İçeriğe atla

Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi

Koordinatlar: 37°08′55″K 38°47′01″D / 37.14861°K 38.78361°D / 37.14861; 38.78361
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi
Müzenin avlusu ve atölyelerden bir görünüm
Harita
Açılış2011 (15 yıl önce) (2011)
KonumAtatürk Mahallesi, 19. Sokak (Kehriz Sokak), No: 26, Şanlıurfa, Türkiye
Koordinatlar37°08′55″K 38°47′01″D / 37.14861°K 38.78361°D / 37.14861; 38.78361
TürEtnografya, El sanatları, Zanaat
Koleksiyon(lar)Bakırcılık, Kuyumculuk, Kilimcilik, Keçecilik, Ahşap oyma, Tespihçilik vb.
KurucuŞanlıurfa Valiliği, ŞURKAV
Resmî sitesurkav.org.tr

Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi[1], Şanlıurfa il merkezinde geleneksel zanaatların[a 1] tanıtılması, yaşatılması ve satışının yapılması amacıyla kurulmuş bir etnografya müzesidir. Müze, yöreye özgü bakırcılıktan kilimciliğe, keçecilikten ağaç oymacılığına kadar pek çok geleneksel el sanatı ürününün sergilendiği ve aynı zamanda eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez niteliğindedir.[2]

Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi, Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde kurulan Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından hayata geçirilmiştir.[3] Müze, ilk olarak 24 Ocak 2011 tarihinde Balıklıgöl’ün kuzeybatısında yer alan tarihi Sayganlar Evi'nde Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi ve Satış Merkezi adıyla hizmete açıldı.[4] Müzenin ilk binası olan bu tarihi Urfa evi, 18. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş ve 1994’te restore edilerek uzun süre taziye evi olarak kullanılmıştır.[5]

Ancak zamanla ziyaretçi ve sergi alanı ihtiyacının artması nedeniyle, müze 2016 yılı Ocak ayında, Atatürk Mahallesi’ndeki daha geniş ve uygun bir yapı olan İsviçre Misyoner Hastanesi[6] binasına taşınmıştır. Bu yapı, 1901 yılında İsviçreli misyoner Dr. Hermann Christ [en] tarafından yaptırılmış; 2002 yılında Şanlıurfa Valiliği tarafından restore edilerek "Sosyal Merkez" olarak hizmete açılmış, ardından 2010'dan itibaren "Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Merkezi" olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Bu tarihsel süreç içerisinde, müze ve merkez işlevleri zamanla aynı mekânda birleşmiş; hem geleneksel sanat ürünlerinin sergilendiği bir müze hem de bu sanatların öğretildiği, üretildiği ve satıldığı bir merkez olarak faaliyet göstermeye başlamıştır.

Müzenin günümüzde bulunduğu yapı, geniş bir avlunun çevresinde yer alan iki ana bölümden oluşur. Avlunun güneyindeki bina çapraz tonoz örtülü salonlardan, kuzeyindeki ise iki katlı ve kemerli mimari unsurlardan oluşur. Taş işçiliği ve kemerli geçişler, yapının özgün mimari karakterini yansıtır.[7]

Müze kapsamında tanıtılan geleneksel zanaatlar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Merkezi

Müzede Şanlıurfa'ya özgü birçok geleneksel zanaat sergilenmektedir:[8]

Geleneksel zanaatlar

[değiştir | kaynağı değiştir]

Şanlıurfa'da köklü bir geçmişe sahip zanaatlardan biridir. Neolitik döneme uzanan Göbeklitepe’deki kalker rölyefler ve heykeller, bölgedeki taş işçiliğinin en erken örnekleri arasındadır. Geleneksel mimaride konak, cami, çeşme ve mezar yapılarında görülen taş süslemeler, çok katmanlı kültürel mirasın izlerini taşır. Şehrin batısındaki taş ocaklarından elde edilen malzemeyle bu zanaat, günümüzde restorasyon ve ustalık eğitimiyle yaşatılmaktadır.

Şanlıurfa’da bakırcılık geleneği, Bakır Çağı’na (M.Ö. 5000–3000) uzanan arkeolojik bulgularla binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Özellikle dövme çekiç ve son yıllarda kabartma çekiç teknikleriyle uygulanan bu zanaat, 1950’lerde 100’e yakın atölyede 300 civarında usta ve kalfa tarafından icra edilirken, günümüzde 10 kadar işletme ve sınırlı sayıda usta ile sürdürülmektedir. Kazan, tencere, sinî, tepsi, süzgeç, tas, leğen, ibrik ve cezve gibi ürünlerin üretildiği bakırcılık, hâlen 1887 yılında kurulan Hüseyiniye Çarşısı’nda yaşatılmaktadır.

Şanlıurfa’da kuyumculuk, altın ve gümüş işçiliğine dayanan köklü bir el sanatıdır. 1894 tarihli Halep Vilayeti Salnamesi'nde Urfa kuyumcularının ününden söz edilir.[9] Bölgede kadın takılarına “hışır” adı verilir; başlıca ürünler arasında küpe, gerdanlık, kolye, bilezik, yüzük, kemer, hızma ve halhal yer alır. Günümüzde 21–22 ayar altın kullanılan atölyelerde; delik işi, kalem işi, kabartma, kalıpla çakma, telkari, döküm, kaplama, mıhlama ve hasır örme gibi tekniklerle geleneksel takılar üretilmektedir. Elli civarında kuyumcunun faal olduğu şehirde üretim, Pamukçu Pazarı, Kınacı Pazarı ve çevredeki dükkânlarda sürmektedir.

Kazazlık, ham ipeğin el ile bükülerek işlenmesiyle elde edilen özel ipliklerin kullanıldığı geleneksel bir el sanatıdır. Şanlıurfa'da bu zanaat uzun yıllar “Kazzaz Pazarı” olarak bilinen Bedesten'de 30-40 dükkânda icra edilmiş, günümüzde ise 2-3 usta tarafından sürdürülmektedir. Kazazlıkta inci saplama, cep saati ve tabanca kaytanı, saç bağı, puşu püskülü, tespih püskülü, sırma şerit ve ığal gibi ürünler üretilmektedir.[10]

Culhacılık (Bez Dokumacılığı)

[değiştir | kaynağı değiştir]

Şanlıurfa'da pamuk ipliği ve floş kullanılarak çeşitli kadın örtülerinin dokunduğu geleneksel bir dokuma zanaatıdır. Cakarlı ve çekmeli tezgâhlarda yürütülen bu üretim süreci, boyama, kurutma ve çözgü hazırlama gibi 12–13 aşamalı işlemi kapsar. Floş adı verilen parlak iplik Bursa'dan beyaz olarak getirilip Urfa'da boyanır. Yamşah (neçek, çefiye), puşu, ehram, vala, fita ve izar gibi örtülerin üretildiği bu el sanatı, günümüzde hâlâ Kazaz Pazarı’nda yaşatılmaktadır.[11]

Şanlıurfa'da geçmişten bu yana kadınlar tarafından sürdürülen kilim dokumacılığı, makineli üretimin yaygınlaşmasıyla önemini yitirmiştir. Karacadağ, Siverek, Viranşehir ve Kısas gibi yerlerde geleneksel yöntemlerle üretilen kilim ve keçi kılından yapılan “palas” ve “karaçadır”lar öne çıkarken, yağmur geçirmeyen kıl çadırlar için dar parçalar hâlinde dokunan “şakka”lar da önemli ürünlerdendir. 2000 yılına kadar Kısas'ta bir usta tarafından sürdürülen çul dokumacılığı, günümüzde azalmıştır.

Geleneksel olarak sürdürülen, yemeni, çarık, gelin botu ve postal türü ayakkabıların üretildiği zanaatlardandır. Yüzü keçi, tabanı kösele, astarı koyun, iç tabanı sığır veya keçi, kenarı oğlak derisinden yapılan yemeniler, el dikişiyle hazırlanır ve özellikle topuksuz yapısıyla toprak zemine uygundur. Farklı yaş ve cinsiyet gruplarına göre taban kalınlıkları değişen bu ayakkabılar, geçmişte Eskici Pazarı'nda yoğunlukla üretilirken, bugün hâlen bir usta tarafından aynı çarşıda yaşatılmaktadır.

