II. İzzeddin Keykavus

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

II. İzzeddin Keykavus (ö. 1279) Anadolu Selçuklu Sultanı ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in büyük oğludur.

Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Gıyasettin Keyhüsrev 1246 yılında öldüğünde, bir Bizans papazının kızından doğan büyük oğlu II. İzzettin Keykavus 11 yaşındaydı. Bir Türk kızından doğan 2. oğlu IV. Rüknettin Kılıçarslan, 9 yaşında idi. Gürcü kraliçesi Rusudan’ın kızı 2. Tamara’dan doğan 3. oğlu II. Allaatin Keykubat, 7 yaşında idi. II. Gıyasettin Keyhüsrev, ölmeden önce küçük oğlu II. Alaattin’i veliaht olarak vasiyet etmişti. Ancak güçlü vezir Celalettin Karatay, üç şehzadeyi birlikte tahta oturtmuş, cuma hutbelerini üçü adına okutmuştur.

Aksarayi:

Büyük vezir Celalettin Karatay ve Beylerbeyi Yavtaş, iki büyük kardeşin azledilerek, küçük kardeşin tahta oturmasını uygun görmediler. Diğer emirlerle görüş birliğine vararak her üç kardeşi saltanat tahtına oturttular. Her üç kardeş adına sikke basıp, hutbe okuttular”.[1]

Tahtta şeklen II. İzzettin bulunuyordu. Ülkeyi güçlü vezir Sahip Şemsettin İsfahani yönetiyordu.

Tokat merkezli doğu illerinin başına IV. Rüknettin Kılıçarslan getirildi. Rüknettin Kılıçarslan’ın adamları onu tek başına tahta oturtma çabası içine girip, Moğol hanının huzuruna çıktılar. Handan Rüknettin Kılıçarslan’ın sultanlığı için bir ferman aldılar. Selçuklu baş veziri Sahip Şemsettin İsfahani’ye haber gönderip, onu iki kölesi ile huzura çağırılar. Sahip İsfahani bir süre onlara karşı direndi. Sonunda onlara teslim oldu ve birkaç gün sonra zindanda başı vuruldu. Ulaklar, vezir Sahip’in kesik başını Sivas’ta bulunan Sultan Rüknettin Kılıçarslan’a götürdüler.

Sultan Rüknettin, kadı Cemalettin ile İmadettin Hoteni’ yi Konya’daki Sultan II. İzzettin’e elçi olarak gönderip;

“Sultanlığı kendisine bıraktığı taktirde kendisine bir kötülük yapılmayacağı” vaadinde bulundu. Vezir Cemalettin Karatay, doğu illerinin Rüknettin; batı illerinin de İzzettin tarafından yönetilmesini önerdi. Kadı Cemalettin bu öneriyi uygun bulup, Sultan Rüknettin’in adamlarına iletti. Onlar da bu öneriyi uygun bulup, Moğollar’ın gönderdikleri askerleri geri gönderdiler. Rüknettin Kılıçarslan ve adamları hep birlikte Kayseri yolunu tuttular.

Rüknettin Kılıçarslan; Nizamettin Hurşit’i vezirliğe, Siracettin Sarıca’yı Beylerbeyliğine, Seyfettin Toruntay’ı, Malatya veliliğine, Seyfettin Türkeri’yi Sivas valiliğine atadı. Bunları diğer kardeşlerine ve vezirlerine danışmadan yapıyordu.

Bunun üzerine Sultan İzzettin, Celalettin Karatay’ın da desteğini alarak kardeşi Rüknettin Kılçarslan ve vezirlerine karşı savaş hazırlıklarına başladı. Topladığı 10.000 kişilik ordusunu, Fahrettin Arslandoğmuş ve Fahrettin Yakup komutasında Rüknettin Kılıçarslan’ın üzerine gönerdi. Rüknettin’in ordusunun başında da Seyfettin Toruntay ve Seyfettin Türkeri bulunuyordu. Daha ilk vuruşmada Rüknettin’in komutanları Toruntay ve Türkeri yenik düşüp tutsak alındılar. Rüknettin’in diğer emiri Siracettin geri kaçtı. Sultan Rüknettin de tutsak alınarak II. İzzettin’in huzuruna getirildi. Vezir Karatay’ın telkinleri ile II. İzzettin kardeşi Rüknettin Kılıçarslan’ı bağışladı (1249).

Moğol komutanı Baycu Noyan, yapılan anlaşmaya aykırı olarak Anadolu’dan daha fazla vergi ve haraç alıyordu. II. İzzettin Keykavus, Altın Ordu sultanı Batu Han’a kıymetli hediyelerle birlikte 100.000 dirhem para göndererek, Baycu Noyan’ın bu keyfi davranışına son vermesini istedi ve bu duruma engel olan bir ferman alınca, Baycu buna çok kızıp, Sultan II. İzzettin’e karşı fırsat kolluyordu.

Vezirlerden Sucaettin Abdurrahman, Necibettin, Zekeriya ve Bahattin Erzincani Moğol imparatoru Mengü Han’ın yanına giderek Moğollardan destek aldılar. Mengü Han, Sultan II. İzzettin’i ve diger iki şehzadeyi yanına çağırdı. İzzettin Keykavus ve vezir Karatay, bu çağrıya karşı çıkamadılar. 3 Selçuklu sultanı, Mengü Han’a gitmeye karar verdiler.

II. İzzetin Keykavus, 1254 yılında yola çıkıp Sivas’a vardığında, arkadan yetişen habercilerden Celalettin Karatay’ın ölüm haberini aldı. İzzettin ve Kılıç Arslan kardeşler geri döndüler.

