Bagram Cezaevi işkenceleri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Bagram Cezaevi'nin içinin yayınlanmış ilk fotoğrafı: Hücrelerine götürülmelerinin öncesinde tutukluların içinde tutulduğu bir "sally port".

Bagram Cezaevi işkenceleri, Afganistan Savaşı sırasında, Amerikan Ordusu personelleri tarafından Bagram Hava Üssü'nün hemen yanında yer alan Bagram Cezaevi'ndeki tutuklulara karşı insan haklarını çiğneyen ve savaş suçu teşkil eden işkenceler gerçekleştirmesi olayıdır. İstismarlar, 2005'te The New York Times'ın yayınladığı 2.000 sayfalık bir rapor ile kamuoyunun dikkatini çekti. Raporun ortaya çıkardığına göre, cezaevindeki tutuklular uykudan yoksun bırakılmak,[1] zorunlu çıplaklık, tavana zincirlenmek, dövülmek ve bacağın dizin üstünde kalan tarafına alınan darbeler (daha sonra gerçekleştirilen otopsiler, bu darbelerin tutuklularda bıraktığı etkinin bacakların bir otobüs tarafından ezilmesi ile karşılaştırılabileceğini gösterdi) gibi çeşitli ihlallere maruz bırakılmıştı. İşkenceler o kadar şiddetliydi ki, 2002'de iki tutuklu tekrar tekrar tavana zincirlenip dövülerek öldürüldüler; üstelik bu iki tutukludan biri olan Dilawar (soyadı kamuoyuna açıklanmadı), daha sonra soruşturulan askerlerin itiraflarına göre, "yanlış zamanda yanlış yerde bulunmuş olan" masum bir taksi şoförüydü.[2]

"Guantanamo ve Ebu Gureyb gibi, ABD'nin dünyada Müslüman esirlere yönelik insanlık dışı muamelelerinin bir parçası" olarak tanımlanan cezaevi,[3] Ocak 2010'da yayınlanan bir rapora göre toplam 645 tutukluyu barındırmıştı.[4] Olaylarla bağlantılı olarak iki düzineden fazla Amerikan askeri soruşturuldu ve sonuç olarak bunların 15'i tutuklandı.[5] Bu skandalın ardından, ABD 2009'da Parvan'da yeni bir cezaevinin inşa edilmesine yardım etti ve üç yıl sonra komutasını Afgan makamlarına devretti.

Mayıs 2010'da, BBC, dokuz farklı görgü tanığı ifadesinden yola çıkarak, Bagram Cezaevi'nin kapanmasının ardından aynı yerde yeniden açılan gizli bir cezaevi bulunduğu ve burada uykudan yoksun bırakılma gibi işkencelerin daha küçük bir ölçekte devam ettiğini rapor etti. ABD ordusu böyle bir cezaevinin varlığını inkar etti ve iddiaları araştıracağını söyledi.[6] Bu gelişmeler üzerine Uluslararası Kızılhaç Komitesi, ABD makamları tarafından Ağustos 2009'da sözü geçen cezaevi hakkında bilgilendirildiklerini söyledi ve tutukluların tecritte tutulmasının "askeri gereklilik" olarak nitelendirilebileceğini öne sürdü.[7] Aralık 2014'te Afganistan'daki tüm Amerikan cezaevleri kapatıldı.[8]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]