Okavango Deltası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
NASA uydusundan Okavango Deltası
Okavango Deltasının tipik görünümü: Serbest kanallar ve göller, bataklıklar ve adalar

Okavango Deltası ya da Bataklığı, Botsvana'da dünyanın denize dökülmeyen en büyük iç deltasıdır. Deltayı besleyen ana kol Angola'dan çıkan Okavango Nehri'dir. Okavango Deltasını 1848'de ilk gören Avrupalı, İskoç misyoner ve kâşif David Livingstone'dur.

Delta, yılın en sıcak dönemlerinde, yağmur yağması bile bir hayal iken, yılda bir kez Angola’nın kuzeyinden gelen sel ile birlikte mucizevî bir şekilde Afrika’nın en büyük vahasına dönüşür. Gelen sel suları, Angola’nın ekim’de başlayıp nisan’a kadar süren yağmurlarıyla beslenerek, Okavango Deltasına doğru ilerler ve ancak 9 ay sonunda (temmuz ayında) delta’nın sonuna kadar ulaşır. Vahşi hayatta bu sel ile birlikte canlanır. Kurak dönemde ortalıkta gözükmeyen kurbağalar,Yayın balıkları ve susuzluktan kavrulmuş filler ile delta şenlenir. Diğer birçok hayvan da sürüler halinde mükemmel bir zamanlamayla bu bölgeye göç ederler. Aynı zamanda gelen selle beraber bitkiler büyür, çiçekler açar ve birçok canlının yaşamı da bunlarla beraber canlanır. Okavango Deltasında yaklaşık 200.000 memeli bulunur. Bunların bir kısmı sürekli deltada bulunsa da, büyük bir çoğunluğu geçici olarak gelir ve giderler. Yazın gelmesiyle beraber, bölgeden ayrılsalar da suyun gelmesiyle beraber geri gelirler. Yalnızca birkaç hafta içinde kurak olan bölge, mucizevi bir şekilde canlı bir deltaya dönüşür. Suların gelmesiyle beraber, doğanın kanununun nasıl işlediğine bir kere daha şahit olunabilir. Büyük olan küçüğü veya güçlü olan güçsüzü yer ve bu yaşam döngüsü devam eder. Filler ve mandalar sürüler halinde bu bölgeye gelirler. Sürü halinde olan fillere yanaşamayan aslanlar, geride kalacak olan bir yavruyu beklemeye koyulurlar ve suyla beraber oluşan otlakların içlerine saklanıp, doğru anı beklerler. Sel sularının gelmesiyle oluşan bu otlaklar aslanların avlarını yakalamalarına olanak sağlasa da, bir yandan da oluşan delta suları aslanların hareketlerini yavaşlatır. Bu da leçve gibi birçok hayvana avantaj sağlar. Suyun içerisinde uzun bacaklarıyla zıplayarak hızlıca hareket edebilen bu hayvanlar, aslanlardan daha rahat bir şekilde kaçabileceklerinin güvencesiyle otlaklarda rahatça dolaşabilirler. Diğer taraftan da suyla beraber su altı yaşamı da gelir. Kurak dönemde küçük bir çamur birikintisi içinde aylarca yaşamak için çırpınan ve yırtıcı kuşlara yem olmaktan kurtulabilen yayın balıkları, hayat kaynakları olan suya kavuşurlar. Bunun yanı sıra, çeşitli balıklar ve Nil timsahı da Okavango Deltası içinde gözlemlenebilir hale gelmektedir.

Bu muhteşem delta her yıl binlerce turist ağırlamaktadır. Bu bölgede basit kampların dışında, lüks otellerde bulunmaktadır. Gelen ziyaretçiler bölgede safari yaparak bu muhteşem güzelliğe şahit olabilmektedir.

Bu deltaya gelen sular, hiçbir denize dökülmez ve buna rağmen bu delta bir süre sonra tekrar aynı kurak hale döner. Bunun nedeni ise suların %95 inin sıcaklıkla beraber buharlaşması ve atmosfere karışmasıdır.