Alâeddin Camii, Niğde

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Alâeddin Camii

Caminin dışarıdan görünümü

Temel bilgiler
Yer Niğde, Türkiye
İnanç İslam
Durum Cami işlevini devam ettirmektedir
Mimari
Mimar(lar) Sıddık bin Mahmut ile kardeşi Gazi
Mimari tür Klasik Selçuklu mimarisi
Tamamlanma tarihi 1223
Özellikler
Minare sayısı 1

Alâeddin Camii, 1223 yılında Niğde'de yaptırılmış Selçuklu yapısıdır.

Niğde'nin simgelerinden biri olan yapı, şehrin iç kalesinin içinde, güneyde yer alır.[1] Sultan Alaedin Keykubad adına Ahur Abdullah oğlu Zeyneddin Beşare Bey’tarafından yaptırılmıştır. Kitabesine göre yapının mimarları, üstad Sıddık ve kardeşi Gazi’dir.

Bânisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Yapının bânisi Zeyneddin Beşare Bey, Selçuklu siyasi tarihinde Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, I. İzzeddin Keykavus ve I. Alaeddin Keykubad dönemlerinde çeşitli görevler almış bir devlet adamıdır. Ekonomik olarak çok güçlü bir bey olan Beşare Bey, Sinop İç Kalesi surları ve Konya’daki Selçuklu dönemi İç Kalesi surlarının yapımına katkıda bulunduğu gibi Konya’da Beşare Bey Mescidi’ni inşa ettirmiştir. Beşare Bey, Niğde subaşılığı görevi sırasında şehrin en korunaklı yeri olan İç Kale’de bu anıtsal camiyi inşa ettirmiştir. Ancak Beşare Bey, dönemin Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad adına yaptırdığı ve kitabesinde övgüler yağdırdığı bu caminin inşa edildiği yılda (1223 tarihinde/aynı yıl), “Ümera Katli Meselesi” olarak tarihe geçen olay sırasında Keykubad tarafından öldürtülmüştür.[2]

Kitabeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Caminin doğu taç kapısında kavsaranın üzerinde kuşatma kemerinin altında mermer üzerine sülüsle yazılmış iki satırlık inşa kitabesi bulunur. Caminin 1223 yılında Zeyneddin Beşare Bey’in Müstenireddin’e inşa ettirmesini emrettiği bilgi kitabede şu şekilde ifade edilir:[1]

İslam’ın ve Müslümanların yardımcısı, dinin ve dünyanın gelişmesine yardım eden, Arap ve Acem sultanlarının efendisi, meliklerin meliki, şahların şahı, büyük sultan Keyhüsrev’in oğlu Keykubad’ın hükümdarlığı zamanında, Allah’ın merhametine ve yardımına muhtaç zayıf kul Abdullah’ın oğlu Beşare...

Kitabede ilk satırları sultanı, diğer satırları Beşare Bey’i tanımlar. Müstenireddin adlı kişinin caminin inşaatından sorumlu yönetici olduğu anlaşılmaktadır.[3]

Ayrıca doğu taç kapıda alttaki kuşatma kemerinin kilit taşını çevreleyen, batıdaki kubbe eteğinde ve orta sahının batı kemerinin yüzeyinde sülüsle yazılmış usta kitabelerinde yinelenen “Mahmud’un oğulları Üstâd Sıddık ve kardeşi Gazi’nin eseri” adları yer alır.[1]

Mimari özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Tamamı düzgün kesme taştan yapılmış Niğde Alaeddin Camii kuzey- güney yönünde dikdörtgen planlı, çok destekli ve çok bölüntülü, mihrap önü yan yana üç kubbeli ve avlusuz plan tipindedir.[1]

Büyük ölçüde dışa kapalı olan camide kuzey ve doğu cephelerine taç kapılar hâkimdir. Yapı batıdaki dış surlara yakın yerleştirildiği için doğu cephedeki anıtsal taç kapı önünden geçen ana yola ve şehre yönlendirilmiştir.

Caminin kuzey cephe duvarlarından yüksek, dört sıra mukarnas kavsaralı taç kapı zeminden 0.80 m. yükseklikte, 3.36 m. genişlikte ve 0.44 m. derinliğindedir. Taç kapıyı dıştan düz- içbükey- düz olarak dizili bezemeli üç bordür kuşatır. İçteki 0.37m. genişliğindeki en geniş bordür taç kapıya hâkimdir. Taç kapının mukarnaslı kavsarası, sivri kuşatma kemeri, silindirik gövdeli sütunceleri, düz kemerli giriş kapısı ve içteki bordürde sekiz karenin kesişmesiyle biçimlenen sekiz kollu yıldız kompozisyonlu bezemeleri bulunur.

Doğu cephesindeki anıtsal taç kapı, bezemelerin en yoğun olduğu yerdir. Yaklaşık güneyden 0.89 m., kuzeyden 0.98 m. dışa taşkın ve beden duvarlarından yüksek 6.93 m. genişliğinde, 10.70 m. yüksekliğinde, 1.34 m. derinliğindedir.[1] Dıştan altı bordürün çevrelenir; geniş olan beşinci bordürün kavsara köşeliklerini delik işi kabaralar ile üzerlerini örgülü saçlı insan başları süslemektedir. İki insan başının kozmolojik anlamlı ay ve güneşi simgelediği veya üstâd Sıddık ve kardeşi Gazi’yi de simgelediği düşünülür.[1]

Taç kapıların arasındaki kuzeydoğu köşede minare bulunur. Silindir biçimindeki minare, iki renkli kesme taşlardan yapılmış orijinal Selçuklu sanatı örneklerindendir.[4]

Mihrap harimin güney duvarındadır; hem içe, hem de dışa kademelidir. Bitişiğine minber yerleştirilebilmesi için eksenden doğuya kaydırılmıştır. Dışta dikdörtgen nişli ve dört sıra mukarnas kavsaralı, içte beş cepheli ve beş sıra mukarnas kavsaralı iç içe iki mihrap kurgusu yer alır. İç içe olan iki mihrap adeta iki taç kapının (kuzey ve doğu) içe yansıtılmış, aktarılmış görünümünü sunarlar[1].

Mihrap önü tavanı yan yana üç kubbe ile örtülüdür. Batıdaki kubbe sekiz bölümlü mukarnaslı tromplara sahiptir. Doğudaki kubbe ise iki pandandif ve iki tromp üzerine oturur.

Taçlı Kadın Başı efsanesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Caminin doğu taç kapısında bahar aylarında öğleye doğru güneş ışıklarının bıraktığı gölge, “Taçlı Kadın Başı” figürünü ortaya çıkarır. Taşları işleyen ustanın sevdiği ve kavuşamadığı sevgilisini, aşkının bir sembolü olarak taşa işlediği rivayet edilir. Taş ustasının aşık olduğu kişi kimi anlatımlara göre sancak beyinin kızı, kimi anlatımlara göre I. Alâeddin Keykubad'ın kızıdır; kapının üstündeki taşta ortaya çıkan genç kız görüntüsü de bu genç kızın resmidir.[5]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]