Gök Boğası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Eski Mezopotamya terakota kabartması (c. MÖ 2250 - 1900), Gılgamış Destanı'nın VI. tabletinin bir bölümünde anlatılan[1][2] Gılgamış'ın Gök Boğası'nı öldürdüğünü sahneyi göstermektedir.[2]

Gök Boğası, Göklerin BoğasıGökyüzü Boğası, Cennet Boğası veya Cennetin Boğası, antik Mezopotamya mitolojisinde kahraman Gılgamış'ın savaştığı efsanevi bir canavardır. Gök Boğası'na ait hikâyenin iki farklı versiyonu vardır: İlki erken Sümerce bir şiirde geçerken diğeri bir Sümer şiiri olan standart Akadca yazılmış Gılgamış Destanı'nda yer almaktadır. Sümer şiirinde boğa, belirsiz sebeplerden dolayı Tanrıça İnanna tarafından Gılgamış'a saldırması için gönderilir. Gılgamış Destanı'nın VI. tabletindeki Akadca söylentilerde hikâye daha açıklayıcıdır: Tanrıça İştar (İnanna'nın Doğu Sami dilindeki karşılığı), Gılgamış'a cinsellik içeren bir teklifte bulunur fakat Gılgamış teklifi reddeder; öfkelenen İştar, babası Anu'ya giderek Gök Boğası'nı ondan ister. Böylece İştar, Gılgamış ile Gılgamış'ın arkadaşı Enkidu'ya saldırması için boğayı Uruk'a gönderir fakat ikili, boğayı öldürür. Boğayı yendikten hemen sonra Enkidu, boğanın sağ uyluğunu İştar'a fırlatır ve onunla alay eder. Boğanın katledilmesi, tanrıların Enkidu'yu ölüme mahkûm etmesine neden olur. Bu olay, Gılgamış'ta ölüm korkusunun ortaya çıkmasına sebebiyet verir ve destanın geri kalan kısmını yönlendirir.

Boğa, Taurus takımyıldızıyla özdeşleşmiştir ve öldürme efsanesi, antik Mezopotamyalılar için astronomik öneme sahip olabilir. Hikâyenin özellikleri, Ugarit efsaneleri, Yaratılış Kitabı'ndaki Yusuf'un öyküsü ve antik Yunan destanları İlyada ve Odysseia'nin parçaları da dahil olmak üzere eski Yakın Doğu hikâyeleriyle karşılaştırılmıştır.

Mitoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Gılgamış ve Gök Boğası[değiştir | kaynağı değiştir]

Sümerce şiir Gılgamış ve Gök Boğası'nda Gılgamış ile Enkidu, Tanrıça İnanna (İştar'ın Sümerlerdeki karşılığı) tarafından ikiliye saldırması için gönderilen boğayı öldürürler.[3][4][5] Bu şiirdeki olay örgüsü, daha sonra Akadca yazılmış olan Gılgamış Destanı'nda anlatılanlardan tamamen farklıdır.[6] Sümer şiirinde İnanna, Gılgamış'tan kendisinin eşi olmasını istemezken Akadca destanda bu istekte bulunur.[4] Ayrıca İnanna, babası An'ı Gök Boğası'nı kendisine vermeye zorlarken (sonraki destanda yaşayanları yemesi için ölüleri ayaklandırmakla tehdit etmek yerine) sadece dünyaya ulaşacak bir çığlık atmakla tehdit eder.[6]

Gılgamış Destanı[değiştir | kaynağı değiştir]

Standart Akadca yazılmış olan Gılgamış Destanı'nda Gılgamış, İştar'ın cinsellik içeren teklifini reddedikten sonra İştar, cennete giderek annesi Antu ile babası Anu'ya yakınır.[7] Anu'dan kendisine Gök Boğası'nı vermesini talep eder[8][9][10] ve eğer babası bu talebi geri çevirirse Ölüler Diyarı'nın kapılarını kırıp yaşayanları yemesi için ölüleri ayaklandıracaktır.[11][10] Anu, ilkin İştar'ın talebini reddederek Gök Boğası'nın serbest bırakılmasının yedi yıllık bir kıtlığın oluşmasına neden olacak kadar yıkıcı olduğu konusunda ısrar eder.[11][9] Bunun üzerine İştar, tüm insanlar ve tüm hayvanlar için yedi yıl boyunca yetecek kadar tahıl depoladığını açıklar.[11][9] Sonuç olarak Anu, boğayı gönülsüzce İştar'a verir. İştar boğayı dünyada salıverince büyük bir yıkıma neden olur.[8][11]

