Iraklı Şiilerin İran’ın dış politikalarının bir kolu olmaksızın yeniden yapılandırılmış Irak hükümetinde bir rol oynayabilecekleri umutlarını büyüttü.

Şii partilerin ve milislerin çoğu açık veya örtük bir şekilde İran’dan destek almıştı. Bakuba ve Sadra gibi doğudaki şehirler Baasçı rejimin devrilmesinden az sonra görünüşte İran’ın arka çıkmasıyla Şiilerin kontrolü altına geçti. İran-destekli Irak İslam Devrim Konseyi (SCIRI) Kut gibi bazı şehirlerde hatırı sayılır bir güç olma yönünde yeterince halk desteği topladılar. Nasıriye görünüşe göre SCIRI’nın ebeveyni durumundaki Dava Partisi tarafından fiilen yönetildi. İran’ın Saddam Hüseyin rejiminden İran’a kaçan birçok Şii Kürt veya Bedr askerlerinin Irak’a dönmesine arka çıktı.

Bağdat’ın Sadr Şehri semtinde Mukteda El Sadr’ın Mehdi Ordusu “ahlak polisi” rolünü üstlendi. Sadr hareketi Necef ve Kufe’de de etkili ve Mehdi milisleri ABD birlikleriyle defalarca açık çatışmalara girişti.

Böylece birçok Şii-çoğunluk bölgeleri dinî-yönelimli gruplar tarafından kontrol ediliyor. Seküler Şiiler bu süreçte gitgide marjinalleşti. Bunun bir sebebi de, dinî grupların tersine, parti veya milis olarak örgütlenmemiş olmaları. Büyük Şii nüfus merkezleri arasında sadece Basra’da seküler Şii orta ve çalışan sınıfların etkisi hissediliyor.

Şii gruplar[değiştir | kaynağı değiştir]

İdeolojik olarak Irak’taki Şiiler üç ana kola bölünmüş durumda. Çoğunluk, Irak’ın en üst düzeydeki din adamları (merciyye) tarafından yönetilen Necef’teki Havza el-İlmiyye (bir dinî okullar ağı) çevresindeki geleneksel dinî önderliği takip ediyor. Merciyye, İran’daki din adamlarının yönetimi ideolojisini reddediyor. Büyük ayetullah Ali Sistani Havza’nın en üst dinî otoritesi olarak kabul ediliyor ve yaygın bir şekilde saygı görüyor. Merciyye, sivil yönetimin Irak halkına en kısa zamanda ve düzenli bir şekilde devredilmesi şartıyla Irak’taki koalisyon işgaline bir ölçüde destek verdi.

İkinci büyük grup Sadristler (Sadriyyun). Bunlar 1999’da Irak rejimi tarafından öldürülen Ayetullah Muhammed Sadık el-Sadr’ın öğretilerini takip ediyorlar. Bugün Sadrist’ler Ayetullah el-Sadr’ın oğlu Mukteda El Sadr’ı takip ediyorlar. Mukteda, “bütün yabancı işgalcilere” karşı ateşli muhalefetini militan bir hareket oluşturmak için kullandı. 2004 yazında Irak Yönetim Konseyi’ne rakip olarak kendi hükümetini oluşturduğunu ilan etti. Koalisyon kuvvetleriyle işbirliği yaptıkları için hem Sistani’ye hem de Dava Partisi’ne açıktan açığa saldırdı.

Dava Partisi ve yandaşları Şii Irak’taki üçüncü ideolojik akımı oluşturuyor. Partiye halihazırda, Baasçı rejimin devrilmesinden sonra sürgünden dönen İbrahim Caferi tarafından önderlik ediliyor. Caferi Geçici Yönetim Konseyi’nde yer almış ve ilk başkanı olmuştu. Etkili olmakla birlikte Caferi’nin görüşleri Dava Partisi içerisindeki ideolojilerin tam bir spektrumunu yansıtmayabiliyor. Bazı gözlemcilere göre parti Irak siyasetinde kararlı bir rol oynamak için hala çok parçalı bir yapıda.

Humeyni öğretilerine bakış[değiştir | kaynağı değiştir]

Iraklı Şiilerin çoğu “Velayet-i Fakih”’in (din adamları tarafından yönetim) Ayetullah Humeyni tarafından öne sürülen İran versiyonunu kabul etmiyor. Bunun yerine Şii dinî otoritesi Necef’teki din adamları müessesesinde odaklanıyor. Buradaki önde gelen din adamı şer’i meselelerde “merci-i taklit” olarak görülüyor. Ama bu durum, onun ülkenin en iyi yöneticisi olacağı anlamına gelmiyor. Böylece, Necef geleneğindeki birçok geleneksel din adamı İslam hukukuyla yönetilen bir devlet istemekle birlikte din adamlarının kendilerinin yönetmesi gerektiği yolundaki Humeyni’nin fikrine karşı çıkıyorlar. Aynı zamanda, bazı gruplar Humeyni’nin öğretilerine katılıyorlar ve İran’daki Humeyni sistemi gibi bir İslam teokrasisi kurmayı amaçlıyorlar. Dava Partisi'nin bir kanadı, SCIRI ve belli bir ölçüde Mukteda Sadr’ın hareketi bu gruplardan. SCIRI örgütü İran rejimi tarafından güçlü bir şekilde destekleniyor[kaynak belirtilmeli].

Analiz[değiştir | kaynağı değiştir]

Yönetici Şii grupların artan dinî karakteri Irak’taki yumuşak bir normalleşme için kötüye alamet. Şiilerin bir İslam devleti yönündeki dinî talepleri Sünni Araplar ve Kürtlerle çatışma yaratmaya aday. Çünkü Ne Kürtler ne de Sünni Araplar ayetullahlar yönetimine veya katı Şii yasalarının dayatılmasına müsamaha etmeyecekler. Ve her iki nüfus kesimimin de kendi paramiliterleri var.

Şiilerle Sünnilerin çatışması durumunda, laik Şiiler kendilerini bir ikilem içerisinde bulabilirler. Şii siyasî partiler ve hareketler otoriteci: atanmış din adamlarına kör bir itaat gerektiriyor ve görüş ayrılığına izin vermiyor. Böylece laik eğilimli Şiiler katı İslam hukuku altında yaşamak istemezken, Sünnilere ve Kürtlere karşı dinî partilerin tarafını tutmaya zorlanabilirler.