Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (İngilizce: Environmental, Social, and Corporate Governance) veya güncel kısaltmasıyla ESG, bir yatırımın performansı üzerinde önemli etkileri bulunabilecek çevresel, sosyal ve yönetişimsel uygulamaları ifade eder. ESG uygulaması, geleneksel finansal analizin yanı sıra finansal olmayan potansiyel risk ve fırsatları da inceleyerek yatırımcılara daha kapsamlı bir analiz yapma imkânı sunan bir uygulamadır.

ESG odaklı yatırımlarda sosyal etki yaratma bilinci vardır. Klasik yatırım anlayışının aksine paranın nasıl bir şirkete yatırıldığı, o şirketin çalışanlarına nasıl bir çalışma ortamı sunduğu, müşterilerine adil davranıp davranmadığı, yaptığı üretimin çevreye etkisi nedir gibi sorular ön plandadır. Ancak yine de her yatırımda olduğu gibi ESG yatırımcılığında da nihai amaç yapılan yatırımla her alanda en iyi finansal performansı elde etmektir.[1]

ESG kavramıyla birlikte sosyal sorumlu yatırımcılık ve etki yatırımcılığı gibi kavramlar da doğmuştur. Her iki yatırımcılık anlayışı da ESG kriterlerini önceler ve buna göre bir yatırım kararı verilmesini sağlar. Ayrıldıkları nokta ise, sosyal sorumlu yatırımcılığın, riskli alanlardan daha uzak durması veya kâr maksimizasyonu ile ilgilenmesiyken, etki yatırımcılığında daha fazla riskin kabul edilebilir olması ve hatta kâr beklentisinin bile az olmasıdır. Etki yatırımcıları, kâr edememe pahasına ESG'ye önem veren şirketlere yatırım yapmaktan çekinmez.[2] Öte yandan ESG'ye duyulan ilginin sonucunda sürdürülebilirlik yatırım araçları, sorumlu yatırım fonları, sürdürülebilirlik endeksleri gibi uygulamaların sayısı gün geçtikte artmaktadır.[3]

20 yıldan kısa bir sürede, ESG kavramı Birleşmiş Milletler tarafından başlatılan kurumsal bir sosyal sorumluluk girişiminden, 30 Trilyon ABD dolarından fazla finansal varlığı temsil eden küresel bir fenomene dönüştü.[4]

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde yaygınlaşan ESG, yeni bir kavram veya strateji olmasa da tarihte bir anda doğmamış, 20. Yüzyıl boyunca iş dünyasındaki eylemlerle, çeşitli protesto veya boykotlarla gelişerek bugünkünü anlamına kavuşmuştur. ESG'nin erken dönem kökenleri, 18. yüzyılda ABD'deki Protestanlığa bağlı bir mezhep olan Metodizm'e inanan insanlara kadar götürülebilir. Metodistler köle ticaretine, kaçakçılığa ve lüks tüketime karşı çıkıyorlar ve içki, tütün üreten veya kumara izin veren şirketleri boykot ediyorlardı. Ancak o çağda ABD ekonomisi köle gücüne dayandığı için Metodistlerin hareketi başarılı olamadı.[5]

20. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

1955'te başlayan ve yıllar süren Vietnam Savaşı boyunca ABD'de üniversite bağışlarının savunma sanayisine aktarılmasına karşı protestolar düzenlenmesiyle etki yatırımı kavramı popüler hâle geldi. Bu olay etki yatırımcılığının toplumsal sorunları değiştirmede bir araç olabileceğinin göstergesi oldu.

1950'ler ve 1960'larda ise Amerikan Elektrik ve Maden İşçileri Sendikaları, emeklilik fonlarını uygun fiyatlı konut ve sağlık tesislerine yatırmaya başladı.

1972'de gazeteci Milton Moskowitz, ilk kez 'sosyal sorumlu' şirketlerin hisselerini listeledi.[6]

1979'da Pensilvanya'da meydana gelen Three Mile Adası nükleer felaketinin yankıları, halkın çevre ve iklim değişikliği konusundaki endişelerini arttırdı. Bu kaza 1984'te ABD Sürdürülebilir Yatırım Forumu gibi sivil toplum kuruluşlarının kurulmasını sağlamıştır.

1970'lerde, Güney Afrika'daki apartheid rejiminin dünya çapında topladığı tepki, etik kaygılar ile oradaki yatırımların geri çekilmesine yol açtı. Abd'de General Motors'un yönetim kurulu üyesi olan Rahip Leon Sullivan,rejime yönelik artan yaptırım çağrısına yanıt olarak, 1971 yılında Güney Afrika ile iş yapmak için bir Davranış Kuralları çıkardı. [alıntı gerekli] Sullivan İlkeleri olarak bilinen şey büyük ilgi gördü ve hükümet tarafından Sullivan Yasası'na aykırı olarak Güney Afrika şirketlerine kaç ABD şirketinin yatırım yaptığını incelemek için çeşitli raporlar görevlendirildi. Raporların sonuçları, ABD'nin birçok Güney Afrikalı şirketten kitlesel olarak etkilenmesine yol açtı. İş dünyası tarafından Güney Afrika rejimine uygulanan baskı, apartheid sisteminin terk edilmesi için artan ivmeye büyük ağırlık kattı. Artan boykot çağrıları üzerine General Motors yönetim kurulu üyesi olan ve aynı zamanda din adamı olan Leon Sullivan, Sullivan Prensipleri adıyla anılan bir beyanname yayınladı. Güney Afrika'da iş yapan Amerikan şirketlerine, oradaki çalışanlarına ABD'deki çalışanlarına davrandıkları gibi davranılmasını tavsiye etti. Bunun ardından pek çok yatırımcının, bu konuda hassas olmayan Güney Afrika'daki şirketlere yaptıkları yatırımları geri çektiği gözlemlendi.[7] Yine 1985'lerde Columbia Üniversitesi öğrencileri, üniversitenin ilişkiler kurduğu Güney Amerika'da faliyet gösteren şirketlerle bağını koparması için protestolar düzenledi.[8] Bu ve benzeri protestolar meyvesini verdi ve Nelson Mandela 1990'da hapisten çıkıncaya değin Güney Afrika'dan yabancı sermaye çıkışı gerçekleşti.

