St. Gotthard Savaşı (1664)

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
St. Gotthard Savaşı (1664)
1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı

St. Gotthard Savaşı'nı tasvir eden Bavyeralı bilinmeyen bir ressamdan yağlıboya tablo (1665))
Tarih 1 Ağustos 1664
Bölge Szentgotthárd, Vas, Mogersdorf, Avusturya-Macaristan sınırları
Sonuç Kesin Avusturya zaferi
Taraflar
•  Osmanlı Devleti
•  Avusturya

  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu
  Fransa
  Piyemont
  Svabia
  Bavyera
  Saksonya
  Brandenburg
Baden

Kumandanlar
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Raimondo Montecuccoli

 I. Leopold

Güçler
60,000-90,000 asker,
26,000-40,000 asker
Kayıplar
16,000-22,000 şehit ve kayıp 2,000-6,000 ölü ve kayıp

Saint Gotthard Savaşı (Macarca: Szentgotthárdi csata) 1 Ağustos 1664' de, Osmanlı Devleti ile Avusturya Arşidüklüğü ve Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu orduları arasında meydana gelen ve 10 Ağustos 1664 tarihinde Vasvar Antlaşması ile sonuçlanan muharebedir.

Konu başlıkları

[değiştir] Savaş öncesi durum

1658 yılında Köprülü Mehmet Paşa başkomutanlığında, isyan halinde bulunan Erdel Krallığı'na sefer düzenlendi. Erdel Kralı II. Rakoçi (1621-1660) Eflak prensi Konstantin ve Boğdan prensi İstefan'ı görevlerinden alıp, yerlerine Mihne ve Ghika'yı atamıştı. Nihai amacı bağımsızlık olan II. Rakoçi, İsveç İmparatorluğu ile bir ittifak kurarak Lehistan'da hakimiyet kurma amacındaydı. Buna son vermek isteyen Köprülü Mehmet Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu voyvodaları yenilgiye uğrattı ve Transilvanya'da Türk hakimiyetini tekrar tesis etti. Böylece II. Rakoçi'nin çalışmaları Osmanlı Ordusunun başarılı harekatıyla engellendi ve bölgede Osmanlı yanlısı voyvodaların iktidarı pekiştirildi. Ancak Erdel bölgesindeki karışıklığın sebeplerinden biri de Avusturya kuvvetlerinin bölgede Osmanlı karşıtlarına yardım sağlaması ve desteklemesi idi. Köprülü Mehmet Paşa'nın bölgeye gelmesi ile tüm karşıt kuvvetler sindirilmiş olmasına rağmen bölgedeki Avusturya etkisi uzun vadede devam etmekteydi.

1661 yılında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa'nın ölümü sonrasında yerine oğlu Fazıl Ahmet Paşa sadrazamlığa atandı. Anadolu'daki bir takım isyan hareketleriyle meşgul olan Fazıl Ahmet Paşa, isyanların bastırılmasından sonra dikkatini Avrupa'ya yöneltti. Avusturya Arşidüklüğü, Osmanlı sınırlarında bulunan Sikelhid (Szechelhyd) ve Kolojvar kalelerini işgal edip, Kanije yakınlarında bir kale inşa ettirmişti. Önce Venedik Cumhuriyeti'ne yapılması düşünülen sefer, bu sebeplerle Avusturya'ya karşı düzenlendi.

Fazıl Mustafa Paşa, başkomutan atanıp Edirne'den hareketle Belgrad'a ulaştı. Bu arada Avusturya elçisi Baron De Goes ve maslahatgüzar Reninger, sadrazam ile görüşmek üzere Belgrad'da bulunuyorlardı. Avusturya İmparatorunun Reninger'in barış görüşmeleri için murahhas yetkili atandığını içeren mektubu üzerine, Fazıl Ahmet Paşa görüşmeyi kabul etti. Sadrazamın Avusturya tarafından işgal edilen sınırdaki iki kalenin teslimi, Kanije'de yaptırılan kalenin yıkılması ve tüm Avusturya kuvvetlerin Erdel'i derhal terketmesi isteklerine karşılık, Reninger ise imparator tarafından sadece her iki kalenin ve Erdel'deki bir kısım toprakların talebi ile görevlendirildiğini beyan etmiştir. Sadrazam, Avusturya temsilcileri ile yaptığı görüşmeleri Sultan IV. Mehmed'e iletince padişah tarafından önerilerin değer taşımadığı ve derhal harekâta girişilmesi emredildi.

[değiştir] Savaş

[değiştir] Orduların karşılaştırılması

Tarihçilere göre Osmanlı ordusu yaklaşık 30.000 yeniçeri ve sipahiden oluşuyordu. Ancak azap ve akıncılar ile bölgeden savaşa katılan kuvvetlerin sayısı günümüzde de bilinmemektedir. Değişik kaynaklara göre ve 1664 yılının politik, lojistik ve ekonomik imkanları göz önüne alındığında Osmanlı ordusunun sayısının en çok 90.000 sayısına ulaşabilmesi mümkündür. Osmanlı ordusunda aynı zamanda Tatar kuvvetleri ve kaçak Macar askerleri bulunmaktaydı. Ancak bu kuvvetlerin savaşın seyrine göre hareket etmesi ve merkez ordunun azim ve disiplinini göstermemesi yarardan çok zarar verebilmektedir. Ayrıca Osmanlı ordusunda 300-350 civarında top mevcuttu.

Bilhassa Batılı kaynaklar Osmanlı ordusunun süvari kuvvetlerinin at mevcudiyetine rağmen yem ve lojistik sıkıntısı sebebiyle yeterli hareket kabiliyetine sahip olmadığını, buna karşılık Birleşik ordunun piyade kuvvetlerinin yeterli yiyeceği ve silahı olmadığını belirtmektedirler. Her iki ordunun da komuta heyeti tecrübeli komutanlardan oluşmaktadır. Değerli bir vezir olan Fazıl Ahmet Paşa yanında, ordunun ikinci kumandanı Budin Valisi Bosnalı İsmail Paşa (Boşnak İsmail Paşa) bilhassa atlı kuvvetlere komuta etmekte idi. İsmail Paşa savaşta ordunun düzen ve disiplinini korumuş ancak bizzat katıldığı çarpışmalar esnasında şehit düşmüştür.

Mareşal Montecuccoli'nin yanında ise birleşik ordu kumandanları Jean de Coligny-Saligny, Wolfgang Julius von Hohenlohe, Baden Prensi Leopold, Waldeckli Georg Friedrich de bulunuyordu. Ancak genel komuta Montecuccoli'nin inisiyatifine bırakılmıştı. Bu kumandanlar, Avusturya Arşidüklüğü, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Ren Birliği, Fransa, Bavyera, Brandenburg, Saksonya, Piyemont, Swabia kuvvetleri ve İspanyol, Çek, Macar ve Hırvat askerlerden oluşan orduya komuta ediyordu. Avusturyalılar 5000 piyade (bir kısmı Çek), 5900 süvari ve 10 top ile savaşa katılmışlardır. Ren Birliği 300 süvari, 600 piyade ve bir miktar top ile katılmışlardır. Fransızlar 3500 piyade, 1750 süvari ile katılmışlardır. Almanlar, 6200 piyade, 1200 süvari ve 14 top ile katılmışlardır. Bunların yanı sıra 2000 Hırvat süvari, bir alay Piyemont askeri ve sayısı bilinmeyen Hırvat, Macar ve Sloven savaşçılar savaşa katılmışlardır. Birleşik ordunun Hristiyan kimliğini öne çıkarması ve din adına savaşacaklarını yaymaları bölge halkının da kendilerine katılmasını sağlamıştır. Birleşik ordunun da sayısı kesin olarak bilinmemektedir ancak 1664 yılına göre en çok 30.000 kişi olabileceği değerlendirilmektedir.

[değiştir] Savaş düzeni alınması

Müzakereler sonucu Vasvar Antlaşmasını onaylayarak Avusturya İmparatoruna gönderen Osmanlı ordusu başkomutanı Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa, Vasvar Antlaşması'nda bulunan Osmanlı ordusunun askeri harekâtında serbest olacağı maddesine dayanarak Çakani'den (Cskany) batı yönünde başarılı bir manevra yaparak ilerlemeye başladı. Ordu, Szentgotthárd bölgesine ulaştığında, keşif birlikleri Avusturyalılara hizmet eden İtalyan Mareşal Raimondo Montecuccoli kumandasında birleşik ordu ile karşılaştı. Osmanlı ordusu ile müttefik ordu arasında Raab Nehri bulunuyordu.

Başkomutan Fazıl Ahmet Paşa iki ordu arasındaki Raab nehrini geçerek savaş düzeni alma kararı verdi. Bu itibarla istihkâmcı birlikler Raab Nehri üzerinde askeri köprüler inşa ederken, birleşik ordu kuvvetlerine Montecuccoli tarafından hücuma hazır olma emri verildi. Bir müddet bekleyen birleşik ordu kuvvetleri istihkâmcı birliklere ve geçişi korumakla görevli kuvvetlere harekât düzenledi. Ancak Osmanlı topçusunun başarılı bir şekilde Alman ağırlıklı kuvvetleri top ateşiyle dövmesi sonucu, Mareşal nehir kıyısına inmiş tüm kuvvetleri orman içinde mevzilendirmek zorunda kaldı.

[değiştir] Savaşın başlaması ve bitişi

Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa savaş planı gereğince Osmanlı kuvvetlerini nehrin karşısına geçirdikten sonra düşman kuvvetlerini kesin bir şekilde sindirmek ve Raab (Yanıkkale) üzerine yürüyerek kaleyi zaptetmek planını uygulamak istiyordu. Kalenin teslim alınmasından sonra politik avantaj sağlamak üzere Viyana üzerine harekât devam edecekti.

Bosnalı İsmail Paşa (Osmanlı ordusu ikinci kumandanı)

Birleşik ordu, Osmanlı ordusunun geçişine engel olamadığı görüntüsü verse de çarpışmalar devam etmekte ve Mareşal bilhassa Osmanlı kuvvetlerinin geçiş anında dengesinin bozulmasını beklemekteydi. Nehir üzerinde büyük ve geçişi rahatlatacak dayanaklı köprüler yapılamamış, küçük ama sağlam bir köprü inşa edilmişti. Bu köprünün de yıkılması üzerine Osmanlı kuvvetlerinin düşman bölgesine geçişi aksamaya başladı. Buna rağmen Sadrazam'ın çabalarıyla Bosnalı İsmail Paşa komutasında yaklaşık 3.000 yaya ve 3.000 atlı kuvvet dağılmadan karşı kıyıya geçirilebilmişti.

Baden Prensi Leopold Wilhelm (Alman kuvvetleri kumandanı)

Karşı kıyıya geçirilen kuvvetler derhal düşman kuvvetleriyle çarpışmaya başlıyordu. Ancak Sadrazam'ın bütün gayretine rağmen bu birlikler yeterli takviye alamadı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Bosnalı İsmail Paşa komutasındaki kuvvetler Mareşal'in karargâhına kadar sokulmuştu. Mareşal ise Osmanlı kuvvetlerinin takviye alamadığını ve Osmanlı kuvvetlerinin nehir geçişinin aksadığını gözlemliyordu ve ani bir hücumla Osmanlı kuvvetlerini geri çekilmeye mecbur etti. Buna karşı bir hamle olarak Sadrazam tarafından görevlendirilen 5.000 kişilik bir kuvvetle başlatılan Osmanlı karşı saldırısı sonucu Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesi durduğu gibi Birleşik ordu tekrar ormanlık bölgeye geri çekilmeye mecbur edilmiştir. Sabah saatlerinden akşam üstüne kadar devam eden çarpışmalar sonucunda Osmanlı kuvvetleri kayıp vererek de olsa karşı kıyıya büyük çoğunluğunu geçirebilmiş idi. Osmanlı kuvvetleri başarılı harekâtın rehaveti ve şiddetle devam eden yağmur dolayısıyla savaş düzenini terketmiş bir duruma gelmişti. Ayrıca Birleşik ordunun genel bir saldırıya cesaret edemeyişi ve kısa sürede geri çekilmesi bir gevşemeye sebep olmuştu.

Birleşik ordunun tekrar bir saldırıya geçeceği düşünülmediği için Osmanlı kuvvetleri nehir yönünde geri çekilmekte idi. Bu durumu gören Mareşal Montecuccoli Birleşik ordunun derhal saldırıya geçmesini istedi. Diğer komutanlar ise buna karşı çıktı. Buna rağmen Mareşal'in emriyle çekilmekte olan Osmanlı ordusuna ani ve şiddetli bir saldırı başlatıldı. Osmanlı ordusuna tam cepheden saldıran Birleşik orduya Osmanlı kuvvetleri direndi ve iki ordu arasında en kanlı çarpışmalar bu esnada meydana geldi. Saldırıya hazırlıksız yakalanan Osmanlı ordusu ağır kayıplar verse de Birleşik ordu tarafından imha edilemedi. Kayıplara rağmen Osmanlı ordusu düzenini korudu ve savaşın kazanılamayacağı anlaşılınca düzenli olarak geri çekildi. İkinci kumandan Bosnalı İsmail Paşa'nın şehadetine rağmen gerekli tedbirleri alan Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa geri çekilmeye devam etti ve orduyu Vasvar'a yönlendirdi. Birleşik ordu bir çok subayını kaybetmişti ve ordudaki değişik gruplar zaferin kazanılması ile rehavete düşmüştü. Mareşal bu sebeplerle sıcağı sıcağına Osmanlı ordusunu savaş meydanı dışında takip edemedi. Osmanlı ordusu da toparlanıp tekrar saldıracak ve harekâta devam edecek durumda değildi.