Boğa ilk nefesiyle toprakta yüz erkeğin içine düştüğü bir delik açar ve ikinci nefesiyle iki yüz kişinin daha içine düştüğü başka bir delik açar.[11][10] Gılgamış ile Enkidu, birlikte hareket eder;[8][11][9] Enkidu, boğanın arkasına geçip kuyruğunu çekerken Gılgamış kılıcını boğanın boynuna geçirip boğayı öldürür.[11] Boğanın kalbini Güneş Tanrısı Şamaş'a sunarlar.[12][13] Gılgamış ve Enkidu dinlenirken İştar, Uruk'un surlarında dikilir ve Gılgamış'ı lanetler.[12][14][15] Enkidu, boğanın sağ uyluğunu yırtıp İştar'ın yüzüne atar ve "Elime geçirseydim seni de bu hâle getirirdim ve bağırsaklarını koluna takardım." der.[12][14][15][9]

İştar; "fahişeleri, odalıkları ve orospuları" bir araya çağırır[12] ve Gök Boğası için yas tutmalarını emreder.[12][14] Bu arada, Gılgamış, Gök Boğası'nı alt etmeleri şerefine bir kutlama düzenler.[16][14] VII. tablet, Enkidu'nun Anu, Ea ve Şamaş'ı gördüğü bir rüyayı anlatmasıyla başlar; bu üç tanrı, Gök Boğası'nı öldürdükleri için ceza olarak Gılgamış ya da Enkidu'dan birinin ölmesi gerektiğini belirtir.[17] Enkidu'yu seçerler ve kısa bir süre sonra Enkidu hastalanır, Ölüler Diyarı'yla ilgili bir rüya görür ve ardından ölür.[17] VIII. tablet, arkadaşının ölümü üzerine Gılgamış'ın avutulamaz üzüntüsünü tarif eder[17][18] ve Enkidu'nun cenazesinin detaylarını açıklar.[17] Enkidu'nun ölümü, Gılgamış'ta ölüm korkusunun ortaya çıkmasına sebebiyet verir ve destanın geri kalan kısmını şekillendirir.[19][20]

Sembolizm ve temsili[değiştir | kaynağı değiştir]

Gök Boğası, Taurus takımyıldızı ile ilişkilendirilmiştir.

Antik Mezopotamya sanatının günümüze gelen eserlerinde, Gök Boğası'nın öldürülmesinin sayısız betimlemeleri mevcuttur.[21][9] Temsiller, özellikle Akad İmparatorluğu'nun silindir mühürlerinde yaygındır.[9] Bu temsillerde boğa, açıkça anormal büyüklükte ve vahşi bir boğa olarak tasavvur edilmiştir.[10] Bununla birlikte, Gök Boğası'nın neyi temsil ettiği tam olarak belli değildir.[10] Michael Rice, boğanın bir depremi temsil edebileceğini düşünmüştür çünkü genel olarak boğalar eski kültürlerde depremlerle büyük ölçüde bağlantılıydı.[10] Ayrıca, boğanın antik Mezopotamya'daki insanlar için kuraklık ve kısırlık dönemi olan yaz mevsimini temsil edebileceğini belirtmiştir.[10] Asuriyologlar Jeremy Black ile Anthony Green, Gök Boğası'nın Taurus takımyıldızı ile özdeşleştirildiğini gözlemlemiş ve Gılgamış Destanı'nda boğa yenildikten sonra Enkidu'nun boğanın uyluğunu İştar'a savurmasının takımyıldızının eksik görününen budunu açıklamaya yönelik bir girişim olduğunu savunmuştur.[8]

Rice ayrıca Canis Major takımyıldızının antik Mısır metinlerinde boğanın uyluğu olarak bazen ikonografik bir biçimde temsil edildiğini fakat Sümerlerde bu bilgiye dair herhangi bir kanıtın olmadığını belirterek boğanın öldürülmesine dair astronomik bir yorum yapmıştır.[21] Ayrıca, uyluk bölgesinin sıklıkla eski Yakın Doğu metinlerinde cinsel organların yerine kullanıldığını da gözlemlemiştir. Gordon ve Rendsburg, antik Yakın Doğu'nun geniş bir coğrafi bölgesinde, bir boğanın bacağını birine atma fikrinin "korkunç bir hakaret olarak" doğrulandığını ve antik Yunan epik şiiri olan Odysseia'de tekrar ettiğini belirtmiştir.[9] Bazı araştırmacılar, Gök Boğası'nın İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'nde İnanna tarafından bahsedilen Ereşkigal'ın kocası Gugalanna ile aynı figür olduğunu düşünmektedir.[22]

Daha sonraki hikâyelere etkisi[değiştir | kaynağı değiştir]

İştar'ın yedi yıllık tahılı saklaması, Gılgamış Destanı'ndan sonra yazılan Tekvin'de yer alan Yusuf'un hikâyesiyle ile paraleldir.[9]