1960'lar ve 1970'ler boyunca neoliberal iktisatçı Milton Friedman, sosyal sorumluluğun bir firmanın finansal performansını olumsuz yönde etkileyeceğini ve hükümetin piyasaya müdahalesinin makro ekonomiye her zaman zarar vereceğini savundu. Ancak 20. yüzyılın sonlarına doğru aksi bir teori zemin kazanmaya başladı; 1988'de James S. Coleman Amerikan Sosyoloji Dergisi'nde yayınladığı bir makalede ekonomide kâr odaklı 'çıkar' kavramına meydan okudu ve sosyal sermaye kavramını tanımladı.

21. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Etki yatırımına yönelik kurumsal destek, 2006'da Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan Sorumlu Yatırım İlkeleri'nin, 2012'de yayınlanan Küresel Sürdürülebilir Yatırım İncelemesi'nin ve 2013'te İngiltere Başbakanı David Cameron'un etki yatırımı üzerine bir konferansta yaptığı konuşmayla artmıştır.[9]

Bir terim olarak ESG, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında Haziran 2004'te yayınlanan bir raporda kavramsallaştırılmıştır.[10] Bundan önce Sosyal Sorumlu Yatırım (SRI) en popüler etki yatırım yöntemiydi. ESG ve SRI benzer yatırım biçimleridir, ancak SRI, belirli etik yönergelere göre yatırımları aktif olarak ortadan kaldırarak veya seçerek ESG'den bir adım daha ileri gider. Örneğin, bir SRI fonu ateşli silah endüstrisinde yer alan tüm şirketleri hariç tutabilirken, bir ESG fonu her bir ateşli silah şirketini değerlendirir ve ardından en sürdürülebilir olanlara yatırım yapmayı düşünür. Bu nedenle, ESG yatırımı, SRI yatırımı kadar sert veya ayrıcalıklı değildir.

2011'de Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu oluşturuldu. Kaliforniya, Washington ve New York Eyalet hükümetleri, sigorta şirketlerinin iklim değişikliği risklerini açıklamasını şart koşmaya başladı.

2016'da BM'ye üye tüm ülkeler tarafından Paris İklim Anlaşması imzalandı. Ardından pek çok Amerikan emeklilik fonu, ESG yatırımlarına başlayacaklarını açıkladı.

2019'da ABD sürdürülebilir fonlarına akış, 20 milyar doları aştı. ABD'de aktif olarak yönetilen yaklaşık 500 fon, izahnamelerine ESG kriterlerini ekledi.

Çevresel Meseleler[değiştir | kaynağı değiştir]

İklim Krizi[değiştir | kaynağı değiştir]

İklim değişikliği ve küresel ısınma tehdidi, yatırımcıları sürdürülebilirlik konusunda daha bilinçli olmaya bu alandaki şirketlere yatırım yapmaya yöneltmektedir. Karbon bazlı gazlar ve sera gazlarının olabildiğince az salınması önemlidir. Bu doğrultuda pek çok otomotiv şirketi, sıfır emisyon hedefiyle araçlar üretmek için AR-GE çalışmaları yapmaktadır. Hatta günümüzde Tesla gibi şirketlerin öncülüğünde elektrikli arabalar yaygınlaşmaya başlamıştır. Örneğin, Tesla şirketinin EGS skoru rakiplerine göre daha yüksek olacağı için yatırımcıların da Tesla şirketine ilgi duyması kaçınılmaz olacaktır. İklim değişikliğini durdurma ve küresel ısınmayı Sanayi Devrimi öncesi seviyelere indirme hedefiyle Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılında Paris İklim Anlaşması imzaya açılmıştır.

Çevre kirliliği ise beşeri bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Sanayi kuruluşları ve fabrikalar, özellikle de petrol ve kimya endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin atık yönetmeliklerine uygun davranıp davranmadığı yatırımcılar açısından önemlidir. Örneğin 2010 yılında Meksika Körfezi’nde Deepwater Horizon petrol sızıntısı gerçekleşmiştir. 4 aydan fazla süren sızıntı sonucunda tonlarca petrol okyanusa karışmıştır. Bu çevre kazasının ardından British Petrol 18,7 Milyar Dolar para cezasına çarptırılmıştır. 2016’da yine Birleşmiş Milletler tarafından başlatılan ve 2030’a değin tüm dünyada sürdürülebilir ekonomiye geçmeyi amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, ESG hususlarının uygulanmasındaki önemi ortaya koyan uluslararası çalışmaların başında gelmektedir.

