Soğukpınar, Reşadiye

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Soğukpınar Beldesi, Reşadiye
—  Belde  —
Tokat
Tokat
Ülke Türkiye
Coğrafi bölge Karadeniz
İl Tokat
İlçe Reşadiye
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 356
İl plaka kodu 60
Posta kodu 60700
İnternet sitesi: http://www.sogukpinar.net [1]

Soğukpınar Beldesi, Tokat ilinin Reşadiye ilçesine bağlı bir beldedir.

TARİHÇE[değiştir | kaynağı değiştir]

11. 1 . İLK GELEN OĞUZ TÜRKMENLERİ (1100- 1115)

11.1.1. KOYULHİSAR ÜZERİNDEN GELENLER

(EYMÜR, KÜŞNE, GAVURKALU VE YAZIR OYMAĞI)

11. yüzyıldan itibaren Anadolu`nun Türkleşmesi ile Orta Asya, Azerbaycan taraflarından ve özelliklede Horasan Türkmenleri ve beyleri 1070 ile 1115 tarihleri arasında gelen Küşne ve Eymür obasından Göçer Oğlu oymaklardan, bir boyu Şebinkarahisar’a ve havali sine, diğer boyları da Erbaa, Niksar, İskefsür (Reşadiye), Çarşamba, Fatsa, Ünye ve Tokat yörelerine yerleşmişlerdir. İskefsür yöresine gelen Türkmenlerden küçük bir topluluğun, kasabanın (çermik yanı) bulunduğu yere yerleşmiştir. Yaklaşık 5-10 yıl sonra kasaba (çermik yanı) bölgesinde bulunanların bir kısmı ve daha sonra adlarını verecekleri Küşne, Muday , İsmailiye mezralarına geçmişlerdir. Küşne’deki toplu ve kalabalık yaşam 5 ya da 10 yıl olduğunda nüfus çoğalmış, topraklar hayvanlarına yeterli gelmemiştir. (Rivayet odur ki Eymür Boyu Oymağının şimdiki köy pınarının olduğu yerin üst tarafındaki Melhem pınarının yanında Hüseyin AYYILDIZ’ın evinin arka kısmında 1940’lerde Çolak Ali tarafından yakılan ulu bir çınar varmış. Çınar ağacının içi kovuk olduğundan içine ateş bırakılır ve ağaç yanar.(1940) Öyleki bu çınar’ı iki adam kucaklayamazmış. ) Bu ağacın altına ilk yaşam kurulduğu tahmin edilmektedir. (Oğuzlar’da ve Türkmenler’de Ulu ağaçlara kutsal gözle bakılıyordu. O ağacın altına otağ kurulduğunda tanrı tarafında korunup kollanacağı, kötülüklerin yaklaşamayacağı düşünüyordu.) Eymür boyunun şimdiki köy pınarının başı yakınlarına yerleştiği “Umumi sulak bir mezra çevresine ulu birkaç ağacın altına (cemi yekün onbeş ile yirmibeş kişinin olduğu rivayettir ) seyvan kurup yurt bellemişlerdir”. İşte bu noktada konarlık durumuna geçmişlerdir. (1100-1115) ve Soğukpınar’da ilk yaşam bu şekilde başlamıştır. Türkmenlerin seyvan kurduklarında en az 5-10 yıl arasında bu bölge de kalacaklarını görmekteyiz. Otağ (çadır) kurduklarında ise en fazla bir yıl kaldıklarını görmekteyiz. Daha sonra Yazır boyu ile Eymür boyu Küşne Boyun’dan ayrılarak şimdiki Yazı mevkiine Yazır Boyu, Köy pınarının başı yakınlarına ise Eymür Boyu geldiği tahmin edilmektedir. Diğer yandan Gavurkalu oymağından ise bir aile ayrılarak köye inmiştir. Böylece üç oymaktan oluşan otağlar SOĞUKPUNAR’A yerleşmişlerdir. (3 HANE)

