Ağaçlar Ayakta Ölür (film, 1964)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Ağaçlar Ayakta Ölür
Film afişi
Yönetmen Memduh Ün
Yapımcı Adnan Uygur
Senarist Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Safa Önal
Oyuncular Yıldız Kenter, İzzet Günay, Semra Sar, Hulusi Kentmen
Müzik Fecri Ebcioğlu
Görüntü yönetmeni Gani Turanlı
Kurgu Özdemir Arıtan
Cinsi Sinema filmi
Renk Siyah beyaz
Yapım yılı 1964
Çıkış tarih(ler)i 30 Mart 1964
Süre 99 dk.
Ülke Türkiye
Dil Türkçe

Ağaçlar Ayakta Ölür, İspanyol yazar Alejandro Casona'nın 1949 tarihli aynı adlı (Los árboles mueren de pie) tiyatro oyununun uyarlaması olan 1964 tarihli sinema filmi. Başrollerinde Yıldız Kenter, Hulusi Kentmen, İzzet Günay ve Semra Sar'ın yer aldığı film, 1964 Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerini kazandı.

Konusu[değiştir | kaynağı değiştir]

Konaklarında yalnız yaşayan Asım bey ve eşinin, oğulları ve gelinleri yıllar önce ölmüş, çiftin torunu Orhan da kendileriyle beraber yaşamaya başlamıştır. Yaramaz bir çocuk olan Orhan günün birinde hırsızlık yaparken dedesi tarafından yakalanır ve yediği tokat yüzünden evden kaçar. Torunu Orhan'ın evi terk etmesinden sonra Asım beyin eşi içine kapanır ve sağlığı bozulur. Eşinin durumuna üzülen Asım bey ona torununun elinden yazılmış gibi mektuplar yazar. Asım bey mektuplarda torununu, ABD'de yaşadığını, mimarlıklık eğitimi aldığını ve bir Türk'le evli olduğu şeklinde anlatır.

Günün birinde ABD'de yaşayan gerçek Orhan'dan bir telgraf alan büyükanne, 15 yıldır görmediği torunu kendisini ziyaret edeceği için heyecanlanarak konakta tadilata girişir. Asım bey ise eşinin, ona bir bir mimar olarak tanıttığı ama gerçekte bir serseri olan Orhan'la büyükannesinin karşılaşmasından sonra göstereceği tepki nedeniyle endişelenmektedir. Bunun üstüne de gazetede okuduğu bir uçak kazası haberi nedeniyle torununun öldüğünü düşünür. Bu haber üzerine yaşayacağı şokla eşinin sağlılığının bozulacağını hatta ölebileceğini düşünen Asım bey arkadaşlarından birinin tavsiyesiyle torunu ve onun eşinin yerine geçebilecek birilerini bulmayı düşünür. Tam bu sırada bir iskele üzerinde çaresizlik nedeniyle intihara kalkışan Semra ile karşılaşır. Kızı intihardan vazgeçiren Asım bey ona torununun eşi rolü yapmasını ister. İlk önce teklfi reddeden Semra daha sonra Asım bey'in ısrarıyla teklifi kabul eder.

Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir. Bu çeteden biri olan İzzet elektrik teknisyeni kılığında keşif yapma bahanesiyle eve girer. Asım bey, dikkatini çeken İzzet'e da torunu olmayı teklif eder, evi soyma niyetindeki İzzet de teklifi hemen kabul eder. Asım bey, bir otel odasına yerleştirdiği İzzet ve Semra'yı kısa bir eğitimden geçirdikten sonra büyükanneye torunu Orhan ve eşi Ayşe olarak tanıtır. Torunuyla karşılaşınca çok mutlu olan babaanne tekrar yaşama sevincine kavuşur.

Semra yaşlı büyükanneyi kandırdığı için vicdan azabı çekerken, İzzet'in tek hedefi ise evi soymaktır. Ancak zamanla Asım bey ve büyükanneye ısınmaya başlayan İzzet soygun fikrinden vazgeçer, bu arada Ayşe rolünü oynayan Semra ile de yakınlaşmaya başlar. İzzet ile Semra'nın ayrı odalarda yatmalarından rol yaptıklarını anlamasına rağmen büyükanne, yaşattıkları mutluluk nedeniyle onlara itiraz etmez. Yaptıkları plan gereği soyguncu arkadaşları konağa geldiklerinde, onlara soygundan vazgeçtiğini söyleyen İzzet'le soyguncular kavgaya tutuşurlar. Evin odalarının birinin ışığının yanmasıyla paniğe kapılıp kaçarlar. İzzet ise kavgaya tanık olan Semra'ya gerçek kimliğini, niyetini ve pişmanlığını anlatmak zorunda kalır.

Büyükanne, yıllar sonra kavuştuğu torunu olarak kabul ettiği İzzet ve yeni gelinine oturdukları köşkü hediye etmek ister. İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir. Bu arada dünyanın her yerinde aranan ve bu yüzden havayoluyla değil deniz yoluyla gelen gerçek Orhan Asım bey'in karşısına çıkar. Öldüğünü sandığı Orhan'ı karşısında gören Asım bey çok şaşırır. Orhan, istediği parayı vermeyi reddeden Asım bey'i olanları büyükanneye anlatmakla tehdit eder. Asım bey'den durumu öğrenen İzzet, ikna etmek için Orhan'la görüşür ve istediği parayı kendisinin bulacağını söyler. Bir soygunla bu parayı bulmayı çalışmasına rağmen buna cesaret edemez.

Gerçekleri anlatan Orhan, büyük bir hayalkırıklığına uğrattığı büyükanne tarafından kovulur. Konaktan kovulan Orhan bina çıkışında polisler tarafından yakalanır. Bu oyunu bir an önce bitirmek isteyen İzzet ve Semra artık gerçek kimliklerini bilen ama kalmaları için ısrarcı olan babaanne ile Asım bey tarafından yolcu edilirler. Ayrılmak üzere Kız Kulesi'nin karşısındaki bir iskeleye gelen Semra ile İzzet yaşamlarına birlikte devam etmeye karar verirler.

Oyuncular[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]