Sosyal Meseleler[değiştir | kaynağı değiştir]

Çeşitlilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Sosyal anlamda çeşitlilik insanların fiziksel, psikolojik, coğrafi, ekonomik, politik anlamda sahip oldukları farklı özellikleri aynı zamanda birikimleri, görüşleri ve deneyimleri ifade eden geniş tanımlı bir kavramdır. Genel anlamda, sosyal çeşitliliğin alanları aşağıdaki başlıklar altında özetlenebilir:

  • Fiziksel çeşitlilik: İsanların ten, saç ve göz rengi, beden tipi ve büyüklüğü, yaşı, engellilik durumu gibi fiziksel görünümlerini kapsamaktadır.
  • Nöroçeşitlilik: İnsan beyninin genellikle öğrenme, algılama ,ifade ve sosyal iletişim gibi fonksiyonlarındaki düşünce sistemlerinin ve davranışlarının çeşitliliği ifade etmektedir. Genel anlamda otizm spektrumunda bulunan kişilerin, ADHD, Disleksi ya da Dispraksiye sahip bireylerin durumunu ifade eder, fakat bununla da sınırlı değildir.[11]
  • Cinsel kimlik ve yönelim çeşitliliği: Cinsiyet kimliği biyolojik ya da fiziksel özelliklerden bağımsız olarak kişinin psikolojik ve sosyal anlamda kendini ait hissettiği kimlik türüdür. Cinsel yönelim ise kişinin hangi cinse karşı romantik ve cinsel çekim duyduğuyla ilişkilidir.[12] ESG açısından bir şirketin, çalışanları arasında farklı cinsel kimliğe sahip olanlara ayrıcalık veya ayrımcılık yapıp yapmadığı önem konusudur.
  • Medenî durum: Bireylerin yasal çerçevede bekar, evli, dul, boşanmış, ayrılmış veya medeni birliktelik durumunda olup olmadığını ifade etmektedir.
  • İnanç ve dünya görüşü: İnanç, kişinin herhangi bir inanç sistemine, dine veya düşünceye olan bağlılığını ifade etmektedir. Dünya görüşü ise bir kişinin sahip olduğu değerler aracılığı ile yaşamı algılama ve anlamlandırma biçimidir.

Ürün ve servislerde çeşitlilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Maddi veya dijital herhangi bir ürünün ya da servisin olabildiğince çok insanın erişebileceği şekilde tasarlanması ‘kapsayıcı tasarım’ olarak tanımlanmaktadır. Kapsayıcı tasarım çeşitliliğin hemen her alanında var olan tüketicilerin ve müşterilerin farklı ihtiyaçlarına, becerilerine, tercihlerine ve beğenilerine cevap vermeyi gerektirmektedir. Bu anlamda benzer bir kavram ise “evrensel tasarımdır”. Evrensel tasarım ürünlerin veya hizmetlerin olabildiğince fazla insan tarafından kullanmasını hedeflerken kapsayıcı tasarım bunların çeşitliliğe özel bir şekilde tasarlanmasını amaçlamaktadır.[13][14]

Pazarlama sürecinde çeşitlilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Çeşitli ülkelerdeki arama verilerini derleyen Google raporuna göre markalar için bireysel ihtiyaçlara, deneyimlere ve perspektiflere olan ilginin öneminin arttığı belirtilmektedir .Bunun yanında tüketicilerin kişisel ihtiyaçlarına özel ürün ve hizmetleri tercih ettiği not edilmektedir. Örneğin, beden olumlamasına dair Google aramalarının (raporun yayımlandığı tarihin bir önceki yılına göre) %35 (Filipinler), ruhsal sağlığa dair aramaların %40 (Filipinler, Hindistan ve Singapur) , toplumsal cinsiyet eşitliğine dair aramaların %25 (Endonezya), engelli bireyleri işe almaya dair aramaların %2200 (Avustralya) oranında arttığı belirtilmektedir). Bu anlamda, çeşitliliğin ve temsiliyetin pazarlama stratejileri ve marka oluşumu kapsamına alınmasının önem kazandığı not edilmektedir.[15]

İşyerinde çeşitlilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Çeşitli kimliklere, perspektiflere ve özelliklere sahip kişilerin takımlara ve yönetim kuruluna dahil edilmelerinin şirketin kârlılığını artırdığı, yenilikçilik ,yaratıcılık ,problem çözme, yönetişim kapasitesini ve şirket kültürünü güçlendirdiği gözlemlenmektedir. Boston Consulting Group tarafından yapılan bir araştırmada daha çeşitli yönetim takımlarına sahip şirketlerin rakiplerine göre %19 fazla kâr ettiği belirtilmektedir.[16] Aynı zamanda, Mckinsey tarafından yapılan bir araştırmada çeşitliliği kurumsal yapılarına dahil etmekte geride kalan şirketlere uygulanan yaptırımların büyüdüğü ve çeşitliliği kurumsal yapılarına dahil eden üst kademe şirketlerin finansal anlamda rakiplerinin önüne geçme olasılığının arttığı tespit edilmiştir.[17]

İşyerinde çeşitliliğin tanınması ve desteklenmesi yalnızca işe alım veya çeşitli pozisyonlara yerleştirmeyle sınırlı değildir. Bunun yanında işyerinde çeşitliliği destekleyecek güvenli psikolojik ve fiziksel ortamların yaratılması ve sürdürülmesi gerektiği not edilmektedir.

