Nikos Salingaros

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Nikos A. Salingaros (doğ. Perth, Avustralya) şehir kuramı, mimari kuramı, karmaşıklık kuramı ve tasarım felsefesi hakkındaki çalışmalarıyla tanınan matematikçi ve uzman.

Mimar ve öncü bir yazılım uzmanı olan Christopher Alexander ile yakın çalışma arkadaşı olan Salingaros, Alexander’ın geleneksel modern mimari hakkındaki sert eleştirel analizlerini de paylaşmaktadır. Tıpkı Alexander gibi Salingaros da, mimari ve kentleşme alanında, disiplinli bilimsel analizle içgüdüsel deneyimin bir bileşkesi olarak tanımlanabilecek, insanın ihtiyaçları ve beklentilerine daha yakın, alternatif bir kuramsal yaklaşım önermiştir. Mimari ve Kentleşme alanlarına yoğunlaşmadan önceki dönemde Salingaros cebir, matematiksel fizik, elektromanyetik alanlar ve termonükleer füzyon konularında dikkat çeken çalışmalar yayınladı. Halen San Antonio Teksas Üniversitesi’nde matematik profesörü olarak çalışan Salingaros İtalya, Meksika ve Hollanda’daki bazı mimarlık fakültelerinde de dersler vermektedir.

Kişisel Bilgiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunan bir ailenin tek çocuğu olan Salingaros’un babası popüler besteci Stelios Salingaros’tur. Salingaros aynı zamanda opera sanatçısı bariton Spyros Sali(n)garos’un da yeğenidir.[1]

Eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

Önce ressam olarak sanat alanında çalışmalar yapan Salingaros kısa süre sonra bilime yöneldi. Florida Miami Üniversitesi’nde fizik okuyan akademisyen 1974 yılında Stony Brook New York Eyalet Üniversitesi’nde yüksek lisans ve 1978’de de doktora çalışmalarını tamamladı. 1982 senesinde Christopher Alexander ile uzun soluklu bir işbirliğine koyulan Salingaros, Alexander’ın doğanın estetiği ve geometrik süreçleri hakkındaki The Nature of Order adlı 4 ciltlik şaheserinin editörlerinden birisi oldu.

Kariyer[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros 1983 yılında, bugün halen görevli olduğu San Antonio Teksas Üniversitesi Matematik Bölümünde çalışmaya başladı. 1990’lı yıllarda mimari ve kent formu hakkındaki araştırmalarını yayınlamaya başladı. 1997 yılında mimari alanında yaptığı çalışmalarıyla Alfred P. Sloan Vakfı tarafından ilk kez verilmeye başlanan ödülün sahibi oldu. 2003’te INTBAU’nun (International Network for Traditional Building, Architecture & Urbanism – Geleneksel Bina, Mimari ve Kentleşme Uluslararası Ağı) ve INTBAU College for Traditional Practitioners’ın (Geleneksel Uygulayıcılar Okulu) Onur Kuruluna seçildi.

Çalışmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros’un eserleri kent morfolojisi, fraktalleri ve şebekeleri alanında iki temel kavramın oluşmasına yardımcı oldu. Principles of Urban Structure adlı eseri, şehirleri devasa fraktaller olarak tanımlıyor olması nedeniyle, Michael Batty (İngiltere) ve Pierre Frankhauser’ın (Fransa) çalışmalarıyla kıyaslandı. Yine aynı şekilde kentleri birer dev şebeke olarak tarif ettiği için bu eser Paul Drewe (Hollanda) ve Gabriel Dupuy’un (Fransa) çalışmalarıyla karşılaştırıldı. Salingaros’un çalışmaları kent formunu küçük-dünya ağı ve ölçeksiz ağ gibi yeni kavramlarla ilişkilendirir. Londra Üniversitesi’nde Şehir Planlama Profesörü olan Michael Batty, Salingaros’un alana yaptığı katkılar için şöyle der: “Tabandan yukarı evrimleşen şebekelerin nasıl etkin ve uyum sağlamış, düzenli (ölçekli) hiyerarşilere öncülük ettiğini gösteriyor…. Bu, küçük dünya teorisi, ama bu teori içinde, henüz pek de sömürülmemiş olan bir fikir mikrobu barındırıyor. Kentlerdeki elementleri birbiriyle ilişkilendirmede, çok sayıda kısa link doğal olarak bir sıraya girerek daha az sayıdaki uzun linkleri meydana getiriyor. Bu uzun linkler, bence, küçük dünyalar, ölçeksiz ağlar, güç kanunu dağılımları ve daha da önemlisi ulaşım teknolojisindeki değişikliklerle bağlantılandırılabilir. Bu noktayı ilk işaret eden Salingaros oldu”. Ref.[2]

Daha önceden yayınlanmış olan makalelerini bir arada topladığı A Theory of Architecture adlı eseri formlarla insani hassasiyetlerin ilişkisini ortaya koyan bilimsel prensipler sunan, tasarım alanına yönelik bir dizi rehber niteliğindedir. Bu çalışmasında uygulamalı mimari sistemi, herhangi bir uygulayıcı mimarın kullanabileceği şekilde tarif eder. Bu eserde Salingaros, insanın hassasiyetlerine en duyarlı binalar olarak tarif ettiği eskinin muhteşem binaları hakkındaki gözlemlerini bir arada toplamıştır. Her ne kadar bu yöntem ve altında yatan kuram, geleneksel mimari tipolojileri desteklese de Salingaros mimarların belli durumlarda kararın çevresel faktörleri ve projenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmesine müsaade etmeleri gerektiğinin altını çizerek duruma bağlı olarak kendi fikirlerini de özgürce hayata geçirmelerini salık verir. Eserinde şu soruların cevabını aramıştır: Süsleme yapmak nasıl haklı çıkarılabilir, neden gereklidir? Samimi havayı ve güzelliği ön plana çıkaran hiyerarşiler ve oranlar nelerdir? Biyolojik doğamızın hangi yönü (ya da belki de doğanın kendisinin hangi özelliği) nedeniyle belli bir yapının karşısında bir şey hissederken başka bir yapı karşısında farklı duygular hissederiz? Bir matematikçi olarak yorum yapan Salingaros bu soruları yanıtlamak için kuramsal bir çerçeve önerir.

Anti-Architecture and Deconstruction adlı eserde ise çağdaş “star” mimarisi ve akademi dünyası mimari medya içinde bu sistemi destekleyenlere karşı kaleme alınmış makaleler bir araya getirilmiştir. Eser yazarın bu çevrelerin eylemleri nedeniyle ön plana çıktığını öne sürdüğü “kötü mimari”ye karşı ateşli bir iddianame niteliğindedir. Salingaros “kötü mimari”yi insanları rahatsız veya fiziksel olarak hasta yapan ve sıradan insanların gereksinimlerine ve doğaya adapte olmak yerine formal veya ideolojik kaygılar peşinde koşan mimari olarak tanımlar.

Nikos Salingaros, David Brian, Andres Duany, Michael Mehaffy ve Ernesto Philibert tarafından kaleme alınan "Social Housing in Latin America: A Methodology to Utilize Processes of Self-Organization” başlıklı makalede bir çevrenin başarılı bir şekilde inşa edilmiş olmasını garanti altına almada sosyo-uzamsal ilişkilerin oynadığı rol ele alınmıştır.[3] Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu temel kentleşme sorunu, sadece toplu konutların planlanması ve inşasını kapsayan sosyo-politik süreçleri değil, favela’ların geniş kapsamlı bir renovasyonunu da içermektedir. Bu makale, medeni haklardan mahrum kalmaya ve bu hakların gaspına karşı sakinleri tarafından savunulacak kadar çok sevilen kent uzamını çok önemli bir kavram olarak betimler. Burada duygusal bir kriter söz konusudur ve bu kriter kent sakinlerinin kendilerine uygun kent morfolojisi içinde duygusal ihtiyaçlarının doğru şekilde tatmininden doğar. Bu tatmin de sadece kullanıcı katılımıyla (bir ST temsilcisinin rehberliğinde gelişen tabandan yukarıya yürüyen bir süreç çerçevesinde) yaratılır. Bu başarılı kent uzamı türü ender olarak savaş sonrası planlamanın tipolojilerinden doğar.[4]

Salingaros daha yakın tarihli eserlerinde insan çevresinin tasarımının vazgeçilmez bir bileşeni olarak Biyofili konusuna eğilmiştir. Bu noktada Salingaros’un görüşleri Edward Osborne’un Sürdürülebilir Tasarım hakkındaki fikirlerine paraleldir.

Etki[değiştir | kaynağı değiştir]

Mimari[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros’un mimari alanında bazı önemli figürler üzerinde kuramsal açıdan büyük etkisi oldu. A Pattern Language ve Notes on the Synthesis and Form adlı zihin açıcı bilimsel incelemelerin yazarı olan Christopher Alexander, Salingaros’un etkisini şu sözlerle açıklar: “Bana göre bilim ve mimari arasındaki derin bağlantıyı keşfetmeye başlayan ikinci kişi Katarxis’in dört editöründen biri olan Nikos Salingaros’tu. Yıllar boyu The Nature of Order'da yer alan materyalin yayına hazırlanmasında bana yardımcı oldu. Sanırım 90’lı yılların ortalarında mimari problemlere bilimsel bir yolla yaklaştığı makaleler yazmaya başladı. 90’ların ikici yarısında bu köprünün inşasına önemli katkılarda bulunmaya ve mimaride bir köprü oluşturan bilimsel keşiflere yapmaya başladı.” [5]

Çağdaş mimari alanının önemli eleştirmenlerinden Prens Charles, Salingaros’un eseri A Theory of Architecture'a yazdığı önsözde matematikçinin etkisini şu ifadeyle dile getirdi: “Bu merak uyandırıcı, belki de tarihsel olarak önemli bu yeni düşünürünkinden daha kışkırtıcı bir ses yok kuşkusuz.” [6]

Yüksek Binalar[değiştir | kaynağı değiştir]

James Kunstler’le birlikte kaleme aldığı The End of Tall Buildings (2001) (Yüksek Binaların Sonu) adlı kitabında [7] Salingaros gökdelenlerin devrinin kapandığını ve 11 Eylül’ün kent formuna hakim olan modernist tipolojilerin sonunun başlangıç noktası olduğunu öne sürdü. Her ne kadar dünya gökdelen inşa etmeye devam ettiyse de, eser bu alanda en çok gönderme yapılan ve en tartışmalı denemelerden biri oldu. Bu metni referans gösteren The Washington Post yazarı Benjamin Forgey şöyle diyordu: “İnsanlar bugün şu duyguyu iliklerine kadar hissediyor: bir hedef olma korkusu. Peki bugün Dünya Ticaret Merkezi gibi yüksek binaların ideal hedefler olduğunu kim inkar edebilir?” [8]

Şehircilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros temel olarak alanında etkili, modernist mimar ve şehir planlamacısı olan Le Courbusier tarafından 1933 yılında yazılmış olan Atina Anlaşması’nın yerini almak üzere hazırlanan 2003 tarihli Yeni Atina Anlaşması’na katkıda bulundu. Kentin işlevlerini ayrı ayrı inceleyen bu detaylı plan monokültür ve yayılma gibi savaş sonrası kent tipolojilerinin oluşturulmasına yardımcı oldu. Bu ve benzeri yazıları aracılığıyla Salingaros banliyöleri güçlendirmeye ve ABD ve Avrupa kentlerini insani bir ölçekte yeniden bağlantılandırmaya gayret etti. Bu çalışma, yayılmacı gelişimin yerini daha kompakt, ve içinde yürüyerek gezilebilir şehirler ve kasabaların alması gerektiğini savunan Yeni Kentleşme akımı ile aynı doğrultudadır.

Bilgisayar Bilimi[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros hiçbir zaman tam anlamıyla bir yazılım makalesi kaleme almamıştır. Buna rağmen matematikçinin iki yazısı bilgisayar bilimi çevrelerinde alıntılanmıştır. Her iki yazı da Principles of Urban Structure adlı kitaba daha sonradan dâhil edildi.

Salingaros The Structure of Pattern Languages (2000) [9] adlı eserinde örüntülerin (yazılım alanında Alexander tarafından ortaya konan tasarım örüntüsü/paterni hareketinin merkezini oluşturan bir kavram) yinelenen tasarım çözümleri ve insan aktiviteleri hakkında bilgiler içerdiğini öne sürer. Salingaros’a göre, gözlemlenen örüntülerin bağlantılandırılma yöntemleri bir Örüntü Dilini geçerli kılar ve stilistik kuralları ve anti-örüntüleri rastgele olarak saf dışı bırakır. Bu konuda E. Todd, Kemp ve C. Phillips’in yorumu şöyledir: “Salingaros, bağlantıları olmadığı için gevşek bir örüntü birikiminin bir sistem olmadığını ortaya koyuyor. Buradan hareketle bir birikimin bir dil olup olmadığını belirleyen şeyin örüntüler arasındaki bağlantıların kalitesi ve doğası olduğunu ima ediyor. Yazar örüntü dillerini tartışırken iki bağlantısallık formu tanımlıyor: dışsal bağlantısallık ve içsel bağlantısallık. Bu iki bağlantı formu bir örüntü dilinin doğrulanmasında temel etmendir. Salingaros bir örüntü dilinde seviyeler arasındaki ve seviyelerin içindeki bağlantıların zenginliğinin dilin içsel geçerliğini belirleyen faktör olduğunu ortaya koymaktadır.” [10]

L. Andrew Coward’la birlikte kaleme aldığı The Information Architecture of Cities (2004) [11] adlı kitabında kentleri, yüksek seviyeli işlevselliğin sistemi iletişim halindeki modüllere böldüğü bir bilgisel mimari sistemi olarak tanımlar. Çevresel girdiler, şahsi ilişkiler, telekomünikasyon ve insanların hareketi kent sistemlerindeki bilgi değiş-tokuşunun kapsamına dahildir. Kent sakinlerinin şehrin içinde seyahat etmeleri (seyahatin niyeti etkileşimdir) temel bir bilgi alışverişi teşkil eder. Ama ideal olarak, seyahatler ikincil ve kazara yapılan bilgi değiş tokuşu sağlar. Örneğin, işine gitmekte olan bir yaya, yolda alışveriş eder, reklamlara bakar, bir gazete satın alır, bir arkadaşına rastlar ve onunla bir-iki laf eder. Kentlerin erdemi iste bu yoğunluklu, fraktal, çok katmanlı bilgi alışverişidir. Bu alışveriş kentlerde ekonomik refah ve kültürün yaratılmasıyla yakından ilintilidir.

The Information Architecture of Cities adlı eserinde Salingaros ayrıca “fraktal yükleme” adını verdiği son derece yararlı bir nosyonu da tanımlamıştır. Bu nosyon daha sonra Richard Veryard,[12] Phil Jones,[13][14] ve bilgisayar bilimi ile ilgili başka kişilerce de kullanılmıştır.

Karmaşıklık[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros fizikteki termodinamik kantitelerle bir analoji kurarak bir Karmaşıklık modeli geliştirdi. Bu modeli daha sonra bilgisayar bilimi uzmanı Allen Klinger’la birlikte daha da ileri götürdü. Bu çalışmada Herbert Simon’ın “önemli olan organizasyonun karmaşıklığıdır” diyen nosyonu temel alınarak, bunu ölçmek için basit araçlar önerildi. Christopher Alexander, Salingaros’un modelini The Nature of Order'ın ilk cildinde şöyle tartışmıştır: “Sadece yaşayan yapıyı, prensipte, matematiksel muameleye hassas olduğunu ve bu nedenle de fizik biliminin bir parçası olarak görülmesi gerektiğinin altını çizmek için bu sonucu işaret etmenin çok önemli olduğuna inanıyorum”.

Felsefe[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros mimaride yapıbozumculuğu ve yapıbozumculuğun postyapısalcı felsefede eleştirel olmayan uygulamalarının sert bir dille eleştirmiştir. “The Derrida Virus” başlıklı makalesinde [15] Fransız düşünür Jacques Derrida’nın fikirlerinin eleştirel olmayan bir şekilde uygulanmasının mantıklı düşünceyi ve bilgiyi darmadağın eden bir bilgi “virüsü” meydana getirdiğini savunur. Salingaros düşüncelerin aktarımını açıklarken daha önce Richard Dawkins tarafından ortaya konan mem modelini kullanmıştır. Böylelikle daha evvel düşünür Richard Wolin’in öne sürdüğü Derrida’nın felsefesinin mantıken nihilist olduğu görüşünü geçerli kılan bir model ortaya koymuştur. Her ne kadar Dawkins’in fikirlerini kullanmış olsa da Salingaros, Dawkins’in The God Delusion adlı kitabında açıkladığı gibi dini herhangi başka bir mem olarak değerlendirmiş olmasına sert bir şekilde karşı çıkar. Alexander’ın din ile geometri arasında bağ kurduğu en son eserini destekleyen Salingaros dini geleneğin gerek mimaride gerek felsefede insanın anlaşılabilmesi için önemli tarihi katkıları olduğu görüşünü savunur.

Genel[değiştir | kaynağı değiştir]

Salingaros Utne Reader’ın Kasım-Aralık 2008 sayısında yayınlanan “Dünyamızı değiştirmekte olan 50 UZGÖRÜLÜ kişi” listesine dahil edilmiştir. Bu liste 2001 yılında Utne Reader tarafından basılan ve Jane Jacobs, Andres Duany, Elizabeth Plater-Zyberk, Muhammad Yunus, Fritjof Capra, Edward Goldsmith ve William McDonough’un da yer aldığı “65 UZGÖRÜ: Hayatımızı değiştirecek kişiler ve fikirler” adlı kitaptan sonra yapılan ilk devam listesi niteliğindedir.


Bibliografya[değiştir | kaynağı değiştir]

  • “The Derrida Virus”. Telos 126 (2003). New York: Telos Press.
  • Anti-Architecture and Deconstruction (2004 ve 2007)
  • Principles of Urban Structure (2005)
  • A Theory of Architecture (2006)
  • The Future of Cities (2007)

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]