Ulusal Faşist Parti

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Ulusal Faşist Parti
Partito Nazionale Fascista
Kısaltma PNF
Genel başkan Benito Mussolini
Kurucu Benito Mussolini
Kuruluş tarihi 9 Kasım 1921
Kapanış tarihi 27 Temmuz 1943
Öncülü Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı
Ardılı Cumhuriyetçi Faşist Parti
Merkez Roma, İtalya
Gazete(leri) Il Popolo d'Italia
Silahlı kanadı Kara Gömlekliler
Üyelik 6 milyon (1939 yılı)
İdeoloji İtalyan faşizmi
Siyasi pozisyon Aşırı sağ
Üçüncü görüş
Resmî renkleri Siyah, yeşil, beyaz, kırmızı
Parti bayrağı
Faşist Parti bayrağı

Ulusal Faşist Parti (İtalyanca: Partito Nazionale Fascista), Benito Mussolini'nin faşizmin politik ifadesi olarak 9 Kasım 1921 tarihinde Roma'da kurduğu İtalyan parti. Faşizmi bu zamandan önce Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı isimli teşkilata bağlı Fasci olarak bilinen gruplar temsil ediyordu. Partinin temel felsefesi milliyetçilik, vatanseverlik, cumhuriyetçilik, korporatizm ve popülizm üzerine kuruluydu. Şu anda İtalya Anayasası tarafından yeniden kurulması yasaklanan tek partidir.

İdeoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Parti politikaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Ulusal Faşist Parti'nin politikaları zaman içinde gelişti. Başlangıçta parti, cumhuriyetçi değerleri barındıran hep devletçilik ve ateşli anti-komünizm propagandaları ile birlikte milliyetçi bir politikayı sürdürdü. Partinin eski İtalyan Milliyetçi Derneği otoriter kanattan politikaları büyük unsurlarda benimsendi. Parti, kendi hükümetlerini kurmak için monarşiye destek verdi ve parti üyelerinin çoğu cumhuriyetçi değerleri terk etti, cumhuriyetçi görüşün tekrar benimsenmesi 1943'te Cumhuriyetçi Faşist Parti'nin kurulmasıyla gerçekleşebildi. Aynı zamanda, iktidara geldikten sonra, parti Katolik grupların desteğini kazanmak amaçlı anti-dini politikaları terk ederek Benito Mussolini Faşist Parti'nin Vatikan ve İtalya arasındaki ilişkilerini normale çevirdi. İtalya içinde coşkulu propagandalar yapılarak İtalyan halkının partiden etkilenmesi isteniyordu. Bunun için ayriyeten bizzat Mussolini'nin örgütlemiş olduğu Kara Gömlekliler, komünist gruplarla çatışıyor ve kendilerine karşı gelenleri sindiriyordu.

Ekonomi politikaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Faşist Parti'nin ekonomi görüşü korporatizm denilen, kapitalizm ve sosyalizm arasında bir "üçüncü yol" olarak adledilen bir ekonomiydi. Teorik olarak, sendikalar ve iş ücretleri, işgücü saatleri ve diğer konularda birlik kurmak için bir kooperatifte birleşecekti. Korporatizm uygulamaya konduğunda ufak tefek eleştiriler aldıysa da bu ekonomi sisteminin faydası görülmüştü. Bu başarılı ekonomi politikasından sonra İtalya'da işsizlik düşmüştü bunda faşist sendikaların da payı vardı.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

1921 yılının Mayıs ayında parlamento seçimlerinde Benito Mussolini, Liberal Parti lideri Giovanni Collittini destekliyordu. Giovanni Coliitti o zaman hem de İtalya Başbakanı idi. İşte bu destek sayesinde yeniden zafer kazanan Liberaller kendi arkaları ile Mussolini'yi de çektiler. Öyle ki, bu arada Mussolini başta olmak 35 faşist milletvekili da İtalya Parlamentosu'nda temsil hakkı kazandılar. Aynı yılın 9 Kasım tarihinde Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı adlı örgüt resmen Ulusal Faşist Parti'ye dönüştü.

Bu arada ülkede sağ ve sol eksenli partiler arasında yaşanan siyasî mücadele bazen silahlı çatışmalara yol açıyordu. Faşistlerin anti-demokratik, terörist eylemlerine karşı 1921 yazında İtalya'nın birçok şehrinde "Halk Cesurları" adlı kurumlar oluşmaya başladı. Bu örgütler faşistlere karşı çıkıyor, emekçilerin gösteri ve tatil haklarını savunuyorlardı.

1921 yılının Ağustos ayında Ulusal Faşist Partisi ve İtalya Sosyalist Partisi'nin liderleri arasında "sakinleştirme paktı" imzalandı. Her iki taraf kendi üzerine birbirine karşı düşmanca hareketlerinden kaçınmak yükümlülüğü alıyordu. Dolayısıyla İtalya'da anti-faşist birliğinin oluşturulması düşüncesi ulaşamadılar.

Ülke nüfusunun büyük bir bölümü İtalya'nın savaşın sonucunda istediklerini elde edememesinden dolayı kırgın idi. Bu yüzden de 1922 yılının Ekim ayında Napoli'deki faşistler toplanarak Roma'ya yürüyüş ilan etti. Mussolini hükümete başkanlık etmek için kral III. Vittorio Emanuele tarafından Roma'ya davet edildi. Bu daveti kabul eden Mussolini, silahdaşları ile beraber trenle Roma'ya geldi. Böylelikle ülkede kansız devrim faşistlerin tam olarak başa geçmesi ile sona geldi.

Mussolini ve yandaşları 1922'deki propaganda yürüyüşlerini yaparken

Faşist Parti iktidara geldikten hemen sonra saldırgan ve iddialı bir politika izlemeye başladı. Mussolini Akdeniz'in bir "İtalyan gölü" olacağını ve Roma İmparatorluğu'nun yeniden canlanacağını söylüyordu. İktidar olduğunda önceleri liberallerin desteğini alan Mussolini, diktatörlüğün koyu ve keskin uygulamalarını birer birer hayata geçirmeye başlamıştı. İtalya kısa zamanda bir polis devleti haline getirildi. Kitap ve gazetelere getirilen sansür, seçim sisteminde yapılan düzenlemeler ve Faşist Parti dışındaki diğer partilerin kapanması gibi uygulamalar gerçekleştirildi. Mussolini, sendika hareketlerini de kanun dışı ilan etti ve eğitimi kontrol altına aldı. Ayrıca ekonominin faşistleştirilmesi amacıyla da tüm ülkeyi tren rayları ve otobanlarla kaplayan Mussolini, çiftçileri sürekli teşvik ederek tarım ve endüstrinin canlanmasını sağladı. Gerçekleştirdiği bu değişiklikler ve yeni uygulamalarla İtalya'da işsizlik azalmıştı ve bu da Mussolini'nin popülaritesinin artmasına neden oldu. 1922 yılının bazı dönemlerinde ülkenin iç ve dış işlerinden, kolonilerden ve kamu çalışmalarından sorumlu olan Mussolini, aynı zamanda orduyu da idare ediyordu. Tüm bakanlıkların görevlerini kendisi üstlenmişti. Bu şekilde tüm gücü elinde tuttuğuna inanan Mussolini, rekabet yaratacak herhangi bir durumun da önüne geçmiş oluyordu. Ancak bu durum kurduğu rejimin daha verimli çalışmasını engelliyor ve sıkıntı yaratıyordu.

Diktatörlük altındaki İtalya'da kanunlar yeniden yazılmış, üniversitedeki öğretim görevlileri faşist rejimi savunacaklarına dair yemin etmek zorunda bırakılmışlardı. Gazete editörleri Mussolini tarafından özel olarak seçiliyor ve Faşist Parti'den sertifikası olmayan hiç kimse gazeteci olamıyordu. Amaç tüm İtalyan halkını, şirketleri ve dernekleri kontrol altında tutmaktı. Mussolini'nin dış politikada amacı ise pasifist anti-emperyalizmin yerine agresif milliyetçilik getirmekti. Bunun ilk örneği 1923'te Corfu'nun bombalanması sırasında olmuştu. Ardından Arnavutluk'un kukla rejimine geçmesi ve Libya'nın yeniden fethi geldi. 1934'te Libya işgal edildi ve kolonileştirildi. 1935'da ise Habeşistan işgal edildi ve o da kolonileştirildi. 1936'da ise Almanya ile Berlin-Roma Mihveri kuruldu. II. Dünya Savaşı sırasında İtalyan Ordusu Kuzey Afrika ve Balkanlar'da Müttefikler'e karşı mağlup oldu. İtalya Almanya'dan aldığı destek ile işgal ettiği bölgelerde direndi ancak İtalya'da gücünü kaybetmeye başladı. Komünistler önderliğindeki direnişçilerin ülkede etkili olması ve müttefiklerin 1943'de Sicilya'ya çıkartma yapmasının ardından Kral III. Victor Emmanuel, Mussolini'yi görevden aldı. Almanya; Kuzey İtalya'yı işgal etti ve Alman paraşütçüleri Mussolini'yi 12 Eylül 1943'te Gran Sasso'da tutuklu bulunduğu otelden kurtararak uçakla Viyana'ya kaçırdı. Mussolini Cumhuriyetçi Faşist Parti'yle beraber İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'ni kurdu ve kendine bağlı birliklerle mücadeleyi sürdürdü.

Mussolini, Nisan 1945'de yani savaşın son günlerinde tanınmamak için Alman üniforması giyerek metresiyle beraber kaçmaya çalışırken İtalyan direnişine mensup partizanlar tarafından yakalandı ve göğsünden vurularak öldürüldü.

Faşizm

Faşizmin sembolü olan "fasces" ve kartal motifi

Ertesi gün Mussolini'nin, sevgilisinin ve birkaç yandaşının cesedi Milano'da Loreto Meydanı'nda başaşağı sallandırıldı.

Faşist Parti'nin aldığı oylar ve seçimlerdeki durumu[değiştir | kaynağı değiştir]

National Fascist Party logo.svg Faşist Parti'nin seçimlerdeki durumu
Tarih Oy Yüzde Meclisteki milletvekili sayısı
1921 31.000 % 0,5  2
1924 4.305.936 % 61,3  356
1929 8.517.838 % 98,33 535
1934 10.026.513 % 99,84 535

Parti sembolleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]