Osmanlı alfabesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Osmanlıca harfler sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara

Osmanlı alfabesi (Osmanlı Türkçesi: الفبا elifbâ), Batı Türkçesi adını verilen Oğuzca; Osmanlı Türkçesi-Azerbaycan Türkçesi ile birlikte olan müşterek devresini, hemen hemen 15. yüzyılın ortalarına kadar sürdürür. Ancak bu zamandan sonradır ki, Selçuklular devrinin sonunda yer alan ve Eski Anadolu Türkçesi adı ile anılan her iki ağzın müşterek oldukları zaman görülen bazı ayrılıkların bir kısmı Osmanlı, bir kısmı da Azericede umumîleşerek 16. yüzyıldan başlamak üzere iki ağzın kesin çizgilerle ayrılmasına sebep olur. Bunun yanında her iki şivenin komşularından alınan sözcükleri, Arapça ve Farsça olanlar hariç, Azerbaycan ve Osmanlı Türkçelerinde anlaşmada çıkacak, ikinci bir ayrılığı ortaya çıkarır.

Harfler[değiştir | kaynağı değiştir]

Elif ortada ve sonda A olarak okunur. başta A veya E olarak okunur. vav harfi ortada ve sonda o,u,ü,ö sesleri vermek için kullanılır.Bazende V olarak kullanıldığı olur. Güzel he sözcük içinde E harfi vermek için vede he sesi almak için kullanılır. Sözcüğe ı,i ile başlıyacaksanız, elif ve Ye harfini yan yana getirerek ı,i sesi alırsınız.

Tek başına Sözcük sonunda Sözcük ortasında Sözcük başında Adı Günümüz Türkçesiyle
elif a, e
hemze ', a, e, i, u, ü
be b
pe p
te t
se s
cim c
çim ç
ha h
h
dal d
zel z
re r
ze z
je j
sin s
şın ş
sat, sad s
ﺿ dat, dad d, z
t
z
ayın 'a, h
gayın g, ğ
fe f
kaf k
kef k, g, ğ, n
gef[1] g, ğ
nef, sağır kef[2] n
lam l
mim m
nun n
vav v, o, ö, u, ü
he h, e, a
lamelif[3] la
ye y, ı, i

Latinizasyon (Romanizasyon)[değiştir | kaynağı değiştir]

Latinizasyon genel olarak Latin alfabesi dışındaki ses sitemlerinin Latin Alfabesine çevrilmesini ifade eder.

Osmanlıca Latinizasyon
ي و ه ن م ل ݢ ݣ ك ق ف غ ع ظ ط ض ص ش س ژ ز ر ذ د خ ح چ ج ث ت پ ب ا ء
Y V H N M L G Ň K Q F Ģ Ă Ż Ş S J Z R Ž D X Ç C Š T P B A, E Ä,U, İ

Başka bir versiyon ise şu şekildedir:

Osmanlıca Latinizasyon
ي و ه ن م ل گ ڭ ك ق ف غ ع ظ ط ض ص ش س ژ ز ر ذ د خ ح چ ج ث ت پ ب ا ء
Y V H N M L G Ñ K Ķ F Ģ Ă Ż Ş S J Z R Ď D X Ç C Ť T P B A, E Ä,U, İ
  • Š=Ť ve Ž=Ď harfleri Peltek seslerdir; dil ucu ile dişlerin arasından çıkar.
  • Alfabede Osmanlıcaya Farsçadan geçen üç noktalı harflere de yer verilmiştir.
  • Arapçada Osmanlıcanın aksine üç tane sesli harf vardır: Ä, İ ve U.
    • Ä Harfi: Farklı dillerde veya şive ve lehçelerde, "A veya E" olarak seslendirilebilmektedir (Tersine bir gösterim de doğrudur; Ä: A+E).
    • U Harfi: Farklı dillerde veya şive ve lehçelerde, "U veya Ü" olarak seslendirilebilmektedir.
    • İ Harfi: Farklı dillerde veya şive ve lehçelerde, "I veya İ" olarak seslendirilebilmektedir.
  • Klasik Arapçada gerçekte "I" ve "Ü" sesleri yoktur. Bunlar Osmanlıcadaki söyleyişlerde sesli harflere bitişik durumdaki sessiz harflerin kalın ve ince olmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Örneğin; ال-خالق sözcüğünün Arapçadaki doğru telafuzu Hálik şeklindedir. Ancak Türkçede Hálık olarak yazılıp okunduğuna sıklıkla rastlanır. Yine de bu aksana dayalı ses değişimi Arapça açısından bir aykırılık teşkil etmez. Yani aslında Arapçada böyle bir ayrım bulunmadığı halde Osmanlıcada şu durumlarla karşılaşılabilir:
    • Kalın sessiz harflere bitişik sesli harfler kalın seslere kayar (A, I, U).
    • İnce sessiz harflere bitişik sesli harfler ince seslere kayar (E, İ, Ü).
  • Arapçada A ve E için farklı harfler yoktur. Aslında bu sesler arasında fark da bulunmaz. Bu nedenle her iki ses Ä (Æ) harfi ile karşılanır. Örneğin: Sälâ sözcüğü Arapçanın bazı şive ve lehçelerinde Salâ olarak telafuz edilirken Türkçede Sela olarak söylenir. Aslında her iki kelime de birbirinin aynıdır. Yine de bu aksana dayalı ses değişimi Arapça açısından bir aykırılık teşkil etmez. Osmanlıcada ise Kalın sessiz harflere bitişik sesli harfler A'ya kayarken, ince sessiz harflere bitişik sesli harfler E'ye doğru kayar. Ancak bu da kesin bir kural değildir.
  • Ä harfi aslında A ve E arası bir ses (Kapalı E sesi: "Ə") olmasına ve Klasik Arapçadaki orijinal telafuz bu şekilde yapılmasına karşın Osmanlıcada aksana bağlı olarak E veya A seslerine dönüşebilir (Ä: A+E).
  • Ayrıca bu seslerin ince biçimleri de kullanılır: Â, Î ve Û.
  • Yine bu seslerin uzun biçimleri de kullanılır: Á, Í ve Ú.
  • Her ne kadar Türkçeye geçen kelimelerde I ve Ü görünse de bu sesler, Türkçe içerisinde dönüşerek ortaya çıkmıştır. Aslında Arapçada bulunmazlar.
  • Arapçada O ve Ö harfleri yer almaz. Örneğin Ömer ismi gerçekte Umar olarak yazılır ve telafuz edilir.
  • Harflerin seslendirilmesi Hareke adı verilen işaretler ile yapılır. Fakat Harekelerin kullanımı neredeyse sadece Kur'an ve Arapça öğretim kitaplarına sınırlıdır. Bunlar gazete ve kitaplarda genellikle kullanılmaz.
  • ث: Peltek T sesidir (Ť). Arapçadaki T harfinin peltek biçimidir. Aslında peltek S sesi ile aynıdır. Her iki peltek ses de ( ve ) dilin dişlerin arasına değdirilmesiyle çıkarıldığı için aralarındaki farkı anlamak mümkün değildir ve hatta böyle bir fark yoktur. Örneğin: Es̃er...
  • ذ: Peltek D sesidir (Ď). Arapçadaki D harfinin peltek biçimidir. Aslında Peltek Z sesi ile aynıdır. Her iki peltek ses de ( ve ) dilin dişlerin arasına değdirilmesiyle çıkarıldığı için aralarındaki farkı anlamak mümkün değildir ve hatta böyle bir fark yoktur. Örneğin: Z̃eka...
  • ص: Vurgulu S sesidir (). Bu harfin çeşitli dillerdeki adı Tsad (Tsade) olarak bilinir. Sert ve dolgun bir S sesi verir. Bu harf Türkçede mevcut değildir. Ancak Arapçadan Osmanlıcaya geçen kelimelerde yer alır. Örneğin: Ṡahib, Ṡadaka, Ṡabır, Ṡabun, Huṡuṡ.
  • ض: Vurgulu D sesidir (). Bu harfin adı Dzad (Dzade) olarak da telafuz edilir. Sert ve dolgun bir Z ses verir. Bu harf Türkçede mevcut değildir. Ancak Arapçadan Osmanlıcaya geçen kelimelerde yer alır. Örneğin: Ramaḋan, Kaḋı, Kaḋa, Ḋarb, Ḋarbe, Arḋ...
  • ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (). Örneğin: Maⱨrem (Mahrem)... Boğazdan gelen gırtlaksı, hafif boğumlu bir H sesidir. Türkçede karşılığı olmayan bu sese en uygun örneklerden birisi de Ⱨacı (Hacı) sözcüğüdür. Türkçede çoğunlukla normal H harfine kayar ve o şekilde seslendirilir.
  • خ: Hı sesi boğazın gırtlağa yakın bölümünden boğazı hırıldatmak suretiyle çıkarılan bir sestir (X). Türkçedeki Xalı (Halı), Xala (Hala), Xoroz (Horoz) sözcüklerinin bu harfle yazılması doğru ses değerlerine örnek teşkil eder. Normal H sesinden biraz daha sert ve hırıltılıdır. Standart H sesi hiçbir engele takılmadan çıkarken, bu ses boğazın üst kısmında titreşir. Örneğin: Bakmak sözcüğü Azericede, ayrıca İç ve Doğu Anadoluda Baḥmaḥ şeklinde telafuz edilir ancak kelimenin içindeki h harfleri gırtlaktan ve hırıltılı olarak çıkartılır. Çaxmax (Çaḥmaḥ; Çakmak), Yanmax (Yanmaḥ; Yanmak) gibi...
  • : Arapça'daki Dı/Tı (ط) harfinin karşılığıdır. Türkçede bulunmayan D ve T arası bir sestir. Örneğin: Ṫarık, Ṫarikat... Ancak Anadolu Türkçesinde normal D veya T harfi ile bu fark ortadan kalkmıştır. Bu harfi içeren kelimelerin büyük bir kısmı halk ağzında D ile de karşılanabilen T sesini de ihtiva eder. Örneğin, Osmanlıca'da طاش (Ṫaş: Taş/Daş), طوز (Ṫuz: Tuz/Duz)... Geçmişteki Ṫavar (Davar), Ṫamga (Damga) kelimelerinin bu harf ile yazılması halinde doğru ses değerlerine örnek teşkil eder.
  • Ż: Arapçadaki Zı (ظ) sesini karşılar. Türkçede bulunmayan Z ve S arası vızıltılı bir sestir. Örneğin: Żan, Żalim, Żafer... Ancak Anadolu Türkçesinde normal Z harfi ile bu fark ortadan kalkmıştır.
  • Ayın (ع) gırtlaksı bir ses olup, kesinlikle sessiz bir harftir. Türkçe'de bu ses yoktur. (Tükçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır). Yeryüzündeki bazı dillerde Ayın'a benzer sesler Ă ile gösterilir. Türkçe'de ise Arapça'dan gelen sözcüklerde çok nadiren kesme işareti ile kullanılır. Örneğin: Măruf (Ma'ruf).
  • Ayın (ع) harfinin çekimli (harekeli biçimleri) Ŭ ve Ĭ olarak gösterilir. Örneğin: Ŭmum, Ĭtır...
  • Gayın (غ) hırıltılı bir G sesidir (Ģ). “Yumuşak-G” (Ğ) harfine benzer ama sert ve hırıltılıdır. Almanların gırtlaktan çıkan R harfinin taşıdığı ses değerine benzer (Ř). Uniform Türk Alfabesi'nde Ƣ harfi ile gösterilir. Batı Anadolu Türkçesinde Ğ sesine dönüşmüştür, ancak Türkiye’nin doğu bölgelerinde yaygındır. Örneğin: Doģan (Doğan). Buradaki Ğ hırıltılı olarak söylenir. Bu nedenle Yumuşak Ğ harfinini aksine Arapçada kelime başında da yer alabilir. Mesela: Ģayb (Gayb)...
  • Kaf-ı Nûni (ڭ) genizden çıkarılan N ve G karışımı bir sestir (Ň, Ñ). Üç noktalı Kef harfidir. Bazen de NG/NĞ olarak öngörülür. Pek çok ağızda N veya Ğ sesine dönüşmüştür. Örneğin: İç Anadolu’da, özellikle Sivas yöresinde Saňa, Baňa, Deňiz sözcükleri. Pek çok kaynakta Tengri veya Tengiz olarak yazılan sözcükler aslında Teñri ve Teñiz şeklinde okunur.
  • Q: Anadolu Türkçesindeki gırtlağa yakın olarak çıkarılan kalın K harfini gösterir. Örneğin: Qomşu (Komşu)... Bazı Türki dillerde ise yine kalın K sesine yakın olarak gırtlaktan çıkarılan kalın bir G sesini karşılar. İç Anadolu ve Doğu Anadolu ağızlarında yaygın olarak kullanılır. Azeri Türkçesinin resmi harflerinden birisidir. Arapçadaki Kaf (ق) harfini karşılar. Örneğin: Qadın (Kadın) sözcüğünün okunuşu "Gadın" şeklindedir. Baştaki G sesi gırtlaktan ve kalın bir tonla söylenir. (Kimi lehçelerde ise ve bu sese oldukça yakın olan kalın gırtlaksı bir K sesi olarak okunur ve söylenir.)
  • ق harfi aslında şive veya lehçeye dayalı aksana bağlı olarak birbirine dönüşebilen iki sesi birden içerir:
    • ٯ (Noktasız Kaf): Gırtlaktan çıkan kalın bir K sesidir.
    • ڨ (Üç noktalı Kaf): Gırtlaktan çıkan kalın bir G sesidir.
  • Tunus ve Cezayir Arapçasında Türkçedeki gırtlaktan söylenen G harfine benzeyen bir sesi karşılamak için üç noktalı ڨ harfi kullanılır. Bu harf Q ile karşılanır.
  • Mağrip (Tunus ve Cezayir) Arapçasında kalın K sesini göstermek için noktasız Kaf (ٯ) harfi kullanılır. Bu harf (, Ķ) ile karşılanır.
  • Aynı kaynağa yakın olarak çıkarılan ح () ve ٯ () harfleri Türkçede, kendilerine yakın olan diğer seslerden ayrımları en zor yapılan harfler arasındadır. Çünkü hem ses değeri hem de çıktıkları kaynak açısından bakıldığında normal biçimleri ile kalın biçimleri arasında bir yerde duran bu harfler sıklıkla iki yöne doğru kayarak kendilerine yakın seslerden farkları Türkçede ortadan kalkar.
    • H-Ⱨ-X (Arapça: خ-ح-ه) sıralamasında ortadaki harfi ya normal H'ya ya da kalın hırıltılı X'ya dönüşerek Türkçedeki ayırımı son derece zorlaşır.
    • K-Ⱪ-Q (Arapça: ق-ٯ-ك‎) sıralamasında ortadaki harfi ya normal K'ya ya da kalın bir G sesi olan Q'ya dönüşerek Türkçedeki ayırımı son derece zorlaşır.

