Kuyulusebil, Sarayönü

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

|isim = Kuyulusebil |rakım = |yüzölçümü = |nüfus = 521 |nüfus yoğunluğu = |nüfus_ref = [1] |nüfus_itibariyle = 2000 |alan kodu =0332 |posta kodu = |bölge = İç Anadolu |il = Konya |ilçe = Sarayönü |Köy Muhtarı =Ali Bursa |websitesi = [2] }} Kuyulusebil , Konya ilinin Sarayönü ilçesine bağlı bir köydür.

Kuyulu Zebir’in doğusunda Kutmuş Yaylası güneydoğuda Karabağ, kuzeydoğuda Pınarbaşı, Kuzeyinde Kadıoğlu, Böğrüdelik, batıda Karabıyık, güneyinde Çeşmeli Zebir ve Gözlü yer alır. Kuyulu Zebir eskiden Gözlü köyünün merası ve yaylası idi. 1299/1883 yılında buraya gelen Yörük obaları, önce “Hacı Balı”adını taşıyan bölgeye yerleştiler. Bu çevrede eski yerleşme yerlerinden kalıntılar, harabeler vardır. Kadı oğluna kadar uzanan bölgede Küçük Lek mezarlığı ve Büyük Lek mezarlığı bulunmaktadır.

1986 yılında Kızıl ırmağın taşması neticesinde aslen Ankara Ahi Şerafettin (Aslanhane) camiinin vakfı halkından olan Çankırı Orta kazası Kayıören köyü halkı afete uğradı. Bu yüzden devlet bu köyden 107 haneyi Hacı Balı mevkiine yerleştirdi. Onlarda eski köylerinin adını burada “Kayıören” olarak devam ettirmektedirler.


KUYULU ZEBİR KÖYÜNÜN KURULUŞU[değiştir | kaynağı değiştir]

XVIII. Asrın başlarında Osmanlı Devleti, YÖRÜK TÜRKMEN oymaklarını Kıbrıs’a yerleştirme kararı aldı. Bu kararla İçel (Mersin), Alaiyye (Alanya) gibi yerlerde bulunan Yörükler, 1712 yılından itibaren nakledilme teşebbüsüne girişildi. Eski Yörük, Tırtıloğlu, Horzum Saçıkaralı vs. gibi Yörük oymaklarına mensup olan 24,68 kişinin Kıbrıs adasına nakil ve iskanına lüzum görüldü. bu iskan işi de ya oymakların kaçması, ya da İstanbul’da bazı devlet adamlarını araya koymaları yüzünden sürüncemede kalarak 1741 yılına kadar devam etti. ,


Bu yıldan sonra devlet, onları yaylak ve kışlaklarında iskana girişti. Çukurova sahilindeki Sarı Çam kazası toprakları, 1727 de Yörük oymaklarına daimi bir yerleşme mekânı olarak tespit edildi. Tekeli Yörükleri, Aksaz denilen yere, Alaiyye (Alanya) ve Beyşehir gibi yörelerde dolaşan YÖRÜK TÜRKMENLERİ de İçel Sancağı içindeki yaylaklarına iskân edildi.

Teke (Antalya), Hamid (Isparta), Alaiyye (Alanya), Beyşehir, Akşehir sancaklarında bulunan Yörüklerin buralardaki uygun yerlere yerleştirilmesi için emir verildi (1 ).

Tanzimat (1839) Fermanından sonra devlet, aşiretlerin iskanıyla yakından ilgilenmeye başladı. Aşiret reislerine bulundukları eyalet valisi tarafından birer mühür verilerek, aşiret halkından başka yere gitmek isteyenlere, kefil göstermek şartıyla mürur (geçiş) tezkeresi (belgesi) verildi.

Orta Anadolu bozkırlarında devletin iskan (yerleşme) hareketini teşvik etmesi neticesinde münferit olarak çeşitli aşiretler yurt tuttu. Köyler kurdu. Bozkır bölgesine YÖRÜK TÜRKMEN aşiretlerinin iskanı için devlet çalışmalar yaptı. 1860 yılından sonra bu aşiretler, eski yerleşme merkezlerini tercih ettiler

Kuyulu Zebir köyünü kuran YÖRÜK TÜRKMEN oymakları, İçel, Alanya, Manavgat, Serik (Antalya), Anamas dağları, yaylaları, Beyşehir, Şarki Karaağaç, Sultan dağları, Akşehir, Afyon, Eskişehir, Bilecik yolu ile koyun, keçi, deve, at sürüleri, koyunları, keçileri, sığırları, ağırlıkları ile birlikte yayan yapıldak aşiret reisleri Sarı Keçili Hacı Hasan Ağa yönetiminde konarak, göçerek Adapazarı çevresinde Sakarya nehri kenarında bulunan İkipınar ve Sakarya Deresi’ne yerleştiler. İkipınar’da yazlık, Sakarya deresinde kışlak olarak kaldılar. Yörükleri, bölgeler arası göçe sürükleyen sebepler arasında ordudan kaçarak, köy ve kasabalarda eşkıyalık yapan Leventlerin (deniz askerleri) nin göçebeye verdiği maddi ve ma- nevi sıkıntı ile çekirge sürülerinin salgın halinde ot, ekin ve hayvanlarda meydana getirdi sıkıntı, otları bitirmeleri sonunda yeni meralar aramalarıyla sonuçlandı. Sakarya’daki Çerkezlerle iyi münasebetler kurdu. Onların eniştesi oldu. Onlardan bir hanımla evlendi.

Burada Levent eşkıya gruplarından Laz Ahmet Çavuş ve Piyade Argın Ağa arasında çıkan silahlı çatışmalar neticesinde rahatsız oldular. Sonunda bu cennet bölgeyi terke karar verdiler. Hacı Hasan Ağanın yerine geçen Hacı İbrahim Ağa, komşusu Hacı Ali Ağanın bütün ısrarlarına rağmen Ak- saray Bebek köyüne göçtü. Burası otuz haneli fakir köydü. Hacı İbrahim Ağa, burada bir cami yaptı.

Bu köyde dokuz on sene kaldılar. Fakat burada çok hırsızlıktan rahatsız oldular. Bu yüzden buradan da göçü yükletip tuz yoluyla önce Ilgın Haremi köyü yakınlarındaki Köfün Deresine geldiler.

Burada biraz kaldılar. bir müddet sonra bu obadan Hacı Hasan Ağa ,

Hacı Süleyman Ağa burada Cenab-ı Hakkın sonsuz rahmetine kavuştu. Oğlu Hacı Hasan Ağa, Hacı İbrahim Ağa ile birlikte 1299/1803 yılında Çeşmeli Zebir köyüne gelip yurt tuttular. Burada iki yıl kaldılar.

Çeşmeli Zebir, tuz yolu üzerinde bulunan otu bol, kuzu kulağının bol, yayılma ve hayvanların beslenmesine çok elverişli bir arazi idi. Otların içinde hayvanlar kaybolurdu (4). 1301/1885 Burada Cihanbeyli aşiretlerinin mallarına zarar vermesinden dolayı Coblan Halil Ağa ile Hacı Fakı birlikte Karabıyık köyüne gidip orada da iki yıl kaldılar. 1303/ 1887 yılında da Kuyulu Zebir’e gelip yerleştiler.

Burada Rumlardan kalma kuyuların bulunduğu birkaç Kürt evinin bulunduğu yerleşme merkezi idi. O günlerde şu altı kuyu bulunuyordu:

1- Koca Kuyu, 2- Mermerli Kuyu, 3- Sığır Kuyusu, 4- Keçi Kuyusu, 5- Gavur (Hacı lstavri) kuyusu, 6- İnli Kuyu.

Malları olan sığırı bir kuyudan, koyunu, keçiyi bir kuyudan elleriyle suluyorlardı. Zamanla köye yerleşen Yörükler, herkes kendi evinin önüne bir kuyu yaptırdı. Bu gün her evin önünde yüz civarında kuyu bulunmaktadır.

Kuyulu Zebir’e yerleşen Yörük aşiretleri, karşılarında bu araziyi yayla ve mera olarak kullanan Gözlüleri bulunuyordu. Aralarında şiddetli mücadele başlıyor. Gözlüler, köyde toplanıp gelip kavga ve dövüş çıkararak yerleşmeye çalıştıkları yeni yurtlarından atmaya çalışıyorlar. Kuyulardan su almak isteyen kadınlara karşı mani olmak istiyorlar. İbrahim Ağanın kızları Fadime Hanım, Emine Hanım çok cesur, iffetli davranışlarıyla kendilerine meydan okuyorlardı. Onların bu cesur mücadelesini duyan Çakır Mustafa Ağa (Çakır), Pantı Osman Ağa (Bakırcı), Lavgar Süleyman (Altay ve Görgülerin Amcası) ve kardeşleri Mehmet Onbaşı (Görgün) Mustafa On- başı (Altay) kendileriyle çok sert mücadele verdiler. Mavzerlerle çatışmaya girerek, kendilerini yıldırdılar. Köyden uzaklaştılar.

Hatta zaman zaman Gözlüleri “Bu iki uzun kız (Fadime Hanım ve Emine Hanım) olmasa biz, bunlara su vermeyiz” derlermiş. Bu iki hanım kuyunun başına oturup ellerindeki sopa ile kötü niyetlileri döverlerdi.

Kuyulu Zebirliler, gündüz bu şekilde mücadele ve müdafaa ile uğraşırken gece de İnsuyu ve Karabağ köylerine giderek yardım alırlardı. Develerle gittikleri yerden yükledikleri yatak, yorganlarla köye döner, köylerinin asayişini sağlamak için gelen askeri müfrezeyi ağırlarlardı. Bu zor şartlar altında yerleşmeye ve yurt tutmaya devam ettiler (5).

1312/1896 yılı Konya Vilayet Salnamesi (yıllığı)ne göre Konya Saidesi (Kadınhanı) nahiyesine bağlı olan Kuyulu Zebir köyünde 24 hane ve 102 nüfus bulunmaktadır.

1305/1889 yılında Yörük Türkmenlerinin bu araziye yerleşmesini istemeyen Gözlü’lüler, onları köyde, Mera da ve tarlada rahat bırakmadılar. Mallarına, ekinlerine zarar verdiler. Bu yüzden kavgalar, kurşunlamalar, dövüşler devam etti. Sonunda iş mahkemeye intikal etti.

Mir-i miran Tahir Paşa (ÖI. 131 1 )’nın İnsuyu Clzunca Yaylasında kamış ağıllarda koyunları vardı. Buraya giderken Çeşmeli Zebir’e uğradı. Çeşmeli Zebirliler, “Kendilerinin başına gelenleri anlatarak ondan yardım istediler. Yeni tamire başlanan Dursun Fakih (Tahir paşa) cami inşaatı için üç yüz altın rica etti. Bu parayı Hacı İbrahim Ağa, Süllüoğlu Hacı Kadir Ağa ve Mestanoğlu Hacı Mehmet temin ettiler.

Bundan sonra Tahir Paşanın emriyle Jandarma kumandanı Yüzbaşı Süslü Hasan Ağa komutasındaki bir müfreze köye geldi. Kuyulu Zebir’de araştırma yapar. Gözlü köylülerinden kendilerine ve arazilerine zarar verenleri tespit eder. Bunlar müfreze ile Konya’ya götürülür, hapse atılır. Altı ay hapishanede kalırlar. Neticede Gözlü ileri gelenleri ile Kuyulu Zebir ileri gelenleri Hacı İbrahim Ağa, Hacı Kadir Ağa, Mestanoğlu Hacı Mehmet araya girerek barışırlar. Böylece hapisteki Gözlülüler serbest bırakılır. Ayrıca da davalarından vazgeçtiklerini beyan ederler.

Mahkeme Karabağ ve İnsuyu köylülerinin bilirkişi ve şahadetiyle Kuyulu Zebir köyüne Yörüklerin iskânı kabul ve tescil eder. Böylece iskân problemi 1306/1890 yılında halledildi.Kuyuluzebir Köyüne yerleşen Oğuz boyundan Uluyörük (Saçı Karalı)yörük Oymağından Çimen oğlu Hacı Mehmet,D.1303 Afyon Topardıç'tan Kuyulu Zebir'e gelirken bir müddet Ilgın Dere köyü ile Yorazlar çevresinde konakladılar.İki köy arasındaki MACARLIÇEŞMESİNİ yaptırdıktan sonra Kuyulu Zebire yerleştiler.O senelerde Çelebioğulları lakab'ı ile tanınan Çimen oğlu Hacı Mehmet'in babası Süleyman Efendi'nin mezarı Ilgın / Kaleköy aşağı mezarlığında, Dedesi Mehmet Efendi'nin mezarı'da aynı yerdedir. Çimen oğlu Hacı Mehmet ile torunu Osman Çimen o köy halkından su için para alan adamı gördüler. Sen benim dedemin çeşmesinden nasıl yün ve buğday alırsın' diye söylediler.Bu çeşmenin suyu yüzünden Dere köyü ile Yorozlar köyü kavgaya tutuştular.Dere köylüler, Çimen Hacı sülalesine gelerek çeşmeyi kendilerine satmalarını istediler.Onlarda 'biz dedemizin hayrını satmayız' dediler.Kaymakam araya girdi.Ahmet Çimen kardeşleri,Süleyman,Mustafa, İbrahim,Kadir Çimen adına iki köyün faydalanması için,Muhtar Hüseyin Yılmaz, Aza Kadir Karakuş, Tanıklar İsmail Yıldız, İbrahim Gürel'in huzurlarında, Konya /Ilgın Noterliği'nde Sene 28 Eylül 1955 Çarşamba günü vakfetti.Kuyulusebil köyü Konya'ya 100 km.dir.


Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

YÖRÜK OĞUZ TÜRKMENLERİ kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.


İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Karasal iklim görülmektedir.


.

|- nüfus verileri| align="center" | 2000 | align="right" | 521 |- | align="center" | 1997 | align="right" | 519 |}

Muhtarlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]