Yazı da kurulan Yazır Oymağına ait yaşam ise şimdiki Reşid deresi ayakları ya da köy deresi yakınlarına kurulduğu tahmin edilmekte olup, şimdiki köy sınırlarının batı istikameti doğrultusunda kendileri arasında paylaştırılıp kullanıldığı kesin bir bilgidir. (Türkmenler’de hayvanları fazla olan oymaklar birbirlerine yakın yerlere oba kurarlar hem birbirleri kollarlar hem de kaybetmezler göç durumunda birlikte hareket ederlerdi. Bir diğer ayrılık gerçeği ise; birbirlerine kısa sürelide olsa dargınlıklarıdır.) Türkmenler, sularının soğuk olmasından olsa gerek buraya "Soğukpunar " adını vermişlerdir. Türkmenlerin yazı ve söyleme şekillerini incelediğimizde (ı harfini) u şeklinde yorumladıkları ayrıca oğuzların tarihinde ve destanlarında da bu şekilde zor harfleri tercih ettiklerini görmekteyiz. Buradan kesin ve net bir şekilde köyümüzü Türkmen’lerin oluşturduğunu söyleyebiliriz. Yine Eymür boyunun bir oymağı ile Kızıl Ahmetliler boyunun ve Gavurkalu oymağının bir koluda daha sonradan Güneyden gelerek Küşne üzerinden Reşadiye’den şimdiki Kızılcaörene ve Eymür köyüne yerleşmişlerdir. Tüm Oğuz boylarının konar göçerlik durumlarında duraklayacağı yerlerdeki tercihleri öncelikli şunlardı : 1. Akarsu ya da Kaynaksu başları ya da çok yakınları, 2. Yerleşim yerlerinden uzak olan ve hayvanlarını otlatacakları verimli araziler, Bu iki önemli öncelik Türkmenlerin yaşamında hep ön planda tutulmuştur. İşte 1100 ile 1115 yılları arasında şimdiki adı Soğukpınar olan köyümüzün sınırları çizilmeye başlanmış olup ilk yerleşimler Oğuz Boyları (Türkmenler) tarafından yapılmıştır. Sular (şimdiki köy pınarı başındaki iki çeşme) o kadar gür ve güçlü akmaktadır ki şimdiki köy Pınarlarından aşağısında hiç ev yok ve Şimdiki Cevizlik Mahallesi ve civarından alt mahalleye kadar olan su havzası içinde kalan tüm alan böğürtlen dikeni , bataklık ve çalılıktan ibaret olduğu ve daha sonradan bunlara ceviz ağaçlarının eklendiği söylenmektedir. Köy yıllar sonra büyüdüğünde bu bölgeye ceviz ağaçlarından dolayı Cevizlik Mahallesi denilmiştir.

