Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı İşgali

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı İşgali (Kod adı: Tuna Harekatı), 20-21 Ağustos 1968'de, Alexander Dubček'in "Prag Baharı" adı verilen siyasi liberalleşme reformlarını durdurmak için Sovyetler Birliği ile diğer Varşova Paktı müttefikleri olan Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan ve Macaristan'ın Çekoslovakya'yı işgal ettiği askerî harekât.

Prag Baharı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Prag Baharı

Antonín Novotný'nin baskılar karşısında Çekoslovakya Komünist Partisi Birinci Sekreterliği'nden ayrılmasından sonra bu göreve Alexander Dubček geldi (5 Ocak 1968). Parti örgütü üzerinde tam bir denetim gücü olmayan Dubček, eski kuşak yöneticilerinden kurtulmak için bu kişileri kamuoyunun baskısıyla karşı karşıya bırakma yoluna gitti. Tutucu kanat hızla çözüldü; Novotný ve çevresi de sert bir mücadeleden sonra çekilmek zorunda kaldı. Oldřich Černík başbakan, Ota Šik ekonomik reformlardan, Gustáv Husák da Slovakya'dan sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Geçmişteki siyasi kurbanların rehabilitasyonuna başlanarak,[1] 1950'lerin siyasal kurbanlarından Ludvík Svoboda cumhurbaşkanlığına, Josef Pavel içişleri bakanlığına getirildi. Parti Prezidyumu'nda "yeni"ler çoğunluğu ele geçirdi ve partili genç aydınlar bir Eylem Programı hazırladılar.

5 Nisan'da Merkez Komitesi'nin onayladığı Eylem Programı'nın en önemli noktaları Slovaklar için özerklik (federasyon), sanayi ve tarım reformları, yurttaşlık hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasıydı. Ayrıca, yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrılmasını, hükümetin meclise karşı sorumlu olmasını ve mahkemelerin bağımsızlaştırılmaısını öngörüyordu. Programda Komünist Parti'nin seçimlerde öbür siyasal güçlerle yarışarak önderliğini kanıtlaması ve parti içindeki bütün görevlilerin seçimle belirlenmesi savunuluyordu. Dubček'in "güler yüzlü sosyalizm" olarak nitelendirdiği bu düzen birçok bakımdan savaş sonrasında kurulan geçici yönetimi andırıyordu.

Bu gelişmeler Çek kamuoyunda beklenmedik sonuçlara yol açtı. Basında sansürün kalkmasının ardından, siyasal partiler hızla örgütlenmeye başladı. 1948'de zorla Komünist Parti'ye katılan Sosyal Demokratlar bile partilerini yeniden kurma çalışmalarına başladı. Resmi komünist gençlik örgütünün çökmesi üzerine çeşitli gençlik kuruluşları ortaya çıktı. Kiliseler, çoktan unutulmuş ulusal azınlık ve insan hakları dernekleri etkinlik göstermeye başladılar.

27 Haziran'da Literární listy'de demokratik gelişmenin daha da hızlandırılmasını isteyen ve çeşitli kesimlerden pek çok kişinin imzasını taşıyan "İki Bin Sözcük" adlı bir bildiri yayımladı. Dubček bu gelişmeden kaygılanmakla birlikte, Çekoslovakya'daki dönüşümü yönlendirebileceği kanısındaydı. Ama SSCB'nin tutumu belirgin bir biçimde değişti. Dubček Varşova Paktı üyelerinin konuyla ilgili özel toplantısına katılmayı reddetti. Toplantı sonunda kaleme alınan ve Çekoslovakya'nın karşı-devrimin eşiğinde olduğunu ve Varşova Paktı üyelerinin bu tehlikeye karşı Çekoslovakya'yı koruyacaklarını belirten uyarı mektubuna karşın, bu gerginliği görüşmeler yoluyla çözme uumdunu sürdürdü.

Bu nedenle de Parti Prezidyumu'na ülkenin işgalini önlemek için kuvvetlerin sınıra kaydırılması önerisini getiren General Václav Prchlík'in görevine son verdi. Ardından Brejnev'in çağrısı üzerine Sovyet Politbüro üyeleri ile Çekoslovak yöneticilerinin katılacağı bir konferansta sorunları görüşmeyi kabul etti. 3 Ağustos 1968'de Doğu Bloku parti temsilcilerinin katılmasıyla Bratislava'da yapılan toplantı sonunda, basının daha sıkı bir denetim altına alınması koşuluyla Çekoslovakya üzerindeki baskının azaltılacağı izlenimini uyandıran esnek bir bildiri yayımladı.

