Turan
Vikipedi, özgür ansiklopedi
| Bu maddedeki veya maddenin bir bölümündeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız. Maddeye uygun bir biçimde kaynak ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
Turan (Farsça: توران), eski İran mitolojisinde büyük bir doğu ülkesinin adıdır. İran ulusal destanı olan Şehname'nin en uzun bölümü, İran ile Turan arasındaki efsanevi savaşları anlatır.
Konu başlıkları |
[değiştir] İran Mitolojisinde Turan
Şehname'ye göre Turan hükümdarı Efrasiyab, tanınmış bir savaşçı ve İran'ın gelmiş geçmiş en büyük düşmanı idi. Feridun'un oğlu Tur'un yedinci kuşaktan torunu olan Efrasiyab, uzun savaşlar sonunda Heng-i Efrasiyab denilen yerde İran kralı Keyhüsrev tarafından öldürüldü.
Avesta'nın M.Ö. 1. binyıla ait olan Farvardin Yaşt'larında, doğuda yaşayan ve İran halkının düşmanı olan Tūrya halkından söz edilir. Tūrān, Tūrya halkının ülkesi demektir (İrān da Arya halkının ülkesidir). Horasan'ın doğusunda ve Amu Derya nehrinin öte yanında bulunur. Gerek Zerdüşt metinlerinde, gerek Şehname'de Çinliler Turan halkları arasında sayılırlar.
[değiştir] İslam Kültüründe Turan
İslami kaynaklarda Turan kavramı eski "Tur Ülkesinin" yeni halkları olan Orta Asya Türkleriyle özdeşleştirilmiştir. Taberi (838-923) de Turanlıların Türkler olduğu kanısındadır. Buna karşılık tarihçi Mesudi (896-956), Efrasiyab'ın kendi çağında Türklere ait olan ülkede yaşadığı için Türk sanıldığını ancak Türk olamayacağını savunur.
Türkler İslamiyetle birlikte İran kültürel referanslarını kabul ederken, Turan kavramını da benimsemişlerdir. Karahanlı hükümdarları (11. yüzyıl) Efrasiyab soyundan geldiklerini iddia ederler. Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lugat-it Türk'te Efrasiyab'ın Türk efsanesinde adı geçen Alp Er Tunga olduğuna dair göndermeler yapmaktadır.
[değiştir] Batı Kültüründe Turan
19. yüzyıl ortalarından itibaren bazı Batılı etnolog ve dilbilimciler, Orta Asya dillerini ve kültürlerini kapsayan bir kavram olarak Turan terimini kullanmışlardır. Alman doğubilimci Max Müller (1823-1900), Türk, Macar, Hun ve Çin dillerini "Turan Dilleri" olarak sınıflandırır. Sonradan Ural-Altay dil ailesi adını alan varsayımsal dil ailesi, özellikle Alman yazarlar tarafından 20. yüzyıla dek "Turani diller" olarak adlandırılmıştı. Bu kavram özellikle Macar doğubilimci Arminius Vambery (1832-1913) ve Fransız tarihçi Léon Cahun'un (1841-1900) eserleriyle Türkiye'de popülerlik kazandı.
[değiştir] Türkiye'de Turan
Modern Türk kültür ve siyaset yaşamına Turan kavramı 1896'da Necip Asım'ın Léon Cahun'den tercüme ettiği Asya Tarihi adlı kitabıyla girdi. Kısa süre sonra Turan, Çarlık Rusya'sı yönetimindeki Asya Türklerini "kurtarma" mücadelesinin duygu yüklü bir simgesi haline geldi. 1910'larda sosyolog Ziya Gökalp (1876-1924) ve şair Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944) Turan idealini çeşitli yönleriyle işlediler.