11.1.2. TOZANLI ÜZERİNDEN GELENLER

Yörükan tayfasınden olan Tozanlar veya Tozanlı Cemaati’nin Türkiye’de yerleşme alanı yalnız Sivas Eyaleti olup, bu bölgede Tozanlı adıyla anılan tek yer Doğanşar ve çevresidir. Yine diğer bir Türkmenle ise Kınık Boyu adı ile şimdide halen var olan Kınık köyüne ilk yerleşenlerdir. Yöreye gelip yerleşen bir diğer topluluk ise Kızıl Ahmetliler’dir. Doğanşar’daki Karkın adlı yerleşim merkezinin varlığı, Tozanlı’ya yine 24 Oğuz Boyu’ndan (Bozokların Yıldız Han Oğulları) Karkın Türklerinin geldiklerini göstermektedir. Diğer yandan Dede Karkın Boyuna ait Eymür ve Gavurgalu obasının Doğanşar’dan; şimdiki adı Kargı olan Muday mezrasına, ismaliyeden Soğukpınar yaylası eteklerindeki Eymür mevkiine gelerek sulak başına seyvan kurmuşlar ve yaklaşık 3-4 yıl kalmışlardır. Yine diğer bir Oba olan Gavurkalu tayfası ise şimdiki Gavurkalesi adıyla anılan yere otağ kurmuşlar ve yine 3-4 yıl kalmışlardır. Ayrıca yayla obamızın adı da Eymür oymağının bağlı olduğu kargın obasından adını almaktadır. Biz ağız değişikliği ile kısaca OBA demekteyiz. Kızılca Ahmetliler Boyu, Eymür Oymağı ve Gavurkalu oymaklarından oluşan kalabalık bir Boy köyümüz sınırlarında şimdiki Yayla olarak kullandığımız yerin doğu yamacı eteklerinde Eymür Boyu , EYMÜR’de otağ kurdular. Eymür, Yayla Obası, Haydar’ın tarlaya kadar olan yer ile Karatepe, kabaktepe Dikenlice mevkii alanları otlak olarak kullanılmakta olup, Belentarla ise eğlence yeri olarak (YAREN BELENİ) kullanılmıştır. Gavurkalu Oymağı, KavurKalesinde , Kızılca Ahmetliler ise ALIŞARIN KEF ile şimdiki MEREK alanına Otağ kurmuşlardır. Bu üç oymak Tozanlıdan Kuzeye hareketle köyümüze, oradanda zaman içinde konar göçer bir şekilde dağları, tepeleri, yaylaları ve akarsu kaynakları boyunu takip ederek sonuçta Küşne’ye inmişlerdir. (Koyulhisar üzerinden ilk gelen Küşne obası devamıdır.) Küşnede yaşam iyiden iyiye belirmeye başladı. Yaşamları konar göçer aileler yorulmuşlardı. Yaşamlarına artık göçerlik değil KONARLIK şeklinde bir yön vermek istiyorlardı.Ancak sadece küçükbaş hayvancılıkta onlar için yeterli değildi. Tarım, bağ, bahçe yapmak niyetindeydiler. Konakladıkları yerlerdeki su kaynakları onlar için yeterliydi, ancak nüfus kalabalık olduğunda toprakları yeterli gelmeyecekti. İşte bu yüzden daha verimli ve geniş topraklara ihtiyaçları vardı. Çok uzaklara gitmeden hemen çevrelerini araştırmaya başladılar İlk gelen aynı soydan obalarla birleşilir. Fakat kısa süre sonra Kızıl Ahmetliler ile Eymür Obasının birer obaları buradan ayrılırlar. İstikametleri İskefsür’dür. Çünkü Tozanlı istikametinden (Eymür’de konakladıklarında) şimdiki yayla obamızdan karşıları görmüşler ve karşı dağların eteklerinde verimli otlaklar olduğunu düşünmüşlerdir. Kızıl Ahmetliler daha sonra adı önce Kızılcaviran sonra KızılcaÖren olan yere konar olarak yerleşirler. Eymür Obası ise Kızıl Ahmetlilere fazla uzak olmayan yerde konar olarak yerleşir ve şimdiki adı Eymür olan köyü kurarlar. İşte Kızılcaören’in adı Kızıl Ahmetliler Boyundan almıştır. Yine en önemli bir konuda bu Kızıl Ahmetliler Soyu ile ilgilidir. Kaynaklarda Atatürk’ün Annesinin soyu olduğu ve daha sonradan Yunanlılarla yapılan nufüs mübadelesinde Yunanistan’a gittikleri bilinmektedir. Küşne: Karaburçak demek (zaten Oğuzlarda kara adı ile başlayan yüzlerce isim ve bu isimlerle başlayan oba adları vardır.)

