Obeyd kültürü

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Obeyd Kültürü sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara
Obeyd Kültürü'nün Mezopotamya'daki yayılma alanı

Obeyd Kültürü ya da Ubeyd Kültürü[not 1], Güney Mezopotamya'da MÖ 5.900 – 4.300[1][2] tarihleri arasında var olmuş bir yerel ve tarihöncesi kültürdür. Güney Mezopotamya'nın en eski yerleşimi olarak Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ'a uzanan ve Uruk Dönemi başlarına kadar süren bir kültürdür.

Obeyd Kültürü ilk olarak, bir Sümer yerleşmesi olan Ur yakınlarındaki Tell el Ubaid Höyüğü'nde incelenmiş, kültüre bu yerleşmenin adı verilmiştir. Kültürün yayılma alanı esas olarak Güney Mezopotamya'dır.[1] Ancak oldukça geniş bir alanda yayılma göstermiştir. Doğu, Güneydoğu Anadolu, Urmiye Gölü civarı ve Batı Azerbaycan gibi geniş bir arazide Obeyd çanak çömleği bulunmuştur.[3] Kültürün tüm ayrıntıları Eridu kentinde açığa çıkarılmıştır. Ayrıca Hacı Muhammet, Te'l ul Savvan ve Tell Aveyli gibi birçok yerleşimde bu kültüre ilişkin bulgular elde edilmiştir.[1]

Obeyd Kültürü'nü kuzeydeki Toroslar'dan ve doğudaki Zagros Dağları'ndan gelerek bölgeye yerleşen topluluklarının kurduğu düşünülmektedir. Bu bölgeye yerleşen topluluklar, kanallar açarak sulu tarım yapmaya başlamışlardır. Sulu tarım, sonuç itibariyle tarımsal üretimi büyük ölçüde artırmıştı.[1] Obeyd yerleşmelerinin tarıma dayalı yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Esas olarak buğday, arpa, keten ve hurma yetiştirilmektedir. Hayvan yetiştiriciliği ise ağırlıklı olarak sığır ve domuzdur. Uygun bölgelerde balıkçılık da geçim ekonomisi içinde önemli yere sahiptir. Öyle ki Güneybatı Arabistan kıylarında bazı Obeyd yerleşimlerinin tümüyle mevsimlik olarak balık avı için iskan edildiği görülmektedir.[3] Bununla birlikte özellikle Kalkolitik Çağ'da ve özellikle Kuzey Mezopotamya'da, Geç Obeyd Kültürü, "çok merkezli bir etkileşim alanı", "biçimsel olarak birbiriyle bağlantılı yerleşimlerden oluşan bir dünya" ve "çok katmanlı, bölgesine has gelenekler" olarak tanımlanmıştır.[4]

Obeyd Dönemi'nin ikinci evresinde Eridu kentinde tapınaklar inşa edildiği görülür. Üçüncü evrede ise kültürün kuzeye doğru yayıldığı anlaşılmaktadır. Dördüncü evre olarak tanımlanan dönemde ise tüm Mezopotamya'ya yayılmıştır. Mezopotamya ötesine de geçerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya, Doğu Akdeniz'e ve Çukurova'ya dek yayılan Geç Obeyd kültürel etkileri incelenmiştir.[1]

Sulu tarımın tarımsal üretimi artırmasına karşın Mezopotamya'da ahşap, taş ve maden bulunmamaktadır. Kaynakları önemli ölçüde büyüyen bu toplumlar, bu ihtiyaç maddelerini, daha doğrusu hammaddeleri, dış bölgelerden tedarik etmeye yönelmiş, böylece bölge dışında ticari amaçlı kolonileşme görülmeye başlamıştır.[1] Birçok yerleşmenin Obeyd tabakalarında kil, kemik ve değişik taşlardan yapılma damga ve silindir mühürler çokça ele geçmiştir. Neolitik Çağ'da kamusal binalarda görülen kil mühürlerin Obeyd Dönemi'nde konutlarda da bulunduğu belirtilmelidir. Mühürlerin yaygın kullanımının ticaretin bir göstergesi olduğu kabul edilmektedir.[5]

Diğer yandan büyüyen artı ürüne el koyan yönetici sınıf, halk üzerindeki tinsel gücünü destekleyen büyük tapınak inşası işlerine yönelmiştir. Bu tapınakların en görkemli örneklerine Eridu'da, Uruk'ta, Tepe Gavra'da Malatya İl sınırları içindeki Arslantepe Höyüğü'nde rastlanmaktadır. Tepe Gavra'da yan yana üç tapınak ortaya çıkarılmıştır. Birden çok tapınağın varlığı, inanç sisteminin tanrı ailesine dayandığı şeklinde yorumlanmaktadır. Kuzeydeki tapınakta çok sayıda bulla bulunmuştur. Bullaların kullanım amacı, tahıl küplerinin mühürlenmesidir. Tahıl küplerinin ağzı bir bezle örtülerek ağız çevresine ip dolanır ve ipin uçları bir çamur topağıyla bir araya getirilir. Bu çamur topağı daha kurumadan bir mühürle mühürlenir. Bulla denen bu çamur toprağının parçalanmaması, küpün içinden bir şey alınmamış olduğunun bir kanıtı olmaktadır. Bullaların tapınakta bulunması, bir kısım ürünün tapınakta depolandığını, daha sonra bir şekilde dağıtıldığını göstermektedir.[6]

Obeyd Dönemi yapılarının büyük bölümü çift kanatlı, ortada bir salonu olan ve iki katlı yapılardır.[6] Yine de Obeyd mimarisi hakkında fazla bir bilgi yoktur. Evler genellikle pise tekniğiyle yapılmış olmakla birlikte yerleşimlerin etrafının taş temel üzerine kerpiç duvarlı surlarla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan dini yapıların mimarisi dikkat çekicidir. Çoğunlukla 20 x 10 metre ebatlarındaki bir platform üzerine yapılan Obeyd tapınaklarının Sümer tapınaklarının öncüsü olduğu kabul edilmektedir.[5]

Obeyd Dönemi'nde yerleşme içine gömüt geleneği varlığını sürdürmüştür. Bununla birlikte yetişkin bireylerin, yerleşme dışına gömülmeye başlandığı görülür. Örneğin Eridu yerleşimi dışında bin kadar gömütü ihtiva eden bir yerleşme dışı mezarlık bulunmuştur. Gömütler, etrafı kerpiçle çevrili ve üstü de kerpiçle kapatılmış sanduka mezarlara gömülmektedir. Gömütler bu mezarlara hocker (ana rahmindeki gibi) yerleştirilmektedir. Mezarların incelenmesinde gömüt armağanları bulunması, ölümden sonraki yaşam yönünde bir inanç sistemi yaratıldığına işaret etmektedir. Gömüt armağanları genellikle takılardır. Bunun yanın sıra mezarlara çanak çömlek bırakıldığı görülmektedir. Bunların içinde yiyecek ve içecek buludunğu düşünülmektedir.[6]

Anadolu'da Obeyd etkisi ya da yerleşmesi görülen höyüklerden en önemlileri Değirmentepe Höyüğü[7], Korucutepe Höyüğü, Tülintepe Höyüğü, Norşuntepe Höyüğü, Hassek Höyük[8], Tepecik / Makaraz Höyük[9] olarak karşımıza çıkmaktadır.

Obeyd Kültürü'nün ileriki evrelerinde özellikle Güney Mezopotamya'da bazı yerleşimlerin kent olarak nitelenebilecek kadar genişledikleri, dini ve siyasi merkezler haline geldikleri saptanmıştır. Kuzey Mezopotamya'da ise bu nitelikteki yerleşmeler, Habur Vadisindeki Tell Brak gibi daha az sayıdadır. Güneydoğu Anadolu'ya doğru yerleşimler daha küçük ölçekli olmaktadır.

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Bazı kaynaklarda Ubeid, Ubayid, Ubeid, Obeid olarak da geçmektedir.
Geç Ubaid Devri'ne ait çömlekçilik örneği.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]