Uzatılan Harflerin Çevrilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

  • İnceltme İmi (ˆ) Türkçe’de yalnızca sesli harflerin üzerine gelir. Harfin ince okunmasını sağlar. Örneğin: Kar (yağış türü) ve Kâr (kazanç).
  • Sesli Harflerde Vurgu İmi (´) üzerine geldiği sesli harfin vurgulanarak (inceltilmeden) uzatılmasını sağlar. Mesela Tatar alfabesinde Í harfi uzatılan bir İ sesi verir. Türkçe’deki sesli harflerle örnek verilecek olursa: Bázen, Ánında, Nádiren…
  • Sessiz Harflerde Vurgu İmi (´) sert ve vurgulu bir söyleyiş kazandırır. Vurgu İmini tüm sessiz harflere uygulamak mümkündür. Mesela; Ý, Ć, Ś, Ź, Ŕ, Ĺ, Ń, Ḱ, Ẃ, Ḿ, Ṕ harfleri gibi... Böylece aslında vurgu iminin birinci işlevi olan vurgulama sağlanmış olur. Örneğin: Hać (Hacc), Haḱ (Hakk)...
Latinize Sesler Örnek Türkçe   Uzun Örnek   İnce Örnek
Ä A, E Yämin Yemin Á Kazá Â Kâr
U U, Ü Mulk Mülk Ú Múzip Û Sükûn
İ I, İ Sihhat Sıhat Í Ílan Î Dínî

Duraklanan Harflerin Gösterilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Aksan İmi (ˋ): Sola yatık olarak kullanılır. Sözcüğün aksanlı olarak seslendirilmesine imkan tanır. Türkçede aksanlı okuyuş ancak sessiz harflerde duraklayarak mümkündür. Örneğin: Aỳ Han ve Ayhan sözcüklerinin okunuşlarındaki farklılıkta olduğu gibi. Ayrıca Ek̀mek ve Ekmek sözcüklerinin okunuşlarındaki farklılıklar yine örnek olarak verilebilir. Anadolu Türkçe'sinde kesme işareti biçiminde yabancı dillerden -özellikle Arapça'dan- gelen bazı kelimelerin aksanlı (duraklayarak) okunmasını sağlar. Burada asıl yapılan şey üzerine geldiği sessiz harfte bir duraklama sağlayıp, diğer heceye sesli harf ile başlamaktır. Örneğin: Kıt̀a, Kur̀a, Mel̀un... Türk Afabesinde bu kelimeleri bu biçimde yazabilmek için aksan işareti yerine, -belki de birbirlerine çok benzedikleri için- kesme işareti (‘) kullanılmıştır. Fakat Türkçe’de heceyi sessiz harfle bitirip sesli harfle başlamak Anadolu Türkçesinin yapısına uygun olmadığı için zaten söyleyişte de bu biçimler genelde tercih edilmez ve heceler kesintisiz düz okunur. Ancak bazı dillerde harfin ses değerini de değiştiren bir göstergedir. Türkçede ise yalnızca eşsesli kelimelerin farklılığını göstermeye yarayan ve aslında etkisiz olan bir işarettir. Buna karşın Avrupa dillerindeki kimi örneklerde ölü sesli harflerin gösterilmesine yarar. Örneğin; Türkçedeki Ortàokul (Ortokul gibi okunur) veya Karàağaç (Karağaç gibi okunur) sözcüklerindeki aksana bağlı olarak telafuz edilmeyen harfleri işaretler. Buna karşın bu harfleri telafuz edenler de bulunur, ki zaten aksandan kastedilen de bu durumdur. Bu durum nadiren de olsa peş peşe okunan kalıplaşmış kelimelerdeki veya bileşik sözcüklerdeki sesli bir harften sonra tekrar yeni bir sesli harf geldiğinde ortaya çıkar. Böylesi bir durumda ilk sesli harf çok kısa olacak biçimde, iki sesli harf kaynaşarak veya bazen de baştaki sesli harfi tamamen kaybolarak okunur, bu nedenle de çoğu zaman bu sesin farkedilmesi bile mümkün olmaz. Örneğin: Nè edeceksin? (Halk ağzında: Neydeceksin? - Niydeceksin?), Nè olacak? (N'olacak?), Nè olur (N'olur)... Hatta araya sesli harf girse bile bu sesin ortaya çıktığı görülebilir. Örneğin: Nè yapacaksın? (Halk ağzında: N'apacaksın?).

Yarı-Sesli Harfler[değiştir | kaynağı değiştir]

Araçada Ayn harfi Yarı-Sesli (harekesiz biçimi ise kesinlikle sessiz) bir harftir. Bu harfin Türkçeye çevirisi daima bir problem olmuştur. Çünkü Arapçayı veya Arapça seslerin çıkış yerlerini yeterince bilmeyen bir kişinin bu sesi normal A harfi zannetmesi veya karıştırması kaçınılmazdır. Bu harfin çekimli biçimleri Türkçede Kısaltma İmi ile gösterilir.