Urfa'ya özgü geleneksel kürkçülük, ana rahminde veya doğum sonrası ölen kuzuların derilerinden yapılan, dışı siyah kumaş kaplı bol giysiler üretimiyle sürdürülmektedir. Bu geleneksel giysi, yalnızca Urfa'da üretilmektedir. Yaklaşık kırk parçadan oluşan kürkler, yaşlılar ve esnaf tarafından kış aylarında yaygın olarak kullanılırken; 1970'lerden bu yana ince kıvırcık tüylü derilerden yapılan yelekler de özellikle sağlık amacıyla tercih edilmektedir. Kürkçülükte siyah, beyaz ve alaca renkli; kıvırcık, çakmaklı ve düz olmak üzere üç çeşit tüy kullanılır; bu renklerin kıvırcık olanları daha makbul sayılır. En değerli kürk ise siyah tüylü olandır. Kürk üretimi tımar, biçme-dikme ve üzleme olmak üzere üç temel aşamadan oluşur.

Şanlıurfa'da yüzyıllardır sürdürülen keçecilikte, koyun yünü çeşitli nakışlarla bezenip sulandıktan sonra rulo yapılarak ayakla tepilir, sıcaklık ve suyla sıkıştırılarak keçe haline getirilir. Çoban, ev, kış ve sedir keçesi gibi türleri bulunan bu yaygılar, acem nakışı, dal nakış veya göbek nakışı gibi süslemelerle zenginleştirilir. Günümüzde halen Keçeci Pazarı’ndaki bazı dükkânlarda üretimi sürdürülen keçe; duvar halısı, heybe, seccade, çizme ve patik gibi işlevsel ürünlere dönüştürülmektedir.

Saraçlık, kösele ve ince deriden başta eyer olmak üzere hayvan koşum takımları, kemer, çanta, mermi ve silah kılıfı gibi eşyaların üretimini kapsayan bir zanaattır. Bu alanda çalışanlara “Saraç”, ürünlerine “Saraciye”, zanaatın icra edildiği geleneksel çarşıya ise “Saraçhane” adı verilir. Şanlıurfa'da Arap atlarının yetiştirilmesi, saraçlığın gelişiminde önemli bir rol oynamış; atçılıkla bağlantılı deri ürünlerin üretimi yaygınlaşmıştır. Zamanla toplumda at kullanımının azalmasıyla birlikte Saraç Pazarı’ndaki dükkânlar başka esnafa devredilmiş ve bu geleneksel sanat günümüzde yalnızca birkaç dükkânda yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Şanlıurfa'da eski konutların kapı, pencere, duvar ve tavanlarında yoğun biçimde görülen zengin ahşap oyma süslemeler, ince neccarlık adı verilen geleneksel ağaç işçiliğiyle üretilmiştir. Çeyiz sandıkları, rahleler, ayna çerçeveleri gibi işlevsel objelerin yanı sıra tarihi cami ve medrese kapıları da bu sanatın özgün örneklerini sunar. 18. ve 19. yüzyıldan kalan yapıtlar, Neccâr Mehmet, Yeşilneccârzâde Bekir, El-Hac Hüseyin gibi yerli ustaların imzasını taşır. Oyma, kündekâri, kafes, müşarabiye ve kakma gibi tekniklerle icra edilen bu sanat dalında simetri ve mekâna uygun motif anlayışı öne çıkar. Günümüzde birkaç usta tarafından yaşatılmaya çalışılan ağaç oymacılığı, Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenen örnekleriyle kültürel miras olarak varlığını sürdürmektedir.

Şanlıurfa'da geçmişte Eski Arasa Hamamı çevresinde icra edilen tarakçılık sanatı, plastik tarakların yaygınlaşmasıyla unutulmuştur. Deve kemiği, camız ve koç boynuzu ile annep, ceviz ve armut gibi sert ağaçlardan yapılan taraklar, dayanıklılıkları ve estetik görünümleriyle tercih edilirdi. Kadın, erkek ve sakal tarağı olmak üzere üç ana çeşidi bulunan bu zanaat, 2017 yılında ŞURKAV öncülüğünde kurulan bir atölyede yeniden canlandırılmaya başlanmıştır.

Dövme demircilik, demirin yüksek sıcaklığa kadar ısıtılıp örs üzerinde çekiç ve kerpeten gibi aletlerle dövülerek bükülmesi, delinmesi ve şekillendirilmesine dayanan geleneksel bir sanattır. Şanlıurfa'da Barutçu Hanı civarındaki Demirci Pazarı’nda sürdürülen bu zanaat kapsamında; kılıç, kama, hançer gibi silahlar, saban ve pulluk gibi tarım aletleri, kapı menteşesi, tokmağı, anahtarı gibi donanım elemanları ile pencere kafesleri ve balkon korkulukları gibi ferforje ürünler el işçiliğiyle üretilmektedir. Özellikle geleneksel Urfa evlerinde görülen bu demir işçiliği örnekleri, zamanla fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte önemini yitirmiş ve bugün yalnızca bir-iki dükkânda yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Şanlıurfa'da uzun süredir sürdürülen tespihçilik, çeşitli taş, boynuz, kemik, sedef ve değerli ağaçlardan yapılan ürünlerle zengin bir gelenektir. Atölyelerde torna ve zımpara çarkıyla şekillendirilen tespihler; kuka, bağa, firuze gibi adlarla anılır ve yuvarlak, yumurta, arpa gibi formlarda üretilir. Bazılarına nazara ya da strese iyi geldiğine inanılır. Gümrük Hanı çevresi ve ŞURKAV çarşısı bu zanaatın merkezi konumundadır.

Urfa'daki hat sanatı, XI-XII. yüzyıldan itibaren Harran Ulu Camii ve mezar taşları gibi yapılarla izlenebilen köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı döneminde celi nesih, sülüs, ta'lik ve makili tarzlarında eserlerle çeşitlilik kazanmış; şair Sakıb’ın Halep Bahçesi’ndeki köşkünde yazdığı şiir gibi örneklerle edebi yönle de birleşmiştir. 1860 doğumlu Ahmet Vefik Efendi ve öğrencisi Arabizâde Behçet Efendi (1893–1965) döneminin önemli hattatları olup eserleri bugün müzede sergilenmektedir. Günümüzde bu sanatı sürdüren isimler arasında Mahmut Dörtbudak, Münib Görgün, Halil Kırıkçı, Abdurrahman Polat, Mustafa Kaçar, İsmail Kanbaz, Abdülkadir Kuşkıran, İ. Halil Umuç, M. Ali Caduk, Mustafa Parıldar, Ömer Sabuncu, Eyyüp Yıldız, S. İsmail Özbek ve Orhan Kocabeyli bulunmaktadır.

Terk edilen ve varlığını sürdüren zanaatlar

[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde terk edilen Şanlıurfa'ya özgü geleneksel el sanatları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Şanlıurfa’da geçmişte yaygın olan abacılık, basmacılık, bıçakçılık, çorapçılık, çulculuk (semercilik), çömlekçilik, dabbaklık, kendircilik, kokacılık, tarakçılık ve tenekecilik zanaatları günümüzde büyük ölçüde kaybolmuştur.

Günümüzde varlığını sürdüren Şanlıurfa'ya özgü geleneksel el sanatları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Buna karşılık, ağaç oymacılığı, bakırcılık, culhacılık, demircilik, halıcılık, hattatlık, kalaycılık, kazazlık, keçecilik, kilimcilik, köşkerlik (yemenicilik), kürkçülük, kuyumculuk, saraçlık, taş işlemeciliği ve tespihçilik zanaatları halen özgün nitelikleriyle varlığını sürdürmektedir.

Eğitim ve Üretim Faaliyetleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

Müze bünyesinde aynı zamanda “Şanlıurfa El Sanatlarını Geliştirme, Üretim, Tanıtım ve Eğitim Projesi” kapsamında 2010 yılında kurulan Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Eğitim ve Araştırma Merkezi (GESEM) faaliyet göstermektedir. GESEM bünyesinde hem üretim hem de eğitim amaçlı atölyeler bulunmaktadır. Kurslarda geleneksel sanatlara dair uygulamalı eğitimler verilmekte ve kursiyerlerin el emeği ürünleri satılmaktadır.[12]

Eğitmen ustalar arasında Mehmet Karadaş (Culhacılık), Türühan Bozkurt (Halıcılık), Medine Sürücü (Kilimcilik), Ömer Taşçı (Keçecilik), Mustafa Yeşilkaya (Kürkçülük), Mehmet Emin Güngör (Kazzazlık), Kadir Çiftçi (Telkari-Gümüşçülük), Osman Yeşil (Tespihçilik), Fikret Ergin (Ağaç Oymacılığı), Mahmut Çaycı (Terzi-Ağaç Tarak), Yusuf Nergiz (Kemik-Boynuz Tarak) gibi zanaatkârlar yer alır.[13]

 Not:

  1. ^ Geleneksel el sanatları ile zanaat kavramları zaman zaman birbirinin yerine kullanılsa da, içerik bakımından farklılık gösterir. Her geleneksel el sanatı, el emeği ve ustalık gerektiren bir zanaat olarak kabul edilir. Ancak her zanaat, geleneksel el sanatı sayılmaz.

Ayrıca bakınız

[değiştir | kaynağı değiştir]
  1. ^ "Şanlıurfa Tarihi Eser Haritası" (PDF). Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  2. ^ Aydın ASLAN, A.Hakan KUTLUHAN (2017). Mehmet Sait RIZVANOĞLU, Davut CENAK, Selami YILDIZ, Davut CENAK (Ed.). Şanlıurfa Valiliği-Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi (PDF). Şanlıurfa Kültür ve Turizm Rehberi. Şanlıurfa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları. ss. 152-153. 24 Mart 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  3. ^ Mehmet AKBIYIK (2014). "Şanlıurfa İlinin Turizm Potansiyelinin Belirlenmesi ve Planlamaya Yönelik Öneriler" (PDF). Doktora Tezi. Atatürk Üniversitesi. ss. 272-273. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF)28 Haziran 2025. 
  4. ^ Başak, Ahmet (24 Ocak 2011). "Geleneksel El Sanatları Müzesi açıldı". Yeni Şafak. Albayrak Medya Grubu. Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  5. ^ "Şanlıurfa Valiliği-Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi". Şanlıurfa Müzeler. Şanlıurfa Vakfı. 20 Şubat 2020. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  6. ^ Sertan ATASOY, Kasım İNCE (Ekim 2023). "Şanlıurfa Hamidiye Hastanesi ve Türkiye Örnekleri Üzerinden Geç Dönem Osmanlı Hastaneleri Plan Tipoloji Denemesi" (PDF). Sanat Tarihi Dergisi. 32 (2). Ege Üniversitesi. ss. 829-856. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi28 Haziran 2025. 
  7. ^ Akgül, Mustafa (Kasım 2017). İsviçre Misyoner Hastanesi (Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Merkezi) (PDF). Şanlıurfa Kültür ve Turizm Varlıkları. Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı. ss. 83-84. ISBN 978-975-7394-44-0. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  8. ^ Akgül, Mustafa (Kasım 2017). Geleneksel El Sanatları (PDF). Şanlıurfa Kültür ve Turizm Varlıkları. Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı. ss. 101-109. ISBN 978-975-7394-44-0. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  9. ^ Kapaklı, Kemal (1995). İşte Urfa (PDF). Güneydoğu Yayıncılık. ss. 16, 55. 20 Mart 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  10. ^ Hanım Handan Ağırmatlı, Hacer Nurgül Begiç (2022). Şanlıurfa’da Kadim Bir Sanat: Kazazlık (PDF). Folklor Akademi Dergisi. 5. İsmail Abalı. ss. 153-168. doi:10.55666/folklor.1085827. 
  11. ^ AKPINARLI, Yrd. Doç. Dr. Feriha (Eylül 1996). Şanlıurfa Cülha Dokumacılığı (PDF). KÜLTÜR DİZİSİ: 9. ŞANLIURFA İLİ KÜLTÜR EGİTİM SANAT VE ARAŞTIRMA VAKFI YAYlNLARI. ss. 20-52. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  12. ^ "Geleneksel El Sanatları çalışmaları". Tamamlanan Projeler. Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı. 28 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2025. 
  13. ^ Metin Eriş, Fülya Gökoğiu (Ed.), Sözlü Kaynaklar (PDF), 81 İlde Kültür ve Şehir: Şanlıurfa, Şanlıurfa Valiliği, Aralık 2017, s. 384, ISBN 978-605-149-222-2.

Yararlanılan eserler

[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]