Çukuryurt, İmranlı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Çukuryurt
—  Köy  —
Sivas
Sivas
Ülke Türkiye Türkiye
İl Sivas
İlçe İmranlı
Coğrafi bölge İç Anadolu Bölgesi
Nüfus (2000)http://www.yerelnet.org.tr/koyler/koy.php?koyid=260117
 - Toplam 87
Zaman dilimi UDAZD (UTC+03.00)
İl alan kodu 0346
İl plaka kodu
Posta kodu 58980
İnternet sitesi:

Çukuryurt, Sivas ilinin İmranlı ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünni TÜRKMEN köyüdür. Köyü Tataroğlu İbrahim kurmuştur. Çukuryurt köyü, Çit Yaylası veya Çit Sahrası denilen bölge içindedir. Merkezi Çallıyurt köyü olmak üzere bugünkü İmranlı’nın da içinde bulunduğu alana Çit Yaylası denilirdi. Çit Sahrası; Amasya ile Suşehri’ni, Kemah ve Malatya’ya bağlayan yol güzergâhı üzerinde bulunuyordu. Bu sebepten dolayı tarihi kaynaklarda Çit Sahrasının ismine ilk def‘a Eratnalılar zamanında rastlanır. Sivas’taki Eratna Devleti beyi Kadı Burhaneddin, Kemah valisinin dersini vermek için 1396 yılı yazında Şebinkarahisar tarafındaki Akşehir’den hareket ederek Çit Sahrasında konaklamıştı. Kadı Burhaneddin, Kayseri’de çıkan isyan üzerine Kemah üzerine kendisi gitmemiş, komutanlarını göndermişti.

Yıllar sonra Yavuz Sultan Selim Han da Kemah kalesini almak için Çit bölgesine gelmişti. 1514 yılı Çaldıran seferi sırasında Kemah kalesi alınmamıştı. Çaldıran zaferinden sonra hala Safevilerin elinde bulunan kale etrafa zarar veriyordu. Bunun üzerine zaferden sonra Amasya’da konaklayan Yavuz Selim, önce Bıyıklı Mehmed Paşa’yı Kemah üzerine gönderdikten sonra kendisi de 19 Nisan 1515 günü Amasya’dan hareket etti. Hafik üzerinden Zara’daki Şeyh Merzuban konağına 13 Mayıs 1515'te gelen Yavuz Selim, bir gün sonra 14 Mayıs 1515'te Kemah’a tabii Çit Hanı konağına geldi. Buradan Yoğunpelid, Avşarözü, Elmalı yolunu takip eden Yavuz Sultan Selim Han, Kemah kalesi önüne geldiği 19 Mayıs 1515 günü kale teslim oldu. Ertesi gün Kemah’ı gezen Yavuz Selim, aynı yol güzergahını takip ederek Sivas’a geri döndü.

Çit mevzii, 1520 tarihli tahrir yani arazi ve nüfus sayımında Sivas kazası içinde geçer. Deftere göre Alakilise, Selman ve Yengikülek viraneleri Çit mevziindedir. Bu defterde, o tarihte kimsenin yaşamadığı Sivas kazasına bağlı Çukuryurt Viranı adında bir mezra ismi geçer. Bu mezranın şimdiki Çukuryurt köyü olması oldukça zor bir ihtimaldir. Çünkü Çukuryurt Viranı’nın yanındaki diğer köyler Sivas civarında gözükmektedir. Bu yüzden Çukuryurt Viranı mezrasının, Sivas yakınlarında bugünkü yerini tespit edemediğimiz bir mezra olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Çit bölgesinde Ermenilere de rastlanılmamıştır.

