Homo erectus

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
Vikipedi:TaksokutuVikipedi:Taksokutu
Homo erectus
Korunma durumu: Prehistorik (PRE)
Fosil dağılımı: Ploistesen dönemi

Bilimsel sınıflandırma
Üst alem: Eukaryota - Ökaryotlar
Alem: Animalia - Hayvanlar
Alt alem: Eumetazoa - Gerçek dokulular
(Grup) Bilateria - Bilateral simetrililer
Üst şube: Deuterostomia - İkincil ağızlılar
Şube: Chordata - Sırt iplikliler
Alt şube: Vertebrata - Omurgalılar
İnfa şube: Gnathostomata - Gerçekçeneliler
Üst sınıf: Tetrapoda - Dört üyeliler
Sınıf: Mammalia - Memeliler
Alt sınıf: Theria
İnfra sınıf: Placentalia - Eteneliler
Üst takım: Euarchonta
Takım: Primates -Primatlar
Alt takım: Haplorrhini
İnfra takım: Simiiformes
Parvorder: Catarrhini -Eskidünya maymunları
Üst familya: Hominoidea -İnsansılar
Familya: Hominidae -Büyük insansılar
Alt familya: Homininae
Oymak: Hominini
Alt oymak: Hominina
Cins: Homo - İnsan
Tür: Homo erectus- Dik duran insan
Binominal adı
H. erectus
Dubois, 1894
Alt türleri


Homo erectus (Latince’de "dik insan"), soyu tükenmiş insangil türüdür ve modern insanların (Homo sapiens) atasıdır.

Homo erectus, insangillerin evrim sürecinde görece yeni bir türdür. Yaklaşık olarak 1.9 milyon yıl öncesinden 250 bin yıl öncesine kadar var olmuştur. Bu zaman dilimi, Pleistosen’in başlangıcından ortalarına kadar uzanır. Homo erectus’un fosil kalıntılarına ilk kez 1890’larda rastlandı, ancak o tarihlerde insan evrimi konusunda yeterli bilgi bulunmadığından, bulunan her Homo erectus fosili ayrı insan türü olarak adlandırıldı. Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.

Kronolojik açıdan bakıldığında Homo erectus, maymuna daha yakın duran Australopithecus ile Homo sapiens arasında yer alır. Fosil kalıntıları 2 milyon-1,5 milyon yıl öncesine ait olan Homo habilis, Homo erectus ile Homo sapiens arasında bir türdür.

Homo erectus’un yeryüzünde geniş bir alana dağıldığı fosil buluntularından anlaşılmaktadır. İlk fosil Cava Adasında ortaya çıkarılmıştı. Daha sonra Pekin yakınlarında, Cezayir’de, Orta Afrika’da, Avrupa’da pek çok fosil bulundu. Bu fosillerin bazılarında Homo erectus ile Homo sapiens arasındaki ayrımın belirsiz hale geldiği görülür.

Homo erectus ile Homo sapiens arasındaki temel ayrımın kafatası ve diş yapılarında olduğu görülür. Homo erectus’a ait kol ve bacak kalıntıları Homo sapiens’inkine benzer ve bu benzerlik Homo erectus’un da dik yürüdüğünün bir göstergesidir. Homo erectus’un beyin hacmi Homo sapiens’in beyin hacminden daha küçüktür. Ancak, Homo erectus’un beyin hacminin kendisinden önceki türden daha büyük olduğu görülür. Homo erectus ile Homo sapiens arasındaki geçiş türü olan Homo habilis’in beyin hacmi Homo sapiens’inkine oldukça yakındır.

Fosil kalıntıları Homo erectus’un kafatası boşluğunun alçak, kemiklerinin kalın olduğunu gösterir. Ama kaş kemikleri yüksektir. Alın çökük, burun, çeneler ve damak geniştir. Öte yandan Homo erectus’un dişleri, başka hiçbir insan türünde rastlanmayan ölçüde iridir. Homo erectus, ateşi kullanan ve mağaralarda barınan ilk insan türüdür.

American Journal of Physical Anthropology dergisinde yayınlanan aşağıdaki makale Türkiyeden bir örneğe yer veriyor.Araştırmaya göre, homo erectus kafatası üzerinde tüberkülozun yol açtığı kemik deformasyonları açıkça görülüyor. Böyle kemik deformasyonlarının D vitamini eksikliğine bağlı iskelet ve bağışıklık sistemi zayıflığından kaynaklandığı tıp uzmanlarınca zaten biliniyor. Bilinenler ile fosil üzerindeki buluntular ortak değerlendirildiğinde Anadolu’daki ilk insanların ekvator bölgesinden geldikleri ve siyah derili oldukları sonucu çıkarılıyor. Ekvator bölgesinden kuzey enlemlere doğru göç eden siyah derili insanların, deri yapısından dolayı vücutlarında daha az D vitamini oluştuğu, bunun da iskelet ve bağışıklık sistemlerini zayıflattığı, böylece tüberküloz dahil hastalıklara kolay yakalandıkları tezinin jeolojik geçmiş için de doğru olduğu anlaşılıyor.

Bulunmasından sonra Pamukkale Üniversitesi’ndeki ön incelemenin ardından Homo Erectus’, ’Ankara’daki Jeolojik Mirası Koruma Derneği’ne gönderildi. Burada, yerli ve yabancı uzmanlar tarafından 6 yıl boyunca incelenen fosilin 500 bin yaşında olduğu, 20-40 yaşlarında, siyah tenli bir erkeğe ait olduğu saptandı. Fosille ilgili çalışmalar tamamlanarak, sergilenmek üzere Denizli Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Cihat Alçiçek, "Fosil, dünyadaki bütün insanların Afrika kökenli olduğu tezini doğruluyor. Fosile ait kafatasının Afrikalı’ya ait olduğunu söyleyebiliriz. Bu kişide D vitamini eksikliği olduğu tespiti var. Ekvator bölgesinden kuzeye doğru göç eden siyah derili insanların, vücutlarında daha az D vitamini oluştuğu, bunun da iskelet ve bağışıklık istemini zayıflattığı tespit edildi. ’Homo Erectus’ üzerinde tüberküloz bulunması, bu hastalığın insanlık tarihi kadar eski olduğunu da kanıtlıyor" dedi.

Kappelman J. Alçiçek M.C. Kazancı N. Schultz M. Özkul M. Şen Ş. 2008. First Homo erectus from Turkey and implications for migrations into temperate Eurasia. American Journal of Physical Anthropology 135, 110-116.http://dx.doi.org/10.1002%2Fajpa.20739