Şanlıurfa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Şanlıurfa (merkez) sayfasından yönlendirildi)
Şanlıurfa
Urfa
Slogan:
Doğuştan marka şehir!
Şanlıurfa'nın Türkiye'deki konumu
Şanlıurfa'nın Türkiye'deki konumu
Ülke  Türkiye
Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi
İdare
 • Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül (AK Parti)
 • Vali Abdullah Erin[1]
Yüzölçümü
 • Toplam 19,242 km² (7.429 mil²)
Rakım 510 m (1.670 ft)
Nüfus
 (2020)
 • Toplam 2.115.256[2]
 • Yoğunluk 110/km² (200/mil²)
Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
Alan kodu (+90) 414
Plaka kodu 63

Şanlıurfa, eski ve halk arasındaki kısa adıyla Urfa, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık sekizinci şehri.[3] 2020 Yılı verilerine göre nüfusu 2.115.256’dir.[2] Doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeyde Adıyaman, kuzeydoğuda Diyarbakır illeri ve güneyde Suriye ile sınırı vardır. Şanlıurfa'nın 13 ilçesi vardır. Ortalama yükseltisi 518 metre olan Şanlıurfa, 19.451 km2'lik yüz ölçümü ile Türkiye'nin en büyük yedinci ilidir.

Halk hikâyelerinde İbrahim peygamber ve Nemrud hikâyelerine konu olmuş, peygamberler şehri ve kutsal şehir gibi tanımlamalarla anılmış olan şehrin Nemrud tarafından kurulduğuna inanılmıştır. Milattan önce I. binden başlayarak Asurlular, Medler, Persler, Makedonyalılar, İskender'in varisleri olan Selevkoslar ile Osroene krallıklarının ardından Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyeti altında kalan şehir Hristiyanlık tarihi açısından önemli bir yere sahip olup Süryani kültürünün merkezi konumundaydı. 7. yüzyılda Müslüman Araplar tarafından fethedildikten sonra bu özelliğini yavaş yavaş kaybetse de ciddi bir Süryani ve Ermeni nüfus 20. yüzyılın başlarına kadar varlığını korumuştur. Kalesi, idari merkezi ve koruyucu duvarlarıyla Ortaçağ’ın en karakteristik şehirlerinden biri olan Urfa'ya Osmanlılar’a kadar Araplar, Türkmenler ve Kürtler kendi renk ve çizgilerini kazandırarak klasik İslam şehir tipini gösterir bir fiziki yapı oluşturmuştur.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2011 yılına ilişkin "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları" dikkate alınarak nüfusu 750.000’i aşan Şanlıurfa, 12 Kasım 2012 tarihli ve 6360 sayılı kanun ile büyükşehir oldu.

Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Şehrin bilinen en eski adı Edessa olup İskender'in ölümünden sonra kurulan Helenistik krallıklardan Selevkoslar dönemine uzanmaktadır. Selevkoslardan itibaren Urfa, uzun bir zaman sürecinde Edessa ismi ile şöhret bulmuştur. Edessa ismi Yunan dilinde “suyu bol” anlamına gelmektedir. Urfa da içinden akan Karakoyun (Daysan) deresi ve kaynayan pınarlardan dolayı suyu bol bir şehirdi. Fakat Süryaniler, Yunanca olan bu ismi kullanmamış, Urhay’ı kullanmışlardır. Urfa kelimesinin de genellikle Süryanice Urhay’den (Orhai) geldiği ileri sürülmektedir. Bir başka görüş ise Yunanca Osrhoëne, Latince Orrpei’ye dayandığı yolundadır. Bu dillerdeki anlamı “kale” veya “pınar”dır. Osmanlı döneminde yazılı kaynaklar vasıtasıyla yaygınlaşan Ruha kullanımı şehrin Arapça adı olan Ruhâ'dan gelmiştir. 20. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı döneminde Ruha adı kullanılmış olup daha sonra muhtemelen halk dilinde Türkçe söylenişi kabul görerek Urfa’ya dönüşmüştür. 1984 yılında, Millî Mücadele dönemindeki önemine işaret etmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla şehre Şanlıurfa adı verilmiştir. Kurtuluş Savaşında gösterdiği başarının hatırasından dolayı 1984 yılında "Şanlı" unvanını almıştır.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

İbrahim peygamber Harran'dan ayrılırken, Francesco Bassano
Harran Antik Kenti
Gobekli Tepe
Urfa Adamı diğer adıyla Balıklıgöl heykeli. M.Ö 9000. Şanlıurfa Müzesi.
Osroene Krallığı döneminde inşa edilen Urfa Kalesi
Orfeus Mozaiği.[4]
Baudouin'in Urfa'ya girişi
Balıklıgölün eski bir çizimi.
Şanlıurfa şehir merkezi.

Son yıllarda Şanlıurfa'da birbiri ardına ortaya çıkartılan arkeolojik bulgularla insanlık tarihine ilişkin önemli bilgiler elde edilmiştir. 1993 yılında şehir merkezinin altında bugünkü Balıklıgöl'ün kuzeyinde yapılan bir keşif sonucu bulunan Urfa Adamı olarak adlandırılan insan şeklindeki tarih öncesi heykel ile Urfa şehir merkezinde insan yerleşiminin tarihinin MÖ. 9500'e Neolitik Döneme kadar uzandığı görülmüştür. 1997’de Göbeklitepe Höyüğü'nde yapılan kazılarda elde edilen bulgularda ise, insanlığın en eski tapınaklarından birinin Urfa’da 11 bin yıl önce inşa edildiği ortaya çıkarılmıştır.

Bu gün Şanlıurfa’nın bir ilçesi olan ve şehrin 45 km. kadar güneydoğusunda yer alan Harran şehrinin adına ilk defa M.Ö. 2. binyılın başlarına ait çivi yazılı tabletlerde rastlanır. Bu tabletler arasında, Harran'daki Sin Mabedi’nde bir antlaşma imza edildiğine dair bir belge bulunmaktadır. Mezopotamya pagan inanışının en önemli merkezlerinden biriydi ve burada ay tanrısı Sin ile güneş tanrısı Şamaş’ın mabedleri bulunuyordu. 2. binyılın ortalarında Hititler’le Mitanniler arasında yapılan bir antlaşmaya Harran’daki ay tanrısı Sin ve güneş tanrısı Şamaş şahit tutulmuştur. Bundan sonra Bâbil, Hitit, Asur tabletlerinde Harran’dan sık sık bahsedildiği görülmektedir. Asur tabletlerine göre bölge M.Ö.2000'lerde Hurriler ile Mitannilerin yerleştiği bir yerdi. Süryânîlerin atası olan Ârâmîlerin bölgeye yerleşmesi M.Ö 11.yüzyıldan sonra da Mezopotamya'dan kuzeye doğru göç ederek Fırat'ın iki yakası boyunca uzanan topraklarda Bit-Adini Devleti'ni kurdukları döneme denk gelmektedir. Harran, M.Ö.857'de Asur İmparatorluğuna bağlandı. M.Ö 609'de Medler ve Keldânîler'in işbirliğiyle Asur İmparatorluğunun başşehri Ninova'nın ele geçirmelerinden sonra son Asur kralı II. Asur-Uballit, Harran Kalesi'ne sığındı ve Asur İmparatorluğu üç yıl daha burada devam etti. M.Ö. 612'de Asur İmparatorluğu tamamen ortadan kaldırıldı ve Harran'a sırasıyla Medler ve Keldânîler hakim oldu.