[değiştir] Savaş sonrası durum

Savaşın kaybedilmesinden sonra Osmanlı ordusu Başkomutan Fazıl Ahmet Paşa komutasında Vasvar'a ulaştı ve kısa sürede düzen tekrar sağlandı. Avusturya İmparatoru ise İspanya kraliyet sorunu nedeniyle ordusunu daha fazla yıpratmak niyetinde değildi. Bu nedenle Osmanlı ordusunun takip edilmesi emri veremediği gibi Osmanlı lehine görünen Vasvar Antlaşmasını onaylayarak Vasvar'da bulunan veziri âzama gönderdi. Bu antlaşmanın onaylanması ile Osmanlı ile Avusturya arasında süregelen savaşlar sonra ererek barış sağlandı. Antlaşmanın onaylanması üzerine 1665 yılının Temmuz ayında Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa, savaş dolayısıyla Padişahın bulunduğu Edirne'ye hareket etti. Fazıl Mustafa Paşa, St. Gotthard Savaşı'nın başarısızlığına rağmen, Paşa'nın değerli bir sadrazam ve komutan oluşu, Vasvar Antlaşmasının lehte görülmesi ve ordunun ağır kayıplara rağmen düzenini kaybetmemesi nedeni ile padişah tarafından görevinde bırakıldı. Savaşı kazanan Mareşal Montecuccoli ise savaş sonrası Avrupa'da eşsiz bir ün ve saygı kazanmıştır.

1440'lı yıllarda Misket tüfeğini dünyada ilk kullanan ordulardan biri olan Osmanlı ordusu buna rağmen Fransız kuvvetlerinin disiplin içindeki tüfekli (musketeer) birlikleri karşısında bocalamıştır. Devam eden yüzyıllarda savaşlarda kullanılacak olan düzenli ve seri tüfek atışı yapabilen bu birliklerle ilk kez karşılaşan Osmanlı ordusu Lord Kinross'un The Ottoman Centuries adlı çalışmasında belirttiği üzere askeri teknoloji olarak geri kalmanın ilk işaretlerini vermiştir. Kinross'a göre yeni ekonomik, sosyal ve askeri tekniklere daha yavaş adaptasyon ve yeniliklere kapalı bir politika sonucu gelen bu ilk işaret Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki gelecekteki savaşlarda başarısızlığının nedeni olacaktır.

Savaşın genel sonucu olarak Orta ve Doğu Avrupa Hristiyan ülkelerinin ittifak halinde olmadan Osmanlı kuvvetleri ile baş edemeyeceği teyit edilmiştir. 1683 yılında olduğu gibi kazanılmış bir savaş sonrası Türkleri sürmek üzere genel bir saldırı henüz lojistik, ekonomik, politik ve askeri sebeplerle düzenlenememektedir. Ancak bu savaş sonunda Osmanlı-Avusturya arasında savaşların son bulması Avusturya lehine zaman kazandıracaktır.

[değiştir] Kaynakça

  • Black & Murphey, Ottoman Warfare, 1500-1700, pp.48-49
  • Perjés Géza: The Battle of Szentgotthárd (1664), Vasi Szemle (Vas Review), 1964.
  • Perjés Géza: A szentgotthárdi csata 1964, Szentgotthárd, helytörténeti, művelődéstörténeti, helyismereti tanulmányok, Szombathely 1981. ISBN 963 03 1192 5
  • Peter H. Wilson, German Armies: War and German Politics, 1648-1806, Routledge, 1998.
  • John P. Spielman, Leopold I of Austria (1977) ISBN 0-8135-0836-3
  • Jeremy Black & Rhoads Murphey, Ottoman Warfare, 1500-1700, Routledge, 1999.
  • John P. Spielman, Leopold I of Austria (1977) ISBN 0-8135-0836-3
  • Charles W. Ingrao, The Habsburg Monarchy 1618-1815 (1994) ISBN 0-521-78505-7
  • Faruk BİLİCİ, XVII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun İki Savaş Anatomisi: Saint-Gotthard ve Kandiye. Institut National des Langues et Civilisations Orientales, Paris. XIII. Türk Tarih Kongresi, III. Cilt-I. Kısım, Ankara 4-8 Ekim 1999
  • Türkiye Tarihi, III.Cilt Osmanlı Dönemi, Prof.Dr. Yaşar Yücel-Prof.Dr.Ali Sevim TDK yayınları
  • Charles W. Ingrao, The Habsburg Monarchy 1618-1815 (1994) ISBN 0-521-78505-7

[değiştir] Galeri

Wikimedia Commons'da
St. Gotthard Savaşı (1664) ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.