Tarafsızlık

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Tarafsızlık, genel anlamıyla taraf tutmama, yansız kalma, belirli bir zaman ve mekanda belirlenmiş tutum ve düşünceler arasında tercih yapmama halidir. Gündelik dilde, kararsızlık, çekimserlik, eylemsizlik, tepkisizlik gibi kelimelerin yerine de kullanılmaktadır.

Tarafsızlık bir anlamda gerçeği yansıtmayı, zıt görüşlere bir arada yer vermeyi ve nesnel olmayı içerebilir. Tarafsızlık bazı görüşlere göre mutlak anlamda mümkün değildir. Zira görüş belirtmemek yaşanan gerçekliğe rıza göstermek ve dolaylı olarak taraf tutmak anlamına gelir.

Çeşitli açılardan tarafsızlık[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. Davranışsal açıdan bakıldığında bir insan davranışı ve tutumu olarak davranışsal boyutta tanımlandığında ise, örneğin herhangi bir futbol takmını desteklememek ya da taraftarı olmamak gibi, yaşanan bir olaya katılmak istememek ya da bilinçli biçimde katılmamaktır.
  2. Felsefi açıdan bakıldığında ise yeryüzündeki her şey birbiri ile ilişkili olduğundan ve bizim de insan olarak yaşama karşı sorumluluğumuz bulunduğundan, tarafsız kalmak da sonuçta bir seçim ya da karardır. O yüzden gerçek anlamda tarafsız kalmak mümkün değildir.
  3. Sosyolojik açıdan tarafsızlık çoğunluğun fikrine, davranışına, etkinliğine rıza göstermek, aykırı olmamak, normların içinde kalacak tarzda düşünmek ve davranmak olarak değerlendirilmektedir.
  4. Bilimsel araştırma yöntemi açısından bakıldığında, deney ve gözlem kanıtlama gibi çalışmalar bilimin doğası gereği tarafsız bir bakış açısı gerektirmektedir.
  5. Hukuki anlamda tarafsızlık, sözleşmenin kurulmasında hakem görevi gören kişi ve kurumların ve asıl olarak da yargı erkinin tarafsızlığını ifade etmektedir. Yargının bir erk olarak tarafsızlığı, devleti meydana getiren diğer iki erkin denetiminin objektif ilkelerle gerçekleştirilmesini sağlar ve kolaylaştırır.
  6. Siyasi anlamda tarafsızlık, özellikle parlamenter rejimlerde parlamento çatısı altında alınan karar ve yürütülen işlemlerin meclis başkanlığı tarafından tarafsız biçimde sevk ve yönetimi açıklamaktadır. Bunun yanında dış politikada izlenilen savaşan devletlere herhangi bir telkinde bulunmama, arabuluculuk faaliyetleri ve aynı zamanda ülkenin kendi menfaatlerini koruması hali "aktif tarafsızlık" olarak adlandırılmaktadır.