Kabakça, Çatalca

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Koordinatlar: 41°13′42″N, 28°22′21″E

Kabakça
—  Köy  —
Istanbul in Turkey.svg
Koordinatlar: 41°13′42″K 28°22′21″D / 41.22833°K 28.3725°D / 41.22833; 28.3725
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İl İstanbul
İlçe Çatalca
Rakım 62 m (203 ft)
Nüfus (2000)[1]
 - Toplam 1.870
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34
İnternet sitesi: [2]

Kabakça, İstanbul ilinin Çatalca ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Kabakça'nın kurucusu Şimdiki İran’ın Rey (o tarihte Horasan adıyla anılan bölgede) şehrinde bir Avşar Türkmen boyunun mensubu olan 7 kardeşten en büyüğü olan Şeyh İsmail Kemalettin'nin torunlarındandır.Bu 7 kardeş Selçuklu ordusuyla birlikte 18 Eylül 1048 yılında Pasinler Muharebesinde Bizans ordularına karşı savaşmışlardır.Göstermiş oldukları başarıdan dolayı,o zamanki adıyla Eskühat bölgesindeki araziler Selçuklu sultanı Tuğrul Bey tarafından bu şahısa hediye edilmiştir.O da o bölgede Horasan adında bir köy kurmuştur.Selçuklular zamanında Pasinlere Hasan Kale ismi verilmiştir.Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın 3 Temmuz 1243 yılındaki Kösedağ Savaşında Moğol Hükümdarı Cengiz Han’a yenilmesinden sonra Şeyh İsmail Kemalettin’in torunları,buradaki Türkmen halkının büyük bir kısmı Moğol ordularının mezaliminden kurtulmak için Kastamonu’ya,o zamanki adıyla Candaroğlu Beyliğine sığınmışlardır.Çelebi Mehmet zamanında(1420)Candaroğlu Beyliği Osmanlı topraklarına katıldı.  Osmanlı İmparatorluğu zamanında Kastamonu Eyaleti olarak geçen 1956 yılında Kastamonu’dan ayrılıp Çorum vilayetine bağlanan Kargı ilçesine bağlı ve daha sonraları kendi adıyla anılan Kabakçı köyünde,Şeyh İsmail Kemalettin’in soyundan geldiği rivayet edilen,tahminen 1778 yıllarında doğan Mustafa adındaki şahıs,Yeniçeri yamağı olarak yetiştirilmek üzere Bursa’daki yeniçeri ocağına girer.Orada yeniçeri askerinin tüfeklerini ateşlemekte kullanılan barutu su kabaklarına doldurmakla görevlendirilir. Yeniçerilikte bu görevi yapana”kabakçı”denildiği için “Kabakçı Mustafa” olarak anılmaya başlar.Daha sonraları Rumelihisarında görev yapan Boğaz muhafız birliğinde çavuş rütbesine kadar yükselir.Gözü pek,kurnaz,lider,zalim bir kişiliği olduğu için yamaklar tarafından saygı duyulan biridir.Bu sıralarda tahtta III.Selim vardır.Nizam-ı Cedid ordusunu kurarak yeniçerilerin öfkesini,bazı İdari ve Kılık Kıyafet Devrimleriylede Şeyhülislam Topal Ataullah Efendinin,Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa’nın ve bir kısım muhafazakar ahalinin öfkesini üzerine çeker.Ayrıca zevke düşkün ve korkak biri olması,Boğazda sandal sefaları, Sarayda ve Kasrlarda Müzik alemleri yapması,Nizam-ı Cedid’in iaşesi için yeni vergiler koyması,Avusturya ve Ruslarla yapılan savaşlarda başarısız olması,Fransa ve Napolyon’un sefiri Sebestian’ca kandırılması sonunu hazırlamıştır. Şeyhülislam Efendi ile Sadaret Kaymakamının yeniçerileri ve yobaz halkı kışkırtması ve başlarına Kabakçı Mustafa Çavuşu lider olarak geçirmeleri sonucu 25 Mayıs 1807 tarihinde Kavak hisarında başlayan ve Sultanahmet at meydanında son bulan ” Kabakçı Mustafa isyanı”gerçekleşir.Nizam-ı Cedid ordusu ve ilerici devlet adamları katledilerek III.Selim tahttan indirilir.Yerine IV.Mustafa tahtta çıkarılır.Padişah tarafından Kabakçı  Mustafa,

Turnacıbaşılığa (Padişah’ın av partisi askerlerinin başı)terfi ettirilir.Aynı zamanda da Boğaz Nazırı olur. Yardımcılarından Arnavut Ali Anadolu kalelerine ağa,Bayburtlu Süleyman sancak kaptanlığına terfi ederler. Memiş Ağa’yada Haseki tekaütlüğünden maaş bağlarlar.IV.Mustafa kukla bir padişahdır. Hükümette Kabakçı Mustafa Paşa,

şeyhülislam Ataullah ve Köse Musa Paşa’nın dedikleri olmaktadır.Köse Kethüda(Yeniçeri kahyası),aşçıbaşısı aynı zamanda Kabakçı Mustafa’nın amcası olan bir şahısla tersane ağası olabilmek için hem Kabakçı Mustafa Paşa’ya hem de oğlu Reşit ağa’ya keseler dolusu altını caize(yasal rüşvet) olarak gönderir.Kabakçı Mustafa Paşa’da Çatalca vilayetinin bu günkü Kabakça Köyünün sınırları içinde bulunan büyük bir araziyi satın alır ve o zamanlar Kabakçı’nın çiftliği diye anılan bu arazinin başına oğlu Reşit Ağa’yı geçirmiştir.Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa,bütün bu gelişmelerden rahatsız olmuş,İstanbul’a askerleriyle birlikte yürüyüşe geçmiş ve Çorlu’da kamp kurmuştur. Müttefiki Pınarhisar Ayanı Uzun Hacı Ali Ağa’yı gizlice Rumeli Feneri’ne 300 adamla birlikte gönderip Boğaz Nazırı olan Kabakçı Mustafa Paşa’yı 19 Mayıs 1808 tarihinde konağında öldürmüşlerdir.Kabakçı Mustafa Paşa,Rumeli Feneri eski mezarlığına defnedilmiştir.Oğlu Reşit Ağa tarafından 1815 yılında kabrinin yanına çeşme yapılmıştır(Kabakçı çeşmesi)

Kabakçı Mustafa Paşa’nın oğlu Reşit Ağa tahminen 1798 yılında İstanbul’da doğmuştur.Babasının çiftliğini çalıştırarak ve büyüterek Kabakça köyünün temellerini atmıştır. Türkmenlerin göçebe olanlarına “ Yörük”,yerleşik olanlarına,

Anadolu’da “manav” Rumeli’de “gacal” adı verilmektedir. Kabakça köyünün yerlileri de Reşit Ağa’nın soyundan gelen gacallardır.13 Kasım 1912 tarihindeki Balkan Savaşında Bulgar orduları Çatalca’ya kadar dayandılar.Bulgar askerlerinin yapmış oldukları mezalimden korkan halk,başta Kabakça köyü halkı olmak üzere,en önce Sultanahmet’e gittiler.Oradanda İstanbul’un Anadolu yakasına dağıtıldılar.Kabakça köyü halkı İçerenköy’e yerleştirildi.İstanbul tehlikeye düştüğü için padişah Sultan Mehmet Reşat Han,Başkumandan Nazım Paşa komutasındaki Şark ordusunu Çatalca’ ya gönderdi.3 Aralık 1912’de Çatalca tren istasyonunda Bulgarlarla ateşkes anlaşması yapıldı. Çatalca’daki bu Şark ordusuna bağlı bulunan Kabakça köyündeki Tümende görevli bulunan Ahmet oğlu Bnb.Çerkes Halit (Karsıalan), Kabakça köy halkının Kabakça’yı terk etmesini fırsat bilip,köyün arazisinin büyük bir kısmını mülkiyetine geçirmiş ve çiftlik olarak kullanmaya başlamıştır.İçerenköy’den dönen köy halkı bu çiftliğin etrafındaki ormanlık araziyi açarak kırsal araziye çevirmişler ve orada yaşamaya başlamıştır. Bnb.Halit Tümgeneralliğe kadar yükselmiştir.Sertliğinden ve cesaretinden dolayı Deli Halit Paşa ünvanını almıştır.Kars Milletvekili olarak görev yapmıştır. 19.02.1925 tarihinde vefat etmiştir. .Daha sonraları Kabakça köy halkı ve Rumeli’den gelen muhacirler birlik olup,aralarından seçmiş oldukları 7 kişi üzerine çiftliğin mülkiyetini Deli Halit Paşa mirasçılarından satın almışlardır.Bu 7 kişide daha sonra bu arazi için para ödeyen kişilere tapu dairesinde ferağ vererek 3 değirmen,1 ipek böceği evi ve bir sürü bağ,bahçeden oluşan bu büyük araziyi aralarında paylaşmışlardır.1996 yılından başlayıp 5-10 yıl süren Kadastro çalışmalarından sonra köy arazisi bu günkü halini almıştır.Kabakça Köyü'nün geçim kaynağı,1960 yıllarına kadar odun kömürü imalatı,odun ticareti ve nakliye için deve yetiştiriciliği idi.Daha sonraları makinalı tarıma ve büyük baş hayvancılığa yöneldiler.Bu gün ise arazilerin değerlenmesiyle birlikte gayrimenkul ticareti ve Emlakçılık yapmaya başladılar. Alıcıları tarafından arazilere çiftlik evleri ve yazlıklar yapılması sonucunda,inşaat,harfiyat,organik gıda,ağaç fidancılığı,nalburiyecilik,peyzaj gibi yan sektörlerde gelişmeye başladı.100 kişiye istihdam sağlayan parfümeri fabrikası kuruldu.Hızlı trenin Kabakça Köyü istasyonundan geçecek olmasıda,bu köye olan ilgiyi arttırdı.Köyde;ortaokul,4 adet lokanta,2 adet ekmek fırını,2 adet kasap dükkanı,4 adet market,öğrenci yurdu,6 adet kıraathane,bir tanede etnografya müzesi ve bir kaç tane günü birlik piknik alanı işletmesi mevcuttur.

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

Kabakça'da tipik bir Trakya köyünde bulunan gelenekler yaşatılmaktadır. Köy halkı bilinçli bir yapıya sahip olup, aileler çocuklarının eğitimine büyük önem vermişlerdir. Diğer Trakya köylerinden farklı olarak uzun yıllar devecilik yapılmış olduğundan deveciler olarak anılmaktadır. Tren istasyonunun mevcudiyetinden dolayı eski bir ticaret köyü olarak bilinmektedir. Köylülerin avcılığa merakı da oldukça fazladır. En meşhur yiyeceklerinden odun ateşinde pişirilen otlu ve patlıcanlı pide, deve etinden yapılan deve sucuğudur.

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

İstanbul iline 68, Çatalca ilçesine 13 km uzaklıktadır. Büyükçekmece Gölü'nün kuzeybatı vadisinde, Istıranca Dağları'nın eteklerinde, ormanların arasına kurulmuş tarihi bir yerleşim yeridir. Deniz seviyesinden yüksekliği 62 m'dir. Kuzeybatısında İhsaniye, güneydoğusunda İnceğiz, güneyinde Silivri'nin Akören ve Bekirli köyleri bulunmaktadır. Ulaşım, İstanbul'dan demiryolu ve karayolu ile sağlanmaktadır.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

İklim koşulları genel olarak kara iklimi özelliği göstermektedir

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Halkın çoğu gacal ve muhacir olarak adlandırılır. Gacal kelimesi aslında yerli anlamında kullanılmaktadır. Değişik tarihlerde gelen göçmenlerin ilk gelenleri de gacal olarak anılmaktadır. Tahminen Türkmen, Karamanoğlu, Pomak, Tatar ve Oğuz ırklarından oluşan melez bir halktır.

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 1870
1997 1984

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi tarım, hayvancılık ve [[ormancılık)) ve ((ticaret))e dayalıdır. Köyde üretilen başlıca tarım ürünleri; ayçiçeği, arpa ve buğdaydır. Şu sıralar mısır üretimi oldukça fazlalaşmıştır. Ticaret oldukça gelişmiştir. Maden işletmesi, mobilya fabrikaları, torna atelyeleri, odun ekmeği fırınları, inşaat malzemeleri ve hafriyat şirketleri, bulunmaktadır. Emlak büroları, lokantaları, nalburları, elektrik malzeme ve tesisatçısı, internet kafesi, pastahanesi, kuaförleri, açık hava düğün merkezi, piknik alanları, tuhafiyeleri, çocuk parkı, çaybahçesi ve terzisi bulunmaktadır.

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak Ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit dijital telefon hattı, ADSL bağlantısı mevcuttur. Köydeki konutların bir kısmını yazlık villalar oluşturmaktadır. Yaz aylarında şehrin stresinden kurtulmak isteyenler için ideal piknik alanları mevcuttur.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]