Ortaçağ İslam dünyasında bilim

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ortaçağ İslam dünyasında bilim İslam'ın Altın Çağı adı verilen ve 8. yüzyıl ile 13. yüzyıl arasında İslam dünyasında geliştirilen ve uygulanan bilim. Bu dönemde Hint, Fars, Sabii ve özellikle Yunan uygarlıklarına ait eserler Arapçaya tercüme edildi. Bu çeviriler tüm bir ortaçağ boyunca islam uygarlığında yaşayan bilim insanlarının bilimsel gelişmelerde bulunmalarına ve bu gelişmeleri sonraki yüzyıllara taşımalarına olanak sağladı.[1]

İslam uygarlığının parçası olan bilim insanlarının çoğunluğu Arap ve Fars kökenli olsa da, genel olarak farklı etnik kökenlere sahiplerdi. Aynı zamanda farklı dinsel kökenlere sahiplerdi. Bu bilim insanlarının çoğunluğu müslümandı, ancak bazı hıristiyan, yahudi ve hatta dinsiz bilim insanları da bu dilim dünyasının bir parçası sayılır.[2]

Ortaçağın hatta 19. yüyzıla kadar olan dönemlerde bilim insanları birçok disiplinle ilgilenir ve bu konularda bilgi sahibi olurlardı. Özellikle antik dönemin bilim insanlarının çoğu günümüz standartlarında hezârfen kabul edilirler.[3]

7. ve 8. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

7. ve 8. yüzyılda daha çok çeviri faaliyetleri yapıldı. Halife olma umudunu yitiren genç Emevi prensi Halid bin Yezid'in (ö. 704) başlattığı tercüme faaliyeti çerçevesinde Mısır'dan gelen Yunancaya hakim olan bazı insanlara özellikle tıp, kimya ve astroloji ile ilgili kitaplar tercüme ettirildi.[4] Pratik ihtiyaçlarla ilgili bu çevirilere duyulan ilgi Yunanca dışında Süryanice ve Kıptice eserlerin de çevrilmesi ile devam etti. Başlangıçta sınırlı olan konular Halife Mansur döneminde edebi, felsefi, metafizik, astroloji, aritmetik, geometri, astronomi, müzik teorisi, etik, fizik, zooloji, botanik, farmakoloji, veterinerlik, tıp, askerlik sanatı, hikmetli sözler, hatta şahin terbiyeciliğine varıncaya kadar birçok alana yayıldı. Hint, Yunan, Çin, İran uygarlıklarına ait çeviriler Urfa, Nusaybin, Harran ve Cündişapur Medreseleri aracılığıyla geniş bir alana yayıldı.[4]

Bilim insanları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ebu Musa Câbir bin Hayyan (722-804): Bu dönemin en önemli kimyacısı olarak Harun Reşid'in saray alimi Ebu Musa Câbir bin Hayyan'dan bahsetmek gerekir. Cabir bin Hayyan, oldukça kapsamlı deneyler yaptı, simya ve bilimler konusunda günümüze kalmış olan çeşitli eserler üretti. Bu eserlerinde laboratuvar tekniklerini ve deneysel kimya metodlarını tanımladı. Sülfürik asit ile nitrik asitin özelliklerini tanımladı. Süblimleşme, ergime ve damıtma işlemlerini tanımladı. Deneylerinde imbik ve süzgeç gibi araçlar kullandı. Kendisine atfedilen birçok eserin gerçek kökeni hala belirsizliğini korumaktadır.[5][6]

9. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Beni Musa kardeşlerden Ahmed bin Musa'nın "Rüzgarda sönmeyen lamba" çizimi. Elyazması Arapçadır.

Halife Memun (ö. 833) tarafından Bağdat'ya kurulan Beyt'ül Hikmet (Türkçesi:İrfan Evi) tercüme faaliyetlerini kurumsal bir hale getirdi. Eflatun’un önemli Diyaloglar’ı, Aristo’nun Politika hariç tüm eserleri, Plotinus ve Proclus’a ait bazı teolojik metinler, felsefe tarihleri tıp, astronomi ve coğrafyada Batlamyus, fizik ve mekanikte Arşimedes ve Heron’un eserleri, Hint matematiğinin klasikleri olan Siddhanta’lar, siyaset ve ahlak felsefesine dair Pançatantra Masalları (Kelile ve Dimme) Hüdayname, Ayinname, Cavidan-ı Hired gibi sayısız önemli eser bu dönemde Arapça'ya çevrildi.[4] Beyt el-Hikme'nin tercümanlarının çoğu Arap asıllı değildi. Bunun nedeni Arap kökenli insanlar içinde Sanskritçe, Farsça, Süryanice, Pehlevice ve Yunanca bilen olmaması kadar, Arapların çevirmenlikte istekli olmaması, buna karşın yabancıların kendilerini kanıtlama istiği idi. En önemli tercümanlar İbn el-Mukaffâ, Huneyn b.İshâk, Sâbit b. Kurrâ, Ebû Bişr Matta b. Yûnus, Yahyâ b. Adî, Ebû Osmân ed-Dimeşkî idi.[7]

Muhammed Abid el-Cabiri, Memun döneminde yapılan bu çeviri faaliyetinin arkasında politik bir amaç olduğuna değinir. Buna göre Abbasi'ler karşıt güçleri siyasi ve sosyal olarak iflas ettirdikten sonra ideolojik bir atağa geçmişlerdi.[4] Dr. Hasan Aydın ise gittikçe genişleyen imparatorluğun ihtiyaçlarını, İran asıllı annelerden doğan Abbasi halifelerinin Helenistik ve diğer kültürlere ilgisi, vezirlerin yabancı kökenli Bermeki ailseinden oluşu ve mevali aydınların kültürel miraslarının kaybolmasını engelleme ve Arapça'da yaşatma isteklerini sayar.[7]

9. yüzyılın il yarısında Memun zamanında Bağdat'ta kurulan Şemmâsiye gözlemevi kurulan ilk gözlemevidir. Bunun ardından yine Memun tarafından Şam'da da Kâsiyûn Gözlemevi kurdurulmuştur.[8] Bu gözlemevlerinde çalışan bilim insanlarından Yahyâ ibn Ebû Mansûr, Đbn Mûsâ Hârezmî ve Abbâs ibn Sa’id el-Cevherî gibi astronomlardan bahsetmek gerekir.[8] El-Memun Batlamyus’ un Almagestine dayalı olarak geliştirilen Zicler yaptırdı. Bunların sonuçları Habeş el-Hâsib tarafından Zic el-Mumtahan adlı bir kitapta toplandı. 877'de ise Suriye Rakka'da Battanî tarafından özel bir gözlemevi kuruldu. Battanî'nin 911'de yazdığı astronomi kataloğu Zîc-i Sâbî uzunca bir dönem bu alanda yazılmış en kapsamlı eser olarak kaldı. Kitabın trigonometriye ayrılan üçüncü bölümünde yer alan sinüs ve tanjant cetvelleri kitabın en orijinal bölümü sayılır.[8]

Bilim insanları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • El-Harezmî (780 civarı - 850 civarı)
  • Beni Musa kardeşler (Musa'nın oğulları) (9. yüzyıl başları): Ahmet, Muhammed ve Hasan adındaki İranlı üç kardeş dönemin önemli astronom ve astrologları oldular. Beyt'ül Hikmetde çalıştılar ve antik döneme ait çok sayıda eseri Arapça'ya çevirdiler. Koni ve elips matematiği ile ayrıntılı şekilde uğraştılar ve astronomik hesaplamalar yaptılar. İlginç bir katkıları da otomasyonla ilgilenmiş olmaları ve bu konuda Kitab al-Hiyal adında (Türkçesi Hünerli Aletlerin Kitabı) bir kitap bırakmış olmalarıdır.[9][10][11]
  • İbn Ishāk el-Kindī (801–873): Felsefeci ve hezârfen bilim insanı. Yunanca'dan Arapçaya çok sayıda çeviri yaptı. İslam'da Aristoculuk olarak bilinen akılcı Meşşailik felsefe akımının kurucusudur. Beyt'ül Hikmet'de çalıştı. Simya ve astrolojinin temellerine ilişkin eleştiriler yaptı ve çok sayıda bilimsel konu hakkında katkılarda bulundu. Halife için gizli şifreleri teknikleri üzerine çalıştı, hatta zaman uzay, zaman ve görelilik üzerine bile yazılar yazdı.[12]
  • Huneyn bin İshak (809–873): Halife Memun kurduğu Beyt'ül Hikmet'nin başına Nasturi hıristiyanlarından olan bu bilim insanını getirmişti.[13] Huneyn bin İshak, çevirilerinde antik dönemin metinlerini sadece aktarmakla kalmadı, yorumladı ve düzeltmeler yaptı. Bazı çevirileri Avrupa'da yüzlerce yıl kullanıldı. Çevirilerinin yanı sıra fizik ve tıp, özellikle de "insan gözü" üzerine yazılar yazdı. Göz üerine bilimsel yazılar kitabı 17. yüzyıla kadar kullanıldı.[14]
  • Abbas Kasım İbn Firnas (810–887)
  • Ebu Hanife el-Dinaveri (828 - 896)
  • Sabit bin Kurra (835–901)
  • Battanî (850–922)

10. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Yoğun tercüme faaliyeti ile başlayan entellektüel seferberlik ve kültürel arabulucuk, çoğunluğu cami ve medreselere bağlı olan zengin kütüphanelerin oluşmasını sağladı. Bağdat'taki Beyt-ül Hikmenin zengin kütüphanesini İskenderiye kütüphanesinden sonraki en büyük kütüphane haline geldi.[15] Ayrıca çok sayıda özel kütüphane de oluştu. Fatımi halifesi El Aziz (975–996) tarafından Beyt'ül Hikmet'e rakip olarak yaptırılan Dar'ül Hikmet'te ise o döneme kadar hiç görülmemiş miktarda kitap biraraya getirildi. Makrizi'nin bildirdiğine göre bu kütüphanede her biri 18.000 kitap alan 40 adet depo bulunuyordu.[15] Kütüphanede 1.600.000 kitap bulunduğuna dair ifadeler mübalağalı bulunsa da, oldukça yüksek miktarda kitap bulunduğu söylenebilir.[16] Kütüphane halife Hakim döneminde en parlak dönemini yaşadı.

Bilimsel gelişmelere en önemli katkılar tıp, astronomi ve optik alanlarında oldu. Dönemin en büyük hekimi, bir deist olmasına karşın İslam dünyasının bir parçası sayılan El-Razi'nin el-Hawi adlı 9 ciltlik tıp ansiklopedisi, birçok bilim insanı tarafından tüm Ortaçağ boyunca kullanılan en önemli tıp kitabı kabul edilir. El-Razi ayrıca kızamık ve su çiçeği hastalıkları üzerine önemli çalışmalar yaptı ve ders kitapları yazdı.[17] Bir diğer önemli tıp insanı ise Endülüs'te yetişen İbn-i Sina oldu. İbn-i Sina'nın kaleme aldığı 14 ciltlik El-Kanun fi't-Tıb tıp tarihindeki en ünlü eserlerden biridir ve yine 7 yüzyıl boyunca ders kitabı olarak kullanılmıştır.[18] Kütüphanecilik tarihinin en önemli olaylarından biri de İbnünnedim muhteşem eseri El-Fihrist oldu. Bu eserde yazarı Arap olsun olmasın, Arapça yazılmış tüm eserlerin bir indeksi veriliyordu.[19]

El-Harezmi'nin Hint dünyasından alarak kullanmaya başladığı rakam sistemi ve 0 (Sıfır)'ın kullanımı bu dönemde Endülüs üzerinden batı dünyasına geçti. Usturlab ise Antik Yunan'dan beri kullanılmakta olmasına karşın, asıl olarak bu dönemde İslam dünyasında geliştirildi ve hakkında kitaplar yazıldı.

Bilim insanları[değiştir | kaynağı değiştir]

11. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Dünyanın gezegenlerin yörüngelerinin merkezinde olduğu şeklindeki Ptolemenin düşüncesi daha 10. yüzyılda Ebu Cafer el-Hazen tarafından tartışmaya açılmıştı. Şüpheler 11. yüzyılda ilerledi ve İbn-i Heysem Ptoleme’ye Karşı Şüpheler adı altında bir kitapta bu gezegen modelinin gerçek olmadığını ileri sürdü. Bu eleştiri Kopernik'e kadar etkisini sürdürdü.[20] Buna karşın İbn-i Heysem, Ptoleme'nin gezegenlerin şeffaf camdan gök halkaları içinde hareket ettiği şeklindeki teorisini kabul etti ve Kitāb fī Heyʾet elĀlem adlı eserinde işledi. Bir gerileme sayılabilecek bu teori Newton'a kadar geçerliliğini korudu.[20] Astronomi konusunda yapılan en önemli çalışmalardan biri de El-Birûni'nin Sultan Mesut'a 1010'da sunduğu "Mesudî fi'l Heyeti ve'n-Nücum" adlı yapıtıdır.

Optik konusunda İbn-i Heysem mercek, küresel ve parabolic aynalar kullanarak ışık, kırılma ve göz konusunda önemli çalışmalar yaptı. Işığın gözden çıkmadığını, tersine maddelerden göze geldiğini göstererek optik olaylara deneysel yaklaşımın temellerini geliştirdi.[17]

Bilim insanları[değiştir | kaynağı değiştir]

12. ve 13.[değiştir | kaynağı değiştir]

Bilim insanları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Masood, Ehsan (2009). Science and Islam A History. Icon Books Ltd. 

Özel[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Robinson, Francis (1996). The Cambridge Illustrated History of the Islamic World edited by Francis Robinson. Cambridge University Press. ss. 228–229. 
  2. ^ İslam dünyasında bilim, Doç. Dr. Cevdet Çoşkun, konferans notları
  3. ^ 1 Introduction: Greek Science in Context
  4. ^ a b c d İslam Düşüncesinde Tercüme Faaliyetleri, Mehmet ULUKÜTÜK, Gazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  5. ^ Masood (2009, pp.153–55)
  6. ^ Lagerkvist, Urf (2005). The Enigma of Ferment: from the Philosopher's Stone to the First Biochemical Nobel Prize. World Scientific Publishing. ss. 32. 
  7. ^ a b İslam dünyasında bilim ve felsefe, Dr. Hasan Aydın, Bilim ve Ütopya Dergisi
  8. ^ a b c Battânî ve Zîc-i Sâbî Adlı Astronomi Eseri, Doç. Dr. Yavuz Unat, Ankara Ün.
  9. ^ Masood (2009, pp.161–63)
  10. ^ Lindberg, David (1978). Science in the Middle Ages. The University of Chicago Press. ss. 23,56. 
  11. ^ Selin, Helaine, ed. (1997). Encyclopaedia of the History of Science, Technology, and Medicine in Non-Western Cultures. Kluwer Academic Publishers. ss. 151, 235, 375. 
  12. ^ Masood (2009, pp.49–52
  13. ^ Arap Kültüründe Çeviri Çalışmaları ve Huneyn b. İshâk Ekolü, Eyyüp TANRIVERDİ
  14. ^ Masood (2009, pp.47–48, 59, 96–97, 171–72)
  15. ^ a b İslam Dünyasında Kütüphaneciliğin Doğuşu ve İlk Örnekleri Necati Avcı, Osmangazi Ün.
  16. ^ Başlangıcından 19. yüzyıla Tıp Kütüphaneleri, Mehmet Atılgan, s. 113
  17. ^ a b Arap Matematiği
  18. ^ "“The Canon of Medicine” (work by Avicenna)". Encyclopædia Britannica. 2008. http://www.britannica.com/eb/topic-92902/The-Canon-of-Medicine. Erişim tarihi: 2008-06-11. 
  19. ^ iranicaonline, Fehrest maddesi.
  20. ^ a b İslam'da Bilim ve Teknik, Cilt 1, Fuat Sezgin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları