The Weight of the World

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
The Weight of the World
Bölüm No 5. sezon, 21. bölüm
Yazar Joss Whedon
Yönetmen Joss Whedon
Konuk Oyuncu(lar) Clare Kramer
   (Glory)
Charlie Weber
   (Ben)
Kristine Sutherland
   (Joyce)
Dean Butler
   (Hank)
Çekim Tarihi 15 Mayıs 2001
Önceki Bölüm Spiral
Sonraki Bölüm The Gift

The Weight of the World Buffy the Vampire Slayer'ın beşinci sezonunun yirmi birinci bölümüdür.

Özet[değiştir | kaynağı değiştir]

Willow, Dawn'un kaçırılmasıyla katatonik bir hâl alan avcının zihnine girerek ona ulaşmaya çalışır.

Genişletilmiş Tanıtım[değiştir | kaynağı değiştir]

Glory, yapacağı karanlık ritüel için hazırlıklar yapmaktadır. Spike'sa Glory'yi her yerde arar fakat bulamaz. Geri döndüğünde Scooby Gang'in bir problemi daha vardır; Buffy katatonik hâle geçmiştir. Spike güç kullanarak onu eski hâline döndürmeye çalışır fakat başarılı olamaz. Buffy'ye zarar vereceğini düşünen Xander ile kavga etmekten ileriye de gidemez. Olup bitene sinirlenen Willow, "Ayrılın!" diyerek onları büyüyle iki ayrı duvara fırlatır ve bir plân yapmaları gerektiğini söyler. Spike da Glory ve Ben'in aynı bedende olduklarını söyler. Scooby Gang'den kimse böyle bir şey hatırlamaz. Spike bunun Glory'nin yaptığı bir büyü üzerine insanların vücut değişimi sırasında olanları hatırlamadığını anlatır. Kendisi vampir olduğu için büyüden etkilenmemiştir.

Glory ise Dawn'un yanında yavaş yavaş kendini kaybeder ve suçluluk duygusu hissetmeye başlar. Bu, Ben'in vücudunu da kullanmasının bir yan etkisidir. İnsanlara özgü hisler onun zihnini karıştırmaya başlamıştır.

Anya, evde Tara'ya bakarken Willow da Buffy'nin zihnine girmesini sağlayacak büyü için gerekli malzemeleri hazırlar. Büyü işe yarar ve Willow kendini beş yaşındaki Buffy ile konuşurken bulur. Willow, Buffy'nin anne ve babasının Dawn'u eve getirdiklerinde yaşadıklarına tanık olur.

Hastanede Giles'ın tedavisi bitmişken, Xander ona Willow'un planını anlatır. Spike da biraz daha inceleme yapmak için Glory'nin evine gider. Glory de Dawn'un onun Ben'in bedenine büründüğünü hatırladığının farkına varır. Büyüsü git gide zayıflamaktadır, Ben'le aralarındaki engeller de öyle. Bu andan sonra Ben Glory'yi bedeninden çıkarabilmeye başlar. Dawn, karşısında durmadan bir Ben, bir Glory'ye dönüşen bir yaratıkladır.

Willow, Buffy'nin zihninde, önce Magic Box'taki anıyı görür. Daha sonra birden Buffy'nin çölde İlk Avcıyla karşılaştığı ana giderler. Willow İlk Avcıyı tanır ve ona tuhaf şeyler söylemeye başlar:

-"Hey! Seni tanıdım. Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın"

Senaya'dan cevap gelmeyince Willow konuşmayı sürdürmek ister:

-"Nasılsın?!"

Fakat yine cevap gelmez. Onun yerine, İlk Avcı, Buffy'ye "ölümün onun ödülü olduğunu" söyler.

Glory, Dawn'u kaçırdığı yerde tanrı olduğunu, insanlardan onu yenebilecek kimsenin çıkamayacağını söyler. Ve Dawn'dan onu yenebilecek birini söylemesini ister. Dawn da korksuzca "Buffy!" diye cevap verir. Glory ise bu cevaba çok bozulur.

Yine Buffy'nin zihninde, Buffy ölümün ödülü olduğunu kabullenir ve Dawn'u yastıkla boğar. Willow aynı sahnenin pek çok kez yaşandığına tanık olur. Bebek Dawn'un eve gelişi, Buffy'nin kitaplığa bir kitap koyuşu ve sonunda Dawn'u öldürüşü...

Spike ve Xander da Glory'yi yenmek hakkında biraz daha bilgi toplamak amacıyla Doc'u ziyaret ederler. Ama Doc'un diğer taraftan olduğunu anlamaları uzun sürmez. Bir şeyler sakladığını anladıklarında Doc süper hızıyla ve inanılmaz uzun diliyle onları bir süre oyalayıp elindeki kutuyu şömineye atar. Spike yanmadan kutuyu şömineden çıkarırken Xander da bir kılıcı Doc'a saplar. Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer. Kapıdan çıktıklarında, Doc tekrar gözlerini açar; ölmemiştir.

Buffy Dawn'u bir kez daha öldürmeden önce Willow onu durdurur ve "Neden?" diye sorar.

Bu sırada Ben'le beraber kaçmakta olan Dawn, Ben'in kafasına bir zincirle vurup onu bayıltır. Fakat Ben'in vücudunu ele geçiren Glory'nin ayılması uzun sürmez. Glory, Ben'i bir seçim yapmak mecburiyetinde bırakır. Ben de, kontrolü tekrar el geçirdiğinde, Dawn'u Glory'nin adamlarına teslim eder.

Bu sırada Buffy'nin zihninde, Buffy Willow'a Glory Dawn'u aldığında yapacak bir şeyi olduğunu, fakat yapmayarak Dawn'u öldürdüğünü düşündüğünü söyler. Willow da ona kız kardeşinin hâlâ ölmediğini, ama biraz daha bir şey yapmazsa çok yakında öleceğini söyler. Sonra "Ben gidiyorum" der Buffy'e. Buffy ona sorar: "Nereye?" Willow: "Sana ihtiyacı olunan yere." der ona. "Geliyor musun?"

Bu son cümleyle Buffy uyanır ve ağlamaya başlar. Willow'la beraber tekrar Magic Box'a döndüklerinde Xander Glory ile Ben'in bedenlerinin ortak olduğunu, Spike da Doc'tan bir kutu çaldıklarını söyler. Fakat en önemli bilgi Giles'tan gelir. Dawn'un kanıyla yapılacak ritüel, bütün boyutları birbirine karıştıracak, Glory'nin hâkimi olduğu cehennem boyutunun dünyaya akmasını sağlayacaktır. Durdurmanın ise tek bir yolu olduğunu söyler Giles: Dawn'u öldürmek...

Çeviriler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • İtalyanca: "Peso del mondo" ("Dünyanın yükü")
  • Almanca: "Die Last der Welt" ("Dünyanın yükü")
  • Fransızca: "Sans espoir" ("Umut olmadan")