Hacıkışla, Hendek

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Koordinatlar: 40°53′K 30°38′D / 40.883°K 30.633°D / 40.883; 30.633

Koordinatlar: 40°52′18.48″N, 30°38′20.40″E

Hacıkışla
—  Köy  —
Sakarya
Sakarya
Koordinatlar: 40°52′18.48″K 30°38′20.40″D / 40.8718°K 30.639°D / 40.8718; 30.639
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İl Sakarya
İlçe Hendek
Nüfus (2000)[1]
 - Toplam 719
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 264
İl plaka kodu 54
Posta kodu 54300
İnternet sitesi: [2]

Hacıkışla, Sakarya ilinin Hendek ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Hacikisla koyunun tarihi cok eski zamanlara dayanmasina ragman eski hac yolu uzerinde bulunmasi ve eski suleymaniye (bugunku gol havzasi ve etrafi) ormaninin bitisi ve cam daginin baslangici olmasi hasebiyle hacilarin konakladigi yer olmustur. Koyun adinin da buradan geldigi tahmin edilmektedir.

Koyumuz Bizans zamaninda ve sonrasinda Rum koyu olup bugun koy yeri diye tabir edilen yerde kurulmustur. Bu yerlesim yeri bugunlerde findik tarlalari olarak kullnilmaktadir. Buralar eski isimlerini muhafaza ederek masaddere , kilise dere , koy yeri gibi isimlerle gunumuzde de anilmaktadir.Bu tarihlere ait kalintilar gerek findik tarlalarinda, gerekse ormanlik arazilerde dumbutlarda (diger bir ifade ile eski rum beylerinin mezarlari ) bulunmaktadir. Ama ne yazik ki ilgisizlikten ve hazine avcilari tarafindan bu kalintilar telef edilmistir.

Baska bir rivayete gore de Osmanli imparatoru sultan AbdulAziz tarafindan bugun Soguksu koyunde, Sivritepe koyunde ve Aktefek Koyunde de sulalelerinin devamlari bulunan cerkez beylerine hediye edilmis (1875-1878)ve daha sonraki gunlerde şimdiki mevcut halk 1900lü yılların başlarında karadenizden (Trabzon - Surmene - Koprubasi vb) oradaki arazi kosullarinin gelisime musait olmamasi ve is olanaklarının azligi nedeniyle koyumuze göç etmislerdir. Koyumuzde ilk zamanlar cerkez beyleri mevcutken musa ağa, Aslan bey, Ali Bey gibi daha sonralari bu kisilerin koydeki tum arazileri şahin bey,den satin alinmis veya bu beyler tarafindan halka hibe edilmistir. İlk zamanlarda köyümüzde muhacir aileleride mevcuttu bugün sadece 3 hane olarak bulunmaktadırlar. Koye karadenizden yerleşen ilk aileler olarak bugün koyumuzde soyları devam eden sulale buyuklerini sayabiliriz. Bu topraklar 1951 yilina kadar Soguksu koyunun bir mahallesi konumundaydi.1951 yilinda cikan yasadan sonra koy vasfini kazanmistir. İlk muhtarda Halim bey (Halim Kolbasar) olmuştur. Koyumuz bunun disinda cesitli zamanlarda da goc almis.ve bugunku mevcut durum ortaya cikmistir. .

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün gelenek, görenek ve

Düğün
Çogu zaman gençler birbirini ya dügünde, ya bir senlikte ya da çarsi pazarda görür ve gönlüne düsürür. Aile büyükleri devreye giren yengeler görücü olur. Kiz da, oglan da begenilme asamasinda birbirini tanimaya çalisir. . Ama ailenin rizasi kimi zaman tam degildir. Karar olumsuzdur. Birbirlerini seviyorsa gençler, ortaya bölgemizde halen geçerli olan kiz kaçirma olayi çikar. Kiz istemek için ailenin büyükleri, annesi, babasi, agabeyi, ablasi, akrabalarindan amcasi, dayisi veya bir baska büyügü kizin evine gider. Ön konusmalar ve genel sohbetlerden sonra laf bir sekilde esas konuya getirilir ve kizin ailesinden Allah'in emri peygamberin kavli ile kizinizi oglumuza istiyoruz denir. Kiz tarafi da hemen tamam demez. Nasipse, kismetse, bakalim bir düsünüp karar verelim deyip, isi agirdan alarak kendini naza çeker . Erkek tarafi he, tamam, olur cevabini alabilmek için kiz tarafinin kapisini biraz asindirmak zorunda kalir. Kiz tarafi sonunda razi olunca söz kesilir. . Hayirlisi olsun temennisiyle kiz tarafinin ikramlar yendikten sonra evden ayrilinir. Söz kesme olayindan sonra sira nisan a gelmistir. Nisanda kiz ve erkek tarafi karsilikli olarak birbirlerine gelin ve damat adayina hediyeler alir. Bu arada dügün tarihi için karar verilir. Yeni evlilere alinacak esyanin kim tarafindan ne alinacagina karar verilir. Dügün zamani gelince agirlik görme ye gidilir.
Evden çıkmadan önce kızın kız kardeşi veya yakını olan bir kız çeyiz sandığının üstüne oturarak sandık parası adı altında bahşiş alır. Daha sonra kizin çeyizi oglan evine götürülerek yerlestirilir. Komsular dügüne davet edilir. Cumartesi gününün gecesi kiz evinde yapilan ve sabaha yakin sona eren senlige ise kina gecesi denir. Eskiden kina gecesi Çarsamba günü aksami yapilir, Persembe günü, dügün olur. Cuma günü de Cumalik yapilirdi. Kina gecesi, kadinlar ve genç kizlar gelin evine toplanmaya baslarlar. Bu gecede, kadinlar ve genç kizlar gelin evine toplanmaya baslarlar. Çesitli çalgilar çalinmak ve oyunlar oynanmak suretiyle eglenilir ve kiz aglatilir. Gelini aglatmak için kizlar maniler, türküler ve ilahiler söylerler.
Dügün günü ( erkek tarafi kalabalik bir grup halinde ögleye dogru, tabanca - tüfek ata ata, korna çalarak gelin evine gidilir. Hemen kizi alip dönmek isterler. Ancak kiz tarafi misafirlere yemek ikram ederler. Yemekten sonra, kizin bir erkek kardesi, o da yoksa dayisi, erkek tarafindan kapı parası adında bahsis alir ve arabaya bindirilir. Yine silah atila atila erkek evine dogru yollanilir. bu arada köyün geçleri delikanlı parası adı altında bahşiş alır. Yine köyün çocukları arabanın geçeği yerlerde yolu kapayarak yolbağı adı altında küçük miktarda bahşiş alırlar.Eve varildigi zaman kiz arabadan indirilerek evin içine alinir. Daha sonra erkekler ve kadinlar ayri ayri yerlerde dügüne devam ettirirler. Dügün senliklerinde horon tepmek vazgeçilmez bir adettir.Düğünlerde saz takımı tutulur ve genellikle üç ayak, çiftetelli, demirağa, kasap, mevlana, ve nadirende bayanlar için damat oyunu oynanır. Saz takımı tutulmayan düğünlerde ise mevlut okutulur ve misafirlere yemek ikram edilir. Aksam olunca gelin ve güvey yan yana durdurularak her ikisine de serbet ikram edilir. Daha sonra köyün hocasi getirilerek dini nikahlari kiyilir. Gelin evinden en son kizin çok yakini olan iki kadin ayrilinca dügün bitmis olur.
Eski zamanlarda Cumalik yapilirmış. Kadinlar çesitli oyunlar oynarlar ve geline hediyeler verirler. Dügünden bir hafta sonra ise, erkek tarafi kiz evine yedi ye gider. Damat büyüklerin elini öper, sini ve sofraya davet edilir. Sofrada önüne, üstü kapali üç tabak koyulur, birinde yumurta, birinde sütlaç ve birinde de su vardir. Damattan yumurtayi bulmasi beklenir.Damadın oturacağı koltuğa şaka amaçlı iğne konulur.Geç saate kadar kizin babasinin evinde kalinip, güzelce agirlandiktan sonra geriye dönülür. Günümüzde bu adetlerin büyük bir kismi yaşatılamakla beraber bir kısımı yaşanmamaktadır.
Doğum
Dogumdan ölüme kadar kültürümüzün bütün renklerini görebildigimiz yöremizde her anlamli günün bir gelenegi ve adeti vardir. Mesela hamile kadina çok is yaptirilmaz. Agir yük tasittirilmaz, dogum yapan geline hediyeler alinir, komsulari yemek getirir, çocugun kundagina para konur, altin takilir, iki lohusa kadin basmasin diye kirki çikana kadar birbirini ziyaret etmez. Mevlit okutulur, dualar edilir çocugun da annenin de saglik ve sihhati temennisinde bulunulur. Biraz da erkek çocugu oldu mu sevinç daha fazla olurdu. Ama günümüzde bu anlayis ta artik ortadan kalkmaktadir.
Ölüm
Dügünler kadar da ölümler de hayatin bir parçasidir. Sevinçte bir olan halkimiz hüzünde de beraberdir. Mahalle ve komşu köy camiinde selalar okunur. İlçe merkezinde belediye hoparlöründen ilan yapilir. Ölen kisinin ailesinin kimligi tanitilir. Ölü evine aksamdan taziyeye gidilir. Evde sabaha kadar ölünün yakinlari ile birlikte oturulur. Sabahleyin defin hazirliklari baslar. Bu arada civar komsular ölü evine yiyecek getirir. Üzüntülü olan aile bireylerine katkida bulunulur. Cenaze es, dost ve komsular tarafindan kaldirildiktan sonra evde Kur'an okutulur. Bassagligi dilekleri kabul edilir. Kirk mevlidi, ölünün kirkinci gününde yapilir. Mezarlar bakimli ve düzgün tutulmaya çalisilir. Bilhassa dini bayramlarda olmak üzere mezarlar sik sik ziyaret edilerek dualar, Kur'an okunur.
Batıl inançlar
Batil inançlar nerden gelip nasil toplum içinde yerlestigi belli olmayan ama yüzyillardan beri belki de degisik inanislarin ya da insanlarin kendi kurgularinin sonucu hiçbir temel dayanagi ve mantigi izahi olmadan yerlesmis inanislar alarak günümüze kadar süre gelmis olan inanislardir. Bugün bile çesitli sekillerde kendini gösteren bu inanislarin temelinin insanlik tarihi kadar eski oldugu bilinmektedir. Yöresel özellikler arzeden bu inanislara köyümüzde de rastlamak mümkündür. Bazi batil inançlardan örnekler:
  • Ellerini baglayanin kismeti baglanir.
  • Çocugunun güzel olmasi için gebe kadina ayva yedirilir.
  • Gece tirnak kesilmez.
  • Yeni gelinin kucagina oglan çocuk verilirse ilk çocugu erkek olur.
  • Geceleyin evde islik çalinmaz,
  • Kuluçkanin altina yumurta koyan kisi, basini sararsa civcivler gugulli olur.
  • Bos besik sallanirsa çocugun karni agirir.


