Selâmün aleyküm

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Selâmün Aleyküm (Arapça: السلام عليكم, Türkçe: Selam Üzerine Olsun), Arapça kökenli selamlaşma şeklidir. "Es-selamu aleyküm", "Es-selamu aleyke ve rahmetullah" olarak da söylenir.

Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Selam terimi Arapça "Selime" kökünden bir mastar olup, sözlükte; "Maddî ve manevî sıkıntılardan kurtulmak, barış ve esenliğe kavuşmak" demektir. "Es-Selamu", isim olarak ise; selam, selamet, sulh ve güven anlamına gelir.

İslam'da Selamlaşmanın Yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam dininde bir fıkıh terimi olarak selam; karşılaşan iki Müslümanın birbirine yaptıkları dua cümlesinden ibarettir. Selam veren "es-selamu aleyküm (Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun)" der, selamı alan ise "ve aleykümü's-selam ve rahmetullah (Allah'ın selamı ve rahmeti sizin üzerinize olsun)" diyerek duada bulunur. Esma-ül Hüsna'da geçen, Allah'ın 99 isminden biridir. "Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan; her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran; cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden" manasındadır.

Selamlaşmak konusuna Kur'an-ı Kerîm'de ve hadis kitaplarında çokça değinilmiştir.

Kur'an-ı Kerîm'de:

  • "Bir selam ile selamlandığınızda, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın veya aynı ile karşılık verin." (Nisa, 4/86.)
  • "Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve "Sana selam olsun" dediler." (Hûd, 11/69; örnekler için bk. Meryem, 19/15, 33, 47; Taha, 20/47; el-Kasas, 28/55; es-Saffat, 37/79, 109, 120, 130, 181.)
  • "Melekler: "Sabrettiğinize karşılık size selam olsun..." derler." "İman edip de iyi işler yapanlar, Rablerinin izni ile içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri söz "Selam" dır." (İbrahim, 14/23; bk. Yunus, 10/10)
  • "Onlar meleklerin "Size selam olsun. Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin" diyerek, tertemiz bir şekilde canlarını aldıkları kimselerdir."

Hadislerde:

  • Allah Teala, Adem (a.s)'ı yarattığında, ona; "Git, meleklere selam ver, nasıl selam alacaklarını dinle, bu senin ve neslinin selamlaşma örneği olacaktır." dedi. Bunun üzerine Adem (a.s) meleklere; "es-Selamu aleykum (Allah'ın selamı size olsun)" dedi. Onlar da; "es-Selamu aleyke ve rahmetullah (Allah'ın selamı ve rahmeti sana olsun)" diyerek karşılık verdiler. ( Buharî, Halku Adem, 2, IV, 102; Tecrîd Sarîh, Terc. IX, 46, H. No: 1367; el-Kurtubî, a.g.e, XX, 45.)
  • "Size Ehl-i kitaptan birisi selam verince "aleyke veya aleykum (sana veya size de olsun)" şeklinde cevap veriniz." (Buharî, İsfi'zan, 22, Murteddîn, 4; Müslim, Selam, 9, 87; Malik, Muvatta', Selam, 3; A.b. Hanbel, II/9, III/99; İbn Kesîr, a.g.e., III/462.)
  • "Ruhumu kudret elinde tutan Allah'a yemin olsun ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir ameli size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız." (Müslim, iman, 93; Ebu Davud, Edeb, 131; Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyame, 54, İsti'zan, 1; ibn Mace, Mukaddime, 6; A. b. Hanbel, l, 165; bk. Buharî, Nikah, 71, Eşribe, 28, İsti'zan, 8; Nesaî, Cena'iz, 53.) [1]

geçmektedir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]