Halk ozanı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Halk ozanı veya âşık (Azerice: عاشیق/Aşıq, Ermenice: Աշուղ Aşuğ, Gürcüce: აშუღი Aşuği), Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama eşliğinde söylenen sözlü halk geleneğidir.

Özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Erivan'da bir âşık okulu

Kökeni, Orta Asya'daki Baksı geleneğine dayanır ve Türklerin inancı olan Şamanizm'den izler taşır.[1] Halk ozanları, toplumun değerlerini kuşaklar boyu tanıtmakta önemli aracı olmuş ve bunları kalıcı kılmışlardır. Halk ozanlarının doğaçlama saz çalıp türkü söyleme yetenekleri vardır. Genellikle bu yetenek Tanrısal bir güç tarafından kendilerine bahşedilmiştir. Çoğu zaman bir rüyada üç bade içerler ve bu rüyadan uyandıklarında bu yeteneklerini kazanmış olurlar. Buna "Tanrı Vergisi" denir. Geleneğin koruyucusu ve aktarıcısıdır. Sümerlerdeki gelecekten haber veren kişi anlamına gelen Uzu ile de yakından bağlantılıdır. Akın olarak da adlandırılırlar. Kadın ozanlara ise Akınay denir.[2]

Halk ozanı veya âşık, Anadolu'da toplumun öncüsü olmuş bir gelenek, halka mal olmuş bir kültürdür. Yaşamını halkla birlikte idame ettiren ozan, sazıyla sözüyle halkın sesidir.

Toplumdaki olumlu ya da olumsuz gelişmeler, ozanın sazına, sözüne ve sesine konu olur. Ozanlar toplumun sorunlarını dile getirmek, olup biteni daha erken görmek ve gelecek nesillere mesaj vermek özellikleriyle de tanınmıştır. Böylece halka mal olmuşlardır. Ozanlık geleneğinde doğa sevgisi vardır, halk sevgisi vardır, vatan sevgisi vardır, hak sevgisi vardır. Halkın bağrından kopar ve temsil ettiği toplumun sorunlarını, mesajlarını sazıyla anlatır. Yaşadıkları dönemlerde her halk ozanının farklı bir yeri vardır. Ama tüm halk ozanlarımızın buluştuğu yer, halkın gönlüdür.

Tarih boyunca ozanlık ve halk edebiyatı çeşitli dönemlerden geçmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Halk ozanlığı, değişen yaşam koşulları ve değer yargıları karşısında gerileme yaşasa da kültürün vazgeçilmez simgelerinden biri olma özelliğini korumuştur.

2009 yılının Ekim ayında Azerbaycan âşık edebiyatı, UNESCO tarafından İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası Başyapıtları listesine alınmıştır.[3]


Doğu Anadolu'da söylenegelen "Aşuğ" İstanbul Türkçesinde "âşık" şeklinde ve asıl mânâsında kullanılmaktadır. Türkçede saz şairi mânâsına da gelen "âşık" kelimesi, ağızlarda aşuh, aşşıh, aşşığ ve aşığ şekillerinde söylenir. "Türkçe şiirler yazıp söyleyen Ermeni âşıklarına verilen ad" şeklinde anlaşılması veya tarif edilmesi yanlıştır. Doğu Anadolu'da saz şairine "aşuğ, aşuh" denir bütün saz şairlerinin ortak sıfatı "aşuğ/aşuh"tur. Türkçe ve irticalen çalıp söyleyen her şaz sairine Türkçede nasıl âşık deniyorsa ağızlarda da bu böyledir. Kelime Arapça aşk, sevgi kökünden ism-i fâil, yapan eden veya olan kişi manasını taşır. Toplumda âşıklara herkes itibar eder, sever, sayar; hatta evliyâ yerine bile koyar. Âşık Emrah ne ise Âşık Şenlik, Âşık Sümmanî, Âşık Vartan veya Âşık İzanî de odur. Türkçe çalıp çığıran Ermenilerin sadece dinleri ayrıdır. Hayatı Âşığ Said’in eserlerini çalıp çığırmakla geçiren Kırşehirli Âşık Garip bunun son örneğidir. Anadolu Ermenileri Türkçeden başka bir dil bilmezlerdi. Bu bakımdan "Aşuğ şairleri" gibi bir kavram kullanmak abestir. Ermeniler eskiden İstanbul ağzı ile değil yaşadıkları bölge ağzı ile konuşup yazdıkları için cönklerinde âşık kelimesi aşuğ, aşığ, aşuh, aşıh şekillerinde geçer.

Türkçe söyleyen bazı Ermeni âşıklar: Âşık İzanî, Âşık Vartan, Kul Eflâzî, Kul Agop, Kevkebî, Âşık Ganî, Pesendî, Âşık Civan, Bidarî Serverî, Nâmî

Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ozan: Türkçe (Oz/Uz) kökünden türemiştir. Ozmak (önde gitmek, şarkı söylemek) fiilini içerir. Kendilerine saygı duyulduğu için hep önde otururlar. Uzmanlık bildiren Uz sözcüğüyle de yakından ilgilidir.

Pek çok halk ozanının, aşığın ve dervişin isminde yer alan Emre sözcüğünün (örneğin, Yunus Emre, Taptuk Emre) Türkçede "Aşık" anlamına geldiği dibilim açısından kesinleşmiş durumdadır. Bu kelimenin İmre kavramı ile bağlantılı olduğu kabul edilmektedir. Türk-Moğol dil bütününde ilaç, ağız, dişilik, işaret bildiren (Am/Em/İm) kökünden türeyen Amramak/Emremek/İmremek fiili aşık olmak demektir ve Emre kelimesi de aşık manası[4] taşır. Amrağ/Amra/Emre dönüşümüne uğramıştır. Anadolu da "imremek" ve "imrenmek" fiilleri bir şeyi çok sevmek, gıpta etmek, aşırı istek duymak[5] manaları taşır.

Ünlü halk ozanları[değiştir | kaynağı değiştir]

20. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

19. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

18. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

17. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

16. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

13. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "DASTAN GENRE IN CENTRAL ASIA". http://vlib.iue.it/carrie/texts/carrie_books/paksoy-6/cae05.html. 
  2. ^ Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt, Türkiye, 2011, (OTRS: CC BY-SA 3.0)
  3. ^ "Azerbaijan’s ashug art included into UNESCO list of Intangible Cultural Heritage". Today.Az. http://www.today.az/news/politics/56083.html. Erişim tarihi: 01 Ekim 2009. 
  4. ^ Büyük Larousse, Milliyet Gazetesi Yayınları, Cilt-7, "Emre"
  5. ^ Türk Dili Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu, Remzi Kitabevi, Sayfa-275