  • Kısaltma İmi ( ˘ ): Harflerin kısa bir söyleyiş kazandırılarak telafuzlarını sağlar. Sesli harflerde bu kısalık ancak gırtlaksı sesler çıkarmakla mümkündür. Bu nedenle sesli harflerde gırtlaksı sesleri temsil eden bir işaret haline gelmiştir. Çok hızlı ve kısa olarak söylenen Ă-aa, Ĭ-ıh, Hă!, Hĕ!, Hĭ!, Ăh... gibi ünlemler bu kısalığı anlamak için örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca bu sesli harfler Arapçadaki gırtlaktan çıkarılan Ayın (ع) harfinin türevleri (çekimli / harekeli biçimleri) olduğu için gırtlaksı harfleri göstermek için de kullanılır. Örneğin: Ĭlm (İlim)...
  • Ă: Romancada ve Çuvaşçada ayrıca İtelmencede ve Hantıcada yer alır. (Bu dillerde I-A arası bir sestir.)
  • Ĕ: Çuvaşçada bulunur. Romanya alfabesinde 1904'te kaldırılmıştır. (Bu dillerde İ-E arası bir sestir.)
  • Ĭ: Çuvaşçanın resmi olmayan Latin alfabesinde Rusçadan geçen kelimelerde kullanılır. Pinyin alfabesinde de yer alır.
  • Ŭ: Belarus ve Esperanto alfabesinde bulunur. W'ye benzeyen kısa, gırtlaksı ve yarı-sesli bir U harfidir.

Türkçede Kısaltma İmi özellikle el yazısında İnceltme İmi ile karışma ihtimali nedeniyle sesli harflerde tercih edilmemiştir.

Sayılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Eski Osmanlı hakimiyetindeki Ortadoğu ülkelerinde Arap geleneğine dayalı telefon tuşları
Sayılar
٠ ۱ ۲ ٣ ٤ ٥ ٦ ٧ ٨ ٩ ۱٠
0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Yazı Biçemleri[değiştir | kaynağı değiştir]

El yazması eserleri el yazısıyla çoğaltan kimselere müstensih, bir hattat öğretmenin, aynısını yazmaları için öğrencilerine verdiği yazı örneği'ne de meşk denilir. Arap alfabesinden geliştirilen, Osmanlı Türkçesinde kullanılan yazı biçemleri;

Dîvânî[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Dîvânî

Dîvânî, sülüs ve tâlik (ta'lik) yazı şekillerini içerir. 16. yüzyılda farklı büyüklükte celî dîvânî adında idari işlerde ve Osmanlı İmparatorluğunda resmi yazışmalarda kullanılmıştır. 18. yüzyılda basitleştirilmiş ve (kırması dîvânî ) geliştirilmiş ve Osmanlı Saltanatının sonuna dek saray'da kullanılmıştır. Bir bakıma tevki[4] e, bir bakıma ta'like benzeyen son derece hareketli, karmaşık, özel bir yazı türü. (Fatih döneminde belirmiş, Yavuz döneminde gelişmiştir. Yalnız buyrultularda kullanılır.)[5]

Dîvânî el yazısı kendi altında ikiye ayrılır:

  • celî dîvânî
  • rik'a dîvânî
Mehmed İzzet Efendi'nin celî dîvânî el yazması

Muhakkak[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Muhakkak
muhakkak yazım

(Arapça: محقق) Arap alfabesinde geliştirilen, sülüs yazının yatkın ve yatay bölümleri daha uzun olan türüne verilen ad.[6] Önceleri sadece çok az levhalarda ve bazı besmelelerde ve Muhammed bin Abdullah isminin yazımında kullanılmış, fakat 16. yüzyıldan sonra pek kullanılmamıştır.

