Osmanlı'da Türklük

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Osmanlı'da Türklük kavramı, Osmanlı Devleti'nin unsurları içerisinde, kuruluşunda da önemli, belki de merkezi etkiye sahip Türklerin, tarih boyunca bu devlet içerisindeki etkilerini, katkılarını; Türk milliyeti bilincinin oluşmasından önce, oluşması esnasında ve sonrasında bu ırkın, milletin veya milliyetçilik fikrinin, devlet, ve sınırları yüzyıllar içerisinde çok kere çok çeşitli biçimlerde değişmiş ülkenin içerisindeki çeşitli boyutlarının çok yönlü irdelenmesidir.

Osmanlı ve Türklük bilinci[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlı tarihçisi ve Şeyhülislamı Hoca Sadedin, Tacü’t Tevarih adlı eserinde Osmanlı fetihlerini anlatırken “Türk yiğitleri”, “Zaferleri gölge edinmiş Türk askerleri” gibi ifadelerle Osmanlı askerlerini över. 17. yüzyıl tarihçilerinden Solakzade Mehmet Hemdeni de eserlerinde “Konstantiniyeyi feth eden Türk’ün oğlu” gibi deyimler kullanır. 16. yüzyılın en büyük tarihçilerinden Gelibolulu Mustafa Ali ise Kühn-ül Ahbar adlı eserinde “seçkin millet, güzel ümmet, Türk milleti” nitelemesi yapar. Bununla birlikte, bazı tarihçiler bazı Türk boylarının Safevi'ye yönelmeleri nedeniyle düşüncesiz hareket etmelerinden dolayı bu Türk boylarına “etrak-ı bi idrak” yani “idraksiz Türkler” diyerek bunları kötülemiştir. Bu tariflerden ve ibarelerden görülebileceği üzere Osmanlılar'ın Türklük bilincine belli bir ölçüde sahip olduğu, Türklük kavramının dilde, ve buna bağlı olarak düşünsel zeminde yeri olduğu söylenebilir.

Saray tarihçileri Osmanlı Hanedanı'nı Oğuz Han’a ve Orta Asya’ya bağlarlar. Bu tarihçilerin neşrettiği eserlerde Osmanlılar, Oğuz neslinden ve Kayı boyundandır. Osmanlı Tarihi, Türk Tarihinin bir parçası olarak ele alınır. Fatih Sultan Mehmed, Cem Sultan'dan olan torununa Oğuz ismini verirken, II. Bayezid'den olan torununa Korkut adını vermiştir.[1]

Osmanlı, son yüzyılına kadar bir millet ismi olarak değil, tıpkı Selçuklular, Karahanlılar, Gazneliler gibi bir hanedan adı olarak algılanmıştır. Fakat devletin milliyetçilik akımının da etkisiyle dağılma dönemine girmesiyle 19. yüzyıldan itibaren bir Osmanlıcılık fikri ortaya çıkmış, bu fikir kapsamında Osmanlı milleti anlayışı ortaya konmuş, Osmanlı içerisinde yaşayan her kökenden insanın Osmanlı olarak anılması öngörülmüştür.[2]

Osmanlı'nın 2. Murat döneminde Timurlular gibi kendilerinin de Türk olduğunu göstermek için, paralara ve toplara Kayı Boyu'nun damgası vurulmuştur. Türkçe’nin ön plana çıkarıldığı ve Yazıcızade Ali’nin İbn Bibi’den çevirdiği ve ilaveler yaptığı Selçukname isimli eserde Oğuzlar ve Türklük anlatılır. Timur gibi Türklüklerini göstermek amacıyla 2. Murat dönemi ve Fatih dönemi Türk kimliğinin ön plana çıkarıldığı zamanlardır. 2. Murat döneminde dini, edebi, ahlaki, tıbbi, siyasetnameler, sözlük ve ansiklopedik eserler Türkçe’ye çevrilmiştir.

Devşirmeler ve Türk yöneticiler tartışmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Fatih Sultan Mehmet’e kadarki dönemde yöneticilerin tamamı Türk kökenliydi. Fatih Çandarlı sülalesinin siyasetteki etkisini azalttı. Kendine itaat eden devşirme sistemini tercih etti. Devşirmeler, Osmanlı sistemine kazandırılmak için Türk köylerine verilirdi. Bir köylünün yanına devşirme için birisinin verilmesine “Türk’e vermek” deniliyordu. Daha sonra bu devşirmelere “Türk oldu” deniyordu. Örneğin, güvenilir kadrolara ihtiyaç duyulan Kuzey Afrika’daki Garb Ocakları ve Hicaz askerleri Ege köylerinden seçiliyordu.