İnsan hak ve özgürlükleri[değiştir | kaynağı değiştir]

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne göre, herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya başka herhangi bir fikir, milli veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya başka herhangi bir statü farkı gözetmeksizin yararlanabileceği haklar ve özgürlükler vardır. En yaygın ve temel haklar arasında ifade özgürlüğü, İnanç özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğü, mülkiyet hakkı, Kamusal hizmetlere eşit erişim hakkı gibi hak ve özgürlükler sayılabilir. Bu hak ve özgürlüklerin dünya çapında korunması ve uygulanması için İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi gibi kurum ve sözleşmeler oluşturulmuştur.

İnsan haklarının yanı sıra, Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından iş hayatında ve finans ekosisteminde de hak ve özgürlükler tanımlanmıştır. Bunlar arasında sendikalaşma özgürlüğü, zorla çalıştırmanın yasaklanması, çocuk işçiliğine son verilmesi, istihdamda ve meslekte ayrımcılığın ortadan kaldırılması gibi hak, özgürlük ve ilkeler sayılabilir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda şirketler ve yatırımcılar için Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının insan hakları temelinde şekillendiği ve pek çok hedefin insan hakları çerçevesinde yer alan koşulları yansıttığı belirtilmektedir (OHCHR, 2015). Yine BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan Şirketler için Yol Gösterici İlkeler adlı raporda tüm şirketlerin faaliyet yürüttüğü tüm bölgelerde insan haklarına saygı göstermesi, insan haklarını ihlal edebilecek faaliyetlerde bulunmaması ve ilgili oldukları alanlarda yaşanan insan hakkı ihlallerini ortadan kaldırması bir sorumluluk olarak ifade edilmektedir (OHCHR, 2011). Bu anlamda raporda her sektörden, türden ve büyüklükten şirketin uygun politikalara, süreçlere, tespit ve denetleme mekanizmalarına sahip olması gerekliliğinin altı çizilmektedir.[18]

Öte yandan Sorumlu Finans İlkeler, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans İnisiyatifi (UNEP FI) ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeleri Sözleşmesi işbirliğinde hazırlanan raporda tüm kurumsal yatırımcıların ve şirketlerin insan haklarına karşı sorumlu olduğu belirtilmektedir. Ayrıca,insan hakları çerçevesindeki koşulları sağlayan şirket ve yatırımcıların ESG kriterlerine dair sorunları daha verimli bir şekilde çözüme kavuşturduğu not edilmektedir.

Öte yandan 5 sektörden 230 şirket üzerinde yapılan araştırmaya göre geçen yıllara kıyasla insan haklarını destekleme anlamında ilerleme sağlanmış olsa da çoğu şirketin insan hakları çerçevesini ciddiye alma konusunda gereken özeni ve motivasyonu göstermediği aynı zamanda verilen sözler ve elde edilen sonuçlar arasındaki ayrımlar not edilmektedir.[19]

Tüketici hakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Tüketici, bir ihtiyacı tatmin etmek için herhangi bir mal ve hizmeti belirli bir bedel karşılığında satın alarak kullanan kişidir. Günümüzde internet ortamında yapılan alış­veriş sonrasında e-­tüketim ve e-­tüketici kavramları ortaya çıkmıştır. Tüketici bilinci, iyi bir tüketicinin bilmesi ve uyması gereken kuralları ve ortamı oluşturması olarak; bir mal veya hizmeti satın almada temel ihtiyacı ön planda tutmak, satın alınan ürünlerin kaliteli, güvenli, ucuz ve sağlıklı olması için araştırma yapma, tüketici haklarını bilme ve savunma, reklamların etkisinde kalmayarak ve israfa meydan vermeden şuurlu hareket etmektir. Tüketici hakları konusundaki ilk modern yasa çalışmaları Uluslararası Tüketici Birlikleri Organizasyonu önerisiyle Birleşmiş Milletler 1985'te başlattığı Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesi ile başlamıştır. Bu beyannamenin ardından pek çok devlet tüketici haklarını anayasalarına sokmuştur, Tüketici Hakem Heyeti gibi anlaşmazlıkları çözen kurumlar kurmuşlardır.

Hayvan hakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesi, gıda pazarı için yetiştirilen besi ve kümes hayvanlarının koşulları ile ilgili endişeler, günümzde önemli bir yer tutmaktadır. analiz edilen şirket veya endüstri hakkında kapsamlı bir anlayış arayan yatırımcılar için büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda örneğin tıp ve ilaç araştırmaları dışında hayvan deneyleri yapan şirketlere yatırım yapılıp yapılmaması ESG'nin tartışma konusu olmuştur. Türkiye yasal çerçevede hayvan hakları konusunda yeterince güçlü kanunlara sahip değildir ve bu kanunlar yeni yeni ağırlık kazanmaktadır. 2004 tarihli ve 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu bu alandaki ilk kanundur.[20] Bu kanunun ardından çeşitli yönetmelikler çıkarılmış ve AB mevzuatı ile uyumlu hâle getirilmiştir.[21]

Kurumsal yönetişim meseleleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Yönetim yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]

Yönetim, genel anlamıyla bir tüzel kişiliğin hiyerarşisinin düzenlenmiş halidir. Neredeyse tüm organizasyonlara uygulanan bu hiyerarşi, organizasyondan organizasyona şeklen farklılık gösterirken ilgili olduğu organizasyonun yetkilerini, sınırlarını, görev dağılımlarını belirler. Genel olarak yönetim kurulu, orta ve alt yönetimler olarak belirlenen yönetim yapılarındaki hiyerarşi; söz konusu organizasyondaki kişi sayısı ile doğru, kademe ile ters orantıdadır.

