Tilavet secdesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Kur'ân-ı Kerîm'deki on dört secde ayetinden herhangi birini okuyan veya işiten bir mükellefin, yani akıllı ve ergenlik çağına erişmiş bir Müslümanın yapması vâcib (lâzım gelen) secde. Secde ayetleri, Kur'ân-ı Kerîm'in A'râf sûresi 7-206, Ra'd sûresi 13-15, Nahl sûresi 16-49, İsrâ sûresi 17-109, Meryem sûresi 19-58, Hac sûresi 22-18, Furkân sûresi 25-60, Neml sûresi 27-25, Secde sûresi 32-15, Sâd sûresi 38-24, Fussilet sûresi 41-37, Necm sûresi 53-62, İnşikâk sûresi 84-21 ve Alak sûresi 96-19 sûrelerinde bulunmaktadır. (Bkz. Secde)

Namazda aranan şartlar tilavet secdesinde de aranır. Hadesten (abdestsizlik ve cünüplükten) ve necâsetten (gözle görülen pislikten) temizlenmek, setr-i avret (avret yerlerini örtmek) ve istikbâl-i kıble (kıbleye dönmek) gibi şartları taşımıyan kimse, secde ayetini duyduğu zaman bu şartları yerine getirdikten sonra secdesini yapar. (İmâm-ı Gazâlî)

Tilavet secdesi şöyle yapılır: Niyet edilerek eller kaldırılmadan Allahü ekber diyerek secdeye varılır. Secdede üç kere; "Sübhâne rabbiyel a'lâ" denir. Sonra Allahü ekber denilerek ayağa kalkılır. (M. Zihni Efendi) Dua gibi eller kaldırılarak, Bakara Sûresinin 285. âyetindeki "Semi'na ve ata'na ğufrâneke Rabbenâ ve ileykel masîr" ayeti celilesi okunarak eller yüze sürülür. Bu şekilde tilavet secdesi yapılmış olunur.

Tilavet secdesinin hükmü, dünyada bir vâcibi yerine getirip borcundan kurtulmak ve âhirette de sevâba kavuşmaktır. (M. Zihni Efendi)

Fonografta (gramofonda, teypte, radyoda ve televizyonda) okunan secde ayetini işitenin tilavet secdesi yapması vâcib olmaz. (Muhammed Bahît el-Mutî')

Bir kimse hüzünden, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak on dört secde ayetini (ezberden ayakta) okuyup her birinden sonra hemen tilavet secdesi yaparsa, Allahü teâlâ o kimseyi o dert ve belâdan korur. (İmâm-ı Nesefî)

Kaynak[değiştir | kaynağı değiştir]