Yavuz Sultan Selim zamanında Trabzon valisi iken, Kanuni tahta geçtikten sonra 1521 yılında Sivas valisi olan Lala Sinan Paşa, Sivas’ta vakıf olarak birçok han ve dükkân yaptırmıştı. Zara ve Çit bölgesindeki bir kısım köy ve araziyi de, kurduğu vakfa bağışlamıştı. Çit Yaylası içinde geçen bu köylerin bazıları henüz kurulmamıştı. O tarihte mevcut olmayan köylerden birisi de Çukuryurt’tu. Vezir Lala Sinan Paşa, daha sonra Afyon’un Bolvadin kazasına gitmiş ve orada vefat etmiştir. Bolvadin’de de vakıf kurarak cami yaptırmıştır.

Çit Yaylası, eskiden Sivas’taki İlbeyli Türkmen Aşiretinin yaylağı idi. Rivayete göre, “Padişah, Elbeyli oğluna bir ferman verdikten sonra: “Akdağ baltalığın, Kızılırmak sulağın, Kale Boynu davar yatağın, Çit-Çimen Yaylası yaylağın olsun’ demişti”.

Başka bir rivayet ise şöyledir: “İlbeyli Aşireti, kuraklık sebebiyle Halep’ten göç ederek sonunda Sivas’a yerleşiyorlar. Buraya yerleştikten sonra beyleri, İstanbul’a padişahın yanına gidiyor. Padişah: ‘Dile benden ne dilersen!’ deyince, Çit Çimeni yaylalık, Akdağ’ı baltalık, Üskülüç’ü de sulak istiyor. Padişah, ‘Peki’ diyerek fermanı yazıp veriyor. İlbeyliler, İlbeyli’den Çit Çimen Yaylasına dört günde giderlermiş. İlbeyli’den Sivas’a varırlarmış, bir konak. Bir de oradan Hafik’e varırlarmış, iki konak. Oradan Zara’ya varırlarmış, üç konak. Zara’dan sonra Çit Çimen Yaylasına varırlarmış, dört konak. Çit Çimen, İmranlı’daymış. Çallı’da beylerden biri otururmuş, hatta fermanın biri de Çallı’daymış.” (Kadir Pürlü, Sivas’ta İlbeyli Türkmenleri, c.1, s.63-66)

Çit Yaylasının, İlbeyli Türkmen Aşiretinin yaylağı olması rivayeti doğrudur. Osmanlı Arşivinde bulunan Şikayet Defterlerinde bu konudaki bir hüküm şöyledir: “…… Şehsüvaroğlu Seyyid Osman gelip, İlbeyli Türkmanı taifesi kadimi kışlakları olan Üskülüç kışlağına kışlayıp ve Akdağ ve Yıldız Yaylağı demekle maruf yaylakiyyeden yaylayı gelmişler iken; hâlâ kadimi yaylak ve kışlakların terk ve muma ileyh Seyyid Osman’ın ber-vech-i malikane berat-ı şerifimle mutasarrıf olduğu Erzurum sancağında Kuruçay nahiyesinde Çit nam mevzii için, “Bizim yaylamızdır” deyü iddia ve tegallüben varıp, çıkıp, yaylayıp hilaf-ı şer’ ve kadime mugayir vaz’ ve teaddilerinden meni…” (10 Aralık 1709)

1709 yılındaki bu belge ile İlbeyli Aşireti’nin kendi yaylakları olan Akdağ ve Yıldız Yaylağını terk ederek Çit Yaylasını yaylak olarak kullandıkları, Şehsüvaroğlu Osman’ın Çit Yaylasının padişah beratıyla sahibi olduğu, bu sebepten İlbeyli Aşireti’nin gitmesine dair şikayet ettiğini ve şikayetinin kabul edildiğini anlıyoruz. İstanbul’dan gelen bu emir ile İlbeyli Aşireti’nin, Çit Yaylasını terk ettiği anlaşılmaktadır. Yaylak olarak kullanılan bu bölgede yeni yerleşmeler başlayacaktır. Özellikle Koçgiri Aşireti, İlbeyli Aşireti’nin yaylalarına köyler kurarak onların yerlerini dolduracaktır.