Yönetim yapılarının şekil almasında sosyo-kültürel faktörlerin etkisi büyüktür. Bugün etkisini gösteren ancak gelecekte daha fazla belirleyici faktör özelliği taşıyacak bazı gelişmeler olacağı düşünülmektedir. Demografik değişimler, doğal kaynaklar ve çevre, bilim ve teknoloji, küreselleşme, gelecekte çıkması muhtemelen çatışmalar ve olumsuz senaryolar gibi unsurlar işletme yönetimlerinin şekillenmesinde her geçen gün daha fazla etkili olmaktadır.[22]

Kurumsal yönetim, bir şirketin yönetim kurulu, hissedarları, çalışanları gibi bütün paydaşlarının hak ve sorumluluklarının araştırılması ve şeffaf hâle getirilmesi alanını kapsar. Kurumsal yönetim yetkinliği yüksek olan kurumlar yatırımcılar için cazip hale gelir ve bu şirketlerin piyasadan fon alabilmesi daha kolay olur. Öte yandan çalışanlarıyla iyi ilişkiler kuran şirketlerin verimliliği de artar.[23]

Birleşmiş Milletler 2000 yılında BM Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni imzaya açarak insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzluk konularında küresel 10 standart belirlemiştir. Dünya çapında pek çok şirket, sınırsız rekabet kültürü yerine Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim kapsamında ortak bir kurumsal kültür yaratmak için bu ilkelerin imzacısı olmuştur. OECD tarafından 2004 yılında Kurumsal Yönetim İlkeleri belirlenmiştir. Bu ilkeler;

  • Etkili Bir Kurumsal Yönetim Çerçevesinin Temelinin Sağlanması
  • Hissedarların Hakları ve Temel Sahiplik Fonksiyonları
  • Hissedarlara Adil Davranma
  • Menfaat Sahiplerinin Kurumsal Yönetimdeki Rolü
  • Açıklama ve Şeffaflık
  • Yönetim Kurulunun Sorumlulukları

olarak belirlenmiştir.[24] Türkiye'de ise Sermaye Piyasası Kurulu 2014 yılında OECD'nin ilkelerini ulusal mevzuata uyarlamıştır ve yayınladığı tebliğe göre, şirketler şeffaf olmak zorundadır ve her türlü gelişmeyi, hissedarlarına bildirmelidir. Bu amaçla kurulan Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden tüm pay sahiplerine bilgi verilmesi zorunlu tutulmuştur. Böylece tüm pay sahipleri eşit muamele görür. Şirket içinde kurulması zorunlu tutulan “Pay Sahipleri ile İlişkiler Birimi” ise pay sahiplerinin haklarını korur ve kullanılmasını kolaylaştırır. Pay sahiplerini etkileyecek düzeydeki bilgiler şirketin internet sitesi aracılığıyla pay sahiplerinin kullanımına sunulur. Ayrıca yine her şirkete internet sitesi kurma zorunluluğu getirilmiştir.[25]

Günümüzde şirketler, yönetim kurulları bünyesinde geleneksel komitelerin yanı sıra ESG ilkelerine göre yeni kurullar veya komiteler oluşturmaya başlamıştır. Örneğin Türkiye'de Akbank'ın çevresel risk komitesi ve inovasyon kurulları gibi iç denetim mekanizmaları [26]veya Garanti BBVA'nın sorumlu bankacılık ve sürdürülebilirlik komitesi gibi komiteleri buna örnek gösterilebilir.[27] Yine geleneksel yönetim anlayışı yerine farklı türde anlayış geliştiren şirketler de bulunmaktadır. Örneğin; WL Gore şirketi, karar ve bilgi aşamaları için çalışanlar arasında direkt temas ve bağlantı imkanı sunan Kafes yapısını bünyesinde uygulamaktadır.[28]

Çalışan İlişkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Çalışan ilişkileri, bir kuruluş ile o kuruluş bünyesinde çalışanları arasındaki ilişkiyi devam ettirme ve bunu daha iyi bir noktaya taşıma amacı gütmektedir.