11.1.3. İLK YAŞAMLAR

Köyümüze ilk göçle Koyulhisar üzerinden gelen Gavurkalu, Eymür ve Yazır Oymaklarıdır. (1100- 1115) Daha sonradan ikinci ve Tozanlıdan gelen aynı Obaların oymaklarından da sonradan gelenler olmuştur. Köyümüzde yaşam o dönemlerde hayvancılık ile başlamış sonradan tarım, bağ, bahçe ile devam etmiştir. Ağaç ve taş kullanılarak kalıcı konutlar yapılmıştır. Evler tek katlı olup sadece konut amaçlı olmaktadır. Hayvanları için ise önceleri üstü fazla özenilmeyen şekilde örtülerek yapılan çalmar şeklinde yerler yapılmış ve daha sonradan üstü kapatılan daha hayvanları daha korunaklı bir şekilde tutacak yerler yapmışlardır. Hayvan ağıllarını evlerinden uzak yerlere yapmaktaydılar. Hayvanları koruyan her sürüye ait en az 3-5 köpek bulunmaktadır. Konarlı durumda mevsime göre evlerini bırakarak daha verimli ve yüksek dağlara, yaylalara gitmektedirler. Aylarca dağlarda kaldıkları bilinmektedir. 1800’lü yıllardan sonra hırsızlık olaylarının artması ve eşkıya saldırıları nedeniyle büyükbaş hayvanların artması, küçükbaş hayvanların azalması ile birlikte evler iki katlı ve alt katı ahır ya da ağıl olarak yapılmıştır. Deve ve atlar Türkmen yaşamında çok önemlidir. Göçlerini develere yükler, atlarla ise sürüleri gütmekte ve insanların taşınmasında kullanırlardı. Konarlı yaşama geçildiğin de develer zamanla yok olmuştur. Atlar ise ihtiyaca göre 1920’li yıllara kadar kullanılmış, yerlerini eşekler ve katırlara bırakmıştır. Atlar savaşlarda kullanıldığından soyları çabuk çoğalamamıştır. Nesli azaldığından, atlar daha sonraları, Köy ağalarının ve beylerinin lüks binekleri olmuştur. İlk tarım insan gücüyle toprağın kazılması suretiyle küçük bahçeler halinde yapılmıştır. Daha sonradan ticari amaçlar ortaya çıktığında imece usulü ile tarlalar işlemekteydi. 1300-1350 yılları arasında kara saban ile çift sürüldüğünü görmekteyiz. Türkmenler eğlenceye çok önem verilerdi, birkaç gün önceden civar obalara haber salınır ve belirlenen bir yerde (YAREN BELENİ) eğlence düzenlenirdi. Kız alıp vermelerde, kuzuların ana karnında yüz günlük olduğu günlerde eğlenceler düzenlerler, bugün tiyatronun ilk temeli olan ve eskilerden köylerde SAYA dediğimiz oyunları yaparlar, cirit yarışları yapılır, yemekler pişirilir sohbetler edilirdi.

11.1.3.1. İLK YERLEŞEN AİLELERİ KİMLİKLERİ

İlk yerleşenlerin aşağıdaki ailelerin yaklaşık 950 yıl önceki atalarının olduğu tahmin edilmektedir. 1100 ile 1115 yılları arasında köyümüze yerleşen Türkmen soyu 80 yıl boyunca burada iki oymak olarak yaşam sürmüşlerdir. 1179 yılında Emir Şeyh Yakub’un Küşne bölgesine Otağ kurması ve Dergah açmasından sonra bu yöredeki Türkmenlerin hayatları değişmiştir. Önce islamı tam anlamıyla özümleyip, Aleviliği bir yaşam biçimi olarak benimsemişlerdir. Emir Şeyh Yakub’un etrafında örgütlenmişlerdir. Dergahta kazanın kaynaması için çeşitli görevler üstlenmişler, gelirlerinde belirli miktarda paylar ayırarak fakir halk destek olmuşlardır. Halkın manevi duyguları ön planda tutulmuş, dünya işleri sadece meşgale olarak görülmüştür. Aleviler üzerine yapılan zulümler ve baskılara karşı örgütlenmeler başlamıştır. 1180 yılından sonra hafızası güçlü ve bilge olan kişiler kendilerini belirli yaştan sonra Dergahta hizmete adamışlardır. İşte bu dönemlerden ve köyümüzün ilk ailelerinden olduğunu tahmin ettiğimiz ilk iki soy silsilesi Türkmen aileler şunlardır. (1100-1115)

1-DERVİŞ OĞULLARI (BALTA)

2-MELHEMOĞULLARI (ÇAĞLAR-SAYKUN-SAYKIN-YAŞAR) aileleri olduğu bilinmektedir.

ÖNEMLİ NOT: Bu iki ailenin soyadları ve silsile adları bugün bilinmesi için yazılmış olup, 1100 tarihinde ve daha sonradan da başka silsile adları almış olacakları kesindir. Biz gerek DERVİŞOĞLU ve gerekse MELHEMOĞULLARI adıyla 1800 yıllardan sonrasını kesin olarak bilmekteyiz.

16. SOĞUKPINAR’A DOĞAN GÜNEŞ “EMİR ŞEYH YAKUP HAZRETLERİ”

16.1. SOĞUKPINAR’A İKİNCİ YERLEŞENLER (1179)'

Emir Şeyh Yakup’un Dergahında hizmette bulunan soy silsilesi şunlardır.

1. DERVİŞOĞULLARI OCAĞI (BALTA) Bu ocağa ait hizmet edenlerin olduğunu bilmekteyiz. Ancak bu Ocakzadelerin DERVİŞOĞU’dan sonra posta oturan olmamıştır.

2.MELHEMOĞULLARI (ÇAĞLAR-SAYKUN-SAYKIN- YAŞAR) Bu soy silsilesine Ocakzade değildir ancak Emir Şeyh Yakup Dergahında kurbancı olarak hizmette bulundukları kesin bir bilgidir. Yukarıdaki iki soy silsilesinin ocakzade olmadığı ancak Dedebaba olarak Dervişoğlu soyunun posta oturduğu bilinmektedir.

3.KÜRDOĞU (BAYIK) Horasandan hareketle Danişmenlilerle gelen ve Emir Şeyh YAKUP’un uzun yıllar yanında bulunan bu soy silsilesinin Ocakzade ya da Dedebaba olarak posta oturmadığını düşünüyoruz. Dergahta görevleri ise yine koruyucu ve kollayıcılık olan bekçiliktir.

4.İZZETOĞULLARI OCAĞI (ÜNLÜ) Emir Şeyh Yakub’un soyu olan bir kısmı halen Muday’da ve bir kısmı Soğukpınar’da olan ve köyümüzde İZZETOĞU sülalesi olarak anılan ve ÜNLÜ soyadını taşıyan OCAKZADELER’imizdir. Emir Şey Yakub’un Dergahında Öşür ve hakkullah toplayıcısı olarak hizmet etmişlerdir.

5.ELDİVENLİLER OCAĞI (ELVER-ERDOĞAN-ŞENGÜL-ÇINAR-MEŞE) Emir Şeyh Yakup’un oğulları postta iken gelmişler ve Sebilcibaşı olarak hizmet etmişlerdir. Gelen misafirlere su, ayran ve çay ikram etmek için hizmette bulunmuşlardır. Zaten Ocakzade olan bu soya ait kişiler burada bilgi ve ilimlerinin en doruklarına çıkmışlardır.

7 . 3 . SOĞUKPINAR’A ÜÇÜNCÜ YERLEŞENLER ( 1508-1510 ) BALCIOĞULLARI - BAL VELÜCÜKLER - ERÇIKTI KARA ALİLER - YÜKSEL OSMANGİL - ÜNAL İMAMGİL - YÜCEL Yine bazı rivayetlere göre Alevi olmayan kişilerin Sünni mezheplerinden olduğu ve Kuran bilen alim kişi olarak Laz Mehmet’in soy silsilesinin olduğu söylenmektedir. İMAMGİL soy silsilesinin bu soydan olduğu, ERÇIKTI soy silsilesinin MOĞOL ya da ERMENİ kökenli olduğu yine Şimdiki adı MEMUKLER diye bilinen SOYSAL ve YÜKSEL soy silsilesininde GÜRCÜ ya da SLAV MUMLÜKLER soyundan geldikleri kuvvetle muhtemeldir.