Ord.Prof.Togan:

“2.Alaaddin Keykubat, Kırım-Saray yolu ile Karakurum’a gitmiş; Azarbaycan-Derbent yolu ile dönerken, 1254 yılında Erzincan’da zehirletilmiştir” diyor. ([2])

1254 Yılından 1261 yılına dek ülke; II. İzzettin Keykavus’un Konya merkezi ile, IV. Kılıç Arslan’ın Tokat merkezleri arasında paylaşılarak yönetildi. Bu arada iki kardeş, birkaç kez savaştılar.

Bu sıralarda Moğolların büyük hanı Mengü Han, İran ile batı ülkelerin yönetimine Hülagü’yü atadı (1256-1264).

Hülagü, aileleri ile birlikte 1.000.000 bulan ordusunu İran’da Kazvin-Mugan bölgesine yerleşince, Baycu Noyan kendi yandaşlarına uygun yer aramak için Anadolu’ya girdi ve Aksaray’da II. İzzettin Keykavus’un kuvvetlerini yendi. II. İzzettin önce Alanya’ya kaçtı, sonra Bizans’a sığındı. Yenilgiden sonra bazı emirler Uluborlu kalesine gidip, IV. Kılıç Arslan’ı kutrararak, 4 Mart 1257 yılında sultan ilan ettiler.

IV. Kılıç Arslan, Tokat’a kaçıp, Moğollardan yardım istedi. Moğollar, Alıncak Noyan komutasında bir orduyu ona yardıma gönderdiler. Hülagü’ nün onayı ile Kızılırmak’ın batısında kalan bölge II. İzzettin’e; doğusunda kalan bölge IV. Kılıç Arslan’a verildi. [3]

Daha sonra yapılan savaşta yenik düşen II. İzzettin Bizans'a sığındı.

II. İzzettin Keykavus’un dayısı Kir Kedid onu ve adamlarını “Kendisine karşı komplo hazırlığı yaptıkları, onu devirip, Bizans’ı ele geçirecekleri” ihbarını yapınca, imparator VIII. Mihail, İzzettin’in komutanları Uğurlu, Ali Bahadır ve Erzincanlı Nurettin’i hemen tutuklayıp, Ali Bahadır’ı  ve Nurettin’i öldürdü. Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti. II. İzzettin Keykavus’u Aynos (Enez) kalesinde zindana attı. İzzettin’in karısı ve oğulları Gıyasettin Mesut ile Rüknettin Keyümers de İstanbul’da gözetim altına alındı.

Berke Han, komutan Toktagu Han’ı ve Gazi Erenlerin komutanı Sarı Saltuk’un oğlu Seyyit İsmail’i gönderip, Sultan II. İzzettin’i zindandan kurtararak Kırım’a getirdi. Orada kızı ile evlendirip, Sudak ve Sulhat kentlerinin gelirini de ona verdi.

1262-1277 Yılları Pervane dönemidir. Pervane dönemi, Moğol-Selçuklu işbirliğinin pekiştiği dönemdir.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev 1243 yılında Kösedağ Savaşı 'nda Moğol komutanı Baycu Noyan'a yenilerek Antalya'ya kaçmış ve 1246 yılında orada ölmüştü.

II. İzzeddin Keykavus babasının yerine tahta geçti ve aynı yıl içinde kardeşi IV. Kılıç Arslan'ı Moğol Hanı Güyük'ün tahta çıkma töreninde hazır bulunmak üzere Moğolistan'a elçi olarak gönderdi. Moğollar IV. Kılıç Arslan'dan hoşnut kalarak onu Anadolu Selçuklu Sultanı olarak tanıdılar. IV. Kılıç Arslan 1248'de Sivas'ta tahta çıktı.

Böylece II. İzzeddin Keykavus ve IV. Kılıç Arslan arasında taht kavgaları başladı. Üçüncü ve en küçük kardeş olan II. Alaeddin Keykubad da taht kavgalarına katıldı. Ancak Anadolu'nun ileri gelenlerinin araya girmesiyle üç kardeş ortak olarak saltanat sürmeye ikna edildiler. Böylece 1249 yılında Anadolu Selçuklu Devleti tarihinde 8 yıl sürecek üçlü iktidar dönemi başlamış oldu.

II. İzzeddin Keykavus Kızılırmak nehrinin batısında hüküm sürdü. IV. Kılıç Arslan ve II. Alaeddin Keykubad da Kızılırmak'ın doğusunda hüküm sürdüler. 1256 yılında Moğol kumandanı Baycu Noyan tekrar Anadolu'ya bir sefer yaptı. Aksaray yakınlarında II. İzzeddin Keykavus'un ordusunu yenilgiye uğrattı ve böylece Anadolu tamamen Moğol egemenliğine girmiş oldu. Üçlü iktidar dönemi II. Alaeddin Keykubad'ın 1257'da bilinmeyen nedenlerle ölümüne kadar devam etti.

1260 yılında II. İzzeddin Keykavus Konya'yı bırakarak Kırım'a kaçtı ve 1279 yılında orada öldü. IV. Kılıç Arslan 1265 yılına kadar tek başına hüküm sürmeye devam etti.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ (Aksarayı, 2000, 28).
  2. ^ Togan, 1981, 234
  3. ^ (Bibi, 1996, 2: 154-155; Aksarayi, 2000, 46-47; Togan, 2004, 470).

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Önce gelen:
II. Gıyaseddin Keyhüsrev
Anadolu Selçuklu Sultanı
1246 – 1260
Sonra gelen:
IV. Kılıç Arslan