Bu ilişkinin en önemli unsuru, kültür-organizasyon kesişim noktasında yer alan çözüm odaklı olma gayesidir. Profesyonel hayatta insanların, kuralları daha gerçekçi, adil ve şeffaf bir şekilde koyan politika geliştirmesi ve ilgili süreçlerin planlanması da bu kültürün yaratılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Çalışan ilişkileri, günümüzde münferit olduğu kadar müşterek kurumsal ilişkileri de bünyesine almaktadır.[29] ESG açısından çalışan ilişkileri ise, yönetici maaşının diğer çalışanların maaşlarına göre orantısız olmamasını, çalışanların adil maaşlar alması ve zamanında ödeme yapılması, eşit işe eşit ücret ve cinsiyetler arası maaş farkı olmaması gibi hususları inceler. Türkiye'de tazminatın tarihçesi 1936 tarihinde çıkan İş Kanununa kadar gitse de güncel kanun, 2003 yılında çıkan 4857 sayılı İş Kanunu'dur. Bu kanun ile çalışanların tazminat hakları dünya standartlarıyla uyumlu olacak şekilde düzenlenmiştir.[30] Buna göre kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı olmak üzere iki tür tazminat hakkı vardır. Kıdem tazminatı, bir çalışan kanunda öngörülen durumlara göre işten çıkarıldıysa, çalıştığı süreye göre aldığı tazminattır. İhbar tazminatı ise bir iş sözleşmesini feshetmeden önce, belli bildirim süresi içinde bildirim yapmayan tarafın ödemek zorunda olduğu tazminattır.[31]

Sorumlu yatırımlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Yatırım stratejileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sürdürülebilir finans, finans sektöründe yatırım kararları alınırken ESG hususlarının dikkate alınmasını ifade eder. Sürdürülebilir yatırım ise bu hususlar dikkate alınarak yapılan ve sonucunda sürdürülebilir ekonomiye geçiş için uzun dönemli aktivite ve projeleri fonlamayı amaçlayan yatırım türüdür.[32]

Avrupa Komisyonu, 2018'de başlattığı sürdürülebilir ekonomiye geçişi finanse etme eylem planını, Haziran 2021'de tamamladı ve bu hedefler doğrultusunda 4 temel strateji belirledi[33]:

  • Sürdürülebilir ekonomiye geçiş: Sürdürülebilir ekonomiye geçiş için gereken araçları ve politikaları başlangıç noktası farketmeksizin şirketlerin ve bireylerin planlarını desteklemek ve gerekli altyapıyı oluşturmaları için gereken fonlamayı oluşturmayı hedefler.
  • Kapsayıcılık: Bu süreçte tüm şirketlerin ve bireylerin finansal ihtiyaçlarının karşılanmasını ve gerekli fırsatların oluşturulmasını hedefler.
  • Dayanıklılık: Finans sektörünün yeşil hedeflere ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarına yardımcı olurken aynı zamanda iklim değişikliği gibi çevresel sorunlardan kaynaklanan darbelere karşı ayakta kalmasını hedefler.
  • Küresellik: Küresel sorunlar küresel çözümleri gerektirdiği için, sürdürülebilir ekonominin işleyişi için bireylerin, şirketlerin ve ülkelerin küresel sürdürülebilir ekonomide birlikte çalışmalarını hedefler.

Sorumlu yatırım ilkeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sorumlu yatırım ilkeleri çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ÇSKY) konularının yatırım yapılırken ele alınması ve bu sayede uzun süreçte paydaşlara sağlanan getirinin daha iyi duruma ulaşması açısından yatırımcılara yardımcı olmayı hedefler.

Birleşmiş Milletler, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında sorumlu yatırımcılığın global kriterlerini de tanımlamıştır. Bu kriterler gönüllülük esaslı olup katı kurallar veya yaptırımlar içermemektedir. İlkelerin uygulanması uzun dönemde yatırımcıları daha iyi bir finansal noktaya getirmenin haricinde, kurumsal yatırımcıların hedefleri ile Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın daha yakından ilişkilendirilmesini sağlayacaktır. Sorumlu yatırım ilkeleri 6 maddeden oluşmaktadır. Bu ilkeler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması'nın ortaya koyduğu vizyonla uyumludur.[34]

  • Yatırım politikalarında, ÇSKY konularına yer vermek
  • ESG ile uyumlu bir hissedarlık politikası geliştirmek
  • Yatırım yapılan şirketlerden ESG politikalarını talep etmek
  • Finansal yatırımda bu ilkelerin kabul görme ve uygulanmasını sağlamak
  • İlkelerin uygulanmasında etkinliğimizi artırmak için birlikte çalışmak
  • İlkelerin uygulanması sürecindeki gelişimi ve ESG'nin nasıl pratikte uygulandığını raporlamak

Ekvator prensipleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ekvator prensipleri, bir projenin finansman sağlanması sürecinde sosyal, çevresel risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetilmesi için finans kurumları tarafından oluşturulan risk yönetimi standartlarıdır. “Ekvator” ismiyle anılmasının sebebi kuzey veya yarım küreye bağımlı kalınmaksızın tüm dünya projeleri arasındaki dengenin var olmasıdır.[35]

Ekvator(Equator) prensipleri, Uluslararası Finans Kurumu'nun öncülüğünde başlatılmış ve finans sektöründe sosyal sorumluluk ve çevre riskinin yönetilmesi konusunda emsal olarak kabul edilmiştir. Haziran 2003'te Ekvator prensipleri, 50 milyon dolar ve üzeri bütün projelerin finansmanında uygulanması konusunda 10 uluslararası banka tarafından gönüllü olarak kabul edilmiştir. 2006'da yeniden düzenlenen bu prensipler edilmiş UFK'nin sosyal, çevresel sürdürülebilirlik konusundaki standartları ile uyumlu hale getirilmiştir. Alt limiti 10 Milyon Dolar'a düşürülen Ekvator prensiplerini 2007'ye gelindiğinde dünya çapında 56 banka benimsemiştir.[36] Ekvator prensipleri genel hatlarıyla şu maddelerden oluşur:

