Hamidiye Kruvazörü

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
Hamidiye
Kariyer
Tipi: Kruvazör
Üretici: Sir W G Armstrong Whitworth & Co Ltd.
Kullanan: Osmanlı Donanması
Türk Deniz Kuvvetleri
Akibeti: 1903'te İstanbul'a geldi, Balkan Savaşları'nda, I. Dünya Savaşı'nda, Karadeniz İsyanı'nda görev aldı, 1964'te satıldı.
Genel Özellikler
Tonajı: 3904 ton
Uzunluk: 111.8 m
Genişlik: 14.5 m
Hız: 15 knot
Tahrik kuvveti: 12,500 beygir gücü
Zırh kalınlığı (cm): 3.94 güvertede, 3.94 gözetleme kulesinde, 2.99 tarette
Silah donanımı: 2 x 150 mm. top

8 x 120 mm. top
2 x 47 mm. top
2 x 37 mm. top
3 x 450 mm. torpido kovanı

Hamidiye Kruvazörü, "Abdülhamid kruvazörü" olarak 1903 yılında İstanbul sularına gelerek Osmanlı donanmasına katılan ve 1908 Devriminin ardından adı "Hamidiye" olarak değiştirilen bir gemi.
Bu süre zarfı içerisinde II.Abdülhamid'in donanmanın kendisine karşı kullanılabileceği korkusu nedeniyle Haliç'te demirli kaldı.

Balkan Savaşı sırasındaki başarılı deniz çarpışmalarıyla ünlenmiş bir Osmanlı savaş gemisidir. İngiltere'de yaptırılarak 1905'te İstanbul'a getirilmiş, II. Abdülhamid'in donanmaya duyduğu kuşku nedeniyle 1908'e değin Haliç'te demirli kalmıştır. Balkan Savaşı başlayınca Hüseyin Rauf Bey (ORBAY) komutasında Karadeniz'de görevlendirilmiştir. Aralık 1912'de Varna'yı ve öteki Bulgar limanlarını bombalamış, 20-21 Aralık 1912 gecesi bir Bulgar torpido gemisince vurulmuştur. Baş tarafı tümüyle suya gömülü olarak İstanbul'a gelmeyi başarmış ve Haliç'te onarıma alınmıştır. Ocak 1913'te bu kez Ege Denizi'ne açılarak Yunanistan'ın Syrus Adası'ndaki barut ve dinamit fabrikasını yok ettikten sonra Yunan donanmasının ünlü "Makedonya" kruvazörünü ve 11 Mart 1913'te Adriya Denizi'ne girerek bir Yunan kuru yük gemisini batırmıştır. Dıraç'taki (Durres) Sırp kuvvetlerinin karargâhlarını bombalamış ve büyük kayıplar verdirmiştir. Shëngjin'de beş Sırp nakliye gemisini batırmıştır.

Londra Antlaşması'nın imzalandığı 30 Mayıs 1913'e değin Ege ve Akdeniz'de 11,200 mil kat eden ve çok sayıda yara alan "Hamidiye", 7 Eylül 1913'te Yeşilköy'de büyük bir törenle karşılanmıştır. Başarıları nedeniyle gemiye "Kahraman" unvanı verilmiştir. Askeri başarıları büyük olmamakla birlikte "Hamidiye" kruvazörü Balkan Savaşları'nın ağır yenilgi koşullarında halk ve askerin gözünde bir umut ışığı olmuştur.

Konu başlıkları

[değiştir] Varna deniz muharebesi

Balkan Savaşı başlayınca Hüseyin Rauf Bey (Orbay) komutasında Karadeniz'de görevlendirildi. Aralık 1912'de Varna'yı ve Bulgaristan'ın diğer limanlarını bombaladı. 20 - 21 Aralık 1912 gecesi bir Bulgar torpil gemisi Drazki (Bulgarca: Дръзки) tarafından vuruldu. Baş tarafı tamamen suya gömülü olarak İstanbul'a dönmeyi başardı ve Haliç'te onarıma alındı.

