Tanır, Afşin

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Tanır. Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesine bağlı bir kasabadır. Nüfusu 2.576 kişidir.(2011 senesi sayımı.) Hukuken Afşin ilçesine bağlı Tanır bucağının merkezidir. Fakat devletin 1970'lerden sonra artık bucak merkezlerini fiilen devreden çıkarma uygulamasıyla birlikte bu işlevini aktif olarak kaybetmiştir. Fakat bucak idari bölümleri yasal olarak kaldırılmamış olduğundan işlevsiz de olsa hukuken bucak merkezi hüviyetini korumaktadır.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanır ismi[değiştir | kaynağı değiştir]

1563 tarihli Maraş Tahrir Defterindeki resmi kayıtlarda Tennur olarak geçmekte ve yine aynı kayıtlarda TAnır, 1563 tarihinde 456 nüfuslu bir yerleşme yeri olarak belirtilmektedir.

Tanır kasabasının yerleşimi[değiştir | kaynağı değiştir]

Roma döneminde başlamıştır. İlk yerleşmeler; bugünkü Çağlayan Mahallesindeki kaynak ve havuz çevresinde başlamış, ancak 1600 yıllarına kadar fazla bir gelişme göstermemiştir. 1600-1700 yılları arasında güneybatı yönündeki yamaçlar boyunca genişlemiş, 1700 yılarından sonra vadiye doğru yayılmıştır. Asıl gelişme 1800-1950 yılları arasında yamaçlar doğrultusunda olmuş, 1950'den sonra Hurman Çayının doğu kesiminde ilk yerleşmeler başlamıştır. Daha sonra mezarlık yönünde ve yukarı boğaz sırtlarına ve Tarım alanlarına kadar uzanmıştır.

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

TÜRK kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Denizden en yüksek yeri 1260 metre, en alçak yeri 1230 metre olan kasaba, bağlı bulunduğu Afşin İlçesinin 18 km kuzeyinde yer almaktadır. Kasaba; coğrafi bakımdan oldukça yüksek tepelerle çevrili bir havza içinde kurulmuştur. Çok dar olan bu havzanın ortasından Hurman Çayı akmaktadır. Hurman Çayının açtığı boğaz (yörenin tabiri ile yukarı boğaz ile aşağı boğaz) yerleşme alanının kuzeyinden güneyine doğru uzanmaktadır.

Hurman Çayı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kasabanın ortasından, kasabayı ikiye bölerek kuzey güney yönünde iki boğaz ile kasaba düzlüğünden geçmektedir. Bol su taşıyan bu çay, en çok ilkbahar aylarında, en az da yaz aylarında su akıtmaktadır. Kasaba, kaynak suları bakımından zengindir. Özellikle Çağlayan Mahallesinde bulunan kaynaklar oldukça bol su vermektedir. Kaynak suları içme suyu olarak ve bahçe sulamada kullanılmaktadır. Kaynak suları havzada toplanmakta, daha aşağıda Hurman Çayına karışmaktadır. Bu denli bol suyun bulunduğu Tanır Kasabasında, bu sulardan yeteri kadar faydalanılmamaktadır. Dar ve derin vadilerden akan Hurman Çayı düzlük alanları sulamış, çoğunlukla yüksek alanlarda bulunan tarım arazileri ise yıllar boyunca sulanamamıştır. Ancak son yıllarda bu suyun motopomplarla yukarı çıkarılması ve kanallar vasıtasıyla bu alanların sulanması için çalışmalara başlanmıştır.(Kaynak: Ahmet Firikçi'nin "Afşin İlçesi Yerleşmelerinin Kuruluşu ve Gelişmesi" adlı kitabından alınmıştır.)

Ulaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanır Kasabası, Kahramanmaraş iline bağlı Afşin İlçesi’nin en büyük kasabasıdır. Bağlı bulunduğu Afşin’e 18 km, Kahramanmaraş ise 160 km uzaklıktadır. Kahramanmaraş'ın bir diğer ilçesi olan Elbistan'a da Afşin kadar olmasa da oldukça yakındır.

Tanır'a gidebilmek için Kahramanmaraş-Afşin-Tanır yolu ya da Kayseri-Göksun-Afşin-Tanır güzergahı izlenir.

Toplu taşımacılık ile ise, Afşin merkezli bir şehirlerarası otobüs ile Afşin'e oradan da Tanır’a 15 dakikada ulaşılması mümkündür.

Turizm[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanır kasabası turizme açık bir beldedir. Tanır kasabasında futbol sahalı geniş alan üzerine kurulu mesire alanı bulunmaktadır. Ayrıca Ayrandede şelalesi'de görülmeye değer bir mekandır.

Kültür sanat[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanır kasabası kültürü bakımından birçok ünlü şair yetiştirmiştir.

Yazıcıoğlu Osman Ağa

18. yüzyılda Afşin Tanır kasabasında yaşamıştır.Doğum ve ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

Çukurova bölgesinde ki Yörükler ilkbahar mevsiminin sonuna doğru yaylaya çıkarlar. Yaz mevsimini yaylada geçirirler. Güz mevsimiyle birlikte tekrar Çukurovaya dönerler. Çukurova’dan göçen Yörük aşiretleri yaylamak için Tanır köyü Farta mevkiine yerleşirler.Bu aişret reislerinin birinin Telli Senem isminde çok güzel bir kızı vardır.Telli Senemin güzelliği dillere destandır. Bütün Yörük delikanlıları Telli Seneme aşıktır.

Yazıcı oğlu Osman ağayı babası Yörüklerden yaylak parası ( beş parası) almak için Gönderir. Osman Ağa yaylada Telli Senemi görünce aklı başından gider çok beğenir. Yörük Ağasının çadırına vardığında misafir edilir. Telli Senemin aşiret reisinin kızı olduğu öğrenilir.

Osman Ağa Telli Senemi gördüğünde şu şiiri yazar.

GÖNÜL BAĞI

ÇOŞKUN AKAN, HURMAN ÇAYI DURULMUŞ,

BU GÜZELLİK SANA, HAKTAN VERİLMİŞ,

SIRMA SAÇLAR, AK GERDANA SERİLMİŞ,

TELLİ TURNA GİBİ, BAŞIN SEVDİĞİM.

HATRINDAM ÇIKMAZ, ŞİRİN SÖZLERİN,

BENİM GİBİ, YANAR OLSUN ÖZLERİN,

ÇARKI FELEK GİBİ, DÖNER GÖZLERİN,

KUDRET KALEMİ, KAŞIN SEVDİĞİM.

HAK KATINDA KABUL, OLSUN DİLEĞİM.

NEDEN BÖYLE, GÜL AÇMIYOR BUDAĞIN,

HACİM KİRAZINA, BENZER DUDAĞIN,

İNCİ Mİ MERCEN Mİ, DİŞİN SEVDİĞİM.

BUSE VER YANAKTAN, EDELİM NİYAZ,

BERİ GEL NE OLUR, KONUŞAK BİRAZ,

BERUDUN KARINDAN ,GERDANIN BEYAZ,

BİNBOĞA KARI MI DÖŞÜN SEVDİĞİM.

MECNUNLAR LEYLASIN, NERDE ARARMIŞ,

YAZICIOĞLU KAVUŞMAYA, ZAR ETMİŞ,

KADİR MEVLAM SENİ, ÖVMÜŞ YARATMIŞ,

BULUNMAZ DÜNYADA, EŞİN SEVDİĞİM.

Osman ağanın aklında fikrinde Telli Senem varmış. Telli Senemde Osman Ağayı beğenmiştir. İkisi fırsat buldukça buluşurlar.Aralarındaki aşk gün geçtikçe büyür. Osman ağa konuyu babası Ahmet ağaya açar.Babası Yörük göçebe kızını gelin olarak almak istemez. Ancak oğlunun zoruyla gönülsüzde olsa Telli Senemi babasından ister. Öbür taraftan Yörük töresine görede dışarı kız verilmez. Bundan dolayı Yörük ağasıda Telli Senem i vermek istemez.

İki genç birbirlerini delice sevmektedir. Kendi aralarında sözleşirler. İkiside başkasıyla evlenmeyecektir. Yaz mevsimi sonuna doğru göçebe Yörük aşireti ansızın yaylayı terk eder. Osman Ağanın haberi olduğunda iş işten geçmiştir. Osman Ağa Telli Senem i arar ama bulamaz. Aradan yıllar geçer. Osman ağa evlenmiş gözlerine perde inmiştir. Hala Telli Senemi düşünmektedir.

Birgün Çukurova Maraş Afşin yöresinde çerçicilik yapan bir ermeni Çukurovada Telli Senemin aşiretinin misafiri olur. Çerçi Tanır ve yöresini çok iyi bilmektedir. Telli Senem Osman Ağanın evlendiğini çerçiden öğrenir. Osman Ağaya selam yollar. Ağaya söyle ben sözümde durmaktayım der. Osman Ağa Telli Senemin sözlerini duyunca kör gözlerinden yaşlar boşanır. Doğaçlama olarak çevre illerin köy ve kasabalarında düğün dernek ve toplantılarında da söylenen dillerden düşmeyen Telli Senem türküsünü söyler.

Dış kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu bilgiler Mehmet Can ASLANTAŞ tarafından eklenmiştir.