Yeşilyurt, Muğla

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Yeşilyurt genel görünüm

Yeşilyurt (1961'e kadar geçerli kalmış eski resmi adıyla Pisiköy, yörede kullanılan adıyla Pisi) Muğla Merkez ilçesi'ne 14 km mesafede, Muğla-Aydın karayolunun Muğla'dan çıkışta 5 kilometresindeki Akçaova köyü hizasındaki sapak izlenerek varılan, yaklaşık 2500 nüfuslu şirin ve eğitim düzeyi yüksek (okuma yazma oranı % 100'e yakın) bir beldedir. Dokumacılığı,zeytini ve üzümü ile ünlüdür.

Jeolojik özellikler[değiştir | kaynağı değiştir]

Yeşilyurt ovası, Menteşe kalker platosunda neojen çağında oluşmuş depresyonların sonradan karst laşmasıyla oluşmuş çanak şeklindeki çukurluklardan biridir (aynı şekilde oluşmuş diğer ovalar Muğla, Ula, Gülağzı, Yerkesik, Akkaya, Çamköy, Yenice ovalarıdır). Yeşilyurt ovası (Ula ve Çamköy ovalarına benzer şekilde) dışa tamamen kapalı bir depresyon olmaktan zamanla çıkmış, Kesik isimli mevkiden kuzeye açılan bir flüvio-karstik depresyon haline gelmiştir. Böylece Çine Çayı başlangıç kollarında en güneyde Yeşilyurt ovasına kadar uzanır. Aynı ovada bulunan daha küçük iki yerleşim Kafaca beldesi ve Dağdibi köyüdür. Ovayı çevreleyen dağlar, Karadağ, Girne Dağları, Aldıran ve Ayderesi isimlerini taşımaktadır.

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Yeşilyurt, M.Ö. 1500 yıllarına kadar uzanan Pisye (veya Psya) antik kentinin izlerini taşır. Günümüzde Pisi şeklinde yaşatılan bu ismin kökeni, eski Yunanca 'da "balık" anlamına gelen "pisue" ile de bağlantılandırılmış olmakla birlikte, büyük olasılıkla, Anadolu'nun yerli kavimlerinden Luvilerin dilinden kalma olup, aslı Pissuwa'dır. 1961'e kadar Pisiköy olan resmi adı, bu tarihte değiştirilerek Yeşilyurt yapılmıştır. Ancak yerli halk arasında ve yörede Pisi ismi hala yaygın surette kullanılmaktadır.

Öte yandan, 1940'lı yıllar da vuku bulan bir depremde Yeşilyurt ovasının altından geçtiği anlaşılan bir yeraltı nehrinden fışkıran sulardan balık çıkmıştır. Dolayısıyla bu anlamda bir balık bağlantısı bulunabilir.

Efsanevi boyutta ise, Çine Çayı'nın eski isminin Marsyas olduğu ve Apollon'a karşı girişme cüretini gösterdiği bir müzik müsabakasını kaybettiği için bu tanrı tarafından derisi yüzülmek ve bir ağaca çivilenmek suretiyle cezalandırılan satir Marsyas'ın ismini taşıdığı ve, rivayete göre, onun kanıyla oluştuğu dikkate alınırsa, satir Marsyas'ın ebedi istirahatgahı Yeşilyurt'ta olmalıdır.

Pisye antik kenti ile ilgili ilk yazılı belge M.Ö. 196 yılına aittir. Bu belgede Rodoslu General Niagoras'ın İdyma ve Kyllandis ile birlikte Pisye'yi de Makedonya kralı V. Filip'in elinden geri aldığı anlatılır.

Pisye akropolünün bulunduğu tepe, Yeşilyurt Kasabasının 1,5 km. kadar güneyindedir. Burada bazı temel ve duvar kalıntıları vardır. Ayrıca kasabanın kuzeyinde 2 km. kadar uzağında bulunan, geliş yolunuzun eteğinden dolandığı tepecik üzerinde yer alan, halkın Aslanlı dediği yer, toprak çanak, çömlek kırıntısı ile doludur. Hatta tek tük İlkçağ yapılarından kalma işlenmiş taşlar görülmektedir. Burada belki de İlkçağ kentinin bir dış mahallesi bulunmaktaydı. Kasaba içinde, hatta eski yapılarda, cami duvarı gibi olağan yerlerde, İlkçağ kenti yapılarından devşirme parçalara az da olsa rastlanmaktadır.

Yeşilyurt coğrafyasının Türkleşmesinin belkemiğini, bütün Muğla yöresi gibi, Kale-Tavas hattı üzerinden Konya ve Kütahya Türkmen yerleşimleri oluşturmuş, sonradan bir kısım Nogay ve muhacir unsurlar da dahil olmuştur. Konya'nın Bozkır ilçesinden göçlerin Yeşilyurt'ta yerleşimin temelinde özel bir yeri vardır.

Sosyal hayat[değiştir | kaynağı değiştir]

Yeşilyurt'ta özellikle Kuyubaşı ve Maşat mevkileri yöre halkının suların tatlı şırıltısı içinde bir araya geldiği mekanlardır. Yerleşim alanı çevresinde yayılan Semetyeri, Karahayıt, Olukbaşı, Hatipvakfı gibi isimler taşıyan mevkilerde zeytin ağaçları yayılır, buğday, mısır, biraz da susam ekilir..

Yeşilyurt dokumaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Yeşilyurt'ta 200-250 yıldır ipek böcekçiliği ve ipek el dokumacılığı yapılmaktadır. Bölgede tütüncülüğün cazip bir gelir kaynağı olmaktan çıkmasıyla, unutulmaya yüz tutan dokuma sanatı Türkiye'nin ilk kadın valisi Lale Aytaman'ın Muğla valiliği döneminde ve eski belediye başkanı Mehmet Güner'in öncülüğünde canlandırılmış ve Pisi, Türkiye'de Vakko ve Beymen gibi isimlere dokuma satar ve yurtdışına da ihracat gerçekleştirir hale gelmiştir. Ancak bu canlılık sonradan göreve gelen valilerce pek desteklenmemiş olup, beldede geleneksel dokuma sanatı halen İsmail Karacan ve kızı Zeynep Karacan tarafından yaşatılmaktadır. Bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Kerimoğlu ve Ormancı türküleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin tamamında bilinen Kerimoğlu zeybeği bir Yeşilyurt türküsüdür ve 1901'de Maşat isimli mevkide vuku bulmuş bir hadiseden esinlenmektedir. 1946'da Yatağan ilçesinde vuku bulan bir başka hadise kaynaklı ve yurda yayılmış bir diğer türkü olan Ormancı türküsü de Pisili Tahir olarak bilinen Tahir Erdinç tarafından bestelenmiştir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]