On Küçük Zenci
| On Küçük Zenci | |
|---|---|
Kitabın Türkçe baskısının kapağı |
|
| Yazarı | Agatha Christie |
| Orijinal ismi | And Then They Were None (Ten Little Niggers) |
| Çevirmen | Semih Yazıcıoğlu |
| Özgün dili | İngilizce |
| Dili | Türkçe |
| Türü | Polisiye |
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
| Türkçe basım tarihi |
2008 |
| Anadilinde basım tarihi |
6 Kasım 1939 |
| Sayfa sayısı | 191 s. |
| Önceki eser | Zehiri Kim Verdi |
| Sonraki eser | Koltuktaki Ölü |
On Küçük Zenci, Agatha Christie'nin romanlarından biridir.
Konusu [değiştir]
Kitabın orijinal adı (And There Were None), Ve Hiçbiri Kalmamıştı veya Ve Hiç Kimse Kalmamıştı şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Bu kitaba Agatha Christie "On Küçük Zenci" adını vermiş, daha sonra fikrini değiştirip "On Küçük Kızılderili"de karar kılmıştır.
Kitabın konusuna gelince, geçmişte verdikleri kararları, hataları ya da ihmalkârlıkları nedeniyle insanların ölümlerine yol açmış on kişi, bunu sır olarak saklamaktadır. Bu kişiler, günün birinde Una Nancy Owen adında birinden bir mektup alırlar ve tatil amacıyla Zenci Adası'ndaki gösterişli bir malikaneye davet edilirler. Konuklar, Owen adındaki kişiyle nerede tanıştıklarını bir türlü hatırlayamasalar da, söz konusu daveti ücretsiz bir tatil fırsatı olarak görürler ve teklifi kabul ederler. Ancak adaya vardıklarında onları bir sürpriz beklemektedir: ev sahibi ortalarda yoktur. Adada onları bekleyen yalnızca karı koca olan iki görevli vardır. İşin diğer bir ilginç yanı bu çiftinde adanın sahibini hiç görmemiş olmalarıdır. Aynı günün akşamı, akşam yemeğinin ardından misafirler aynı odada vakit geçirirken ve birbirleri ile kaynaşırlarken. Gramafona konulmuş olan plak çalmaya başlar ve ev sahibinin sesinden geçmişte neden oldukları ölümlerden dolayı suçlu bulundukları ifade edilir. Plak bir yargıcın mahkemede konuşması şeklinde çalmıştır. Bu olay ortamı bir anda gerer ve konuklar, kendilerine bir eşek şakası yapıldığını düşünerek ertesi gün adadan ayrılmaya karar verirler. Ancak o gece başlayan ölümler adada kaosu ve korkuyu beraberinde getirecektir. Ertesi sabah gelmesi beklenen ve her gün yiyecek ve gerekli şeyleri getirdiği uşak tarafından belirtilen zodiac bot ertesi sabah gelmez. Sonraki günler de gelmeyecektir. Artık adaya davet edilen misafirler mahsur kalmışlardır ve bir yandan da zeki katili bulmaya çalışırken diğer yandan katilin kapanına yakalanmamaya çalışacaklardır. Odalarda aşağıdaki tekerleme asılıdır ve yemek masasının ortasında da on küçük zenci biblosu vardır. Bu figürler, her yaşanan ölümlerle birlikte tek tek ortadan yok olur ve bu yok oluşun başlarına gelen olaylarla ilgisi vardır ve bu figürlerin, aslında kendilerini temsil ettiğini fark ederler. Duvardaki tekerlemenin de olaylarla bağlantısı vardır. Adada esrarengiz bir şeylerin döndüğünü ve kendilerini büyük bir tehlikenin beklediğini anlamaları çok kolay olmaz. Konukların birbirlerine hiç güvenmeyişi, herkesin birbirinden kuşkulanıp, birbirini suçlamasıyla işler daha da karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hal alır. Öyle ki, bu güvensizlik son dakikaya kadar kendini gösterecek ve bir anlamda kendilerini bekleyen sonu hazırlayacaktır. Misafir olarak geldikleri bu adada bir psikopatın kurbanı olduklarını ve birer ava dönüştüklerini anladıklarında çok geç olacaktır. Agatha Christie'nin en ünlü romanlarının başında gelen On Küçük Zenci'yi soluksuz okuyacaksınız. İşte o ünlü şiir:
On küçük zenci yemeğe gitti,
Birisi kendisini boğdu ve kaldı dokuz.
Dokuz küçük zenci çok geç kalktı,
biri uyuyakaldı, kaldı sekiz.
Sekiz küçük zenci Devon'da geziye çıktı,
Biri kayboldu, kaldı yedi.
Yedi küçük zenci odun kırdı,
biri kendisini kesti, kaldı altı.
Altı küçük zenci kovanla oynadı,
bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.
Beş küçük zenci mahkemeye gitti,
Biri idam cezası aldı, kaldı dört.
Dört küçük zenci denize gitti,
Birini balık yuttu, kaldı üç.
Üç küçük zenci hayvanat bahçesine gitti,
Birine ayı sarıldı, kaldı iki.
İki küçük zenci güneş altında oturdu,
Biri güneşte kızardı, kaldı bir.
Bir küçük Kızılderili tek başına kaldı.
Gidip kendisini astı ve hiçbiri kalmadı.
Una Nancy Owen
Anthony James Marston
Mrs. Ethel Rogers
General John Gordon Macarthur
Mr. Thomas Rogers
Emily Caroline Brent
Justice Lawrence Wargrave
Dr. Edward George Armstrong
William Henry Blore
Philip Lombard
Vera Elizabeth Claythorne