[değiştir] Akın harekâtı

Kıdemli Yüzbaşı Hüseyin Rauf Bey komutasındaki Hamidiye Kruvazörü’nün Ege ve Akdeniz’de olağanüstü güç koşullarda icra etmiş olduğu yaklaşık yedi buçuk ay süren Akın Harekatı, Türk Deniz Kuvvetlerinin altın sayfalarından birisini teşkil ettiği gibi, Genel Deniz Harp Tarihi açısından da bu tür harekatın emsalsiz örnekleri arasında gösterilmektedir. Birinci Dünya Savaşında Emdem ve İkinci Dünya Savaşında Scanhorst ve Bismark gibi Alman korsan kruvazörlerine ilham kaynağı olmuştur.

[değiştir] Ege Denizi'nde

Balkan Savaşı esnasında, Yunan Donanmasının Ege’de siklet merkezi tesis etmesini önlemek, başta Averoff Kruvazörü olmak üzere, Yunanistan’ın ana muharip unsurlarını, kuvvet inkısamı yaratacak şekilde üzerine çekerek Osmanlı Donanması üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla Hamidiye’nin Ege’deki Yunan askeri tesis ve gemilerine yönelik taarruzi bir harekat icra etmesi kararlaştırılmıştır.

Hazırlanan harekat planında, gemi komutanı Rauf Bey'in (Hüseyin Rauf Orbay) koşullara bağlı olarak vereceği kararlara istinaden Ege’de tecavüzi hareketlerde bulunması, daha sonra İzmir’e dönmesi, bu mümkün olmadığı takdirde İskenderiye, Brindisi gibi tarafsız limanlarda hem kendisini emniyete alması hem de lojistik destek temin etmesi öngörülmüştür.

Hamidiye Kruvazörü 13 Ocak 1913’te harekât emrini aldıktan sonra Yunan gemileri tarafından tespit edilmeden Çanakkale’den Ege’ye çıkmış ve 15 Ocak 1913 günü Orta Ege’de Siros Adası’ndaki askeri hedefler ile birlikte, fabrika ve barut deposunu 2800 metre mesafeden ateş altına alarak imha etmiş; daha sonra liman önüne yaklaşarak Yunan Donanmasına ait Makedonya kruvazörünü top taarruzları ile nötralize etmiştir. Rauf Bey, Ege’deki harekat süresince gemi personeline fes giydirmeyerek üçüncü ülkelere ait tarafsız gemilerin Hamidiye’yi Osmanlı Devleti dışında bir ülkenin gemisi olarak değerlendirmelerini hedeflemiştir.

Rauf Bey, Siros Adası’na gerçekleştirdiği harekat sonrasında İzmir Körfezi yaklaşma sularında Yunan Donanmasının üstün kuvvetlerle kendisini karşılayacağını değerlendirerek Akdeniz’e çıkmaya karar vermiş; ancak önce doğuya seyrederek Anadolu’ya müteveccihen hareket ediyor izlenimini verdikten sonra, havanın kararması ile birlikte derhal güneye dönerek, düşman kuvvetleri tarafından tespit edilmeden Akdeniz’e çıkmıştır.

[değiştir] Akdeniz ve Süveyş

Hamidiye Kruvazörü, lojistik destek ve en önemlisi yakıt (kömür, maksimum kapasite 700 ton) temin etmek için yaptığı çeşitli girişimlerden sonra 19 Ocak 1913 günü tarafsız ülke konumunda olan Mısır’a gelmiş; Mısır Hidivi'nin izni ile Süveyş Kanalı’nı geçmiş; İngiliz Komiserliği’nin muhalefetine rağmen, 29 Ocak 1913 günü karasuları dışına özel teknelerle getirilen kömürü gemiye alarak başarı ile ikmalini tamamlamıştır.

Rauf Bey(Orbay) ikmali tamamladıktan sonra tekrar Akdeniz’e çıkmış; Başkomutanlık Vekaletinin de teklif ettiği Yunanistan’ın Batı limanlarına yönelik nakliyatı engellemek üzere bir plan geliştirmiştir. Harekat planına göre, Hamidiye’nin önce Malta’ya hareket ederek orada kömür ikmali yapması; daha sonra İtalya karasularına yakın seyrederek gizlice Adriyatik’e geçmesi ve daha sonra düşman unsurlarına taarruzlar tertiplemesi öngörülmüştür.

