Ef'âl-i mükellefîn

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Efâl-i mükellefin sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara

İslâm Fıkhı
Basmalah-1wm.svg

Efâl-i mükellefin, mükellefiyet çağına giren, yani buluğ olan her akıllı Müslümanın yapabileceği fiiller anlamına gelen dinî terim. Bunlar 8'e ayrılır. Bu 8 fiilden ilk 5'i yapılması; son 3'ü ise yapılmaması, yani terki istenen vazifelerdir. Yapılması istenen fiillere "emr;" terki istenenlere de "nehy" adı verilir.

Farzları, vacibleri ve sünnetleri yapana ve haramdan, mekruhdan sakınana ecr, yani sevap verilir. Haramları, mekruhları yapan ve farzları, vacibleri yapmayana günah yazılır. Bir haramdan sakınmanın sevabı, bir farzı yapmanın sevabından kat kat çoktur. Bir farzın sevabı, bir mekruhdan sakınmanın sevabından çoktur.

Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur. Mübahlar içinde, Allahın sevdiklerine "Hayrât ve Hasenât" denir. Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.

  1. Farz, Allah'ın kesinlikle Kur'an'da açık ve net olarak ifade ettiği sözlerdir. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah vardır.
  2. Vacip, Allah'ın Kur'an'da açık ve net söylemediği ama İslam'da hoş görülen davranışlardır. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah vardır.
  3. Sünnet, İslam Peygamberi Muhammed'in yapılmasını hadislerde açık ve net olarak dile getirdiği davranışlardır. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah yoktur.
  4. Müstehab, İslam'da yapılması höş görülen. Yapılmasında sevap olan ama terkinde günah olmayan şeylerdir.
  5. Mübah, İslam'da yapılması serbest bırakılmış şeylerdir. Yapılmasında sevap yoktur, terkinde ise günah yoktur.
  6. Haram, Allah'ın kesinlikle yapılmasını emretmediği ve çok kötü olan şeylere denir. Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır. Haramlardan kaçınmak, farzları yapmaktan daha büyük bir sevaptır.
  7. Mekruh, Yapılması İslam'da hoş görülmeyen ve yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.
  8. Müfsid, Akide veya ibadeti bozan şeylere denir. Bilerek yapılmasında günah vardır, bilmeyerek yapılmasında ise günah yoktur. Terkinde (yapılmamasında) ise sevap vardır.