Hastaliklarin tedavisinde yararli olduguna inanilan kocakari ya da halk ilaçlari, halk hekimligi diye anilan temelde bilimsel degeri olmamasina ragmen dogal tedavi yöntemi olarak ta günümüzde bile tartisilan tedavi yöntemlerinin bir kismina bütün Anadolu'da oldugu gibi köyümüzde de rastlamak mümkündür.

Arı sokması
Arinin isirdigi yere demir basilir. soğan tutulur
Çıban
Çibanlarin olgunlasip bosalmalari için üzerine damar otu denilen genis yaprakli bir ot sarilir. veya dikenlerin otları sarılır.
Üşütme
Nezle, grip gibi durumlarda bir bardak süte bir parmak bal karistirilip hastaya içirilir. Nane limon karıştırılır. Ihlamur çayı içirilir.
Baş ağrısı
Basa patates sarilir, ayrca misir hamuru ayranla karistirilarak bir çömberle basin ön kismina baglanir.
Mide Hastaligi
Kestane bali yedirilir.
Karinda Kurt
Çocuklarin agzindan sular akar, çelimsiz olurlar. Seftali yapragi ve ham meyvasi kaynatilir, hasta iki üç sabah aç karina içer. Kurtçuklar dökülür.

Yemekleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Mısır ekmeği
Malzemeler 2 su bardagi misir unu 2 su bardagi su tuz Yapilisi Suyla misir ununu yogurun.Icine yeterince tuz koyun Bir tepsinin tabanini yaglayin ve yogurulmus hamuru tepsinin icine yayin. Firinda ustu kizarincaya kadar pisirin.

KORKOTO(KIRILMIŞ MISIR) ÇORBASI VEYA AYRAN ÇORBASI

Malzeme olarak iki su bardagi korkoto, Bir su bardagi ayran, Iki çorba kasigi tereyagi kullanılır. Önce korkoto suya atilir, ayran ve tuz katilir, tereyagi konup pisirilir. Günümüzde; salça tereyagmda pisirileiek servis yapilirken çorbanin üzerine gezdirilmektedir.