Hamidiye, 14 Şubat 1913 günü Malta’nın La Valetta Limanı’na demirlemiştir. Uluslararası hukuk kaidelerine göre orada ancak 24 saat kalabileceği için makine arızasını gerekçe göstererek limanda 3 gün daha kalmayı başarmış ve 450 ton kömür ikmali yapmıştır. Rauf Bey, mükemmel derecedeki İngilizce dil bilgisi ve diplomasi yeteneğiyle hem İngiliz makamları hem de yerel makamlar ile son derece iyi ilişkiler geliştirmiş; bu sayede gemisine daha kolay lojistik destek temin etmiş ve aynı zamanda limanda uzun süre kalmayı başarmıştır. Bu arada, Hamidiye’nin Adriyatik’te yapacağı muhtemel bir harekattan endişe eden Yunan Donanması, bu bölgedeki kuvvetlerini Ege’den kaydırılan bir zırhlı ve 3 muhriple takviye etmiştir.

Hamidiye Kruvazörü 17 Şubat 1913 günü Malta’dan hareket ederek, 22 Şubat 1913 tarihinde Gazze’ye intikal etmiş ve bir gün sonra Hayfa’ya demirleyerek 395 ton kömür almıştır. Hamidiye’nin limanlardaki lojistik destek temininde bölgede bulunan Erkan-ı Harbiye Umum Reisliği piyade şubesinde görevli Piyade Binbaşı Ömer Fevzi MARDİN Bey çok önemli katkılar sağlamıştır.

[değiştir] Arnavutluk ve Şingin

Arnavutluk’ta tecrit edilmiş olan Garp Ordusuna ulaştırılmak üzere 50 ton cephane ve 10.000 altını 02 Mart 1913 tarihinde Arvat Adası’nda (Suriye karasuları içinde) teslim alan Hamidiye, 08 Mart 1913 günü Silifke’den ayrılarak, düşman unsurlarına görünmeden 11 Mart 1913’te Adriyatik Denizi’ne girmiştir.

Rauf Bey, 12 Mart 1913 tarihinde karşılaştığı Leros isimli Yunan bandıralı ticaret gemisini, kaptan ve 20 kişilik mürettebatını Hamidiye’ye aldıktan sonra Yunan Donanmasına mevkiini belli etmemek için mahmuzlayarak batırmıştır. Rauf Bey sorguya çektiği Yunanlı kaptandan bir zırhlı ve üç muhribin Korfu’da bulunduğunu, Yunan ticaret gemilerinin Şingin Limanı (Kuzey Arnavutluk)’nda Osmanlı prdularına karşı savaşan Sırp birliklerini takviye etmek amacıyla asker ve cephane boşaltmakta olduğunu öğrenmiştir.

Bu bilgiler ışığında Rauf Bey, önce Arnavutluk’taki birliklere getirmiş olduğu cephane ve altınları teslim etmeyi; daha sonra Şingin’e taarruz etmeyi planlamıştır.

Hamidiye Kruvazörü, Semeni Nehri (Arnavutluk sınırları içinde) deltasına Türk birlikleri için getirmiş olduğu malzemeleri boşaltma işlemine başladıktan hemen sonra, Lonchi isimli bir Yunan Muhribi’nin kendisine 4500 metreye kadar yaklaştığını fark etmiş; bu olay Rauf Bey'i ikinci kez durum değerlendirmesi yapmaya yönlendirmiştir. Boşaltmaya devam ettiği takdirde Yunan Donanması’nın ani bir taarruzuna maruz kalabileceğini ve bu durumda gemiyi ve cephaneleri kaybedebileceğini değerlendiren Rauf Bey, kömür miktarının da azalması nedeniyle derhal Şingin Limanı’na yönelip oradaki silah ve cephane yüklü düşman ticaret filosuna taarruz kararı almış; Şingin Limanı’na yaklaşırken gördüğü askeri çadırlara top taarruzları tertipleyerek ağır hasar verdirmiştir.

Hamidiye daha sonra hızla liman içine girerek, limanda bulunan ticaret gemilerine teslim olmaları yönünde çağrı yapmıştır. Ancak bu çağrılarına karşılık tepelerden ateş açılınca, hem yüksek mevkideki askeri hedefleri ve top bataryalarını hem de ticaret gemilerini hedef alarak yaklaşmaya devam etmiştir. Çatışma sonunda karadaki hedeflerin bertaraf edilmesinin yanı sıra Yunan ticaret gemilerinden altı tanesi batmış; bir gemide de ağır bir infilak meydana gelmiştir. Düşman, cepheleri takviye etmek için sevk ettiği çok sayıda askeri personeline ilave olarak büyük miktarlardaki harp mühimmatı ve lojistik destek malzemesini kaybetmiştir.

Hamidiye taarruzlarını tamamladıktan sonra gemide mevcut 250 ton kömür ile intikal edebileceği limanların mevki ve mesafeler açısından analizini yapmış; Yunan Donanması ile temas kurmamak şartıyla, ancak İskenderiye’ye gidebileceğini hesaplamıştır. Rauf Bey, İtalyan karasularına yakın seyrederek Yunan gemilerine görünmeden Akdeniz’e çıkmış; 16 Mart 1913 günü İskenderiye Limanı’na ulaşmıştır.

Hamidiye Kruvazörü daha sonraki dönemlerde de hem Doğu Akdeniz hem de Kızıldeniz’de birçok görevler icra ettikten sonra 26 Ağustos 1913 tarihinde onarım maksadıyla İzmir’e dönmüştür. Onarımını müteakip, Hamidiye Kruvazörü 05 Eylül 1913 tarihinde İzmir’den Çanakkale’ye hareket ederek, 08 Eylül 1913 tarihinde Haliç’e girmiştir.

OLASI TELİF HAKKI İHLALİ

Maddeyi olası telif hakkı ihlali nedeniyle etiketlediyseniz, lütfen aşağıdaki sayfanın en altına da ekleyin! Vikipedi:Telif_sorunları/2009_Temmuz_20/Maddeler
* {{subst:madde-ti|Hamidiye Kruvazörü}} kaynak: [http://web.archive.org/web/20040514182328/http://www.angelfire.com/ca6/modelci/ana/hamidiye/hamidiye.htm]. ~~~~

Bu madde sayfasının içeriği aşağıdaki kaynağın telif haklarını ihlal ediyor gibi görünmektedir.

[1]

[değiştir] 1'inci Dünya Harbi'nde Hamidiye Kruvazörü

[değiştir] Hamidiye'nin Tuapse Bombardımanı

18 Kasım 1914 tarihinde Tuapse'yi bombardıman görevini alan Hamidiye, 20 gün sonra saat 06.00'da bu limanın önünde bulundu. Bir saat kadar 1500 - 2000 metre mesafeden 80'e yakın mermi atmak suretiyle petrol tanklarını, diğer tesisleri ve telsiz istasyonunu tahrip etti. Bu arada bir yangının çıkmaması, petrol tanklarının boş olduğunu göstermişti.

[değiştir] Hamidiye ve Midilli'nin Harekatı

Ruslar, kendi bölgelerindeki deniz gidiş gelişini sürdürmeleri dışında, Batum'da üslenmiş olan muhripleriyle de Hopa - Rize kıyılarını topa tutmaktaydılar. Bunlara karşı harekatta bulunmak üzere 2 Ocak 1915'te, öğleden sonra Midilli, Hamidiye ve Berkisatvet, bir mayın arama - tarama takımının arkasından denize çıktılar. Bunlar aynı zamanda, Zonguldak'a yerleştirilecek olan topları taşıyan, Yeşilırmak vapuruna da eşlik edeceklerdi. Saat 18.40'ta, havanın karardığı bu saatte, mayın arama - tarama takımı, bir mayın patlatmış ve durmak zorunda kalmıştı. Bu sırada yoluna devam eden taşıt gemisine bindirme tehlikesiyle karşılaşan Berkisatvet, izlenen yolun dışına çıkmasıyla bir mayına çarptı ve iki mayın arama - tarama gemisiyle Boğaz'a getirildi. Midilli ve Hamidiye ise harekata devam emrini aldılar. Olaydan sonra Boğaz'a dönmüş olan taşıt gemisi, ertesi günü korumasız olarak Boğaz'dan çıktı; dört adet 120 mm.lik top ile cephane ve personelini Zonguldak'a bıraktıktan sonra yine aynı şekilde geri döndü.

Yaralı Berkisatvet'i çekerek götüren iki mayın arama - tarama gemisi geri dönünceye kadar demirli kalan Hamidiye, 3 Ocak'ta tekrar denize açıldı. Ertesi gün öğleyin Sinop'un batısında bulunduğu sırada, batıya seyreden Kagul kruvazörü ve dört muhriple karşılaştı. Bunların ardında görülen düşman harp gemilerinin duman bulutlarını Rus ana kuvveti sanan Hamidiye, Rus kruvazörü ve muhriplerini bir keşif hattı kabul ederek önlerine geçti ve batı rotasına seyre başlayarak bunları ana kuvvetlerinden ayırmaya çalıştı. Büyük hızla seyreden Kagul, mesafe 11,000 metreye inince, ateş açtı. Buna katılan muhripler de Hamidiye tarafından karşılık görmeye başladı. Düşman etkili olan atışıyla mermilerini Hamidiye üzerinde toplamaya başlamıştı. Bu arada kıç tarafına, zırh güverte üstüne isabet eden bir 150 mm.lik mermi, diğer bordadan çıkıp gitmiş, su altında da mermi saçıntıları küçük yaralar açmıştı. Buna karşılık, bir Rus muhribine bir mermi isabet ettirilmişti. Saat 16.00'ya doğru kuzeybatı rotasına dönen düşman, biraz sonra bir yağmur sağnağı içinde kayboldu. Rusların bu harekatının nedeni anlaşılamadı. Saat 17.00'de doğu rotasına dönen Hamidiye, kıyıya yakın seyrine devam etti. Bu sırada Kerç boğazı güneyinde Novorosiski hizalarında buluşulmasını isteyen Midilli'nin telsizi üzerine buraya yönelerek 6 Ocak saat 07.00'de randevu yerinde Midilli'ye ulaştı. Bir süre beraber seyrettikten sonra ayrılarak saat 15.00'te tekrar buluştular. Saat 18.30'da Yalta önlerinde iken, sancak tarafından şiddetli bir ateş baskınına uğrayınca hemen karşılık verdiler. Bu sırada 60 derece kadar iskeleye gelen Hamidiye, sancak tarafından yine aynı şekilde karşılandı. Tekrar eski rotasına dönerek Midilli'nin peşine takıldıysa da hızının azlığından ötürü bir süre sonra kaybetti. Anlaşılan her iki kruvazör, bunların harekatını haber alarak denize çıkmış olan Rus filosunun içine düşmüştü. Karanlıktan yararlanarak düşmandan kurtulabilen her iki kruvazör, 7 Ocak saat 13.00'e doğru Şile önlerinde buluşarak Boğaz'dan girdiler. Ertesi günü Haliç'te kömür almakta olan Hamidiye'yi ziyaret eden Amiral Suşon, bu son muharebedeki başarılı hareketinden ötürü gemi personelini kutladı. 10 Ocak'ta havuza giren gemi, 21 Ocak'a kadar burada kaldı.

Bundan sonra, yine düşmanın yaptığı kıyı bombardımanlarına bir karşılık olmak ve aynı zamanda ticaret harbi yapmak üzere, Midilli ve Hamidiye kruvazörleri Doğu Karadeniz'e ve filotilla da Odesa - Romanya kıyıları arasına gönderildi. Kruvazörler 24 Ocak, Peykişevket, Yadigarımillet ve Numune'den ibaret olan filotilla da 26 Ocak'ta Boğaz'dan çıktılar. Kruvazörler, 26 Ocak sabahı Poti'yi bombardımandan sonra Trabzon'a gelecekler, Hamidiye Sinop'a giderek burada telsiz istasyonunu kuracak personeli alacak ve 27 Ocak sabahı Sinop önlerinde Midilli ile buluşacaktı. Hamidiye, 26 Ocak saat 08.00'de Midilli'den ayrılarak Sinop'a yollandı. Midilli Trabzon'a gelirken, beş muharebe gemisi, iki kruvazör ve üç muhripten kurulu Rus filosunun batı ve karayel rotalarında seyretmekte olduklarının Anadolu kıyılarından görüldüğü hakkında haberler almış bundan, düşmanın Midilli ve Hamidiye'nin Boğaz'a dönüş yollarını kesmek isteyeceği anlamını çıkarmıştı. 26 / 27 Ocak gece yarısı Sinop önlerine gelen gelen Hamidiye, Rus filosunun öğleden evvel Sinop açıklarında görüldüğü ve batı rotasıyla gözden kaybolduğu haberini aldı. Bunun üzerine Sinop'un doğusunda kalarak, Rus filosunun nerede bulunduğunu kesin olarak öğrendikten sonra, batıya geçmek kararını verdi. Hamidiye, 27 Ocak saat 07.00'de Midilli'yi görüp üzerine döndüğü zaman bunun gerisinde, teması muhafaza eden düşman gemisine ait olduğu anlaşılan dumanlar gördü. 1.5 saat sonra dumanların artmasıyla her iki kruvazör, Rus ana kuvveti karşısında olduklarını anladılar. Bu sırada Amasra'nın altı mil batısında bulunuyorlardı. İki Rus kruvazöründen biri, hemen Hamidiye'nin peşine takıldı. Midilli sürati az olan Hamidiye'yi bu iki Rus kruvazöründen kurtarmak için, bunları üzerine çekmek girişiminde bulunduysa da başarı sağlayamadı. İki düşman gemisinin takibi ile, Hamidiye'nin durumu önem kazanmıştı. Ancak 20.5 mil hızla seyredebilen Hamidiye'yi düşman bir mil fazla hızla takibini sürdürüyordu. 6.5 saat süren bir kovalamadan sonra, düşmanın, güneş batmadan önce 18,000 metrelik bir mesafeye yanaşacağı hesaplanmıştı.

Hamidiye öğleyin, kritik durumunu Yavuz'a bildirdi. Saat 15.00'te Boğaz'dan çıkan Yavuz, Hamidiye ve Midilli ile karşılaşacağı bölgeye geldi. Hamidiye, saat 14.50'de takipten kurtulmuştu. Anlaşılan Rus kruvazörleri, yapılan telsiz konuşmasından Yavuz'un gelmekte olduğunu anlamışlar, onunla veya filotilla ile karşılaşmamak için takipten vazgeçmişlerdi. Hamidiye, 28 Ocak saat 06.50'de ve Midilli de bundan bir saat sonra Yavuz'la buluştular. Midilli, Hamidiye'nin takibi sırasında, onu bu durumdan kurtarmak girişimi sonuçsuz kalınca, Rus muhriplerini Hamidiye'den uzak tutmak yoluna gittiyse de, buna gerek kalmadan düşman saat 15.45'te gözden kaybolmuştu. Saat 18.20'de Numune ve Yadigar muhripleriyle karşılaşılmış, bunların mehtaplı bir gecede Rus Filosu üzerine hücum etmeleri uygun görülmediğinden, Peykişevket'te bulunan Komodor'un emrine geri verilmişlerdi. Bundan sonra, Midilli ve Hamidiye Yavuz'la birlikte Boğaz'dan girmişlerdi.

[değiştir] Hamidiye'nin 1918 Yılındaki Harekatı

Kerç'teki Alman harekatına yardım etmek üzere 15 Mayıs 1918'de Sivastopol'dan hareket eden Hamidiye, Yalta önlerindeyken Rus gemisi sanılarak yanlışlıkla kıyıdan ateşe uğradıktan sonra, Kefe'ye demirledi. 16 Mayıs'ta buradan ayrılan gemi, aynı gün öğleden sonra Kerç limanı dışına demirledi. Ertesi gün Muavenet ve Numune muhripleri Hamidiye'ye katıldılar. 20 Mayıs'ta Kerç'ten hareket eden gemiler, Kisala burnuna yol verdiler. Büyük çapta top taşıyan bir duba batırıldıktan sonra, muhriplerle birlikte Azak denizine girilirken Ruslar'ın ateşine uğranıldıysa da karşılık verilerek susturuldular. Yola devam eden gemiler, içinde beş Rus erinin bulunduğu üç direkli bir yelkenliyi müsadere ederek yedeğe aldıktan sonra, akşam üstü Mariupol'a demirlediler.

22 Mayıs'ta tekrar Kerç'e gelen Hamidiye'nin Azak'taki harekatı, haziran ortasına kadar sürdü. 11 Haziran'da Muavenet'le birlikte Deyski'nin 10 mil açığında iken, Muavenet'i, limandaki gemilere açılacak ateşi idare etmek üzere oraya gönderdi. Attığı 30 mermi ile beş gemi batıran Hamidiye Kova'ya giderken, Taygan'a gitmekte olan Muavenet'ten, düşman gemilerinin görüldüğü haberini alınca bunların üzerine yöneldi. Düşman gemileri, Muavenet'e ateş açtıkları sırada Hamidiye'nin gözükmesiyle, Azak denizi içerlerine doğru uzaklaştılar. Fazla su çektiğinden dolayı bunları kovalayamayan Hamidiye, akşamleyin Mariupol'a demirledi. Bundan sonraki günleri Kova, Başaltı Feneri ve Akuca önlerinde geçiren kruvazör, 16 Haziran'da tekrar Mariupol'a geldi. 22 Haziran'da beş şilebin himayesini alarak Kerç'e yolverdiği sırada, Nagatuf önünde Rus gemilerinin bulunduğu haber verilince, şileplere yalnız başlarına yollarına devam etmelerini bildirerek, adı geçen bölgeye gitti. 25 Haziran'a kadar burada dolaştıktan sonra aynı günde Kerç'e demirledi. 1 Temmuz'a kadar; Hamidiye, Basra ve Taşoz dışındaki muhripler ile Berk Kerç'ten bazı Azak denizi limanlarına yapılmakta olan nakliyatı korudular. Bu sırada Rus kıyı bataryalarıyla mücadele ettikleri gibi bazı gemileri de batırdılar. Yüklü bazı yelkenlileri de Kerç'e getirdiler. Bundan sonra muhripleri Kerç'e bırakan Hamidiye, 1 Temmuz'da Novrosiski önünde Yavuz'a katılmak emrini alarak aynı tarihte buraya vardı.

[değiştir] Sonuçlar

Bu harekat, gemisiyle birlikte bir komutanın yeterli lojistik destek sistemi ve üs imkânları olmaksızın tek başına planlayarak icra ettiği, gerektiğinde tarafsız ülkeleri de kapsayan uluslar arası hukuk kurullarından en iyi şekilde istifade ederek lojistik destek sağladığı, son derece başarılı aldatma taktiklerinin uygulandığı parlak bir deniz harekatıdır.

Dünyada, Alman Deniz Kuvvetlerine ait Emden, Lowe gibi bu tür akın tipi harekat yapan birçok gemi bulunmasına rağmen, bu gemilerin çoğu harekat esnasında batırılmıştır. Hamidiye ve onun komutanı Rauf Bey, yaptığı bu akın tipi harekat ile Yunan Donanması'nı adeta şaşkına çevirmiş; Yunanlıların sürekli olarak çeşitli yerlere gemi tahsis etmesine neden olarak kuvvet inkısamı yaratmış; düşman harp potansiyeline ard arda darbeler indirmiş; görevini üstün başarı ile tamamlayarak ana üssüne dönmüş ve aynı zamanda Osmanlı Devleti için son derece kötü geçen Balkan Harbi’nde belki de parlayan tek yıldız olmuştur.

[değiştir] Kaynak

  • Deniz Kuvvetleri Komutanlığı internet sitesi.
  • BAŞ, Ersan - KARA, Arif Emre - KÜÇÜKOĞLU, Ahmet,Gazi Hamidiye ve Akın Harekatı, Türk Deniz Harp Tarihinde İz Bırakan Gemiler, Olaylar ve Şahıslar, Piri Reis Araştırma Merkezi Yayını no: 4, Deniz Basımevi, İstanbul, 2009, ISBN: 978-975-409-511-1

[değiştir] Dış Bağlantı