Fakat devşirmelerinde politik hareketlerini görmesiyle sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa oldu. Bu dönemden sonra saray çevresinde “Türk olan”, “devşirme olan” gruplaşmaları başladı. 1498’de Çandarlı, 1518’de Piri Mehmet, 1584’te Özdemiroğlu Osman Paşa, 1595’te Lala Mehmet Paşa, 1623’te Kemankeş Ali Paşa, 1637’de Bayram Paşa, 1638’de Tayyar Mehmet Paşa, 1656’da Deli Hüseyin Paşa gibi Türk kökenli sadrazamlar iş başındaydı. Bütün sadrazamlara bakıldığında Türk kökenlilerin oranı %44, devşirme kökenlilerin oranı %56’dır. Fakat şeyhülislam, kazasker, bürokrasi, defdardarlık, nişancılık, reisülküttaplık gibi üst bürokratların büyük çoğunluğu Türk kökenlidir. Osmanlı yönetiminin güvenilirliğin gerektiği yerlerde Türkleri ön planda tutması Türklüğünün farkında olduğunu gösterir.

Osmanlılar ve Türkçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlılar ilk dönemlerinde resmi yazışmalarını Türkçe yaptılar. Edebi ve bilimsel eserlerdeki Arapça ve Farsça etkisi Osmanlı’da giderek azaldı.[kaynak belirtilmeli] Arapça'nın üstün olarak düşünülebileceği zannından hareket edilerek Astronomi dalında Osmanlı zamanında yazılan eserler üzerinde yapılan dil araştırmasında -örneğin Osmanlı Astronomi Literatürü tarihine bakıldığında- toplam 2286 astronomi eserinin % 43’ü Arapça, %46’sı Türkçedir. Astronomi dalında 15. yüzyılda Türkçe verilen eserler %13 iken, 20. yüzyılda bu oran %70’e ulaşmıştır. Matematik sahasında yazılmış kitapların %51’i Türkçedir. Coğrafya kitaplarının % 95’i Türkçedir. Tarih sahasında yazılmış kitapların %90’ı Türkçedir.[3][4]

Osmanlıca Türkçe dil bilgisi ve Türkçe sözcükler üzerine inşa edilmiş, Farsça ve Arapça kelime ve gramerlerin kaynaştığı Arap harfleriyle yazılan bir dildir.

Batı gözüyle Osmanlı ve Türklük[değiştir | kaynağı değiştir]

Avrupalıların 11. yüzyıldan bu yana Anadolu için kullandığı Türkiye sözcüğü, Osmanlılar için de kullanıldı. Avrupa haritalarında Osmanlı "Türk İmparatorluğu" olarak gösteriliyordu. Padişaha da Türk sultanı deniyordu. Osmanlı’ya gelen seyyahlar “Türkiye’ye geldik” deyimini kullanıyorlardı. 1603 yılında Richard Knolles’in yazdığı eserde Osmanlı anlatılmaktaydı ve kitabının "Türklerin Genel Tarihi" kitabının ilk cümlesi "Türklerin muhteşem imparatorluğu çağımızın dehşeti” olarak başlıyordu. Avrupalılar Müslüman olan birisine “Türk oldu” diyorlardı. Uzun süre Osmanlı’da kalan ve kültüründen etkilenen seyyahlar, “Türkleştikleri” suçlamasıyla hapse bile atılabiliyordu.[kaynak belirtilmeli]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Not[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Afyoncu, Erhan (Truva'nın İntikamı)
  2. ^ Nevin Yazıcı,Osmanlılık Fikri ve Genç Osmanlılar Cemiyeti
  3. ^ İhsanoğlu, Ekmeleddin. "Osmanlı Astronomi Literatürü Tarihi (OALT)(History of astronomy literature during the Ottoman period)." (1997): 199-217.
  4. ^ "http://www.yavuzunat.com/m/M06.pdf". http://www.yavuzunat.com/m/M06.pdf.