Mesnevi (Mevlânâ)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Mesnevî ya da Mesnevî-i Manevî (Farsça: مثنوی معنوی), Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin altı ciltlik Farsça eseri. Mesnevî, doğu klasik edebiyatında, uyakça müstakil beyitlerinin ikişer mısraı kafiyeli bir şiir tarzıdır ve muhtelif şairlerin neşrettikleri birer 'Mesnevî' vardır. Yalnız, Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin çağından beri, Mesnevî dendiği zaman bu kitap olduğu anlaşılıyor.[1]

Yazımına 656 yılından evvel başlanılan eser, Divan-ı Kebir ile birlikte Mevlânâ külliyatının ekseriyetini teşkil eder. Mevlânâ'nın "Birlik Dükkânı" addettiği Mesnevî, içinde Hint, İran, Yunan, Roma mitolojisi; Yaradılış Destanı, erenlerin kıssaları, âşık masalları, halk öyküleri barındıran; "dünya cenneti"nde insan hürriyetinin anahtarlarını ardışık öyküler içinde vermeyi gaye edinmiş bir eserdir.Mesnevi 25.632 beyitten oluşmakta olup 'Mağz-ı Kur'an yani Kur'anın özü denmektedir.Çünkü Mevlana adeta Kuranın bizlere anlatmak istediğini hikayeler,kıssalar.deyimler aracılığıyla anlatmıştır.Mesnevide ki hikayelerin hiçbiri birbirini tamamlamaz bir hikaye anlatılırken başka bir hikayeye geçilir o hikaye başka bir hikayeyi başlatır ve böyle devam eder.İçinde ibretlik hikayeler de vardır.[2]

Wikisource-logo.svg
Vikikaynak'ta bu konuyla ilgili metin bulabilirsiniz.
Mesnevi
Commons-logo.svg
Wikimedia Commons'ta
Mesnevi (Mevlânâ) ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.



Konu başlıkları

[değiştir] Mesnevî'nin Edebî Tarzı

Mesnevi nazım biçiminde her beyitin iki dizesi birbiri ile uyaklıdır

Mevlânâ, altı ciltlik Mesnevî'sinde tasavvufi fikir ve düşüncelerini, birbirine eklenmiş hikâyeler hâlinde anlatmaktadır.

"Ömrümün özeti şu üç sözden ibarettir: Hamdım, piştim, yandım."
Mevlana

Mesnevî adını, eserine bizzat Mevlâna vermiştir. Aslında mesnevî, doğu edebiyatlarında; her beyti kendi arasında kafiyeli, aynı vezinle yazılmış manzumelere verilen ortak bir isimdir. Ancak Mevlâna’nın ölüm­süz eseri yazıldıktan sonra, mesnevî denilince; ilk olarak onun altı ciltlik bir hazine olan ve Mesnevî-i Şerîf veya Mesnevî-i Manevî gibi isimlerle anılan eseri hatırlanmaktadır.

[değiştir] İlk 18 beyit

Mevlânâ tarafından bizzat yazıldığı için, Mesnevî'nin ilk on sekiz beytine Mevlevîler pek büyük bir ehemmiyet veririler.[3] Aşağıdaki, Türkçe'de Mesnevî'nin önemli şarihlerinden biri sayılan Abdülbaki Gölpınarlı'nın tercümesiyle Mesnevî'nin Mevlevîlerce eserin bir tür özetini teşkil eden bu ilk on sekiz beytidir:

Carl Spitzweg 021.jpg Bu madde veya bölüm kısmen ya da tamamen VikiKaynak'a taşınmaya adaydır.
Üçüncü şahıslar tarafından yaratılmış ve yayımlanmış, değiştirilemez orijinal metinler VikiKaynak'ta yer alır. Örnek: Şiirler, marşlar, kanunlar.
  1. Eğer sayfada orijinal metin + metin hakkında açıklama yazısı varsa;
    • "Orijinal metin" kısmını Vikikaynağa aktarın ve bu sayfadan silin.
    • Eğer geride kalan "açıklama yazısı" ansiklopedik bir madde haline getirilebilecek yeterlilikte ise, bunu yapın ve en alta {{Vikikaynak}} yazarak, Vikikaynakta yarattığınız maddeye bağlantı verin. Eğer açıklama yazısı yok denecek kadar az ise bu aşamadan sonra 2. yöntemi uygulayın.
    • Son olarak bu şablonu kaldırıp kaydedin ve çıkın.
  2. Eğer sayfada sadece "orijinal metin" varsa ya da "metin hakkında açıklama yazısı" yok denecek kadar az ise;
    • "orijinal metin" kısmını Vikikaynağa aktarın ve bu sayfadan silin.
    • Son olarak sayfayı tamamen boşaltıp, {{Sil|Madde 4}} yazıp kaydedin ve çıkın.

Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor; ayrılıkları nasıl anlatıyor.

Diyor ki: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımla erkek de ağlayıp inlemiştir, kadın da.

Ayrılıktan parça parça olmuş bir gönül isterim ki iştiyak derdini anlatayım ona.

Aslından uzak kalan kişi, buluşma zamanını arar durur.

Ben her toplulukta ağladım, inledim; iyi hallilerle de eş oldum, kötü hallilerle de.

Herkes kendi zannınca dost oldu bana; İçimdeki sırlarımı ise kimse aramadı.

Benim sırrım, feryâdımdan uzak değil; fakat gözde, kulakta o ışık yok.

Beden candan, can da bedenden gizli değil; fakat kimseye Cânı görmeye izin yok.

Ateştir neyin bu sesi, yel değil. Kimde bu ateş yok ise, yok olsun o kişi.

Aşk ateşidir ki neye düştü; aşk coşkunluğudur ki şaraba düştü.

Ney, bir dosttan ayrılana eştir, dosttur; perdeleri, perdemizi yırttı-gitti.

Ney, kanlarla dolu bir yolun sözünü etmede; Mecnun'un aşk hikâyelerini anlatmada.

Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehri kim gördü? Ney gibi bir solukdaşı, bir iştiyak çekeni kim gördü?

Bu aklın mahremi, akılsızdan başkası değildir; dile de kulaktan başka müşteri yoktur.

Gamımızla günler geçti, akşamlar oldu; günler yanışlarla yoldaş kesildi de yandı-gitti.

Günler geçip gittiyse, de ki: Geçin gidin, pervamız yok. Sen kal ey dost, temizlikte sana benzer yok.

Balıktan başka herkes suya kandı, rızkı olmayanın da günü uzadıkça uzadı.

Ham, pişkin, olgun kişinin hâlini hiç mi, hiç anlayamaz; Öyleyse sözü kısa kesmek gerek vesselâm.

iştiyak: özleme, güçlü istek, arzu

[değiştir] Kaynakça

  1. ^ Eflakî; Menakubü'l-Ârifîn.
  2. ^ Abdülbaki Gölpınarlı, Mesnevî Tercemesi ve Şerhi, I.-II. cilt; s. ix; İnkılap Yayınevi, İstanbul.
  3. ^ Abdülbaki Gölpınarlı; op. cit.; s. 16.

[değiştir] Dış bağlantılar

Mesnevi (Mevlana)

Kişisel araçlar
Ad alanları
Türevler
Eylemler
Gezinti
Katılım
Yazdır/dışa aktar
Araçlar
Diğer diller