Kutlu Doğum Haftası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
No Tarih No Tarih
1 12 Eylul-17 Ekim 1989 14 20-26 Nisan 2002
2 1 Eylul-7 Ekim 1990 15 20-26 Nisan 2003
3 20 Eylul-26 Eylul 1991 16 20-26 Nisan 2004
4 9 Eylul-15 Eylul 1992 17 20-26 Nisan 2005
5 30 Agustos-5 Eylul 1993 18 20-26 Nisan 2006
6 20 Nisan -26 Nisan 1994 19 20-26 Nisan 2007
7 20 Nisan-26 Nisan 1995 20 14-20 Nisan 2008
8 20 Nisan-26 Nisan 1996 21 14-20 Nisan 2009
9 20 Nisan-26 Nisan 1997 22 14-20 Nisan 2010
10 20 Nisan-26 Nisan 1998 23 14-20 Nisan 2011
11 20 Nisan-26 Nisan 1999 24 14-20 Nisan 2012
12 20 Nisan-26 Nisan 2000 25 14-20 Nisan 2013
13 20 Nisan-26 Nisan 2001 26 14-20 Nisan 2014

Kutlu Doğum Haftası, Nur Cemaati girişimi ile[1] Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında başlatılan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da desteklenerek sadece Türkiye'de resmiyet kazandırılarak her yıl farklı gündem ile Muhammed peygamberin anlatılmasının amaçlandığı ve Muhammed peygamberin doğum gününün miladi takvime göre 20 Nisan kabul edilerek kutlandığı ifade edilen bir etkinlik haftasıdır. Etkinlik son yillarda 14-20 Nisan tarihleri arasinda yapilmaktadir.

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri 1989′da hicri takvime (Hicret olayı ile başlayan ay takvimine) göre, Mevlit Kandili’nin peşi sıra düzenlendi. Ancak 1994 yılından itibaren, diğer dini günlerin aksine miladi takvime (İsa Peygamberin doğumunu başlangıç kabul eden güneş takvimi) göre kutlanmaya başladı. AKP iktidarı ile birlikte devlet kurumlarının yayınlanan genelgeler ile katılımı arttırılarak ülke çapında daha geniş çaplı organizasyonlar düzenlenmeye başlandı.[2][3]

Kuran'da Kadir Gecesi dışında işaret edilen önemli bir gece bulunmamaktadır. Kadir Gecesi dışında mübarek geceler olarak bilinen kutlamalar, Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'in Muhammed peygamberin doğum günü kutlaması için başlattığı Mevlit Kandili örneğinde olduğu gibi Muhammed bin Abdullah'ın ölümünden yıllar sonra ortaya çıkmış ve Osmanlı Devleti padişahları tarafından başlatılan gelenekselleşmiş uygulamalardır.

Bu çerçevede Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde de devlet eliyle ilk başta geleneksel bir halde oluşturulan ve daha sonra islam dini yaşamının bir parçası haline gelen başka uygulamalar olduğu bilinmektedir.[4] Yeni oluşturulan bu gelenekler Eric Hobsbawm’un “geleneğin icadı” kavramını hatırlatmaktadır.[3]

H.Z. Muhammed’in doğum tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

H.z. Muhammed’in doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

Bu konuda detaylı bir çalışma yapan Hindistanlı Müslüman ilim adamı Prof. Muhammed Hamidullah"ın araştırmalarında ve hesaplamalarında göre H.Z. Muhammed’in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569) olduğunu doğru veya doğruya en yakın tarihi olarak ortaya koymaktadır.[5]

Mısırlı astronomi âlimi Mahmut Paşa el-Felekî'nin çıkarımlarına göre yaptığı hesaplamalarına göre H.Z. Muhammed peygamberin doğum tarihi 9 Rebîülevvel (20 Nisan 571)'dir.[6]

Beaumont Burnaby Sherrard (1901) çalışmasında Mahmut Paşa el-Felekî'nin hesaplamalarında ki yanlışlarını ortaya koymuştur.[7]

Lawrence I. Conrad (1987) Muhammed peygamberin de doğum tarihi araştırmasını içeren takvimler ile ilgili çalışmasında Muhammed'in doğum tarihini kaba bir hesapla 1970 yılı olarak vermektedir.[8]

Ortaya çıkışı ve günümüze kadarki süreç[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde Gülen Cemaati gazetesi olarak bilinen Zaman Gazetesi'nde yazarlık yapmakta olan Mümtazer Türköne, Türkiye Diyanet Vakfı'nda Yayın Kurulu üyesi olarak görev yapmaya başladığı dönemde, kurul başkanı Profesör Süleyman Hayri Bolay, Ayvaz Gökdemir ve kendisinin bulunduğu 6 kişilik bir kurulun aldığı karar ile ortaya çıkan bir proje çalışması olarak açıklamıştır.[1]

İlerleyen yıllarda, Mevlid Kandili kış aylarına tesadüf edince, Kutlu Doğum'u sabitlemeye karar verdik. Miladî takvime göre nisan ayında bu hafta, Diyanet'in önayak olmasıyla "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan edildi. Başlarda epeyce itiraz geldi. Bidat olarak görüldü. Ama, sanıyorum toplumdan aldığı canlı karşılıklarla yerleşti ve genel kabul gördü. Ne kadar hayırlı bir bidat olduğu zaman içinde ortaya çıktı.

Bugün, modern hayatın her alanına giren zengin kutlamaları takip ederken o kararın verildiği gün orada bulunmaktan dolayı gurur duyuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı, çok orijinal kutlama vesileleri buluyor. Kutlu Doğum geleneği artık bütünüyle kültürümüzün bir parçası haline geldi.

— Mümtazer Türköne, 19 Nisan 2012, Zaman Gazetesi [1]

Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti bu projeyi kabul etti. Diyanet işleri başkanlığı tarafından da desteklen bu proje hicri takvime göre kutlanan Mevlid kandili'nin içinde bulunduğu haftanın Kutlu Doğum Haftası olarak ilan edilmesi ile yaşama geçti. İlk yıl sadece Ankara'da ve sadece İlahiyat Fakültesi bulunan illerde kutlanan etkinlik daha sonra diğer illerde düzenlenen panel ve konferanslar ile genişletildi.[9] Bu haftanın farklı etkinlikler ile gelişmesinde Nur Cemaati büyük rol oynadı. Bu konuda Fethullah Gülen'in haftanın nasıl geliştirilmesi gerektiği hakkında ki görüşlerini şu bölüm ile özetlenebilir.

...acaba bu Kutlu Doğum'u O'nun nûrefşan mesajı adına daha derince, daha içten ve daha ciddî olarak değerlendiremez miyiz?

Hz. İsa ile alâkalı günler, halkı hıristiyan olsun-olmasın, hemen her ülkede âdetâ neş'e, sevinç kıyametleriyle kutlanır; haftalarca, hatta aylarca her mahfilde sözler, muhâvereler hep o istikâmette cereyan eder.. her tarafa O'nun adına tebrikler, hediyeler yağar.. hediye ve tebrik teâtisi, o günlerde postanelerin biricik işi hâline gelir. Telefonlar, sürekli O'nun namına zil çalar, âhizeler O'nun nâmına konar-kalkar.. dörtbir yan kandillerle süslenir; çarşı-pazar renklerle-ışıklarla kahkaha atar.. evler bir arı kovanı gibi, O'na ait duygularla uğuldar, mabetler O'na ait neşîdelerle inler.. ve her gece, âdetâ şehrâyinler gibi büyüleyici ve başdöndürücü olarak geçer.

Ne olursa olsun Hz. Mesîh'e ait gün ve geceler o kadar insanlığa mâl olmuştur ki, bilerek-bilmeyerek herkes kendini o acayip törenler içinde bulur; ibadet, eğlence veya maskaralık, hıristiyanlarla aynı duyguları paylaşır, aynı hislerle yatar-kalkar.. hatta çam, çınar devirir, hindi parçalar, şampanya patlatır ve kör-kütük sarhoş olup sokaklara dökülür...

Mübeccel velâdetin böyle eğlenceli, cümbüşlü kutlanmasını ve mübârek İslâm Dini'nin de bir karnavala çevrilmesini ne biz ne de başkası arzu etmez.. zaten bunu yapmaya da kimsenin gücü yetmez.

Ancak, yalancı ve riyakâr bir dünyanın, koskocaman insanlık âlemini nasıl bir iğfal ağına aldığını gördükçe, 'neden acaba İslâm Dünyası, aynı zamanda kendi velâdeti de sayılan Rebî'ul-evveli, Rebî'ul-evvelle gelen 'Nevrûz-ı Sultanîyi' ve o günle gelen insanlığın kurtuluşunu aynı heyecan, aynı cûşiş içinde tes'îd etmez' diye hayıflanıyor ve kendi kendimizi sorguluyoruz.

—Fethullah Gülen, 01 Ekim 1991, SIZINTI Dergisi [10]

1994 yılından itibaren de, Hicri Takvime göre 11/12 Rebiulevvel 1415 (18/19 Ağustos 1994)[11] kutlanması gereken hafta gerekçe gösterilmeden (Hicri Takvim'in 10/11 gün kısa olması dolayısıyla o yıllarda yaza doğru yaklaşan Mevlid Kandili Türköne'nin yazısında açıkladığı üzere o dönemde kış aylarına gelmesi söz konusu değildir) Mahmut Paşa el-Felekî'nin hesaplaması doğru kabul edilerek miladi takvime göre 20-26 Nisan tarihine sabitlendiği açıklanmıştır.[1] Bu yıldan itibaren hafta içerisinde sempozyum düzenlenmeye başlamıştır. Kutlama Haftası'nın bu tarihe sabitlenmesi ile Muhammed peygamberin doğum günü yılda iki defa kutlanmaya başlamıştır.

1995 yılından itibaren yine Türkiye Diyanet Vakfı aracılığı ile Muhammed'e yazılan naatlarda gül ile özdeşleştirilmesinden esinlenilerek "Bir Dal Gül Ver" kampanyası başlatılmıştır. 1996 yılında "Kutlu Doğum Aşı" adı altında da Diyanet Vakfı, hazırladığı 3500 kişilik etli pilav ve ayranı, Kocatepe Camii avlusunda ilk kez teşrif edenlere ikram etmiştir.

Miladi takvime göre 20-27 Nisan olarak sabitlenen bu etkinlik Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile Türk Milletinin egemenliğini eline aldığı tarih olan 23 Nisan 1920 tarihi esas alınarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ulusal çapta kutlanan bayram ile çakışması halktan ve sivil toplum kuruluşlarından alternatif bir kutlama olarak halkın arasına sokulmak istenen bir çeşit fitne olduğu tepkisi ile karşılaşmıştır.

Çocukları ve ailelerini bu bayram ile kutlama haftası çerçevesinde düzenlenen Kuran okuma yarışmaları gibi etkinlikler arasında seçim yapmaya zorlayan düzenlemeler karşısında Genel Kurmay Başkanlığı da bir basın açıklaması yaparak gelişmelere kayıtsız kalmamıştır. Açıklamasında bazı örnekler vererek çalışmaların alternatif bir tören olarak görüldüğü ve bölücülük çalışmalarıyla benzerliklerinin altını çizmiştir.

...
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir.

Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda; Ankara'da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde Kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa'da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağdışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara'nın Altındağ ilçesinde 'Kutlu Doğum Şöleni' için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli'de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulu'nda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.
...

—27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklamasından bir bölüm


Ayrıca etkinliğin son gününün Fethullah Gülen'in doğum tarihi (27 Nisan 1941) ile çakışması kutlamanın bu kişiye atfen yapıldığı konusunda ayrı bir tepki doğurmuştur.[12][13]

Gelen tepkiler üzerine 2008 yılından itibaren etkinlik tarihi bir hafta öne alınarak değiştirilmiş ve 14-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenmeye başlamıştır.[14]

AKP döneminde bu kutlamaların resmi bir törene dönüştürülmesi siyasi parti liderlerinin öne çıkması dikkat çekmeye başlamış, din ve siyasetin bir araya geldiği bir hafta olarak ön plana çıkmaya başlamıştır. Bunun en önemli örneği ise Resmi Gazete’nin 13 Şubat 2010 tarihli sayısında yayımlanan bir genelgede görülebilmektedir. Bu genelgede Kutlu Doğum Haftası’nın kutlanmasına ilişkin usul ve esaslar tek tek sıralanmıştır. 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesiyle okullarda Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenlenmiştir.

2013 yılında yapılan kutlamalar da mecliste bulunan parti liderlerinin katıldığı açılış töreni, dini içerikli sözler ile birbirlerine gönderdiği siyasi mesajlara sahne olmuştur.[15] Dİyanet İşleri Başkanı'nın Diyarbakır Belediye başkanı ile verdiği pozlar dinin ve diyanet işlerinin bazı çıkarlar doğrultusunda kullanıldığı tepkisi almıştır.[16]

Eleştiriler ve tepkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Eleştiriler ve tepkiler,

  • Bu hafta bir Türköne'nin de söylediği gibi bidat olduğu, Bidat'ın ise dinden sapma, sapıklık olarak nitelendirildiği,[17][18][19]
  • Doğum kutlamasının İslamda yerinin olmadığı, bunun İsa'nın doğumu ile bağlantılı bir gelenek olduğu,
  • Muhammed'in doğumunun tartışmalı da olsa diğer dini günler gibi Hicri Takvime göre kutlandığı miladi takvime göre bir kutlama düzenlenmesinin yılda iki defa kutlama manasına geldiği ve dini olarak bir karışıklık yaratacağı.
2012 Kutlu dogum haftasi logo teklifi
  • Hicri takvimin ay hareketine göre islamda esas alınan takvim olduğu ve İsa'nın doğumu ile başlayan güneş takvimine göre bir sabitleme yapılamayacağı,
  • Bu miladi takvime göre yapılan sabitlemelerin Mekke'nin Fethi'nin miladi olarak 11 Ocak olmasına rağmen bir kesim tarafından miladi takvimle 1 Ocak yılbaşı akşamında kutlanmasında da olduğu gibi bir ayrıştırma ve seçim yapma amacı güden tarihlere denk getirildiği, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına alternatif olarak ülkeyi bölme amaçlı çalışmaların parçası olduğu ve fitne amacı güttüğü,
  • Peygamberin nebi ve resul olarak İslamı tebliğ görevi icra ettiği, bu tür kutlamalar ile peygamberin ve İslam anlayışının Allah ve Kuran merkezli durumdan, peygamberi yücelten ve merkeze koyan bir anlayış ile Protestanlaştırma çalışması olduğu,
  • Kutlu Doğum Haftası’nı, Hıristiyanlıktaki gibi yortuları bulunmayan İslam’ın Protestanlaşması süreci ve Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Amerika'nın yeşil kuşak projesinin günümüze uyarlanmış hali olan ılımlı islam projesi kapsamında bir çalışma olduğu,[20][21]
  • Yeni bir Protestan İslam oluşturma çabası olarak nitelenen noel kutlamasında ki çam ağacı ile özdeş olarak gülün konduğu ve şatafatlı kutlamalar ile insanları bu hafta içerisinde harcamaya, hediyeler almaya yönlendirmeye çalışan, neoliberal ve kaptalist sisteme hizmet eden, islamın ilkeleriyle ve emirleriyle taban tabana zıt bir kültür şeklinde harcama/alışveriş haftası oluşturma çabası olduğu,
  • Hafta isminin Holy Birth Week'in İngilizceden Türkçeye çevirisi gibi duran, Türkçe karşılığı olarak tamlama şekli, seçilen kelimeler itibariyle garipsenen (mübarek yerine kutlu kelimeleri kullanımı tartışmaları) ismiyle ve Dünya Bankası logosuna benzer logosuyla yurtdışı merkezli ılımlı islam projesinin izlerini taşıdığı, Ayrıca 2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na ve Diyanet İşleri Başkanlığına gelecek yıllardaki etkinlikler için teklif edileceği söylenen logo içerisinde bulunan Fleur-de-lis (zambak veya süsen çiçeği) sembolünün hıristiyanlıkta sık olarak kullanılması,[22][23][24][25]

şeklinde sıralanabilir.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d http://www.zaman.com.tr/mumtazer-turkone/kutlu-dogum-ve-28-subat_1275772.html
  2. ^ http://www.osiaf.org.tr/images/basin/pdf/turkiyede_farkli_olmak.pdf
  3. ^ a b http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&ArticleID=18552
  4. ^ http://haber.gazetevatan.com/0/13763/4/yazarlar
  5. ^ http://aaiil.org/text/articles/islamicreview/1969/02feb/islamicreview_196902.pdf
  6. ^ http://www.kalbinsesi.com/konu1/peygamberim08.asp
  7. ^ http://archive.org/details/elementsofjewish00burnuoft
  8. ^ http://journals.cambridge.org/action/displayAbstract?fromPage=online&aid=3863868&fulltextType=RA&fileId=S0041977X00049016
  9. ^ http://www.ankaramuftulugu.gov.tr/yeni/muftuluk-haber-14.html
  10. ^ http://tr.fgulen.com/content/view/10415/3/
  11. ^ http://www.takvim.com/mevlid_kandili.php
  12. ^ http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8901307.asp?gid=229&sz=59893
  13. ^ http://haber.gazetevatan.com/Kutlu_Dogum_Haftasi_Fethullah_Gulen_icin_mi/234688/4/yazarlar
  14. ^ http://www.diyanet.gov.tr/tr/icerik/basin-aciklamasi-kutlu-dogum/5835
  15. ^ http://siyaset.milliyet.com.tr/-kutlu-dogum-uc-lideri-bulusturdu/siyaset/siyasetdetay/14.04.2013/1693410/default.htm
  16. ^ http://sozcu.com.tr/2013/gundem/diyanet-amedi-resmen-kabul-etti.html
  17. ^ http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2728
  18. ^ http://semerkanddergisi.com/soylesi/
  19. ^ http://www.islam-tr.net/tevhid/12046-kandil-geceleri-bidatci-niceleri-kitap.html
  20. ^ http://www.haksozhaber.net/okul/article_print.php?id=4037
  21. ^ http://www.kamugazetesi.com/haber/kutlu-dogum-15989.html
  22. ^ http://www.haber365.com/Haber/Kutlu_Dogum_Haftasina_Ozel_Logo/
  23. ^ http://www.haber7.com/yasam/haber/871057-sosyal-medyada-kutlu-dogum-heyecani
  24. ^ http://www.sanatsalhaber.com/yazi.asp?id=704
  25. ^ http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1503