Tevatür

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Tevatür, bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti [1].

Arapça kökenli bir kelime olan tevatür dinî metinlerde, yalan olması mümkün olmayan bir sözün, haberin; ağız birliği etmiş güvenilir kimselerden yayılması anlamında kullanılır [1]. Büyük Lugat'ta, "içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber" olarak tanımlanır [2].

Kur'an'da tevatür[değiştir | kaynağı değiştir]

Dini çevrelerde Kur'an-ı Kerîm'in de mushaf haline gelene kadar sahabe tarafından tevatür yoluyla muhafaza edildiği kabul edilir. Oysa Kur'an-ı Kerîm tevatür yolla değil bizzat Muhammed hayatta iken yazıya geçirilmiştir. Kısaca dilden dile büyük kalabalıklar tarafından aktarılan bir kitap değildir. Bilimsel ifadeyle yazıyla ulaşan haberler mütevatir haber olarak nitelendirilmez. Yazının doğruluğundan emin olunduğu zaman metin kesin bilgi içerir.

Mütevatir haber büyük bir kalabalığın başka bir kalabalığa aktardığı haberdir. Pekala, bir kral halkını bir sözü aktarma konusunda ikna edebilir. Bu açıdan mütevatir haber kesinlik ifade etmez. %80-99 arasında doğru kabul edilir. Asla yüzde yüz doğru olduğu söylenemez. Bazen büyük kalabalıkların doğru olmayan, yanlış ve yalan haberler aktardığı da görülmüştür. Nitekim dünya dinlerindeki yanlış ve batıl inançların büyük kalabalıklar tarafından aktarıldığı yadsınamaz bir gerçektir. Hıristiyanların haram kabul etmedikleri domuz eti ve içki ile ilgili haberleri 10-100 kişi değil binlerce insan aktarmıştır. Hinduizme inananların sığır konusundaki geçmişten aldıkları haberler de büyük kalabalıklar tarafından aktarılmıştır. Bu haberlerin tamamı mütevatir haberdir.

Hadisler konusunda ahad (tek kanallı) hadisler zan ifade ederken, mütevatir (çok kanallı) hadisler ise zan ifade etmekle birlikte doğru olma olasılığı yüksek olan hadis demektir.

Kur'an-ı Kerîm bilginin doğruluğu konusunda kalabalıkların getirdiği haberlere itibar etmekle beraber onların getirdiği haberi yüzde yüz doğru kabul etmez. Bu konuda sorgulayıcı yaklaşmayı ve akıl yürütmeyi gerekli görür. "Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde bazıları: "Hayır, biz (yalnız) atalarımızdan gördüğümüz (inanç ve eylemler)e uyarız!" diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasip almamış iseler?" Bakara suresi, 170

Tevatür hadis[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam alimlerinden Seyyid Şerif Cürcani, tevatür hadis kavramını şöyle açıklar: "Haber-i mütevatir, ravileri (rivayetçileri) çoklukta o dereceye ulaşan bir haberdir ki, adete göre, o kadar çok rivayetçinin yalan üzerine birleşmeleri imkânsız olur. Bu durumda rivayet edilen haber hakkında lafız (söz) ve mana tutuyorsa buna, "mütevatir-i lafzi" (sözleri aynı olan doğru rivayet) denir. Eğer hepsinin arasında müşterek manada ittifak olmakla beraber lafızlar (sözler) arasında ihtilaf bulunuyorsa buna, "mütevatir-i manevi" (manası aynı olan doğru rivayet) denir. [3]

Mütevatir Hadisler Kur'andan sonra en güçlü dini delildir. İnanç esasları dahil olmak üzere dini bütün konularda delil teşkil eder.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b TDK Sözlük, tevatür
  2. ^ Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat, Türdav, İstanbul, 2000, s.997
  3. ^ Muhtasar-ı Seyyid-i Şerif, s. 46; Nüzul-i Mesih Risalesi, Ahmed Mahmud Ünlü, Ekmel Yayıncılık, İstanbul, 1998, s 167.