Mehmed Esad Efendi (Şeyhülislam Ebuishakzade)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Şeyhülislam Esad Efendi sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara

Ebuishakzade Mehmed Esad Efendi, (d. Ekim 1685, İstanbul; ö. 10 Ağustos 1753, İstanbul), Osmanlı Şeyhülislamı, şâir, müellif, bestekâr. "Atrabül Âsâr" ismindeki mûsikişinaslar tezkiresinin müellifidir.

18’inci yüzyıl Osmanlı ulemâsı içinde seçkin bir yeri olan Ebûishakzâde Esad Efendi, Türkçe, Arapça ve Farsça şiir söyleyen, lugat, tefsir ve mûsiki sahalarında eser veren önemli bir şahsiyettir.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ekim 1685’te İstanbul’da dünyaya geldi. Şeyhülislâm Ebû İshak İsmâil Efendi’nin oğlu ve Şeyhülislâm İshak Efendi’nin kardeşidir. Ebûishakzâde Mehmed Esad, ilk önce babasından, daha sonra da Mutavvelci Mehmed Efendi, Şeyhülislâm Ebûsaidzâde Feyzullah Efendi gibi dönemin önemli âlimlerinden ilim tahsil etti. 1710’da müderrisliğe tayin edildi.

Mekke ve Medine müfettişliği, fetva eminliği gibi hizmetlerde bulunduktan sonra Selanik kadılığına getirildi. 1734’te Mekke kadısı oldu. 1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı sırasında Mekke kadılığından azledilerek 14 Mart 1737’de Anadolu kazaskerliği pâyesiyle ordu kadısı tayin edildi. Belgrad Antlaşması’nın akdi sırasında kendisine Rumeli kazaskerliği pâyesi verilen Esad Efendi, 13 Mart 1744’te resmen bu makama tayin edildi. On yedi ay kadar sonra azledildi, 29 Ekim 1746’da aynı göreve ikinci defa getirildi. Bu görevinden de normal süresi tamamlanmadan alındıktan kısa bir süre sonra 20 Temmuz 1748’te şeyhülislâm oldu. Bu makamdan 12 Ağustos 1749’da azledildi.

Esad Efendi, şeyhülislâmlıktan azledildikten sonra, bir müddet Sinop’ta, ardından üç yıl kadar da Gelibolu’da ikâmete mecbur edildikten sonra, 4 Mart 1752’de İstanbul’a dönmesine izin verildi. 10 Ağustos 1753’te İstanbul'da vefât ederek babası Ebû İshak İsmâil Efendi’nin İstanbul'un Çarşamba semtinde yaptırdığı İsmail Ağa Camii'nin hazîresine babasının ve ağabeyinin yanına defnedildi.[1]

Mûsikişinaslığı ve Bestekârlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Şeyhülislam Esad Efendi, Klasik Türk Mûsikisinin önde gelen bestekârlarından biridir. İlâhi, beste, nakış, semâi, kâr ve şarkı formunda birçok eser meydana getirmiştir. El yazması ve matbu mûsiki mecmualarında güftelerine rastlanan bestelerinin hemen hepsi unutulmuş, ancak birkaçı notaya alınabilmiştir. Özellikle Dügah makamından "İzârın gül gül olmuş bûseden, dil dâğ-dâğındır" sözleriyle başlayan bestesi ve "Der yemeni pîş-i meni" sözleriyle başlayan yörük semâîsi mûsiki erbâbınca çok beğenilen eserler arasındadır.[2]

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

18’inci yüzyıl Osmanlı ulemâsı içinde seçkin bir yeri olan Ebûishakzâde Esad Efendi, üç dilde şiir söyleyen, lugat, tefsir ve mûsiki sahalarında eser veren önemli bir şahsiyettir. Başlıca eserleri şunlardır:

"Ebûishakzâde Esad Efendi Divânı", Muhammet Nur Doğan tarafından hazırlanan tenkitli metninde beş na‘t, yedi kaside, bir terkibibend, bir müsemmen, beş tahmis, üç murabba, kırk yedi tarih, 206 gazel, otuz sekiz nazım, on beş kıta, on bir rubâî, on beş beyit, on dokuz lugaz ve yirmi beş muamma yer almaktdır. Eserin İstanbul kütüphanelerinde beş nüshası tespit edilmiştir.[3] Bu eser, yeni harflerle Muhammed Nur Doğan tarafından hazırlanarak 1997 yılında Milli Eğitim Bakanlığı yayınevi tarafından neşredilmiştir.[4]

"Lehcetü’l-lugāt" Türkçeden Arapça ve Farsça’ya bir sözlük olan eser, “Dîvânü lugāti’t-Türk” gibi ilk devirlerde yazılmış sözlüklerden sonra, Türkçe kelimeleri esas alan ilk Türkçe sözlüktür. 1725 - 1732 yılları arasında hazırlanmış, Sultan I. Mahmud’a sunulan eser 1795’te 851 büyük sayfa halinde İstanbul’da neşredilmiştir.[5]

Klasik Türk Musikisi tarihindeki yegâne mûsikişinaslar tezkiresi olan ve kısaca "Atrabül Âsâr" olarak anılan, "Atrabül Âsâr Fi Tezkiret-i Urefa-yı Edvâr""[6] ismindeki çok kıymetli eseri kaleme almıştır. Bu eserde, kendi çağdaşı olan ya da eskiden yaşamış olan çok sayıda mûsikişinasın hayatı ve eserlerini sistemli bir şekilde anlatmıştır. "Atrabül âsâr", Cem Behar tarafından tıpkıbasımla ve Recep Uslu tarafından da günümüz Türkçesi ile neşredilmiştir.

Bunlardan başka Ebûishakzâde Esad Efendi’nin, “İtbâku’l-Etbâk” isimli, Abdülmümin İsfahânî’nin “Etbâku’z Zeheb”ine nazîre olarak yazdığı Arapça bir eserinin olduğu da kaydedilmektedir. Yanısıra Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa adına kaleme aldığı “Bülbülnâme” adlı eserinden de kaynaklarda övgüyle söz edilmesine rağmen, eserin günümüze nüshâsı ulaşmamıştır. Yine Damad İbrâhim Paşa’ya ithaf edildiği belirtilen ve çiçekçilik hakkındaki “Gülzâr-ı İbrâhîm” adlı bir diğer risâlesi de günümüze erişmemiştir.[3]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Yılmaz Öztuna, Büyük Osmanlı Tarihi, Ötüken Neşriyat, 1994, İstanbul, ISBN 9789754379549
  2. ^ Sadettin Nuzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi, Rıza Koşkun Matbaası, 1943, İstanbul
  3. 3,0 3,1 Muhammet Nur Doğan, "Şeyhülislâm İshak Efendi, Hayatı, Eserleri ve Divan’ının Edisyon Kritiği" (1987), İÜ Edebiyat Fakültesi Kitaplığı
  4. ^ Muhammet Nur Doğan, "Lehcetü’l-luga ve Atrabü’l-âsâr Müellifi Şeyhülislâm Esad Efendi, Hayatı, Eserleri ve Divan’ının Tenkidli Metni" (doçentlik tezi) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, 1990
  5. ^ Latif Beyreli, Lehcetü’l-lugât (yüksek lisans tezi), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1988
  6. ^ Cem Behar, "Şeyhülislam’ın Müziği", Yapı Kredi Yayınları, 2017, İstanbul, ISBN 9789750817755