7 . 4 . DÖRDÜNCÜ YERLEŞENLER (1515-1520) MEMLÜKLER SOYSAL-YÜKSEL Doğu Karadeniz’de Trabzon; Memluklu soyunun toplanma yeri olmuştur. Ancak politik çıkarlar Harzem hükümdarlığının yok olmasına neden olmuştur. Bunun yanında hanedanlıkla gelen halkın ve soyluların Selçukluya karıştığı düşünülmektedir . Ayrıca Gazneliler’den ve Harzmler’den savaşlardan esir alınanlardan köle pazarları oluşturuldu. Bunlar Trabzon esir pazarlarında satılmaktaydı.

Şimdiki adı MEMUKLER diye bilinen SOYSAL ve YÜKSEL soy silsilesininde GÜRCÜ ya da SLAV MUMLÜKLER soyundan geldikleri kuvvetle muhtemeldir. Hasan Soysal Anlatıyor 1: Çamlıcada ağaç keserken Hasan Amcamı eşkiya (Moğollar ) yakalamışlar ve öküzleri ile birlikte götürmüşler. Mustafa amcamda ondan çok yukarıdaymış ve onu görüp kendisine yakalayacaklar diye kaçmış. Birkaç gün sonra öküzlerinin eymürün derede kesip yediklerini görmüşler. 2004 ya da 2005 yılı olsa gerek bizim köydeki çobanlar çamlıcada gürgen dalına asılı vaziyette ve ağacın içine birkısmı girmiş ve paslanmış durumda bulmuşlardır. Hasan amcam o zaman evliydi ve eşinin adı arifeydi ve bir kızı vardı. Turist Hasan’ın anası amcamın kızıdır. Hasan amcam kaçırıldıktan uzun yıllar sonra Arife Yengem Muday’dan evlenmiştir. Hasan Soysal Anlatıyor 2: Hüseyin Amcam (Küpçü Hüseyin) tuç kaval çalardı. Ve en çok sevdiği türkü: Meşeler Güverdi Varsın Güversin adlı eserdi. Çok neşelendiğinde bu türküyü söylerdi. Ayrıca Küpdüşen Armudu çok severdi, o yüzden KÜPÇÜ HÜSEYİN derlermiş.

7 . 5. BEŞİNCİ YERLEŞENLER (1516)