  • Projeleri çevresel ve sosyal risklerine göre üç kategoriye ayırma
  • Projelerin çevresel ve sosyal değerlendirilmesi
  • Uygulanabilir sosyal ve çevresel standartlar
  • Değerlendirmedeki bulgulara yönelik eylem planı
  • Riskli projeler için danışma alma
  • Şikayet mekanizması oluşturma
  • Bağımsız uzman ve denetimcilerle çalışma
  • Mevzuata uygun kalma taahhüdü
  • Bağımsız izleme ve raporlama
  • EP deneyimi, uygulanması ve sonuçları hakkında yıllık raporlama

ESG Derecesi ve Derecelendirme Kuruluşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Halka açık şirketler başta olmak üzere, fona ihtiyaç duyan şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişimsel bilgilerine küresel sermaye piyasası her zaman değer vermektedir. İşletmeler için ESG derecelendirmelerinin çeşitli faydaları bulunmaktadır. ESG skoru yüksek olan şirketlerin sosyal sorumluluk çalışmaları, pazarda tanınmasını kolayaştırır ve bu da o şirketin imajını arttırır. Fon sağlayan finans kuruluşları da yatırım araştırması sürecinde ESG puanlarını dikkate almaya başlamıştır. Bu nedenle iyi bir ESG skoru, şirketlerin yatırım çekmesine ve finansman maliyetini düşürülmesine yardımcı olabilmektedir.

Varlık yöneticileri, yatırım bankaları veya bireysel yatırımcılar da şirketlerin ESG skorlarını değerlendirmek, ölçmek veya karşılaştırmak için ESG derecelendirme kuruluşlarının raporlarından yardım almaktadır. Derecelendirme kuruluşlarının her biri, halka açık şirketlerin yaptığı bildirimleri, şirketlerin kendi paylaştığı veri ve raporları, hükümet veri tabanlarını, akademik makaleleri ve medya kaynakları gibi çeşitli ve çok sayıda veriyi toplayarak ESG skorunu ölçmek için kriterler belirlemiştir. Farklı derecelendirme kuruluşları tarafından kullanılan çeşitli ESG derecelendirme yöntemleri bulunur; derecelendirme sistemlerinin bazıları ESG performansına bazıları ise ESG riskine dayalı ölçümler yapmaktadır. Ancak yine de derecelendirme kuruluşları arasında şu anda ortak standartlar mevcut değildir. ESG performansını ölçen ve derecelendiren finansal kuruluşlar şunlardır:

Endişeler[değiştir | kaynağı değiştir]

ESG beyanlarının esas olarak yeşil yıkama ve diğer şirket halkla ilişkiler amaçlarına hizmet ederken, çevreyi ve toplumu iyileştirmeye yönelik daha önemli girişimlerden uzaklaştığına dair korkulara yol açmıştır. Özellikle de şirketlerin yaptığı ESG beyanlarının esas olarak yeşil aklama (İng. Greenwashing) ve diğer şirket halkla ilişkiler ve reklam amaçlarına hizmet ettiği ve çevre ile toplumu iyileştirmeye yönelik gerçek girişimlerden uzak durduğuna dair endişeler mevcuttur.[41] Örneğin uzun yıllardır çevreye daha az zararlı otomobiller üretme hedefleri açıklayan Alman otomotiv şirketi Volkswagen, Eylül 2015’te ABD’de sattığı arabaların emisyon değerlerinde manipülasyon yaptığı açığa çıkan Volkswagen emisyon skandalından sonra yoğun eleştiriler aldı ve 15 Milyar Dolar para cezası ödemek zorunda kaldı.[42]

Raporlama[değiştir | kaynağı değiştir]