M.Ö. 722 yılında Asur Kralı II. Sargon'un, İsrail devletini istila ederek Yahudileri Mezopotamya'ya ve Harran'a sürmesiyle bölge ilk kez bir Yahudi topluluğu ile tanışmış oldu. Babil kralı Keldânîler'in hükümdarı Nebukadnezar'ın M.Ö. 586 yılında Kudüs'ü ele geçirerek şehir ile birlikte Süleyman Mabedini de yıkıp Yahuda Krallığı’nı ortadan kaldırarak Yahudileri bölgeden sürmesi neticesinde tüm Mezopotamya'da önemli bir Yahudi nüfus ortaya çıkmıştı. Tarihe Babil Sürgünü olarak geçen bu hadisenin bir sonucu olarak Mezopotamya kentlerinde Yahudi kolonileri kurulmuştu. M.Ö 539'da Perslerin, Keldânîlerin hakimiyetine son vererek Babil İmparatorluğunu ortadan kaldırması neticesinde Harran Perslerin eline geçti. Pers Kralı I. Darius Yahudilerin sürgününe son vererek ülkelerine gitmelerine müsade etse de Yahudilerin bir kısmı Mezopotamya ve Harran'da kalmaya devam ettiler. Bu dönemde Harran'da da güçlü bir Yahudi kolonisi vardı.

Harran ve civardaki bölgeler, Büyük İskender'in M.Ö 331'de Pers İmparatorluğuna son vermesinden sonra Yunan hâkimiyeti altına girmiş ve sonraki dönemlerde Harran önemli bir Yunan kolonisi haline gelmiştir. Öyle ki Abbâsîler döneminde yaşayan ünlü İslâm hukukçusu Ebû Yûsuf, Harran’dan bahsederken buranın halkının Süryânîce konuşan yerli halk ve Rumlar'dan oluştuğunu söyler. Harran'ın 45 km kuzeyinde bu günkü Urfa şehir merkezini oluşturan alanda, tarihi verilere göre Büyük İskender'in ölümünden sonra kurulan Helenistik krallıklardan Selevkos İmparatorluğu döneminde Edessa şehri kurulmuştur. Dönemin Yunanca ve Latince kaynaklarda şehrin adı Edessa olarak geçerken şehrin yerli halkının da dili olan Süryanice kaynaklarda Urhay olarak geçmektedir. Urfa adının Urhay'dan geldiği düşünülmektedir. Selevkoslar'ın M.Ö.132 yılında İranlıların baskısına dayanamayarak yıkılması üzerine Urfa'da bu tarihten itibaren Osroene ismi ile bir bağımsız bir krallık kuruldu.[5] Osroene Krallığı, Urfa’da kurulan ilk bağımsız krallıktır ve MS 244 yılına kadar hüküm sürmüştür. Başkenti Edessa yani Urfa olan Osroene krallarının çoğu Abgar ismi ile çağrıldığından bu devlete Abgarlar devleti denildiği gibi Abgarlar dönemi de denilmiştir.

Tarihi kayıtlarda ve Abgar efsanesinde, Kral V. Abgar Ukkama’nın ilk Hıristiyan kral olduğu ve Urfa'da hüküm sürdüğü İsa Peygamber'in tebliğinden hemen sonra bu dini kabul ettiği belirtilir. Efsaneye göre; V. Abgar ilk Hıristiyan kraldır ve İsa Peygamber'in ölümünden hemen sonra, Hıristiyanlığı kabul etmiş ve kendi halkına da benimsetmiştir. Cüzzam hastalığına yakalanan ve bu nedenle oldukça acı çeken V. Abgar’ın, İsa Peygamber'in gönderdiği mucizevi mendil sayesinde iyileştiği rivayet edilmektedir. 2016 yılında Şanlıurfa’nın Balıklıgöl yerleşkesi civarında yürütülen "Kale Eteği Projesi" kapsamındaki kazı çalışmalarında Abgar Krallığı dönemine ait olduğu tahmin edilen Süryanice yazıtlar ve ince işlemelerin yer aldığı bir taban mozaiği bulunmuştur. Osroene Krallığı devrine ait Şanlıurfa'daki tarihi eserlerin en kıymetlisi Kale'deki çifte sütundur. Halk tarafından bu sütunlara mancınık denilmektedir. Bu sütunlar Osroene krallarından Eftuha tarafından eşi Şalmet adına dikilmiştir. Kentte, Yunan-Roma üslubunda bezenmiş 30 civarında renkli taban mozaiği, kent içinde ve civarında bulunmuş Süryânice kitabeler ve kaya mezarları Osroene Krallığı dönemine aittir. Bu mozaiklerin büyük bir kısmı yurt dışına kaçırılmış, bir kısmı da bazı müzelerde sergilenmektedir. Bu mozaiklerden en önemlisi olan Orfeus Mozaiği MS. 194. 1980’li yıllarda ABD’ye götürülmüştür. Ancak daha sonra ABD’de Dallas Sanat Müzesi’nde tespit edilen mozaik 2015 yılında Urfa'ya iade edilmiştir. Mozaikte lir çalan orfizm denilen mistik inancın kurucusu Orfeus’un etrafına toplanan çeşitli hayvanlar müziği dinlerken tasvir edilmiştir. Osroene Krallığı döneminde Urfa'da ilmi, edebi bilhassa felsefi çalışmalara önem verilmiştir. Süryaniler ilk edebi ve felsefi çalışmaları M.S. 2. yüzyılda yapmışlardır. Süryani yazısının doğduğu kent Urfa’dır. 2. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık tesiri altında gelişen "Süryani Edebiyatı" doğmuştur. İncil, Yunanca'dan Süryânice'ye ilk defa bu dönemde Urfa’da çevrilmiştir.