Köyün kurucusu ve en eski ailesi olarak kabul edilen Aslan ailesinin, kendi ifadelerinde; “Elbeyli köylerinden olan Sivas’ın bugünkü Durdulu köyünden geldikleri, Çukuryurt köyünü önceleri yayla olarak kullandıkları, daha sonra Kara Kişi diye bilinen İbrahim bey’in köyü kurduğu” bilgileri yukarıda yazılanlarla uyuşmaktadır. Rivayetlerle belgeleri birleştirdiğimiz de; Çit Yaylasını yaylak olarak kullanan İlbeyli Türkmen Aşireti’nin bir ferdi olan İbrahim bey(Kara Kişi)’nin, buralara yazın yaylak için aşireti ile geldiği, Şehsüvaroğlu Osman Bey’in 1709 yılında aşiretin yaylamasını yasaklatmasından sonra Çukuryurt köyünün olduğu yere ev kurarak yerleştiğini söyleyebiliriz. Yaylanın ve arazinin bomboş olması, başkalarının da buraya gelip yerleşmelerini sağlamıştır. Zamanla diğer ailelerin gelmesiyle Çukuryurt, bir köy haline gelmiştir. Mesela Bekir Şıhoğulları Refık köyünden gelirken, Göçgiller Zara’nın Devekse köyünden gelerek Düricin ve Çukuryurt’a yerleşmişlerdir.

Çukuryurt’a yerleşenler sadece Türkler değildi. Ermeniler de gelmişlerdi. Ezbider’den yani bugünkü Akıncılar ilçesi topraklarından gelen Ermeniler, Bohçasu’ya yerleşmişlerdi. Eski kayıtlarda Ermenilerin gözükmemesi, onların da sonradan geldiklerini göstermektedir.

Çukuryurt köyü, Lala Sinan Paşa Vakfı arazisi üzerinde olduğundan bu vakfa bağlanmıştı. Çukuryurt ile birlikte Yeniköy, Mağara, Karapınar, Kevanlık, Ağzıkebir, Gökdere ve Kuz mezrası Lala Sinan Paşa Vakfı’na bağlı köylerdi. Çukuryurt ile Yeniköy, aynı zamanda Şehsüvaroğullarının uhdesinde yani sorumluluğundaydı. Şehsüvaroğullarından dolayı Çukuryurt ve Yeniköy, o zamanlar Kuruçay’a yani bugünkü Erzincan’ın İliç kazasına bağlıydı.

II. Mahmud zamanında yapılan idari değişiklikler ile bazı aşiretlere kaza statüsü verilmişti. Bunlardan birisi de Koçgirli Aşireti Kazasıdır. Bu kaza, Koçgirli Aşireti ile bu aşirete bağlı diğer aşiretlere mensup kişilerin bulundukları köyleri içine almaktaydı. Sivas eyaletine bağlı olmakla beraber belli bir sınırı olmayıp üç kaza üzerine dağılmıştı. Bunlar Sivasili kazası yani bugünkü Zara, Kuruçay ve Karahisar-ı Şarki yani bugünkü Şebinkarahisar kazalarıydı.

1834 tarihli Koçgirli Aşireti Kazasına ait bilgilere göre Çukuryurt köyü, Kuruçay kazası sınırları içindeydi ve köyde Türkler, Ermeniler ile birlikte yaşamaktaydılar. Bozcasulu’da oturan Türkler, 16 hane olup 49 erkek nüfusa sahipti. Kadın nüfusun, erkek nüfus kadar olduğunu düşünür isek köyün İslam nüfusu yaklaşık 100 kişi kadardı.

O tarihte, köyde yaşayan Ermenilere gelince, 3 hane olup 9 erkek nüfusa sahiptiler. Kadınları da saydığımız zaman Ermeni nüfus 20’ye dayanır. Ermeniler Ezbider’lidir. Yani bugünkü Akıncılar ilçesinden gelmişlerdi. Böylece 1834 yılında köyde yaşayan Müslüman ve Ermeni nüfus yaklaşık 120 kişiye dayanırken hane sayısı toplam 19’du.

1834 yılındaki bu sayımdan sonra, 1837 yılında Koçgiri Aşireti Kazasında bir sayım daha yapılmıştır. İki sayım arası, 3 yıl olmasına rağmen kayıtların defterlere geç geçirilmesinden dolayı, gerçekte yaklaşık 5-6 yıldır. Geçen bu zaman içinde Çukuryurt köyünde muhtarlık teşkilatı kurulmuş olup ilk muhtar Yörükoğlu Osman’dır. İmam ise, Bekirşıh ailesinden Molla Abdurrahman’ın babası Molla Yusuf’tur ve o tarihte 35 yaşındadır. Abdurrahman, Kılıçarslan’ların dedeleri olup bu tarihte henüz 16 yaşındadır. Molla Abdurrahman’ın, ileride doğacak olan oğlunun ismi de Molla Yusuf’tur. Köy, Lala Sinan Paşa vakfına ait olup, Şehsüvaroğlu Salih Bey’in de üzerindedir. Çukuryurt, bu yıllardı her ne kadar Koçgiri Aşireti Kazası içinde yazılsa da aslında Kuruçay’a bağlı bir köydür.

1837 yılında köyün Müslüman hane sayısı 16’dan 15'e düşerken, Müslüman erkek nüfus da 49’dan 41’i inmiştir. Kadın nüfusun da erkek nüfus kadar olduğunu kabul edersek, köyün Müslüman nüfusu yaklaşık 82’dir. 1834'te ise toplam Müslüman nüfus 100’e yaklaşmaktaydı.

Çukuryurt köyündeki Müslüman nüfus azalırken 1837 yılında, Ermeni nüfus ve hane sayısının arttığını görürüz. 1834'te 9 olan Ermeni erkek nüfus 25’e çıkmıştır. Hane sayısı da 3 iken 6 olmuştur. Kadınları da saydığımız zaman 1837 yılında, toplam Ermeni nüfus 50 civarındadır. 1834'te ise bu rakam 20’dir. Ermeni nüfus artışını, yeni doğanlar yanında, yeni Ermeni hanelerinin katılması da etkilemiştir. Ermeni hane sayısındaki iki katlık artış, köye yeni ailelerin gelişine veya ilk sayımda yazılmayıp, ikinci sayımda tespit edilen hanelerin ortaya çıkarılmasına bağlanabilir. Ermeniler de Bozcasulu’da ikamet etmekteydiler.

Bu yıllarda Çukuryurt köy nüfusuna kayıtlı olup, İstanbul’da çalışmakta olan 5 Ermeni daha vardı. Bu Ermeniler de Koçgirli Aşiretinin reayası olarak gözükmekteydiler.

Çukuryurt köyüne 1841 ve 1845 yıllarında üç yabancı Müslüman aile daha göçmüştür. Bu ailelerden biri Kuruçay’dan iken diğerleri, Koçgiri ve Güllü aşiretlerindendi. Köyün yerli ailesi olmayıp yabancı aileleri olarak yazılan bu hanelerin, köye yerleşmedikleri daha sonra köyü terk ettikleri anlaşılıyor.

1846 yılına gelindiğinde Çukuryurt köyü, Maden-i Hümâyûn eyaleti yani Harput’un Kuruçay kazasına bağlı bir köy olarak gözükmektedir. Köyde, 14’ü yerli 3’ü de yabancı olmak üzere toplam 17 Müslüman hanesine karşılık, 4 hane de Ermeni vardı. Müslüman erkek nüfus artarak 52’si yerli, 11’i de yabancı olmak üzere 63’e çıkmıştı. Kadınları da bu rakamda kabul ettiğimizde, toplam Müslüman nüfus 124’e ulaşmış olur. Ermeniler, çok az bir nüfus artışı ile 26 erkek ve 26 kadın ile 52 kişi civarındadır. Köydeki Türk ve Ermeni toplam nüfus 176’ya ulaşmaktadır.

Zara’nın Koçgiri kazası olmasından sonra, daha önce Kuruçay’a bağlı olan Çukuryurt köyü, bazı köylerle birlikte Sivas’a bağlanmıştı. Bu sıralarda Rusya, Ermenilere kucak açıp onlar için cazip bir yer haline gelmişti. Özellikle Sivas ve çevresindeki birçok Ermeni köyü Rusya’ya göçüyordu. Koçgiri aşiretinin baskısından iyice bunalan Çukuryurt köyündeki Ermeniler de, köyü terk ederek ya İstanbul’a veya Rusya’ya göçmüş olmalıydılar. Çünkü 1870’li yıllara gelindiğinde Çukuryurt’ta hiçbir Ermeni kalmamıştı.

1870’li yıllarda Çukuryurt köyü, Sivas sancağının Koçgiri kazasına tabi Çit nahiyesine bağlıydı. Köyde, 55’i erkek, 55’i kadın olmak üzere toplam 110 Müslüman nüfus vardı. Ermeniler, artık yoktu.

93 Harbi olarak bilinen 1878-79 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu Rumeli ile Kafkaslardan Anadolu’ya büyük bir göç başlamıştı. Göçler sonucu yeni köyler kuruluyordu. İmranlı ilçesini kuran muhacirler de, Erzurum tarafından gelmişlerdi.

Anadolu coğrafyasının değiştiği bu yıllarda, 1880 tarihinde Koçgiri kazasında yeniden bir idari düzenlemeye gidilmiş ve 5 olan nahiye sayısı 17’ye çıkarılmıştı. Çukuryurt köyü de, 40 dakika uzaklıktaki yeni kurulan Düricin nahiyesine bağlanmıştı. 28 hane olan köyde, 111 erkek ve 111 kadın nüfus bulunmaktaydı. Toplam nüfus 222 idi. Nüfusun bir anda iki katına çıkmasını, ya bu devrede köye göçün çok olduğuna veya önceki sayımın eski ve eksik olmasına bağlayabiliriz.

1911 senesi Koçgiri kazası nüfus sayımında Çukuryurt köyünde 105 erkek, 108 kadın nüfus vardır. Toplam nüfus 213’e inmiştir. Bu rakamlar 1880 sayımının doğruluğunu da göstermektedir.

1914 yılı Birinci Dünya Savaşının başladığı yıldır. Ağustos ayında seferberlik ilan edildiğinde 40 yaşına kadar olan erkekler askere alınmaya başlamıştı. Çukuryurt köyü de bundan nasibini almıştı. Aralık ayındaki Sarıkamış felaketinden sonra, 1915 Martında Çanakkale cephesi açılmıştı. Molla Yusuf’un oğlu Kara Mehmed, Çanakkale’ye ihtiyat askeri olarak gitmişti. Savaşın en yoğun anında Ermeni çeteleri boş durmuyor, Türk askerini arkadan vuruyordu. Bunun üzerine Osmanlı hükümeti, 1915 Nisan’ında Ermenilerin Suriye tarafına gönderilmesi yani Ermeni Tehciri kararını almıştı. Anadolu’daki bütün Ermeniler kafileler halinde göçe başlamıştı. Çukuryurt köyündeki Ermeniler, yıllar önce köyü terk ettikleri için köyde sürgün hadisesi olmamıştı. 1915 Ağustos’unda yapılan nüfus kontrolünde Çukuryurt köyü, 43 hane olup, 105’i erkek, 108’i kadın olmak üzere toplam 213 nüfus yazılmıştı. Bu rakamlar, 1911 yılında verilen rakamların aynısı idi. 1915 yılında yeni bir nüfus sayımı yapılmamış, eski kayıtlar yazılmıştı. Halbuki yetişkin erkeklerin tamamına yakını askere alınmıştı. Bu tarihte erkek nüfus 105’in çok altındaydı.

1916 yılına girildiğinde doğudan Ruslar harekete geçmişti. Türk ordusunun yiyecek ve mühimmat ikmali için kurulan Zara-Ümraniye-Altköy-Refahiye hattındaki köylerde Türk kadınları, kağnılarla erzak taşımışlardı. Rus saldırıları kurulan cephelere rağmen önlenemiyordu. Erzincan’ı işgal ederek Refahiye yakınlarındaki Çardaklı Boğazına kadar gelmişlerdi. Bu sırada Rusya’da çıkan ihtilal ile çarlık yıkılmış ve Rus ordusu kargaşa içine düşmüş, kendi aralarında çatışmalar başlamıştı. Böylece Rus askerleri, Çardaklı Boğazından ileriye geçememişlerdi. Rus ordusunun durması ile Sivas vilayeti büyük bir işgalden kurtulmuştu.

1918 yılı Ekimi’nde yapılan Mondros Ateşkes Anlaşması ile savaş bitmişti. İstanbul ve yurdumuzun bazı yerleri işgal edilmeye başlanmıştı. Anadolu’da Kurtuluş Savaşı başlamış, Ankara’da millî bir hükümet kurulmuştu. Yunanla savaşıldığı esnada yurdun çeşitli yerlerinde iç isyanlar çıkıyordu. Bunlardan birisi de İmranlı ve civarında çıkan Koçgiri İsyanı idi.

1920 yazında çete faaliyetleri ile başlayan olaylar, isyana dönüşmüş ve 6 Mart 1921 günü isyancılar, İmranlı’yı ele geçirmiş ve çatışma sırasında 6.Alay Komutanı Halis Bey’i de şehit etmişlerdi (Bu acı olaydan sonra doğan Kaya Kılıçarslan’ın babasına, Halis ismi verilmiştir). İsyancılar, İmranlı ve çevre köyleri yağmalamışlardı. Ankara hükümeti, Topal Osman ile Merkez Ordusunu isyanı bastırmakla görevlendirdi. 45 gün sonra 19 Nisan 1921’de İmranlı, isyancılardan geri alındı ve Haziran ayının ortasında da isyan tamamen bastırıldı.

Cumhuriyetin ilanı ile kurulan Türkiye Cumhuriyetinde 1927 yılında ilk nüfus sayımı yapılmıştı. İkinci sayım ise 1935 yılında olmuştu. Bu nüfus sayımına göre Çukuryurt köyünde toplam 301 kişi yaşamaktaydı. Bunların 137’si erkek, 164’ü kadındı.

On yıl sonra İkinci Dünya Savaşının bittiği 1945 yılında yapılan nüfus sayımında 175’i erkek, 202’si kadın olmak üzere köyün toplam nüfusu 377’ye çıkmıştı.

1955 yılına gelindiğinde Çukuryurt’un nüfusu bazı köylere göre daha fazla artmıştı. Köyün toplam nüfusu 443’e yükselirken, bunun 199’u erkek, 243’ü kadındı. Kadın nüfusunun çokluğunu, erkeklerin büyük şehirlere çalışmak için gurbete gitmesi etkilemiştir. Eklenti Çukuryurt

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

TÜRKMEN kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Sivas iline 109 km, İmranlı ilçesine 6 km uzaklıktadır.Batısında İmranlı ve Durucan doğusunda Piredede ve Karaçayır,güneyinde Boğazören ve Yeniköy ,kuzeyinde Kızılırmak bulunur.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün iklimi, karasal iklim etki alanı içerisindedir.

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 85
2000 87
1997 121

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyde ilköğretim okulu var ancak göç nedenin den dolayı öğrenci olmadığı için kapalı içme suyu şebekesi, kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

www.cukuryurtkoyu.com