Cyrus H. Gordon ve Gary A. Rendsburg, bir Yakın Doğu motifi olarak bir kahramanın ölümünü izleyen yedi yıllık kıtlık döneminin, Aqhat'ın ölümünün Ugaritik mitinde doğrulandığını ve yedi yıllık kıtlığı önceden öngören ve erzak depolayan biri temasının ayrıca Tekvin'deki Yusuf'un hikâyesinde de yer aldığını belirtmiştir.[9] Alman klasikler uzmanı Walter Burkert'e göre İştar'ın Gılgamış tarafından reddedildikten sonra Anu'ya gelip Gök Boğası'nı talep etmesi, İlyada'nın V. kitabındaki bir sahneyle paralellik göstermektedir.[7] Gılgamış Destanı'nda İştar, annesi Antu'ya yakınır fakat Anu tarafından hafifçe azarlanır.[7] İlyada'daki sahnede İştar'ın Yunan uyarlaması olan Afrodit, oğlu Aeneas'i kurtarmaya çalışırken kahraman Diomidis tarafından yaralanır.[23] Annesi Dione'ye ağladığı, kız kardeşi Athena tarafından alay edildiği ve babası Zeus tarafından hafifçe azarlandığı Olimpos Dağı'na kaçar.[23] Ayrıca Antu'nun adı Anu'nun dişileştirme biçimiyken Dione'nin adı da Zeus'un dişileştirme biçimidir. Dione, İlyada'nın geri kalan kısmında görünmez yerine Zeus'un eşi olarak Tanrıça Hera yer alır. Burkert bu nedenle Dione'nin açıkça Antu'nun bir öyküntüsü olduğu sonucuna varmıştır.[23]

İngiliz klasikler uzmanı Graham Anderson, Odysseia'de Odisseas'nin adamlarının, Helios'un kutsal sığırlarını öldürdüğü ve bu nedenle Gılgamış Destanı'ndaki Enkidu gibi tanrılar tarafından ölümüne mahkûm edildiklerini belirtmiştir.[24] M. L. West, iki hikâye arasındaki benzerliklerin yaratıkların eceliyle ölmemelerinden daha derine gittiğini söylemiştir.[25] Her iki hikâyede de ölüme mahkûm olan kişi veya kişiler kahramanın yoldaşlarıdır; onların ölümü ya da ölümleri, kahramanı tek başına yolculuk yapmaya mecbur eder.[25] West ayrıca, her iki hikâyede de tanrılar arasında suçlunun ölmesi gerekip gerekmediği üzerine geçen bir tartışmanın anlatıldığını[25] ve Odysseia'de Helios'un, sığırlarının katledilmesinin intikamını almazsa Zeus'a yönelik tehdidi ile Gılgamış Destanı'nda İştar'ın Gök Boğası'nı isterken Anu'yu tehdit etmesi arasında benzerlik olduğunu ifade etmiştir.[25] Bruce Louden, boğayı öldürdükten hemen sonra Enkidu'nun İştar'la alay edişini Odysseia'nin IX. kitabında Odisseas'nin dev Polifimos ile alay edişiyle kıyaslamıştır.[26] Her iki hikâyede de belli bir zaferden sonra kahramanların kapıldığı kibir, bir tanrı tarafından lanetlenmelerine yol açar.[26]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Black & Green 1992.
  2. ^ a b Powell 2012.
  3. ^ Black & Green 1992, s. 89.
  4. ^ a b Tigay 2002, s. 24.
  5. ^ ETCSL 1.8.1.2
  6. ^ a b Tigay 2002, ss. 24–25.
  7. ^ a b c Burkert 2005, ss. 299–300.
  8. ^ a b c d Black & Green 1992, s. 49.
  9. ^ a b c d e f g h i j Gordon & Rendsburg 1997, s. 46.
  10. ^ a b c d e f g Rice 1998, s. 99.
  11. ^ a b c d e f g Jacobsen 1976, s. 201.
  12. ^ a b c d e Dalley 1989, s. 82.
  13. ^ Fontenrose 1980, ss. 168–169.
  14. ^ a b c d Fontenrose 1980, s. 169.
  15. ^ a b Jacobsen 1976, s. 202.
  16. ^ Dalley 1989, s. 82-83.
  17. ^ a b c d Black & Green 1992, s. 90.
  18. ^ Fontenrose 1980, s. 171.
  19. ^ Gordon & Rendsburg 1997, ss. 46–47.
  20. ^ Rice 1998, ss. 100–101.
  21. ^ a b Rice 1998, s. 100.
  22. ^ Pryke 2017, s. 205.
  23. ^ a b c Burkert 2005, s. 300.
  24. ^ Anderson 2000, s. 127.
  25. ^ a b c d West 1997, s. 417.
  26. ^ a b Louden 2011, s. 194.

Bibliyografi[değiştir | kaynağı değiştir]