ESG ilkelerine uyan kuruluşların, bu ilkelere ne ölçüde uyduğunu, hangi derecelendirme kuruluşlarıyla çalıştığını göstermek için raporlar sunması beklenmektedir. Dünya çapında Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu, Küresel Raporlama Girişimi gibi kuruluşların standartlarını karşıladıklarını gösteren mali ve mali olmayan kaynaklarla düzenlenen raporları şeffafça ve halka açık şekilde sunmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda, ESG raporlamasını kolaylaştırmak için Workiva gibi yazılım şirketleri ESG hizmeti vermeye başlamıştır.[43]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Erozan Gürsel, Ela (8 Aralık 2020). "Yine yeni yeniden sürdürülebilirlik: ESG". Dünya Gazetesi. 
  2. ^ "What is the Difference between Socially Responsible Investing and Impact Investing?". netimpact.org. Net Impact. 20 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2021. 
  3. ^ "Sürdürülebilir Yatırım Kavramları: Esg Odaklı Yatırım, Sorumlu Yatırım Ve Etki Yatırımı". escarus.com. escarus. 24 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2021. 
  4. ^ Holder, Michael (8 Nisan 2019). "Global sustainable investing assets surged to $30 trillion in 2018". GreenBiz Group Inc. 
  5. ^ Junesand, Nelly (30 Mart 2021). "The History of ESG Investing". storymaps.arcgis.com. ArcGIS StoryMaps. 
  6. ^ "From SRI to ESG: The Origins of Socially Responsible and Sustainable Investing". Bailard. Erişim tarihi: 21 Eylül 2021. 
  7. ^ Lewis, Paul (26 Nisan 2001). "Leon Sullivan, 78, Dies; Fought Apartheid". The New York Times. 
  8. ^ Lee, Johanna (13 Nisan 2016). "Mandela Hall: A History of the 1985 Divest Protests". columbiaspectator.com. Columbia Daily Spectator. 18 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  9. ^ "Prime Minister: "Social investment can be a great force for social change"". 6 Haziran 2013. 21 Ağustos 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  10. ^ "Who Cares Wins". The United Nations Global Compact. Haziran 2004. 
  11. ^ Wiginton, Keri (7 Nisan 2021). "What Is Neurodiversity?". WebMD. 13 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  12. ^ "Sıkça Sorulan Sorular" (PDF). Kaos GL. Eylül 2020. s. 7. 19 Ekim 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  13. ^ Li, Fang; Dong, Hua (Temmuz 2019). "The Economic Explanation of Inclusive Design in Different Stages of Product Life Time" (PDF). Proceedings of the Design Society International Conference on Engineering Design. ss. 2377-2386. 
  14. ^ Dhoundiyal, Neha (26 Ağustos 2019). "Inclusive Design: An Overview of Current Thinking". UXmatters. 19 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  15. ^ Nathan, Shaifali. "Year 2020 In Search" (PDF). Google. 14 Şubat 2021 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  16. ^ "How Diverse Leadership Teams Boost Innovation". Boston Consulting Group. 23 Ocak 2018. 
  17. ^ Dixon-Fyle, Sundiatu; Dolan, Kevin; Hunt, Vivian; Prince, Sara (19 Mayıs 2020). "Diversity wins: How inclusion matters". mckinsey.com. McKinsey & Company. 27 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  18. ^ "Guiding Principles on Business and Human Rights" (PDF). BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği. 2011. 18 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  19. ^ "Measuring 230 global companies on their human rights performance". worldbenchmarkingalliance.org. World Benchmarking Alliance. 16 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  20. ^ "5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu" (PDF). mevzuat.gov.tr. Türkiye Büyük Millet Meclisi. 24 Haziran 2004. 9 Nisan 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  21. ^ Eşitli, Ezgi Aygün (2012). "Hukuka Aykırı Hayvan Deneyleri". Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi. s. 18. 25 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  22. ^ Arıkboğa, Şebnem. "Yönetim ve Organizasyon" (PDF). http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/. İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi. 31 Mart 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021.  |website= dış bağlantı (yardım)
  23. ^ "Kurumsal Yönetim Değerlendirme (Halka Açık Şirketler)". cgeevaluation.com. CGE Kurumsal Yönetim Değerlendirme Merkezi. 20 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  24. ^ "İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Kurumsal Yönetim İlkeleri" (PDF). canaktan.org. 25 Mart 2006 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  25. ^ "Kurumsal Yönetim Tebliği". resmigazete.gov.tr. Resmî Gazete. 3 Ocak 2014. 6 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  26. ^ "Yönetim Kurulu Komitelerimiz" (PDF). akbankinvestorrelations.com. Akbank. Aralık 2020. s. 40. 
  27. ^ "Sorumlu Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Komitesi". garantibbvainvestorrelations.com. Garanti BBVA. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  28. ^ "Management Structure". thinkinsights.net. Think Insights. 18 Temmuz 2017. 21 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  29. ^ "Employee relations: an introduction". cipd.co.uk. Chartered Institute of Personnel and Development. 9 Haziran 2021. 6 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  30. ^ "İş Kanunu" (PDF). mevzuat.gov.tr. Resmî Gazete. 22 Mayıs 2003. 19 Kasım 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  31. ^ "Personel tazminat politikası". Akbank. 23 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  32. ^ "Overview of sustainable finance". ec.europa.eu. European Commission. 5 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  33. ^ "Strategy for financing the transition to a sustainable economy". European Commission. 8 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  34. ^ "Sorumlu Yatırım İlkeleri". unpri.org. Birleşmiş Milletler. 12 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  35. ^ "The Equator Principles". equator-principles.com. 31 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  36. ^ "Ekvator Prensipleri" (PDF). cgscenter.org. CGS Center Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi. 31 Ekim 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2021. 
  37. ^ "Global Environmental, Social & Governance – ESG Data". bloomberg.com. Bloomberg Professional Services. 18 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  38. ^ "Dow Jones Sustainability Indices". spglobal.com. S&P Dow Jones Indices. 23 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  39. ^ "ESG Research". msci.com. MSCI. 10 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  40. ^ "Introducing ESG Ratings from Sustainable Fitch". sustainablefitch.com. Fitch Group. 15 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  41. ^ Fancy, Tariq. "Financial world greenwashing the public with deadly distraction in sustainable investing practices". usatoday.com. USA TODAY. 16 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  42. ^ "Emisyon skandalı: Volkswagen '15 milyar dolar ceza ödeyecek'". BBC Türkçe. 28 Haziran 2016. 
  43. ^ "Workiva Cloud Platform Simplifies and Accelerates ESG Reporting for Companies Across the Globe". aithority.com. AiThority. 30 Nisan 2021. 30 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi.