Barak Türkmenleri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Barak Türkmenleri ya da Baraklar, Oğuzların sağ kolu Bozoklardan Yıldızhanoğullarına bağlı Beğdilli boyu içerisinde yer alan oymaklardan biridir.

1100'lü yıllarda Firuz Beğ'in önderliğinde Anadolu'ya gelen Baraklar önce Yozgat yöresinde yurt tuttular, fakat devletle araları açılınca Antep'e sürüldüler. Antep'in bulunduğu platonun güneyindeki Tilbaşar yaylasına yerleştiler. Bu coğrafi bölge doğuda Fırat'a (Culap suyuna), batıda Nur Dağları'na, güney ve güneybatıda Halep ve Amik Ovası'na kadar uzanır.

Antep'te kalan Barakların yaklaşık dörtte üçlük bölümü Padişah II. Süleyman döneminde bölgedeki devşirme unsurlarla sürekli kavga edip bunların tarlalarını ve evlerini yaktıkları gerekçesiyle Rakka'ya sürüldü. Bu sürgün olayının 1690'lı yılların sonunda gerçekleştiği ifade edilebilir.[kaynak belirtilmeli]

Baraklar günümüzde İran topraklarındaki Horasan şehrinde yaşamaktadırlar. Horasan'dan 84.000 hane göç etmiştir. Gaziantep ilinin İslahiye, Karkamış, Nizip, Oğuzeli (Yüzlerce köyleri vardır), Kilis ilinin elbeyli ilçesi ve yavuzlu beldesi gibi Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesinin Hobap köyü ile Halfeti ilçesi merkezi, Arğıl kasabası ile ilçeye bağlı Keferbek, Bilasur, Ayni, Aram, Areh ve Cibin köyleri halkını da kapsar. Ayrıca Kırıkkale'de (Baraklı Köyü/Delice) ve (Barak Köyü/Keskin), Yozgat'ta,Niğde'de (Barak Köyü ve Yakacık Köyü/Altunhisar), Çorum'da (Barak Köyü/Bayat), Nevşehir'de (Aşağıbarak Köyü/Hacıbektaş), Trabzon'da(Bozdoğan/Akçaabat) Afyon (Sandıklı) Çankırı(boyalca(eski ad) Esentepe mah.gibi Anadolu'nun değişik yerlerinde ve Suriye'nin 81 köyünde yaşamaktadırlar. Zengin bir sözlü kültüre sahiptirler.

Kültürlerinde kendi adlarıyla anılan Barak uzun havaları önemli yer tutar. Bu uzunhavalarda kendilerine ait bütün bilgileri sözlü olarak sonraki kuşaklara ulaştırmışlardır. Ünlü ozanları Dedemoğlu, Kılınçoğlu ve Garip'tir. Arap ve Kürtlerle iç içe yaşamışlardır, Dedemoğlu'nun bir deyişinde Ömrümde sevmezdim Arapı, Kürdü, geldi çadırını dibime kurdu şeklindeki sözleri bu durumu açıklamaktadır.