İçeriğe atla

"Anadoluhisarı, Beykoz" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
{{İstanbul-taslak}}
[[Kategori:Beykoz, İstanbul'un semtleri]]
Evet malesef 1. derece tarihi eser olan ve bulunduğu her yer buram buram tarih kokan bu eşsiz yapıt, bizim o enginlere sığmaz, irfanda sınır tanımayan zekamız sayesinde ikiye bölünüp içerisinden yol geçirilmiştir.
 
"Nasıl bir mantıktır ki bu? Bu nasıl vurdumduymazlıktır? Bu nasıl bilinçsizlik ve tarihine-soyuna saygısızlıktır? Bu dünya tarihine nasıl bir saygısızlıktır ki?......." gibi binlerce sorunun arasında bulurum kendimi hep o güzelim hisarın içindeki parkta oyururken. Kaldı ki artık orası da bir şantiyeye çevrildi. Oturabileceğiniz bir yer de kalmadı, her taraf balçık.
 
Evet Anadoluhisarı güzel bir yer. İstanbulun bana göre en nadide semtlerinden birisi. Ancak ben öyle düşünüyorum ki Anadoluhisarının 80-90 sene önceki bir sakini şu anki halini görse herhalde oturur ağlardı.
 
Anadoluhisarı istanbulun içinde küçük bir kasaba gibidir. İçinden geçen Beykoz-Üsküdar yolu nedeniyle işlek bir yer bile sayılabilir. O eşsiz boğazın kıyısında öyle güzel bir yere konuşlandırılmıştır ki bir yanında Fatih Sultan Mehmet köprüsü, karşısında kardeşi gibi duran Rumelihisarı ve eşsiz boğaz manzarasının tam göbeğindedir.
 
Sınırları dahilinde bir de Göksu Deresi vardır ki yerelleşme olmayan divan edebiyatına bile konu olmayı başarabilmiş güzelliktedir. Suyunun yine Anadoluhisar sınırları içinde olan Elmalı barajından alır. Eskiden aşıklar Göksunun kenarında dolaşırlarmış. O denli güzel yerlermiş buralar. Adını da suyunun berraklığından aldığı söylenir bu derenin. Suyu gök kadar berrak, gök kadar temizmiş hani...Kayıklarla ilerlerlermiş suyun kaynağına doğru usulca...
 
Ama gelin görün ki günümüzde bırakın kıyısında sevgilinizle dolaşmayı yanından geçerken burnunuzu tutmak zorunda kalır hale geldiniz. Artık kayıkla dolaşmak isteseniz suyun balçık tabakasına oturur kayığınız. Ve siz de uzun süreli koku etkisiyle muhtemelen bayılırsınız... Fakat şu arala belediyenin yaptığı çalışmalar sonucunda dere temizleniyor.
 
 
Başka başka... Anadoluhisarı Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ayaklarına ev sahipliği yapar. Ve Anadoluhisarına gitmek için Fatih Sultan Mehmet köprüsünden sonraki ilk sapaktan sağa dönmeniz gerekir. Yine köprünün yeri nedeniyle önemi artmıştır. Nitekim Kavacık son dönemlerde inanılmaz, olağanüstü bir gelişme göstermektedir.Mesela sıırları içinde birçok ünlü isim ve sanatçı yaşar. Ben en çok birini severim ki arada muhabbet etmeye giderim yanına.
 
Ayrıca Anadoluhisarı Marmara Üniversitesi Spor akademisi'ne de ev sahipliği yapar. Yine Türkiyenin ilk halat fabrikası Anadoluhisarı sınırları dahilindedir. Sıırları için tarihi bir mezarlığı, ufak sıcak esnaf dükkanlarının yanında ayrıca Garfur (Eski Gima) (!) ( ) ve Migros gibi gereksiz büyüklükte ve oraya neden yapıldığı bile bilinmeyen alışveriş merkezleri de vardır. Yine son dönemde belediyenin Migros'un yanına (?) yaptığı bir tiyatro da hizmete girme arifesindedir Anadoluhisarında.Ayrıca CarrefourSA nın arkasında küçük tarihi bir kilise de mevcuttur. Akşamları buranın müdavimleri nevalelerini alarak o sessiz ağaçlıktaki kilisenin yanında demlenirler. Yine bu kilisenin yanında ucakcık tefekcik bir park ve onun içinde de yaşlı tarihi ağaçlar vardır. Gündüzleri sessiz ve sakindir. Kimse karışmaz size ... Durgundur.
 
 
Sonuç olarak Anadoluhisarı bizim elimizden geleni ardımıza koymamamıza rağmen, tarihini silip doğasını katletmeye çalışarak dokusunu bozmaya çalışmamıza rağmen hala "Güzel" bir yer olma özelliğini yitirmemiştir. Ancak ne yazık ki bu gidişle bu dokuyu daha uzun süre koruyamayacaktır.
 
 
 
__________________
Anonim kullanıcı