Tractatus Logico-Philosophicus
Tractatus Logico-Philosophicus. Ludwig Wittgenstein'ın hayatı boyunca yayınladığı tek eseri. 1921'de yayımlanmış, önsözü Bertrand Russell tarafından yazılmıştır. Daha sonra 1929 yılında Wittgenstein bu eseri Cambridge Üniversitesi'nden doktora derecesi almak için kullanacaktır. Wittgenstein, felsefi hayatının ikinci döneminde bu eseri basit bularak dil oyunlarını temel alan 'Felsefî Soruşturmalar' adlı eseriyle uğraşacaktır.
Tractatus, Wittgenstein'in dünya, gerçeklik, bilim, etik, mantık, din, mistisizm, felsefe, dil ve düşünce alanında yaptığı önermeler ve bu önermeleri açıklamak için kullandığı alt-önermelerden oluşan bir yapısı vardır. Kitabın 7 temel önermesi şunlardır:
- Dünya olup biten her şeydir. (Die Welt ist alles, was der Fall ist.)
- Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır. (Was der Fall ist, die Tatsache, ist das Bestehen von Sachverhalten.)
- Olguların mantıksal resmi düşüncedir. (Das logische Bild der Tatsache ist der Gedanke.)
- Bir düşünce anlamı olan bir önermedir. (Der Gedanke ist der sinnvolle Satz.)
- Bir önerme basit önermelerin doğruluk fonksiyonudur (Basit bir önerme kendinin doğruluk fonksiyonudur). (Der Satz ist eine Wahrheitsfunktion der Elementarsätze.)
- Bir doğruluk fonksiyonunun genel biçimi
şeklindedir. Bu bir önermenin genel biçimidir. (Die allgemeine Form der Wahrheitsfunktion ist:
Dies ist die allgemeine Form des Satzes.) - Üzerinde konuşulamayan konuda susmalı. (Wovon man nicht sprechen kann, darüber muß man schweigen.)
Bu eser Wittgenstein'in Gottlob Frege ve Bertrand Russell'in felsefelerinden etkilenerek yazdığı ve oldukça sıkı dokunmuş bir kitaptır. Kendi başına okunup anlaşılması zordur.
Nesne yalındır.
İmge bir olgudur.
Dünya olgulara bölünür.
İmgenin sunduğu anlamıdır.
Biçim yapının olanağıdır.
Dünya durum olan her şeydir.
Toplam edimsellik dünyadır.
Bir apriori gerçek imge yoktur.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil. İşlerin durumları birbirlerinden bağımsızdır.
Uzay, zaman ve renk nesnelerin biçimleridir.
İmgenin öğeleri imgede nesnelerin yerini alır.
Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır.
Nesneler imgede imgenin öğelerine karşılık düşer.
Töz durum olandan bağımsız olarak kalıcı olandır.
İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.
İmge biçimini taşıdığı her edimselliği temsil edebilir
Ama imge kendini sunma biçiminin dışında sunamaz.
İmge mantıksal bir uzaydaki olanaklı bir durumu sunar.
Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur.
Olgu imge olabilmek için imgelenenle ortaklaşa bir şey taşımalıdır.
Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.
Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Buna göre bileşik olamazlar.
Yalnızca imgeden onun gerçek mi yoksa yanlış mı olduğu bilinemez.
Tüm nesneler verili olsa, bununla işlerin olanaklı tüm durumları da verilmiş olur.
Eğer nesneyi biliyorsam, işlerin durumunda bulunmasının tüm olanaklarını da bilirim.
İmgede ve imgelenende bir şey özdeş olmalıdır ki bütününde biri ötekinin bir imgesi olabilsin.
Bir nesneyi bilebilmek için, hiç kuşkusuz dışsal değil ama tüm içsel özelliklerini bilmeliyim.
İmge mantıksal uzaydaki olgu durumlarını, işlerin durumlarının kalıcı olmasını ve olmamasını temsil eder.
İmge nesnesini dışardan sunar (duruş noktası sunma biçimidir), bu yüzden imge nesnesini doğru ya da yanlış olarak sunar.
Mantıkta hiçbir şey olumsal değildir: Şey işlerin durumunda bulunabilirse, işlerin durumunun olanağı şeyde önceden yargılanmış olmalıdır.
Her şey bir bakıma işlerin olanaklı durumlarının bir uzayındadır. Bu uzayı boş düşünebilirim, ama şeyi uzay olmaksızın değil.
Karmaşıklar üzerine her bildirim onların bileşenleri üzerine bir bildirime ve karmaşıkları tam olarak betimleyen tümcelere ayrışır.
Dünyanın hiçbir tözü olmasaydı, o zaman bir tümcenin anlamının olup olmadığı bir başka tümcenin doğru olup olmadığına bağımlı olurdu.
| Felsefe ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
| Kitap ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
şeklindedir. Bu bir önermenin genel biçimidir. (Die allgemeine Form der Wahrheitsfunktion ist: