Özal Suikastı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Özal Suikastı
Tarih 18 Haziran 1988
Saat 12:18
Konum Atatürk Spor Salonu, Ankara, Türkiye

Özal Suikastı, 1988 yılında dönemin Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olan Turgut Özal'a yönelik düzenlenen ve Özal'ın yaralı olarak kurtulduğu suikast.

Olay[değiştir | kaynağı değiştir]

Olay 18 Haziran 1988 günü Anavatan Partisi'nin olağan genel kongresi yapıldığı sırada gerçekleşmiştir. Özal konuşma yapmak için kürsüye çıktıktan kısa bir süre sonra saat 12:18'de Kartal Demirağ adlı bir saldırgan tarafından iki kez ateş edilmiş ve kurşun Özal'ın önünde bulunan mikrofonun ayağında sekip sağ el başparmağını yaralamıştır. Özal bunun ardından yaralı halde kürsüden şu sözleri sarf etmiştir: "Bilhassa belirtmek istiyorum; Allah'ın verdiği ömrü, O'nun isteğinden başka alacak yoktur, biz de O'na teslim olmuşuzdur".[1]

Suikastçı Kartal Demirağ Özal'a ateş ettikten sonra kaçmaya çalışmış ancak başbakanın korumalarından birinin açtığı ateşle yaralanması sonucu yakalanmıştır. Önce idama mahkûm edilen Demirağ'ın cezası 27 Ocak 1989'da 20 yıl hapis cezasına çevrilmiştir. Demirağ 4 yıl hapis yattıktan sonra Turgut Özal tarafından 1992 yılında affedilmiştir.

İddialar[değiştir | kaynağı değiştir]

Anavatan Partisi milletvekillerinden emekli askeri savcı Faik Tarımcıoğlu suikast sırasında salonda makineli tüfekli bir kişinin daha olduğunu ve o esnada yaşanan kargaşadan yararlanıp kaçmayı başardığını fark etmiştir. Sonradan Kartal Demirağ'ın suikastta kullandığı silahın yalnızca iki kez ateş edilebilen bir silah olduğu, şarjöründeki yayda bulunan bir mekanizmanın silahın üçüncü kez ateş etmesini önlediği de tespit edilmiştir. Bu durum makineli tüfekli kişinin suikast sonrasında Kartal Demirağ'ı konuşmaması için öldürmeyi planladığı ve Demirağ'a kendisini korumasına fırsat vermemek için bu silahın verildiği şeklinde yorumlanmıştır.[2][3] Ayrıca kardeşi Korkut Özal'a göre Özal'ın kendisine yönelik suikast girişimini soruşturmuş ve arkasındaki gücün ne olduğu konusunda bir noktaya kadar gelmiştir. Ancak gerçeği anlayınca "Madem öyleyse, kalsın..." diyerek suikastın üzerine daha fazla gidememiştir. Korkut Özal kardeşinin kendisine olayın arkasındaki örgütün ne olduğunu söylediği ancak verdiği bu sırrı ağabeyinin müsaade etmediği için açıklayamayacağını söylemektedir.[4]

Özal Suikastının soruşturulmasına dönemin Millî Güvenlik Kurulu genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu'nun engel olduğu yönünde iddialar da vardır.[5][6]

Özal Emlakbank'ı dolandırmakla suçlanan Afyonlu iş adamı Kemal Horzum'dan kuşkulanmıştır. Banka bünyesinde Horzum'u soruşturan komisyona, suikast işiyle de ilgilenmelerini istemiş. Komisyon üyeleri suikastçı Kartal Demirağ'ın ve Horzum'un memleketi olan Afyon'a gitmiştir. Orada ne bulduklarını komisyon üyelerinden Uğur Tönük, daha sonra TBMM'de kurulan Horzum Araştırma Komisyonu'na şu sözlerle anlatmıştır: "Afyon Dazkırı'da 1974-77 seneleri arasında Ege'de meydana gelen sol hareketleri önlemek için bir kontrgerilla teşkilatı kurulduğunu, Kartal Demirağ'ın da bu teşkilatın yetişmiş bir elemanı olduğunu tespit ettik." [5]

Komisyon soruşturmayı derinleştirdi ve Özal'ı vuran silahı suikastçı Demirağ'a Kongre salonunda polislerin verdiği yönünde duyumlar aldı. Afyon'daki teşkilatın üzerine gidilmesine karar verildi. Komisyon üyesi Uğur Tönük'e sözlerine göre kendisi bu sıralarda, Ortaköy'de bir villaya davet edildi. MİT görevlisi olduklarını düşündüğü üç görevli kendisine "Bu tahkikatı kesin" dedi ve Sabri Yirmibeşoğlu'nun adını vererek "Paşa kararınızı bekliyor" dediler. Bir süre sonra Tönük soruşturmadan çekildi. Uğur Tönük bu olayı o dönem yalnızca Turgut Özal ile paylaştığını söylemiştir. Yirmibeşoğlu bir yıl sonra Cumhurbaşkanı Özal tarafından emekliye sevkedildi.[5]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ İdris Gürsoy (24 Eylül 2012). "Demirağ'ı engellemesem Özal ölmüştü". Aksiyon. 12 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ Dündar, Can (17 Temmuz 1999). "Özal'ın parmağı Kartal'ın parmağı". Can Dündar. 31 Ekim 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2009. 
  3. ^ "ZAMAN, Özal suikastının tutanaklarını açıklıyor: İkinci suikastçı SALONDAYDI". Zaman. 11 Mayıs 2001. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2009. 
  4. ^ Dündar, Can (7 Ocak 1997). "40 dakika". Can Dündar. 9 Eylül 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2009. Erol Mütercimler de birçok kimsenin bunu bildiği kanısında:
    “Bülent Bey kendi araştırmalarında bu Ergenekon’ un ne olduğunu gördü. Bırakın siz onu, Turgut Özal’a, bir suikast girişimi yaşandı, ki Cumhuriyet tarihinde tanıdığım en gözü kara, daha doğru deyimiyle en deli cesareti olan Cumhurbaşkanlarından birisiydi, bu yadsınmaz bir gerçek. Kendisine yapılan suikastı araştırdığında ne dedi? ‘Bir örgüte geldim çakıldım.’ İşte bu örgütün adı Ergenekon.”
    Turgut Özal suikastı, Ecevit’e Çiğli’de düzenlenen suikastten sonra, nedeni ortaya konamayan bir saldırı olarak dosyasına kaldırılmıştı. Silahı ateşleyen ülkücü Kartal Demirağ, ifadesinde bazı komando kamplarında askeri şahıslardan gerilla eğitimi aldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Özal’ın olayı soruştururken, suikastın ardındaki gücün kim olduğu konusunda bir noktaya kadar geldiği ve o noktada gerçeği anlayınca “Madem öyle, kalsın” dediğini ölümünden sonra kardeşi Korkut Özal açıklayacak ve “Bunun ne olduğunu ağabeyim müsaade etmediği için açıklayamam” diyecekti. Ergenekon’un sırrı böylece yine çözülememiş oluyordu. Ta ki Susurluk kazasına kadar.
     
  5. ^ a b c Dündar, Can (8 Ocak 2006). "Gizlenen örgütün başındaki adam: Sabri Yirmibeşoğlu 'Özel Harp'çinin tırmanış öyküsü". Milliyet. 12 Şubat 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2009. 
  6. ^ Balta, Halil İbrahim (17 Temmuz 1999). "Suikastın perde arkası". Zaman. 28 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Haziran 2009. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]