Nesih[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Nesih
nesih yazım

Arap alfabesinde geliştirilen, özellikle Osmanlılar tarafından yazmalarda kullanılan, yumuşak, köşeleri yuvarlaklaşmış, işlek bir yazı türü.[7] dür. (Arapça: نسخ, nasakha, naskh) de denilen yazı şekli 1928 yılına kadar daha çok Kur'an ve ilmî eserlerin çoğaltılmasında kullanılmıştır.

Rik'a[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Rik'a

(Arapça: الرقعة) Arap alfabesinde geliştirilen, Nesih'in dendansız, yuvarlak ve kıvrak bir türüne verilen isim[8] olup, Osmanlı İmparatorluğunda kullanılan günlük basit el yazısı biçimidir. Onaylar genellikle rika ile yazılmıştır.

rik'a yazım

Tevki[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Tevki

(Arapça: توقِ) Arap alfabesinde geliştirilen, sülüs yazının daha değişik ve ufaltılmış bir yazı biçimidir. Resmî belgelerde kullanılmıştır. Kelime anlamı "1. Padişah buyruklarına çekilen tuğra. 2. Bu tuğrayı taşıyan buyruk" şeklindedir.[9]

Ta'lik[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Ta'lik

Arap alfabesinde geliştirilen, sülüsün sağdan sola doğru yatık olarak yazılan yazı türlerinden biridir. Tüm harfleri yuvarlağımsı olan bu yazı biçimi, İran'da geliştirilmiş, bir santim veya daha fazla genişlikte kalemle yazılmış olanına da celi ta'lik adı verilir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Klaus Kreiser, Christoph Neumann Kleine Geschichte der Türkei, 2009, S. 21).
  • Edith G. Ambros/P. A. Andrews/Çiğdem Balim/L. Bazin/J. Cler/Peter B. Golden/Altan Gökalp/Barbara Flemming/G. Hazai/A. T. Karamustafa/Sigrid Kleinmichel/P. Zieme/Erik Jan Zürcher, Artikel Turks, in: Encyclopaedia of Islam, Brill, digitale Edition, Abschnitt II.i Languages – Introduction .
  • Margarete I. Ersen-Rasch Türkische Grammatik: für Anfänger und Fortgeschrittene, S.1 Online
  • Celia Kerslake Ottoman Turkish in Lars Johanson,Éva Csató The Turkic languages, S. 180
  • Korkut Buğday Osmanisch, S. xvii.
  • Celia Kerslake Ottoman Turkish in Lars Johanson,Éva Csató The Turkic languages, S. 179
  • Celia Kerslake Ottoman Turkish in Lars Johanson,Éva Csató The Turkic languages, S. 180
  • Simon Ager, Turkish Alphabet, Omniglot
  • Pedersen, Thomas Таблица разных систем транслитерации османского алфавит (Ottoman Turkish) (англ.) (PDF). Transliteration of Non-Roman Scripts (4 October 2002). Архивировано из первоисточника 19 апреля 2012.
  • Pihan, A. P. Notice sur les divers genres d'écriture ancienne et moderne des Arabes, des Persans et des Turcs. — Paris, 1856

Dipnotlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Gef harfinin diyakritik işareti çoğu zaman yazılmaz. Osmanlı Türkçesindeki "gef" harfinin tek başına veya sözcük sonundaki yazılışı aslında kef harfi ile neredeyse aynıdırı. Sadece üstten bir çizgi eklenir. Ancak mevcut kodlamalarda bu öngörülmemiş.
  2. ^ Nef harfinin diyakritik işareti çoğu zaman yazılmaz.
  3. ^ Lamelif de bazen bir harf yerine koyulur ancak, harf değildir. Lam ve elif harflerinin yan yana yazılmış şeklidir.
  4. ^ Resmî belgelerde kullanılan bir yazı türüne verilen ad. TDK BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974
  5. ^ TDK BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974
  6. ^ TDK BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974
  7. ^ TDK BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974
  8. ^ TDK BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974
  9. ^ Büyük Türkçe Sözlük "Tevki" Türk Dil Kurumu

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]