Şehirdeki Yahudi ve Hıristiyan nüfusun varlığı, Kitâb-ı Mukaddes'de şehrin adının geçmesiyle kendini göstermiştir. Yahudi Kutsal Kitabı Tanah'ta Hārān biçiminde geçen şehir İbrani anlatıları ve mitolojisine göre tufandan sonra yeryüzünde tesis edilen ilk şehir olup Nuh peygamberin torunlarından Kaynan tarafından kurulmuştu. Yahudi Kutsal Kitabı Tanah'ta İbrahim peygamber ve atasının yaşadığı mekan olarak Harran, Yahudilik için kutsiyeti olan bir mekandır. İbrahim peygamberin ateşe atılması hadisesi Yahudi Kutsal Kitabı Tanah'ta yer almamakla birlikte Kitab-ı Mukaddes dışı Yahudi literatüründe ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır. Aynı olay Hıristiyanlığın Urfa'da hakim din olduğu dönemden sonra da Saint Jerome, Saint Augustin ve Saint Ephrem gibi Hıristiyan kilise babaları tarafından da nakledilmiş olup Süryani kilisesi, inananların atası kabul ettiği İbrahim peygamberin adını 9. yüzyıldan itibaren şehitler kütüğüne kaydetmiş, ateşe atıldığı kabul edilen 20 Ocak'ta özel tören düzenlemiştir. Yahudi kutsal kitabında İbrâhim peygambere gösterilen hedefle takip ettiği güzergah dikkate alındığında doğduğu şehrin Kaldeliler’in Ur şehri değil bugünkü Urfa olduğu, orada doğup ateşe atıldığı, ardından Harran’a ve buradan da Filistin’e gitmiş bulunduğu öne sürülmektedir. Harran, İbrahim peygamberin yanı sıra Lut peygamber, Şuayb peygamber ve Elyesa peygamber ile de ilişkilendirilen mekanlardandır.

166 yılında gerçekleşen bir barış antlaşmasıyla Osroene Kralı VIII. Ma’nu, Roma İmparatorluğunun himayesine altına girdi. Bu dönemde Roma İmparatoru Septimius Severus 197 yılında İran'da hüküm süren Partlar'a karşı bir askeri sefer esnasında bölgede İranlılar ve bedevilerin akın ve baskınlarını kontrol altında tutmak için Halfeti-Suruç ve Urfa üçgenindeki alanda gözetleme kuleleri ve kaleler yaptırmış olup, günümüzde bunların kalıntılarını görebilmek mümkündür. Roma İmparatoru Caracalla 213 yılında Mezopotamya Seferi'nden dönerken Urfa Kralı X. Abgar Severus ve oğullarını zincire vurarak Roma'ya götürdü ve orada öldürttü. Başsız kalan Osroene Krallığı 214 yılının Ocak ayında İmparator Caracalla tarafından bir Roma kolonisi haline getirildi. Ancak İmparator Caracalla 8 Nisan 217 tarihinde Harran'daki Sin Tapınağı'nı ziyaretten dönerken yol kenarında çişini yaptığı sırada bir suikast sonucu Julius Martialis isimli bir imparatorluk muhafız subayı tarafından öldürüldü. Harran, 238 yılında İran'da hüküm süren Sâsânî hanedanının kurucusu I. Erdeşir tarafından Romalılar'dan alındı ve bundan sonra bir süre Roma İmparatorluğu ile İran arasındaki mücadelenin odak noktasını oluşturdu. Son olarak Urfa yine Roma İmparatorluğunun elinde kalmış olmasına rağmen Osroene Krallığı kesin bir şekilde tarihe karışarak Osroene adıyla bir Roma eyaleti kuruldu. Son Osroene Kralı XI. Abgar Ferhad, 244 yılında Roma’ya dönmüş ve orada ölmüştür. Kendisinin ve karısı Hodda'nın mezarları halen Roma’da olup tarihçiler tarafından ziyaret edilir. Bu arada Urfa'nın başlıca Hıristiyan merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık Harran, pagan kültürünün bölgedeki en önemli merkezi olmaya devam etti. Yerleşim merkezleri olan Harran'a nisbetle komşularının Harrânîler adını verdiği topluluk ay tanrısı Sin liderliğindeki yıldız ve gezegen kültüne dayalı paganist dinî yapılarını devam ettimekteydiler.

395'te Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı diye ikiye ayrılınca Urfa, Doğu Roma yani Bizans toprakları içinde kaldı. Urfa, Halife Ömer zamanında 639 yılında İyaz bin Ganem komutasındaki Müslüman Araplar tarafından fethedildi. Urfa, Emevîler devrinde Harran ve Samsat ile birlikte bir vilâyet haline getirildi. Şehir 750'de Emevîlere Abbâsîler tarafından son verildikten sonra Abbâsîler'e teslim edildi. Abbâsî Halifesi Harun Reşid bir ara Urfa’ya geldi ve şehirde bir süre kaldı. Bizanslılar 942'de bölgeye gelip Urfa halkından Îsâ peygamberin kutsal tasvirini istediler. Abbâsî Halifesi Müttakī-Lillâh’ın onayı ile, 200 müslüman esirin serbest bırakılması ve şehrin bir daha taciz edilmemesi şartıyla kutsal ikona Rumlar’a verildi. Ancak bu anlaşma Seyfüddevle el-Hamdânî’nin 949'da Urfa halkıyla birlikte Misis’e saldırması yüzünden bozuldu. Bizanslılar 959'da Urfa önlerine kadar geldi. Bizans ordusu Urfa'ya girerek şehri yağma ve tahrip etti. Urfa 10. yüzyılın sonu ve 11. yüzyılın başında Abbâsî merkezi otoritesinin zayıfladığı dönemde ortaya çıkan bir Kürt hanedan olan Mervânîlerin hakimiyeti altına girdi. Abbâsî halifesi tarafından Nasrüddevle unvanı verilen Mervânî Emiri Ahmed, 1025 yılında Urfa'yı emirliğinin topraklarına katmıştır. Şâfiî mezhebi bölgede Mervânî döneminde yerleşmeye başlamıştır. Fakat şehir 1027 yılında Bizans kumandanlarından Georgios Maniakes'e bırakıldı, böylece Maniakes 1030-1031 kışında Urfa'ya hâkim oldu. Mervânîler’in onu şehirden uzaklaştırmak için yaptığı teşebbüsler başarısızlıkla sonuçlandı ve Maniakes şehri elinde tuttu. 1037 yapılan anlaşmayla şehir Bizans imparatoruna teslim edildi.

Selçuklu Sultanı Alp Arslan Malazgirt Savaşı'ndan önce 1071 yılının başlarında şehri elli gün kuşattı. Urfalılar şehir önünden ayrıldığı takdirde 50.000 dinar vermeyi taahhüt ettiler. Bunun üzerine sultan kuşatmayı kaldırıp Şam istikametine yöneldi. Ancak Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’in Türk akınlarına son vermek için sefere çıktığını öğrenince geri dönerek Malazgirt yönünde ilerledi ve bir defa daha Urfa önlerinde göründü. Bizans valisinin hediyeler takdim edip gönlünü almasıyla sultan şehre zarar vermeden oradan ayrıldı. Urfa’nın Malazgirt zaferinin ardından Selçuklular’a teslim edildiğine dair görüşler varsa da şehrin bir süre daha Bizans'ın elinde kaldığı anlaşılmaktadır. Zira Sultan Alp Arslan ile Romanos Diogenes arasında yapılan antlaşmaya göre Urfa’nın da aralarında bulunduğu bazı şehir ve kaleler Selçuklular’a verilecekti, fakat Romanos Diogenes’in tahtını ve hayatını kaybetmesi antlaşmanın gerçekleşmesini önledi. Bu yüzden yine Bizans'ın elinde kalan Urfa’nın idarecisi Paul yeni Bizans imparatoruna itaat arzetmek üzere başkente gitti. Bu sıralarda Bizans’a tâbi olan Philaretos Brachamios adlı bir Ermeni prensi, hakimiyet sahasını Maraş’tan Malatya’ya kadar genişleterek bağımsızlığını ilân etti. 1081 yılında Vasil adlı bir kumandanını da Urfa’ya sevketti ve altı aylık bir kuşatmadan sonra şehri Bizanslılar’ın elinden aldı. Philaretos, Halep Emîri Şerefüddevle Müslim ile iyi ilişkiler kurdu. Meyhâne olarak kullanılan Urfa Camii’ni müslümanlara teslim etti. Bu arada hâkimiyet mücadelelerinin sürdüğü Urfa’nın halkı Sultan Melikşah’a haber gönderip şehri teslim etmek istediğini bildiriyorlardı. Bunun üzerine Sultan Melikşah, Emîr Bozan’ı Urfa’nın fethiyle görevlendirdi ve şehir üç ay süren şiddetli bir kuşatmanın ardından 1087 yılının Mart ayında fethedildi. Sultan Melikşah, Emîr Bozan’ı Urfa ve Harran’a vali tayin etti. Emîr Bozan’ın 1094 yılında Selçuklu emirlerinden Suriye hakimi Tutuş tarafından Tutuş'un hâkimiyetine geçti. Tutuş kendisine bağlı kalması şartıyla şehri Ermeni asıllı Toros’un idaresine bırakmıştı. Toros’un şehri Emîr Bozan’dan devraldığı da rivayet edilir. Toros, Haçlı kontlarından Baudouin de Boulogne’u düşmanlarına karşı birlikte savaşmak için Urfa’ya davet etti. Baudouin’in Urfa’ya gelişinden kısa bir süre sonra Toros öldürüldü ve 10 Mart 1098’de Baudouin şehre hâkim olup Urfa Haçlı Kontluğu’nu kurdu. Süryani ve Ermeni çoğunluğa Katolikliği dayattı. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan 1106 yılında Urfa Haçlı Kontluğu üzerine yürüyüp Urfa’yı kuşattı. Ancak şehrin sağlam surlarını aşmak mümkün olmadı. Urfa'da yaklaşık elli yıl süren haçlı hakimiyetinden sonra Franklar’ın Bizans’la aralarının açıldığı, Urfa ve Antakya’daki Haçlı hükümdarların birbirinden nefret etmelerinin oluşturduğu uygun bir ortamda Musul ve Halep’te hüküm süren İmâdeddin Zengî, Haçlı Kontu II. Joscelin’in şehirden ayrılmasını fırsat bilerek Urfa’ya geldi. Surların önünde yaptığı teslim olma teklifi Süryânî ve Ermeni ruhanî liderleri tarafından reddedilince surlar mancınıklarla dövüldü ve dört hafta kadar süren kuşatmanın ardından Türkler 24 Aralık 1144 günü şehre girdi. Urfa valiliğine Ali Küçük getirildi ve emrine bir garnizonla yedi kumandan verildi. Bu zafer Haçlılara karşı Müslümanların ilk büyük başarısı olarak kabul edilir fakat aynı zamanda II. Haçlı Seferi’nin de başlıca sebebi olmuştur. Urfa, Haçlılardan geri alındıkta sonra, İmâdeddin Zengi bir kısım Ermeniyi şehirden çıkarmış, Süryanilere haklar tanımış ve Müslümanlara her zaman yakınlık göstermiş olan Yahudilerden 300 aileyi Urfa’ya yerleştirmiştir. Bu gün Urfa merkezindeki Hasan Padişah Camiinin yerinde eskiden bir sinagog yer almaktaydı.

1182'de Selâhaddîn Eyyûbî’nin idaresine giren şehir uzun süre Eyyûbîlerin idaresi altında kaldı. 1235 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad Urfa’yı ele geçirdi; fakat dört ay sonra Eyyûbîler şehri geri aldılar. 1251 yılında Cengiz Han şehri ve çevresini yağmaladı. 1260 yılında ise şehir Hülâgû Han'a teslim oldu ve Moğollar Ayncâlût Savaşı’nda Mısır ve Suriye'de hüküm süren Memlûkler tarafından yenilgiye uğratılıncaya kadar onların elinde kaldı.

1516'da Yavuz Sultan Selim'in Memlükleri Mercidâbık savaşında yenmesiyle Osmanlı sınırları içine katılmıştır. Osmanlı idaresine girdikten sonra bir sancak olarak Diyarbekir eyaletine bağlanmıştır. 1578-1588 yıllarına ait kayıtlar Urfa sancağını Rakka beylerbeyiliği içinde gösterir. Bu değişiklikte Rakka ve Urfa yöresinde başlayan ayaklanmaya Urfa sancak beyi Sührab’ın katılmasının da etkisi olmalıdır. Sancak beyliği kaldırılan Urfa, Rakka beylerbeyine has kaydedilmiştir. 16. yüzyılın son yıllarına rastlayan Celâlî isyanları sırasında Karayazıcı Abdülhalim’in eline geçen şehir 1600’de tekrar kontrol altına alındı. Ancak bölgedeki güvensizliğin devamı halkın topraklarını terkedip buradan göç etmesine yol açtı. Ardından gelen yüzyıllar ise şehir tarihi açısından uzun bir durgunluk dönemidir. Sultan IV. Murad’ın Bağdat seferine giderken buraya uğradığı ve bir süre kaldığı bilinmektedir. Son olarak 1839’da Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrâhim Paşa’nın idaresindeki Mısır ordusu tarafından ele geçirldi ancak kısa süren bu hakimiyetin ardından I. Dünya Savaşı'nın sonunda 1919 yılındaki İngiliz işgaline kadar Osmanlı idaresinde kaldı. 1866 yılında Halep Vilayetine bağlanan Urfa, 1919 yılında, önce İngilizlerin, daha sonra Fransızların işgaline uğradı. Şehir 11 Nisan 1920'de Urfalı milisler tarafından işgalden kurtarılmış; Cumhuriyet sonrasında 1924 yılında ise il olmuştur. Urfa milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşının, Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği kahramanlıktan dolayı Urfa ilinin adının Şanlıurfa olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından 12 Haziran 1984 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır.[6] 2016 yılında ise Şanlıurfa halkının Türk Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği kahramanlıktan dolayı TBMM tarafından bu kente İstiklal Madalyası verilmiştir.[7]

2010 yılında seçim öncesinde Şanlıurfa'nın büyükşehir belediye haline getirilmesi planlanmış ve 2012'nin son çeyreğinde diğer 13 il gibi Büyükşehir belediyesi haline gelmiştir.[8] 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Şanlıurfa'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.[9]

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Nuvola apps kweather.svg Şanlıurfa iklimi Weather-rain-thunderstorm.svg
Aylar Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Yıl
En yüksek sıcaklık (°C) 21,6 22,7 29,5 36,4 40,0 44,0 46,8 46,2 42,0 37,8 29,4 26,0 46,8
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C) 10,0 11,9 16,5 22,3 28,6 34,6 38,7 38,3 33,9 26,9 18,5 12 24,3
Ortalama sıcaklık (°C) 5,6 7,0 10,9 16,2 22,1 28,1 31,9 31,3 26,8 20,1 12,7 7,5 18,3
Ortalama en düşük sıcaklık (°C) 2,2 2,9 6,0 10,5 15,5 20,7 24,3 24,0 20,1 14,7 8,4 4,1 12,7
En düşük sıcaklık (°C) −10 −11,4 −7,3 −3,2 6,0 10,0 15,2 16,0 11,2 2,5 −6 −6,4 −11,4
Ortalama yağış (mm) 84,8 71,0 66,1 49,2 29,1 4,0 0,6 0,8 2,9 25,8 45,4 78,7 458,4
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü[10]

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2021 verileri)[2]

Şanlıurfa il nüfusu: 2.115.256 (2020 sonu). İlin yüzölçümü 19.242  km2'dir. İlde  km2'ye 110 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 236 kişi ile Eyyübiye’dir)

İlde yıllık nüfus artış oranı  % 2.01 olmuştur. Nüfus artış oranı en yüksek ve en düşük ilçeler: Karaköprü (% 7,90)- Bozova (-% 0,99)

04 Şubat 2021 TÜİK verilerine göre 13 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1435 mahalle bulunmaktadır.

2020 yılı sonunda Şanlıurfa ili ve ilçelerinin yerleşim yeri ve nüfusla ilgili sayısal bilgileri [11]
İlçe Nüfus 2019 Nüfus 2020 Fark N.Artışı % Mah.Say. Alanı  km2[12] Yoğunluk
Akçakale 115.615 118.426 2.811 2,43 119 1.038 114
Birecik 95.128 95.683 555 0,58 83 912 105
Bozova 55.423 54.872 -551 -0,99 88 1.329 41
Ceylanpınar 89.020 89.826 806 0,91 50 1.589 57
Eyyübiye 379.852 382.974 3.122 0,82 162 1.626 236
Halfeti 40.879 41.258 379 0,93 49 609 68
Haliliye 381.877 385.881 4.004 1,05 170 1.924 201
Harran 89.798 92.549 2.751 3,06 123 904 102
Hilvan 42.724 43.216 492 1,15 70 1.111 39
Karaköprü 219.796 237.158 17.362 7,90 100 1.222 194
Siverek 260.970 266.369 5.399 2,07 180 3.936 68
Suruç 102.265 102.944 679 0,66 95 744 138
Viranşehir 200.267 204.100 3.833 1,91 146 2.297 89
Şanlıurfa 2.073.614 2.115.256 41.642 2,01 1.435 19.242 110
Şanlıurfa il nüfus bilgileri
Yıl Toplam Sıra Fark Şehir - Kır
1965[13] 450.798 28
  %33     150.383
300.415     %67  
1970[14] 538.131 25 %19Dark Green Arrow Up.svg
  %38     205.524
332.607     %62  
1975[15] 597.277 25 %11Dark Green Arrow Up.svg
  %44     264.119
333.158     %56  
1980[16] 602.736 27 %1Dark Green Arrow Up.svg
  %47     282.419
320.317     %53  
1985[17] 795.034 19 %32Dark Green Arrow Up.svg
  %50     401.450
393.584     %50  
1990[18] 1.001.455 15 %26Dark Green Arrow Up.svg
  %55     551.124
450.331     %45  
2000[19] 1.443.422 9 %44Dark Green Arrow Up.svg
  %58     842.129
601.293     %42  
2007[20] 1.523.099 10 %6Dark Green Arrow Up.svg
  %60     919.832
603.267     %40  
2008[21] 1.574.224 10 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %56     885.929
688.295     %44  
2009[22] 1.613.737 10 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %56     899.774
713.963     %44  
2010[23] 1.663.371 9 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %55     922.539
740.832     %45  
2011[24] 1.716.254 9 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %55     951.925
764.329     %45  
2012[25] 1.762.075 9 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %55     975.455
786.620     %45  
2013[26] 1.801.980 9 %2Dark Green Arrow Up.svg
  %100     
     %0  
2014[27] 1.845.667 9 %2Dark Green Arrow Up.svg
  %100     
     %0  
2015[28] 1.892.320 9 %3Dark Green Arrow Up.svg
  %100     
     %0  

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Şehrin ekonomik faaliyetleri başta tarım olmak üzere hayvancılık, turizm ve sanayi ürünleridir.

Şanlıurfa tarım olarak verimli topraklara sahiptir. Harran Ovası'da bunların başında gelir. Tarımsal faaliyetlerde fıstık tarımı, pamuk tarımı, mercimek, buğday vb. tahıl tarımı gelişmiştir. Son beş yılda sulama kaynaklarının da gelişmesiyle mısır tarımı da önem kazanmıştır. Şehirde sera tarımı da gelişmiş Karaali sera bölgesinde kış mevsiminde biber, domates ve patlıcan tarımı yapılarak hem şehre hem de Türkiye'nin dört bir tarafına yetiştirilen ürünler gönderilmektedir.

Hayvancılık olarak daha çok küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Ve koyun sütünden peynir, yoğurt, süt vs. elde edilmektedir. Özellikle Siverek peyniri meşhurdur.

İlde Sanayi son 15 yıllık dönemde Organize Sanayi bölgelerinin de gelişmesiyle çok sayıda fabrika kurulmuştur. Başta tekstil fabrikaları olmak üzere çırçır fabrikaları, ayakkabı üretim fabrikaları[29] , deterjan fabrikaları, iplik fabrikaları, cam fabrikası[30], plastik fabrikası, Tarımsal olarak da fıstık fabrikaları, salça fabrikaları ve zeytinyağı fabrikaları bulunmaktadır.

Konum[değiştir | kaynağı değiştir]

Konum Bilgileri
İlçe Kuruluş Yılı[31] Alanı km²[32] Rakım mt. Merkeze km[33] Ulaşan Yollar[33]
Akçakale Cumh.önce 1.038 359 53 / -13, 63-51, 63-29
Birecik Cumh.önce 912 343 80 -24, / -K18, 63-52
Bozova 1926 1.329 582 38 -04, -01, 63-79
Ceylanpınar 1982 1.589 364 140 -01, 63-28, 63-29
Eyyübiye 2012 1.626 508 0 -25, / -13
Halfeti 1954 609 664 112 -24=>63-52, 63-78
Haliliye 2012 1.924 512 0 / -K22, -26
Harran 1987 904 374 48 / -13=>63-27
Hilvan 1926 1.111 592 56 / -12, 63-02
Karaköprü 2012 1.222 594 7 / -K20, -04, / -15
Siverek 1926 3.936 788 96 -07, / -12, 63-05, 63-06
Suruç Cumh.önce 744 500 43 -25=>D883-TR-03, 63-51
Viranşehir Cumh.önce 2.297 566 91 / -27, -01, 63-08
ŞANLIURFA Cumh.önce 19.242 527
*Metropol İlçelerin merkeze uzaklıkları, kaymakamlık ile valilik arasındaki uzaklıktır.

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

Mutfak[değiştir | kaynağı değiştir]

Urfa mutfağında; Süryani, Ermeni, Yahudi, Yezidi, Arap, Kürt, Türk, vb. her milletten ve her kültürden izler görülmektedir. Sadeyağ, acı isot, bulgur, frenk suyı (domates salçası) Urfa mutfağının en çok kullanılan malzemeleridir. Baharat, un ve pirinç ikinci planda, sebze ise üçüncü planda kullanılır. Şanlıurfa'ya özgü yetiştirilen aynı zamanda Şanlıurfa ili ile özdeşleşmiş isot sıkça kullanılır. Sebze yemek çeşitlerinin de sayıca çok olmasına rağmen Urfa mutfağında et ağırlıklı yemekler ile kebap çeşitleri daha çok yer alır. Urfa'da kebapçılarda ve çeşitli restoranlarda ikram olarak sunulan bostana domates, biber, soğan, maydanoz, salatalık, semizotu, nar suyu ve nane yaprağının incecik doğranması ile yapılır ve oldukça popülerdir. Gerçekten et ile hazırlanan Urfa çiğ köftesi, et, bulgur, yağ, isot, çeşitli baharatlar ve yeşilliklerin uzun süre yoğrulmasıyla hazırlanır. Kebapları meşhur şehrin en gözde ve leziz kebabı ciğer kebabı ve patlıcan kebabıdır. İki katman kadayıf arasına Urfa peyniri gibi çiğ süte daha yakın, taze peynir konularak hafifçe pişirilip ve üzerine çok koyulaşmamış şeker şurubu katılırak hazırlanan künefe en çok tercih edilen tatlıların başında gelir. Akıtma arasına ceviz sarılarak şerbetlendirilip ikram edilen şıllık tatlısı da Şanlıurfa yöresine özgü bir tatlıdır.

Turizm[değiştir | kaynağı değiştir]

Şanlıurfa bu gün de mimari dokusunun zenginliği ile "Müze Şehir" adıyla da tanınmaktadır. İl merkezinde Kültür Bakanlığı'nca tescil edilmiş 180 tarihi ev, 32 cami ve mescit, 5 kilise, 7 medrese, 9 han, 8 hamam, 8 kapalı çarşı, 6 köprü, 13 çeşme, 2 sebil, 1 su kemeri, 1 su bendi, 2 anıt, şehir surları ve 1 iç kale bulunmaktadır. İldeki tescilli eserlerin toplam sayısı 1100 civarındadır. Şanlıurfa İli'nde, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisi olmak üzere tarihi ve kültürel buluntuların sergilendiği iki adet de müze bulunmaktadır. 1988'de hizmete giren Şanlıurfa Müzesi arkeolojik ve etnografik eserler seksiyonlarından oluşmaktadır. Halen müzede 14.193 arkeolojik eser, 1.878 etnografik eser, 35.613 sikke ve diğer eserler olmak üzere toplam 53.271 eser sergilenmektedir ve bu Şanlıurfa'yı bölgenin en zengin taşınır kültür varlığına sahip şehir yapmaktadır. Şanlıurfa'da 6’sı turistik belgeli, 7’si Belediye Belgeli olmak üzere 13 konaklama tesisi bulunmaktadır. Turistik Belgeli işletmelerin yatak kapasitesi 564 olup, Belediye Belgeli işletmelerin yatak kapasitesi 416’dır. Toplam yatak sayısı 480’dir.

Urfa şehri M.Ö 2. binde yaşadığına inanılan, Yahudilik, Hristiyanlık, ve İslam dinlerinin ortak din büyüğü ve atası olan[34][35][36] İbrahim peygamberin doğum yeri olarak kabul edilir. Bu gün Urfa'da ziyarete açık olan doğduğu mağaranın efsanesine göre İbrahim peygamber 17 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Efsaneye göre İbrahim peygamber, Kral Nemrud’un taptığı putların gerçek olmadığını, onlara inanmalarının doğru olmadığını halk arasında yaymaya çalışır. Buna çok sinirlenen Nemrud ateş yakılmasını ve İbrahim peygamber’in ateşe atılmasını emreder. Nemrud’un kızı buna engel olmak için babasına yalvarır ve çok gözyaşı döker. İbrahim Peygamber ateşe atıldığında ateş göle, odunlar ise balığa dönüşür. Zeliha’nın gözyaşları ise Ayn Zeliha gölünü oluşturur. İbrahim peygamber'in dışında İbrahim peygamberin torunu ve İsrailoğullarının atası Yakup peygamberin bir dönem Harran’da bulunduğuna, Eyüp peygamberin Urfa’da hastalık çektiğine ve burada vefat ettiğine, Elyasa peygamberin Eyüp peygamberi görmeye geldiğine, ancak göremeden Urfa'da öldüğüne, Şuayb peygamber'in Harran’a 37 km mesafede yaşadığına, Musa peygamberin Soğmatar’da Şuayp peygamberle buluştuğuna inanılmaktadır. Ayrıca bazı kaynaklara göre; İsa peygamber, Urfa'yı kutsadığına dair mektubunu ve yüzünü sildiği mendile çıkan mucizevî portresini (Hagion Mandilion) Urfa kralı Abgar Ukkama’ya göndermiştir.

Balıklıgöl

Balıklıgöl, (Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman Gölleri) Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa'nın en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir.

Eski Şehir

Kent merkezi Ortadoğu tarzında son derece canlı bir Kapalıçarşı etrafında gelişmiştir. Geleneksel mimari doku kısmen yozlaşmış olmakla birlikte, sokak aralarında birçok yerde çarpıcı güzelliğe sahip eski yapılara rastlanır. En güzel eski evlerden biri Şurkav (Şanlı Urfa Kültür ve Araştırma Vakfı) tarafından restore edilen Şurkav Kültür Evi'dir.

Göbeklitepe

Şanlıurfa'ya 20 km'lik bir mesafede, Örencik Köyü yakınlarında tarihi MÖ. 11 bin yıllarına uzanan, tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar, dikili taşlar ve üzerinde kabartmalı yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulunduğu Göbeklitepe Höyüğünde Cilalı Taş Devri'nden kalma bir mabet vardır.[37] Arkeologlar tarafından Dünyanın en eski mabedi olarak tanımlanmaktadır.[38] Birleşik Krallık'ın Stonehenge dikili taşlarından 6 bin yıl daha önce inşa edilmiştir.[39] İnsan tarihinde din ve medeniyet teorilerini yeniden düzenleyerek, önce din ve mabed sonra medeniyetin ortaya çıktığına işaret etmektedir.[40] Ayrıca Göbeklitepe ve diğer bölgelerden çıkarılan tarihi eser ve buluntular 2015 yılında açılan Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenmeye başlanmıştır.

Harran

MÖ. 2000 yılında Ur şehrinin bir ticari kolu olarak kurulduğuna inanılan Harran'ın Sümerce veya Akatça kervan veya geçit yeri anlamına gelen "Harran-U” kelimesinden türediği düşünülmektedir. Moğol İstilasında yıkılan tarihi Harran Üniversitesinin harabeleri ile tarihi Harran evleri görülebilir.

Selahaddin Eyyubi Camii

Şanlıurfa’da Vali Fuat Bey Caddesi’nde (Yeniyol) bulunan Selahattin Eyyubi Camisi’nin bulunduğu yerde Piskopos Nona tarafından 457 yılında yaptırılan Aziz Yuhannes (Vaftizci Yahya) Kilisesi bulunuyordu. Bu yapı aynı zamanda Adalet Sarayı olarak da kullanılmıştır. Selahattin Eyyubi döneminde bu kilisenin üzerine 900-1250 yılları arasında Selahattin Eyyubi Camisi yapılmıştır. Kilise kesme taştan dikdörtgen planlı ve üç nefli ve bazilika plan düzeninde yapılmıştır. Kilisenin üzeri içten beşik tonoz, dıştan da düz dam ile örtülüdür. Neflerin orta bölümü yan neflerden daha geniş ve daha yüksektir. Girişi batı yönünde olup, burada yedi bölümlü bir narteks bulunmaktadır. Camiye çevrildikten sonra narteks son cemaat yeri olarak kullanılmaktadır. Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır. İbadet mekânı oldukça geniş ölçüde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin kenarlarında yarım sütunlar ve birbirlerine dolanmış ejder kabartmaları bulunmaktadır. Ayrıca yarım sütunların başlıkları üzerindeki haç taşıyan azizler ve kuş figürleri de yapının camiye çevrilmesinden sonra sıva ile kapatılmıştır. Bunun dışında yapı içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamaktadır.

Kilisenin apsisi yarım kubbelidir. Bunlardan orta apsis yan apsislere beşik tonozlu koridorlarla bağlanmıştır. Apsisler Suriye bazilikalarında görüldüğü gibi dışarıya çıkıntılı olmayıp, düz bir duvar şeklindedir. Yan apsislere bitişik olarak beşik tonozlu pastoforium (papaz hücreleri) eklenmiştir.

Bu kilise ile ilgili eski fotoğraflarda yanında mezarlık bulunduğu ve kilisenin de düz bir çatı ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Yapı uzun yıllar harap durumda kalmış, bir ara elektrik santrali olarak kullanılmış ve 28 Mayıs 1993’te onarılarak Selahattin Eyyubi Camisi olarak ibadete açılmıştır.

Ulucami

Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken MS 435-436'da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi'ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile "Kızıl Kilise" olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Anadolu'daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu'da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami'nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır.

İbrahim'in Doğduğu Mağara ve Mevlid-İ Halil Camii İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin "Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir" demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.

Sarayın putçusu Azer'in hanımı bu mağarada gizlice İbrahim'i dünyaya getirir. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. İbrahim'in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve birçok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.

Eyyüp Peygamber'in Makamı

Eyyüp peygamberin, MÖ 2100 yılında Suriye'de Şam ile Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye devam ederek Allah'a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına rağmen Allah'a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Eyyüp peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak ziyaret edilmektedir.

Şuayb Şehri

Harran'a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak bilinmektedir.

Halfeti (Saklı Cennet)

MÖ 855 yılında Asur kralı III. Salmanassar tarafından zapt edildiği zaman Şitamrat adını taşıyordu. Yunanlar bunu değiştirerek Urima adını vermişlerdir. Süryaniler ise Kal'a Rhomeyta ve Hesna the Romaye adlarını kullanmışlardır. Şehir Arapların eline geçtikten sonra Kal'at-ül Rum adı takılmıştır. 2. yüzyılda Bizanslıların eline geçince bu kez Romaion Koyla adını almıştır.

1280 yılında Beysari komutasındaki Memluk ordusu tarafından kuşatılmış, sonuç alınamayınca şehirdeki Hristiyan mahalleleri beş gün süreyle yağmalandı. 1290 yılında bu kez Memluk Sultanı Eşref tarafından feth edildi. Ve son kez Memlükler tarafından tamir edilen şehre Kal'at-ül Müslimin adı verildi. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçen şehir, zamanımızda da kullanılan Urumgala ve Rumkale adlarını alarak 1954 yılında ilçe haline getirilmiştir.

İnbaşı Mağaraları

Bozova ilçesi Yeniköy Mezrası civarında bulunan bu mağaralar Roma döneminden kalmıştır. Yapılan çeşitli kazılarda Roma dönemine ait madeni paralara rastlanmıştır. ve aynı zamanda İNBAŞI ve KAHXNIK ) mağaralarıda çok eski bir tarihe dayanır.

Haleplibahçe Mozaik Müzesi
Haleplibahçe Mozaik Müzesi.

Müze kompleksinin içerisinde Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarından tarihi eserler yer almaktadır. Bu eserler içerisinde dünya'nın bilinen en eski heykeli olan Balıklıgöl Heykeli, Göbeklitepe ve Nevali Çori'ye ait tarihi eserler yer almaktadır. Edessa Mozaik Müzesi'nde ise oradaki arkeolojik kazılarda çıkarılmış mozaikler ile 1950'li yıllarda ABD'ye kaçırılmış ve 2012'de Kültür Bakanlığınca Türkiye'ye getirilen Orpheus Mozaiği sergilenmektedir. Mevkii bakımından Balıklıgöl'ün neredeyse karşısında bulunmaktadır. 2016 yılında 3.'sü gerçekleştirilmiş olan 3. Çukurova Turizm Ödülleri'nde Türkiye'nin en iyi müzesi ödülünü almıştır.

Soğmatar Harabeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Şuayb Antik Kenti'nden 15 km. sonra Soğmatar Antik Kenti'ne varılır. Burası, Harran'a ise 53 km. mesafededir. Roma dönemine (M.S. 2. yüzyıl) tarihlenen bölge, Abgar Krallığı döneminde Harranlıların Tektek Dağları bölgesinde; ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir. Soğmatar Harabeleri kült yerinde; Ay tanrısı Sin'e tapınılan bir mağara (Pognon Mağarası), yamaçlarında yer yer tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların olduğu bir tepe (Kutsal Tepe), 6 adet kare ve yuvarlak planlı mozole (Anıt Mezar), iç kale ve ana kayaya oyulmuş çok sayıda kaya mezarı bulunmaktadır.[41]

Spor[değiştir | kaynağı değiştir]

2018-2019 Sezonunu, Şanlıurfaspor, 2. Ligde, Karaköprü Belediyespor 3. Ligde tamamlamıştır. Futbolda BAL’da 2 ve kadın liglerinde 1 takımı daha vardır. Basketbol E. 2. Liginde 1, bölgesel liglerinde 1 takımı yer almıştır. Voleybol erkek 1. Liginde Haliliyespor ligde kalırken, Şanlıurfa Sefa Spor küme düşmüştür. 2. Liginde 1 takımı bulunmaktadır. Voleybol bölgesel liglerine 4 takımı katılmıştır.

Ziraat Türkiye Kupası'nda Şanlıurfaspor ve Karaköprü Belediyespor katıldıkları ilk turlarda elenmişlerdir.