Müdahale[değiştir | kaynağı değiştir]

20 Ağustos akşamı SSCB ile birlikte -Romanya hariç- dört Varşova Paktı üyesi Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan ve Macaristan birlikleri Çekoslovakya'ya girdi. İşgalden birkaç saat sonra Prag’daki Çekoslovak Radyosu, “Cumhuriyetin bütün yurttaşlarını barışı korumaya ve ilerleyen ordulara direnmemeye çağırı” duyurusunun yapıldığı, dörde karşı bir oyla kabul edilen, Çekoslovakya Komünist Partisi Merkez Komitesi bildirisini yayımladı.[2] Varşova Paktı birlikleri birkaç saat içinde, önemli bir direnişle karşılaşmaksızın bütün kentleri işgal ettiler. 300 binin üzerinde askerle yapılan harekatta 92 Çek vatandaşı öldü, 300’ü yaralandı.[3]

Devlet başkanı general Svoboda dışındaki önemli yöneticiler (Dubček, Černík) tutuklanarak Moskova'ya gönderildi. Ota Šik gibi öteki siyaset adamlarıysa Yugoslavya'ya sığındılar. Olaylar Batılı ülkelerde büyük bir heyecan uyandırdı; Çin, Romanya ve Yugoslavya tarafından kınanan bu askeri müdahaleyi, Fransız ve İtalyan komünistler de eleştirdiler.

Bazı Sovyet askerleri ile Çekoslovaklar, özellikle de gençler arasında sert çatışmalar baş gösterdiyse de, halk genellikle işgale çeşitli pasif direniş taktikleriyle karşı koymaya yöneldi; işi bırakma eylemleri yüzünden fabrikalar ve ulaşım araçları felce uğradı. Sovyetler Birliği yeni bir hükümet kuramadı; Çekoslovakya Komünist Partisi 9 Eylül'de toplanması öngörülen XIV. Kongre'sini 22 Ağustos'ta Prag'daki bir fabrikada gizlice yaptı. Kongre Dubček yanlısı bir Merkez Komitesi ve Prezidyum seçti. Ulusal Meclis Dubček'e bağlılığını belirterek olağan toplantılarını sürdürdü.

23 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Svoboda ve Husák bir çözüm yolunu görüşmek üzere Moskova'ya gitti. Anlaşmaya varılmasından sonra Dubček ve öbürleriyle birlikte Prag'a geri dönen Svoboda, Sovyet birliklerinin ülkede kalacağını, siyasal ve kültürel etkinliklerin daha sıkı bir denetim altına alınacağını ve Batı'yla ekonomik işbirliğinin kısıtlanacağını açıkladı.

Sovyet birliklerinin varlığı tutucu kanada, Dubček ve reform yanlılarına kesin bir darbe vurma olanağı sağladı. 26 Ağustos Moskova Protokolü uyarınca XIV. Parti Kongresi geçersiz sayıldı. Böylece yeniden iktidara gelen tutucular, Sovyet baskısından ve reformcular arasındaki bölünmeden yararlanarak adım adım amaçlarına ulaştılar. Bu arada ayrı ulusal meclisleri ve hükümetleri olan Çek Sosyalist Cumhuriyeti ve Slovak Sosyalist Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla federal bir cumhuriyet sistemi oluşturuldu. 16 Ocak 1969'da Jan Palach adlı bir felsefe öğrencisinin ulusal bağımsızlığın çiğnenmesini protesto etmek için Wenceslas Meydanı'nda kendini yakması kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı.[4] Yakın çevresinin görevden uzaklaştırılmasına göz yuman Dubček sonradan yalnız kaldı ve Nisan 1969'da birinci sekreterlikten alındı. Dubček'in yerine geçen Husák, reform deneylerinin sona erdiğini ve eski düzene dönüleceğini ilan etti.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ 40 Yıl Önce Sovyet Tankları Çekoslovakya'daydı, bianet, 18 Ağustos 2008
  2. ^ DERKENAR: Sosyalizme evet, işgale hayır!, birgun.net, 17 Ağustos 2008
  3. ^ 40 Yıl Önce Sovyet Tankları Çekoslovakya'daydı, bianet, 18 Ağustos 2008
  4. ^ Jan Palach'ın izinde..., birgun.net, 5 Aralık 2004