Koçu, Orhaneli

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara


=Tarih

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün  Osmanlı Arşiv bölümünde 02/Za/ 1134 hicri tarih ve 513 nolu dosyadaki belgede :"Sultan Orhan tarafından Kayfoli (Kaygulu) Bey'e hediye ve temlik edilen Atranos kazasının  Cebel-i Cedid nahiyesi İlbise Koçi Karyesini Kayfoli (Kaygulu) Bey evladına vakfeylediğinden  evlatlarından mütevelli tayini." şeklinde bir kayda rastlıyoruz.Bu kayıt  gösteriyor ki, Orhan Bey zamanında Koçi köyü yerleşim yeri olarak vardır. Halkı çok büyük bir ihtimalle  Anadolu Selçuklular zamanında buraya  yerleşmişlerdir.Türklerin 1075 tarihinden sonra  Bursa   yöresine yerleştiklerini  biliyoruz..Bunu destekleyen en önemli kanıt halkın kendini "Manav" olarak tanıtmasıdır.Osmanlılar buralara geldikleri zaman daha önceden yerleşik hayata geçen Türkmenlere Manav tabirini kullanmıştır.

Kaygulu Bey Koçi Köyünü oğlu Osmana vakfetmiştir.Bunu da Devlet arşivleri Genel Müdürlüğünün 26/R/1133 Hicri tarih ve 83 nolu dosyada yer alan şu kayıt dan anlıyoruz:"Atranos nahiyesi İlbisebey (Koçi) köyündeki Kayfoli (Kaygulu) Bey'in evladından Osmanın Mutasarrıf olduğu Eşkinciler tımarına yapılan müdahalenin men'i hakkında ilan ve arıza"

Ömer Faru Dinçel'in Kuruluş döneminde dağ yöresinin önemli şahsiyetleri adlı makalesinden anlıyoruz ki,Orhan Bey'in  Kaygulu Beye hediye ve temlik olarak verdiği İlbise Koçi köyünü    I.Murat'da Kaygulu Beye Mülk olarak vermiştir.Kaygulu Beyde buna karşılık beslediği Cebelü (Asker ) ler ile seferlere katılmıştır.

Hatta Kaygulu Beyin torunu İsa Bali'nin oğlu  Hamza Bağdat seferine katılmadığı için Tımarırının     Süleyman adında bir şahsa verildiğini   Osmanlı Arşivinde bulunan 29/Ca/1114 tarih ve 37 nolu dosyadaki şu belgeden anlıyoruz:"Hüdavendigar Sancağı Alaybeyisi Osman'ın arzı üzerine Atranos nahiyesi eshab-ı tımarından Bağdat seferine gelmemiş olan Hamza'nın tımarı ilhak suretiyle Süleyman nam kimseye tevcih edildiğine dair Abdi mühriyle memhur imzalı tahvil mektubu ."

Ömer Faruk Dinçel'in yukarıda zikrettiğimiz makalesinden anlıyoruz ki,Fatih Sultan Mehmet Koçi Köyün Mülkiyetini  bozup  tımara çevirmiş ise de  II.Beyalıazıt zamanında  Koçi Köyü tekrar bu aileye verilmiştir.

Osmanlı Arşivleri arasında bu konu da ki belge şu şekildedir.03/Za/1269  Hicri tarih ve 22 nolu dosya: "Atranos nahiyesindeki Karıncalı hassasın da İlise köyünde 1781 akçe eşkicilü tımara mutasarrıf kaygulu Halil vefat eylediğinden  ve hissesi yanlış inha ile başkalarına tevcih olunduğundan oğullar Şeyh Hasan ve Hüseyin'e tevcihi."

Bu belgeden de anlıyoruz ki ,Kaygulu Halil den sonra  Koçi Köyü tekrar oğullar Hasan ve Hüseyin'e mülk olarak verilmiştir.

Kısaca Koçi Köyü  Kaygulu Bey,oğlu Osman,torunu İsa Balı,İsa Balı'nın oğulları İlyas ve Hamza,İlyas ve Hamzadan sonra Ali oğlu Halil,Halil'in oğulları Şeyh Hasan ve Hüseyin,Hüseyin'in oğlu Mehmet Agah Efendi sahipliğinde  ilk başta hediye,sonra vakıf,sonra Mülk,sonra tımar ve tekrar mülk köyü olarak serüvenini sürdürmüştür

=Ekonomi

.Bursa Araştırmaları Dergisinin   10 sayısının 51 ve 52 sayfalarında  yer alan bilgiye göre 1455 Miladi  tarihli tahrir defterinde  Koçi ve Kavak köyleri  6866 kile aşar vergisi ödemiştir.

Yine aynı derginin 4.sayısının 33,33 ve 34.sayfalarda  5  adet İlbise köyü İlbeste 1,İlbeste 2,İlbeste 3,İlbeste 4,İlbeste 5 şeklinde Tahrir defterine yazıldıklarını  Atranos nahiyesinde 8.054 Akçe vergi ile 1..sırada yer aldığını,aynı şekilde 1634  Akçe çift ve Bennak  vergisi ile 1.sırada olduğunu görüyoruz.Çayır ve otlak vergisinde 11.ama Ağnam (hayvan )vergisin de ise  ilk 20 köy arasına giremediğini görüyoruz.Buradan da tarımın daha yaygın olgunu  hayvancılığın ise az olduğu sonucuna varabiliriz.

1521 tarihli Tahrir defterlerinde Koçi Köyü ile Kavak köyünün gelirlerinin müşterek yazıldığını  görüyoruz.

Devlet arşivlerinde 1263 Hicri yılına ait üç  belgeden anlıyoruz ki,1263 yılında Koçi köyünde kazaen çıkan yangın sonucu   köylülerin ev ve hayvanları yanmıştır.Ev ve hayvanları  yanan köylüye  15 bin Kuruş iane,100 Kile tohumluk  ile,borç olarak istenen  para yardımı ise 5 yıl vade ile verilmiştir.

Bu  konu ile ilgili belgeler şunlardır:

1)Tarih: 17/S /1263 (Hicrî) Dosya No:10 Gömlek No:39 Fon Kodu: MVL 

"Hüdavendigar sancağı dahilinde kain Atranos kazasında vaki Koçi karyesinde kazaen zuhur eden ateş den harikzede olanlara on beş bin kuruş iane ile yüz keyl tohumluk zahire itası. (6. Anadolu)"

2)Tarih: 21/Ra/1263 (Hicrî) Dosya No:70 Gömlek No:18 Fon Kodu: A.}MKT.

"Bursa'nın Atranos kazasının Koçu köyünde kazaen çıkan yangında ev ve eşyaları yanan ahalinin borç olarak istedikleri paranın, beş sene vade ile verilmesine dair ferman-ı ali sureti.""

3)Tarih: 08/M /1263 (Hicrî) Dosya No:59 Gömlek No:83 Fon Kodu: A.}MKT.

"Bursa'ya bağlı Adranos kazasının Koçu köyünde çıkan yangında ev ve hayvanları yananlara yardım edilmesine dair Atranos kadısının ilamı."

=Adı

Koçi kelimesi isim olarak kullanılan bir kelimedir. Süslü araba ve altı açık tahıl ambarı demektir.

İlbise kelimesinin kökeni konusunda  iki fikir ileri sürülmektedir.

1)Görüş,Orhan Bey İlbise Koçi köyünü Kayfoli (Kaygulu) Bey'e Elbiselik olarak vermiştir.Bu söz zamanla   İlbise şekline dönüşmüştür.  Bunu destekleyen devlet arşivlerinde 13/Za/1329 hicri tarh ve 1226 nolu dosyada  ilbiselik kelimesine rastlıyoruz.Belge şu şekildedir.:"Trabzon tüccarından  ve İngiltere tebaasından Kigork  Arabyan'ın Trabzonda İlbiselik vesaireye mahsus tesis edeceği fabrika hakkında istizan"

2)Görüş İlbise veya İlbeste bir isimdir.Bölgenin ilk sahibinin ismi olabilir:Hatta İlbise Koçi şeklinde bir isimdir.Bunun kanıtı da bazı belgelerde İlbise Bey şeklinde  ifadelere rastlanmasıdır.

İlbiseler kelimesi Mehmet Paşa vakfında da geçmektedir.Bursa Araştırmaları dergisinin 9.Sayısının 29 sayfada şöyle b ir bilgi vardır:"Mehmet Paşa Vakfı İlbiseler civarındaki Akçalar da kurulmuştur.1539 tarihinde ada ve Karaca  Paşa vakıflarına katılmıştır.Bazı mükellefleri de Emirsultan vakfına bağlanmıştır.

Bu konuda Devlet Arşivlerinde 29/S/1180 Hicri tarih ve 477 nolu dosyada da:"Osmancık'ta Koca  Mehmet Paşa evkafından Etranos nahiyesi İlise Akçalar köyüne yapılan müdahalenin men'i hakkında emir yazılması" şeklinde bir belgeye rastlıyoruz.Bu iki belge bize İlbiseler diye adlandırılan bölgenin   bugünkünden daha geniş bir bölgeyi kapsıyordu,şu anda bölgede yer alan köyler ile sınırlı değildi.Belki ilk zamanlarda  köylerde farklı idi.Çünkü bu  iki belge  İlbiselerin sınırlarının  Akçalara kadar uzandığını göstermektedir.

=Kültür

İlbiseler olarak adlandırılan grup köylerinin ilkidir. Devlet Arşivleri kayıtlarına göre Orhangazi İlbise Koçi köyünü Kaygulu Bey'e hibe ve temlik olarak vermiştir.. Dolayısıyla Köyün bilinen tarihi Orhangazi zamanına kadar uzanmaktadır.Köy halkı kendini Manav olarak ifade eder.(Manav kısa tarifi ile yerleşik olan)Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.Düğünler 1.Sünnet merasimlerinde sünnet çocuğu dedesinden,babasından bir hediye almadan attan inmez.Bu hediye bazen bir koç olur,bazen bir tosun,bazen bir bağ,bahçe vb.olur. Atla gezintiye çıkan sünnet çocuğuna misafirler para takarlar. 2.Düğünlerde diğer köylerden gelen misafirler ve gençler köyün girişinde silah atarlar ve otururlar.Düğün sahibi ve köy halkı davul zurna eşliğinde onları karşılamaya gider.Gelenler davul ve zurna çalanlardan istek de bulunurlar istedikleri hava eşliğinde oyun oynarlar ve misafir kalacakları eve kadar götürülürler.Gelin alma bir hayli eğlenceli olur. 3.Ramazan ve Kurban Bayramı arefe günü ikindi namazından sonra köyün çocukları ellerine birer küçük sepet alarak caminin önünde toplanırlar.Cami imamı namaz bitiminde bu çocuklara dua eder ve onları adak toplamaya gönderir.Çocuklar ev ev dolaşarak ellerindeki sepetlere evin kapısında bekleyen evin en yaşlı ferdinden şeker,leplebi,çeviz,kuru incir,lokum,çukulata vb. sepetlerine doldururlar.Buna ADAK adı verilir.Böylece bayramdan önce tüm çocuklar sevindirilmiş olur. 4.Hıdırellezden bir gün önce Köy gençleri deve veya farklı bir hayvan şekline girerek yiyecek ev ev dolaşıp yiyecek toplarlar toplanan yiyecekleri toplu olarak pişirip yerler.Bunu kızlarda yapabilir.Buna EREFENE denir. 5.Hıdırellez günü çocuklar ve gençler harmanlar denen yerde ataş yakarak yumurta kaynatırlar. Yumurtaların renkli olması için suyun içine sğan kabuğu vb. maddeler koyarlar.Kaynayan yumurtalar birbirleri ile vurularak kırılır ve getirilen diğer yiyeceklerle beraber yenir. 6.Bayram günü namaz çıkışı köy halkı en yaşlıdan başlayarak sıralanarak bayramlaşır.Bayramlaşma bitiminde toplu olarak mezarlığa gidilir.Mezarlıkda Kur'an okunur ve dua edilir.==Celil Güllü ==

= İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Koçu Köyü Denizden 640 M yüksek de bir yerleşim yeridir.Köyün kuzeyinde yer alan ve en yüksek yeri kale tepesi olarak adlandırılan ve Uludağ'ın batıya doğru uzanan dağ sırasından Marmara ve Ege Bölgesi sınırı geçer.Köy bu dağ sırasının güney yamacında yer alması nedeniyle Ege bölgesinde kalmakta ise de iklim olarak Marmara iklimi daha baskındır.İklim kışları sert geçmektedir.Şu anda yapılan Çınarcık barajı belki kış aylarının biraz daha ılıman geçmesine sebep olabilir.Celil Güllü

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıllara göre köy nüfus verileri
2013 185
2000 163
1997 182

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Ayrıca son yıllarda sera çiçekçiliği yapılmaktadır...

Köy sınırları içinde yabancı ve yerli yatırımcıların işlettiği mermer ve taş ocakları ile Siena Keçisi yetiştirme tesisi ve Deve Kuşu çiftliği de faaliyet göstermektedir.

Muhtarlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için [[Köy

2009 - BİLAL KAYA

2004 - CEMİL SEVİNÇ

2000 - FİKRİ ALP

1996 - CEMİL SEVİNÇ

1991 - MUZAFFER FERİK

1986 - ALİ FERİK - SÜLEYMAN SEVE

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Erenler Köyü İlk Öğretim okulunda öğrenciler öğrenimlerini sürdürmektedir. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup Orhaneli Karayoluna 4 km mesafededir. Bu 4 kilometrelik yol tamamen çam ormanları içinden geçer. Köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]