Önemli spor tesisleri:Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu (28.965), 11 Nisan Spor Salonu (5.000), Şanlıurfa Hipodromu (1.500)'dir. Ayrıca ilde yarı olimpik 11 adet yüzme havuzu vardır.

Yönetim[değiştir | kaynağı değiştir]

Merkezi yönetim[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyükşehir illerinde Merkezi yönetim Vali, İl Müdürleri ve İl Danışma Kurulundan oluşur.

Şanlıurfa, bir ‘büyükşehir’dir. Bu özelliğine göre yönetimi belirlenmiştir. Protokolde ilk sırada yer alan Vali, merkezi yönetimi temsil eder ve Cumhurbaşkanı tarafından atanır.

Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi’ne devretmiş ve kaldırılmıştır.

Şanlıurfa Valisi 1969-Savur doğumlu Abdullah ERİN, 4 Temmuz 2017 tarihinde Adıyaman Valisi iken atanmıştır[42] Vali ve Kaymakamlara ait bilgiler Şanlıurfa'nın ilçeleri sayfasında gösterilmiştir

Yerel yönetim[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyükşehir Belediyelerinde yerel yönetim, Büyükşehir Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Encümeni'nden oluşur.

Yerel yönetimi temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı, ildeki tüm seçmenlerin oy çokluğu ile seçilir. Yerel seçimlerde İlçe Belediye Başkanı ve İlçe Belediye Meclisi için de oy kullanılarak ilçelerin belediye meclisleri oluşur. İlçe Belediye meclislerinden alınan üyelerle (başkan kontenjanı, ilçe nüfusu ve parti oy oranına göre) de Büyükşehir Belediye Meclisi oluşur. Bu mecliste ilçe belediye başkanları da yer alır.[43][44] Meclisin başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı'dır.

Büyükşehir belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında, belediye meclisinin kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri genel sekreter, biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.(5216 saylı kanun 16.madde)

Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi’ne devretmiş ve kaldırılmıştır.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı, 1957-Şanlıurfa doğumlu Zeynel Abidin Beyazgül (AKPARTİ), 31 Mart 2019 seçimlerinde %60,81 oy oranıyla seçilmiştir[45]

İlçe belediyeleri, 2019 Türkiye yerel seçimleri'ne göre, bir MHP'li başkan dışında AK PARTİ'li belediye başkanları tarafından yönetilmektedir. Suruç ilçesinin HDP'li belediye başkanı ise 16 Ekim 2019 tarihinde görevden alınarak yerine ilçe kaymakamı kayyum olarak atanmıştır.[46][47]

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisi üye sayısı 84'dür. (Büyükşehir Belediye Başkanı, 12 ilçe belediye başkanı ve 71 üye) Bunların 55’i AK PARTİ, 15'i HDP, 1'i CHP, 4’ü MHP, 4'ü SAADET PARTİ, 3'ü DP'dir. 1 AKPARTİ ve 1 HDP üyeliği boşalmıştır[48]

Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarına ait bilgiler Şanlıurfa'nın ilçeleri sayfasında gösterilmiştir.

Altyapı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ulaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Kentte şehiriçi ulaşım otobüslerle sağlanmaktadır. İlde sadece bir havalimanı vardır. Bu da Şanlıurfa GAP Havalimanı'dır. Ayrıca şehirde ulaşım olarak taksiler de kullanılmaktadır.

Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "sanliurfa.gov.tr, Şanlıurfa Valiliği, Erişim:17 Ocak 2019". 3 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ocak 2020. 
  2. ^ a b c "Güncel Nüfus Değerleri". tuik.gov.tr. 17 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Şubat 2021. 
  3. ^ "Türkiye'nin En Kalabalık İlleri 2019". nufusu.com. 31 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2020. 
  4. ^ "Orpheus Mosaic – Turkey and Dallas Museum of Art"
  5. ^ "Antik Çağ'da Urfa ve İlçeleri". Araştırma yazısı.Tekin Gün. Mootol,Kültür Sanat-Şubat 2019. 4 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  6. ^ https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc067/kanuntbmmc067/kanuntbmmc06703020.pdf
  7. ^ http://www.hurriyet.com.tr/sanliurfaya-istiklal-madalyasi-verilecek-40083849
  8. ^ Şanlıurfa büyükşehir oldu.
  9. ^ "Kanun No. 6360". 22 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ağustos 2014. 
  10. ^ "Resmî İstatistikler - Şanlıurfa". Meteoroloji Genel Müdürlüğü. 26 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Nisan 2016. 
  11. ^ "Arşivlenmiş kopya". 25 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Şubat 2020. 
  12. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 24 Ekim 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Şubat 2020. 
  13. ^ "1965 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  14. ^ "1970 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  15. ^ "1975 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  16. ^ "1980 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  17. ^ "1985 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  18. ^ "1990 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  19. ^ "2000 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  20. ^ "2007 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  21. ^ "2008 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  22. ^ "2009 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  23. ^ "2010 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  24. ^ "2011 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012. 
  25. ^ "2012 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 20 Şubat 2013 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2013. 
  26. ^ "2013 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 15 Şubat 2014 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Şubat 2014. 
  27. ^ "2014 genel nüfus sayımı verileri". Türkiye İstatistik Kurumu. 10 Şubat 2015 tarihinde kaynağından (html) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2015. 
  28. ^ "2015 genel nüfus sayımı verileri" (html) (Doğrudan bir kaynak olmayıp ilgili veriye ulaşmak için sorgulama yapılmalıdır). Türkiye İstatistik Kurumu. Erişim tarihi: 13 Nisan 2016. 
  29. ^ [1]
  30. ^ Şanlırfa Meks Cam Sanayi
  31. ^  İçişleri Bakanlığı- İller İdaresi Genel Müdürlüğü
  32. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; :1 isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  33. ^ a b Karayolları Genel Müdürlüğü
  34. ^ McCarter 2000, s. 8.
  35. ^ "(Hebrew patriarch) Şanlıurfa." Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.
  36. ^ "Abraham." Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.
  37. ^ "GÖBEKLİ TEPE". 2 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mart 2015. 
  38. ^ "The World's First Temple". 8 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mart 2015. 
  39. ^ Gobekli Tepe: The World’s First Temple?
  40. ^ The Birth of Religion
  41. ^ "Soğmatar Antik Şehri". Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi. Şanlıurfa tarihi.7 Şubat 2017. 9 Haziran 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  42. ^ "Arşivlenmiş kopya". 3 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ocak 2020. 
  43. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 29 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mayıs 2020. 
  44. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 10 Eylül 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mayıs 2020. 
  45. ^ https://www.sanliurfa.bel.tr/icerik/7860/3/baskan
  46. ^ "Arşivlenmiş kopya". 1 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mayıs 2020. 
  47. ^ https://www.sondakika.com/haber/haber-suruc-belediyesi-ne-kayyum-atandi-12623804/
  48. ^ https://www.sanliurfa.bel.tr/icerik/1030/3/meclis-uyeleri

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]