ELDİVENLİLER OCAĞI ELVER-ERDOĞAN-ÇINAR-MEŞE-ŞENGÜL

7.6. ALTINCI YERLEŞENLER (1705-1710)

YAKUPOĞULLARI

7.7. YEDİNCİ YERLEŞENLER (1820)

MEHTERGİL ÖNDE-KÜLEKÇİ-YILMAZ' DERVİŞ AHMET KÜLEKÇİ

Yine bu sülaleden Ahmet KÜLEKÇİ (Kürüs Ahmet)inde davul çaldığını mehterlik yaptığını bilmekteyiz. Askere gitmeden nişanlanır ve daha sonradan nişan bozulur Ahmet askerden geldikten sonra 1950’li yıllarda Hacı Bektaşı Veli Dergahına hizmet etmeye ve himmet almaya gider yaklaşık 5-10 yıl burada kalır. Dergahta çok güzel bir kıza aşık olur, günler ayları kovalar Ahmet içini açamaz kıza. Hiç istemediği bir iş gelir Ahmet’in başına (Dergahta hizmet ederken cebinden cüzdanı ve içindeki o zaman göre çok miktarda olan paraları etrafa saçılır. Paranın kaynağını askerlik döneminde ve daha sonrası köyde yaptığını açıklasada bu Ahmet’in dergahtaki son günleridir.) ve dergahtan ayrılmak zorunda kalır. Köyüne gelen Ahmet yaşadığı buruk mutlulukla dönüşü olmayan divane hayatın içinde bulur kendini. Kimseyle konuşmaz ve sohbet etmez yıllar yılı. Aradan yirmi yıl sonra olsa gerek yavaş yavaş konuşmaya başlar. Ahmet yaşamı boyunca hiç evlenmemiştir. Ahmet KÜLEKÇİ’nin bir derviş misali divane olduğunu bilmekteyiz. Yolda yürürken karşıdan bir kadın geldiğini gördüğünde Ahmet hemen gerid döner ya da sırtını döner kadının yüzüne bakmazdı. Akrabasıda olsa aynı habereketi kesinlikle yapardı. Yine yolda bir kadınla birbirlerinin yolu kesilecek şekilde karşılaşıldığında Ahmet fedakarlık yapar bekler sırtını döner ve kadının geçmesini beklerdi. Hep sormak istedim Ahmet’e bu hareketlerini ama kısmet olmadı işte. Ancak yaşamına baktığımda kadınlardan yana şansı olmamıştı ve tövbeliydi diye düşünüyorum. Diğer bir düşünce ise Dergahta yaşadığı ve üzerine bir başka gül koklamayacağına yemin etmiş olacağıdır. Yine Ahmet KÜLEKÇİ çok bilgili ve özellikle tarih bilgisi olan bir şahsiyetti. Kimseye zarı olmayan ve tek odalık bir yerde yaşamış , konu komşunun ve akrabalarının manevi desteği ile yaşamını 2000 yılına kadar devam ettirmiştir. Ahmet yaşamı boyunca hiç maddi bir kaygısı olmamış ve maneviyatı dolu dolu yaşamıştır. Bu köylü onu aklı yerinde olmayan bir deli olarak gördü yıllarca, çünkü kendileri akıllı ve o deliydi. Ve çünkü Ahmet herkesten farklıydı. Farklı olmak köylümüze göre delilikten başka bir şey değildi. Göremediler ondaki farkı, göremediler ondaki erdemi, ondaki yaşamın manasını…!!! Maddi kaygılar içindeki yaşamları gördükçe insanın Ahmet KÜLEKÇİ’ye hayran olmaması içten değil…!!! Ey soğukpınar’lı bir derviş geldi geçti köyümüzden Pisik Ahmet dediğiniz; haberin varmı ? Mekanın cennet olsun dost ….!!!

7 . 8 . SEKİZİNCİ YERLEŞENLER (1820-1830) GANİOĞULLARI KANAL-YALÇIN

7 . 9 . DOKUZUNCU YERLEŞENLER (1830) BEHSATOĞULLARI HAMZAOĞLU – TOKUŞ OĞLU 7 . 10 . ONUNCU YERLEŞENLER (1830-1840) HEYDOSTLAR ŞİMŞEK

7 . 11 . ONBİRİNCİ YERLEŞENLER (1850) TERTİPLER AYYILDIZ – ÖZCAN – ÖZDEMİR

7.12. ONİKİNCİ YERLEŞENLER (1850) İZZETOĞULLARI ÜNLÜ

7 . 13 . ONÜÇÜNCÜ YERLEŞENLER (1850-1855) HORASANLAR BAYRAM

7 . 14 . ONDÖRDÜNCÜ YERLEŞENLER (1860) MAHMUTGİL AZAPLAR ALİ USTAGİL YILDIRIM

7 . 15 . ONBEŞİNCİ YERLEŞENLER ( 1885 ) ÇOLAKLAR SORGİT-DAĞEZEN- EŞER LÖLÖZLER DEMİRCİ DEMİRCİOĞULLARI GÜR-KELEŞ-TOPAÇ

7.16. ONALTINCI YERLEŞENLER ( 1905 ) KOYULHİSAROĞLU CİVANLAR - GÜVERCİN

7 . 17 . ONYEDİNCİ YERLEŞENLER ( 1905 ) CABADAN 7.18. ONSEKİZİNCİ YERLEŞENLER (1910) KOYULHİSAROĞLU PELİT 7.19. ONDOKUNCU YERLEŞENLER (1950) ALTINTAŞ

KÜLTÜR[değiştir | kaynağı değiştir]

OĞUZ TÜRKMEN kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.

Reşadiye’nin ilk kaza oldugu 1906-1958 arası Reşadiye Belediyesine baglı bir mahalle iken 1958’den sonra köy, 1999’dan sonra belde statüsüne kavuşmustur.

Yemekleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sogukpınar'ın zengin mutfağında bulunan yemekler şöyledir: ÇORBALAR: Helle Çorbası, Darı Çorbası, Gendüme Çorbası, Bulgur Çorbası, Yarma Çorbası, Un Tarhana Çorbası, Kesme Çorbası, Yayla Çorbası. DOLMALAR: Pancar Dolması, Pezuk Dolması, Yaprak Dolması, Kalduruk Dolması. KIZARTMALAR: İşkefe, Katmer, Fetil, Ekmek Kadayıfı, Pağaç, Çökelikli, Bazlama. ÇÖREKLER: Kül Çöreği, Şaç Çöreği, Değirmen Çöreği, Fırın Çöreği, Parmak Çöreği, Çeteneli Çörek, Mayalı Çörek. KAVURMALAR: Mantar Kavurması, Et Kavurması, Yumurtalı Ekmek Kavurması, Mercimek Kavurması, Soğan Kavurması, Patates Kavurması, Pancar Kavurması. PEKMEZLER: Kuşburnu Pekmezi, Armut Pekmezi, Dut Pekmezi, Elma Pekmezi, Çetene Ezmesi, Kiren Ezmesi. PİLAVLAR: Bulgur Plavı, Düğü Pilavı, Kataşı Pilavı, Gendüme Plavı (Keşkek).

Diğer Yemekler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bat, Kısır, Çalpı, Kabak Tirşesi, Cırıhlama, Leylek Şerbetlisi, Öymeç, Pancar, Pancar Kabuskası, Ekmek Aşı, Pancar Mıhlaması, Sarı Burma.

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Soğukpınar, Tokat İline 92 km, Reşadiye ilçesine 3–4 km uzaklıktadır. Kelkit Vadisi'nin güneyinde KUZ denilen ormanlık bir tepenin eteğinde engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur. Arazinin engebeli olmasının nedeni zaman içerisinde meydana gelen toprak kaymalarıdır. Soğukpınar'ın arazisini sulayan Reşit Deresi ile dere yatağı civarında ve belde içinde bulunan pınarları vardır. İçimi güzel olduğundan belde adını bu pınarlardan almıştır. Doğal yapısı bakımından oldukça güzel olan Soğukpınar'ın güneyinden geçen yol üzerinde meşe ve daha yukarılara çıktıkça çam ve gürgen ağaçlarıyla örtülü ormanlık alanlar vardır. Çatalkaya adıyla bilinen bir de küçük şelalesi vardir. Şelale bahar aylarında coşarken yaz mevsimine doğru suyu azalır. Yaz aylarında bölge halkının hayvanlarını otlatmak amacıyla çıktığı Oba adıyla bilinen bir de Yaylası vardır.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Soğukpınar'ın iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Nüfusun çoğunluğu İstanbul, Ankara gibi büyük kentelerde ikamet etmekte, ancak emekli olup Soğukpınar'’a taşınanların sayısı artmaktadır.

Yıllara göre belde nüfus verileri
2007
2000 2.036
1997 2.235

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Soğukpınar ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayrıca arıcılık da yapılmaktadır.

Soğukpınar'da yıllar öncesinde sebzecilik yapıldığı bilinmektedir. Sulama kanalı ve havuz yapılmış fakat sebzecilik eski önemini kaybetmiştir.

Belediye[değiştir | kaynağı değiştir]

Soğukpınar'ın Belde tüzel kişiliği alması ile birlikte belde tüzel kişiliğini temsil etmesi için belde belediye seçimleri yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre belediye başkanları:

2009 - Metin Erçıktı
2004 - Nazmi Yücel
1999 - Mustafa Kaya

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Soğukpınar'da, ilköğretim okulu olmasının yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır. Beldenin içme suyu şebekesi var, kanalizasyon şebekesi %35 tamamlanmıştır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Beldeye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup beldede elektrik ve sabit telefon vardır.

Eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşimin bütük kentlere gitmesiyle birlikte, eğitim ve öğretim eskiye oranla iyi seviyededir. Ülkemizde geçerli olan her meslekten kişiler yetişmekte ve mesleklerinde başarılı çalışmalar yapmaktadır. Geleceğe daha umutla bakmaya devam edeceğiz...!

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]