İslam'da insan hakları

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

İnsan hakları konusunun veda hutbesi ve Medine sözleşmesi gibi örneklerle dünyada ilk defa İslamiyet tarafından gündeme getirildiği ifade edilir. İslamda ve İslam dünyasında insan hakları konusu ridde savaşları, irtidat ve buna verilen cezalar, inanç, tarih, hukuk önünde eşit olma, bazı ibadetler, fasıklık, sünnet ve kadın sünneti, çocuk hakları vb birçok açıdan değerlendirilebilir.

İnanç ve ifade özgürlüğü[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam’ın insanları inanmaya ve Müslüman olmaya zorlamadığı, kişi iradesine saygılı olduğu genel kanıdır. Şeriat yasalarında irtidat, elfaz- küfür gibi başlıklarda ele alınan dinden çıkma ise ölümle cezalandırılan ve inananlar açısından Ridde savaşları gibi tarihsel örneklik teşkil eden konu ile ilgili aksine örnekleri oluşturmaktadır.

Hukuk önünde eşitlik[değiştir | kaynağı değiştir]

Şeriat yasalarında hukuk önünde eşitliği ihlal eden bazı uygulama örnekleri, miras, fasıkarın ve kadınların şahitlikleri, boşanma hakkı gibi başlıklarda görülebilmektedir.

Vücut bütünlüğü[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde cerrahi sünnet ve özel olarak kadın sünneti kadın ve çocukların vücut bütünlüğüne saldırı açısından tartışma konusudur.

Çocuk hakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuk hakları İslam dünyasında savaşlarda çocukların kullanılması, çocukların özgür eğitim ve bilgi edinme hakları, eğlenme ve sosyal gelişmelerini sağlayacak özgür ortamların yaratılması, tek yönlü verilen, karşıt görüşleri dışlayan ve düşmanlaştıran özgür olmayan eğitimlere tabi tutulmaları gibi başlıklarda düşünülebilir.

Kadın hakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kadın hakları, kadınların özgürlüğü, tek başlarına seyahat, sosyal yaşama katılma, giyim, sosyal statü, hukuki eşitlik, miras vb. başlıklarda incelenebilir.

İnsan hakları ve İslami toplum yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

İslami toplum yaşamında cinsel yönelimler gibi yaşam tarzlarının ve dinlenme, eğlence, giyim, yeme–içme gibi kişisel tercih alanına giren davranışların doğrudan veya sosyal baskı ile etki altına alınması, kısıtlanması, toplumsal otoriteler veya toplum tarafından cezalandırılması söz konusu olabilmektedir.

Dini yaşamda çoğunlukla bir zorunluluk gibi algılanan bazı uygulamalar diğer insanların dinlenmelerini ve sosyal huzurlarını bozucu etkiler yapabilirler. Örneğin hoparlörler kullanılarak dış ortama yayın yapılan ezanlar, ibadetler, mevlüt, ilahi, vaaz, hutbe gibi dini uygulamalar, Ramazan aylarında davul, top, havai fişek atılması gibi uygulamalar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]