LOBİYA (FASULYEÇORBASI )

Malzeme olarak üç su bardagi kuru fasulye, Domates büyüklügünde içyagi, Iki bas ortaboy sogan veya sogana karsilik prasa yapragi kullanılır Once kuru fasulye suda pisirilir. Soganlar veya prasa yapraklan ayri bir kapta pembelesinceye kadar yagda kavrulur, fasülye, içyagi, tuz ve su ilave edilip pisinceye kadar yeniden kaynatilir. Kemik ilave edilirse daha lezzetli olur. Nane katilarak yenir.

KABAK ÇORBASI

Bir beyaz kabagin dörtte biii, Bir su bardagi kuru fasülye, Uç çorba kasigi yag.Yapilisi: Kabugu soyulan kabak kusbasi seklinde dogranir, kazana konup ayri bir kapta pis erken baska bir kapta pisirilen kuru fasülye, tuz ve yagla birlikte kabaga ilave edilir. Kum fasulye yerine taze fasUlye kullanilabilir. Çorbaya bulgur, arpa veya pirinç ilave edilebilir.

ISIRGAN ÇORBASI

Malzemeler Isirgan (Yesil taze isirgan ½ kg.) Kuru Sogan (1 adet) Yas veya Kuru Nane (1 tutam) Kuru veya Yesil Sarimsak (3 dis) Tereyag (1 çorba kasigi) Misir Unu (Taze 2-3 çorba kasigi) Salça (Domates 2 çorba kasigi)Bulgur veya Pirinç (½ su bardagi) Yesil Pirasa Yapragi (1 tutam) Pezik (1 tutam) Su (Miktari çorba kivami) Aci biber (2 adet) Yapilisi Isirgan, pezik, pirasa, ince ince dogranip, kaynayan suya eklenir. 2 adet i kirmizi biber konulur. Iyice kaynayinca un ilave edilir ve sarimsak eklenir. Inmesine yakin nanesini dogra. Pistikten sonra, ince ince dogranmis sarimsak ve sogan, tereyaginda, salça ile birlikte kizdirilir. Bu sos çorbanin içine dükülüp, bir tasim daha kaynatilip ocaktan alinir.

LAHANA ÇORBASI


1.Yöntem: Ayiklanan lahanalar, el ile küçük parçalara ayrilir, sonra yikanir. Lahana parçalari kaynar su içine atilir. Lahana haslanan su dökülür. Yeniden su kaynatilir, iilik suda bir gün bekletilmis fasülyeler bu suya atilir ve yeniden haslanir. Büyük parçali misir yarmalari, büyükçe bir kemik parçasi (günümüzde et suyu), haslanmis lahana parçalari ve iç yagi ve çok az misir unu- arzu edilirse kirmizi biber- ilave edilirek pisirilir. 2.Yöntem: Lahana yapraklarini yikayin. Ince seritler halinde dogranir. Seritler uzunsa ikiye kesin. Tencerede tereyagini eritin. Lahanalarini ilave edip yumusayana dek kavurun. Lahanalar yumusamaya basladiginda bu kez salcayi ilave edin. 2 dakika daha kavurduktan sonra tencereye yeterince sicak su ekleyin. Tuzunu, karabiberini ayarlayin. Misir ununu azar azar ve surekli karistirarak, ilave edin. Barbunya fasulyesini tencereye aktarin. Surekli karistirarak, bir iki tasim kaynatin. Atesten aldiktan sonra kaselere bosaltin.

LAHANA TURSUSU

Haslanan lahanalar, bidonlara su, sarmisak ve aci biberle birlikte doldurulur. Iki hafta bekletildikten sonra soganla kavrularak yenilir.

LAHANA YEMEGI

Yikanip küçük parçalara ayrilan lahana yapraklari, kaynar suda haslanirlar. Haslanan su dökülür. Baska bir encerede haslanan suya içyagi, kiyma, dogranmis sogan, tuz , misir yarmasi - yöreye göre fasülye- ilave edilirek pisirilir.

LAHANA GULIYA

Lahanalar önce ayiklanip bol su ile yikanir. Saplariyla birlikte büyük parçalara ayrilarak bol tuzlu suda, haslanir. Pileki ya da bir tepsinin dibi yaglanir ve üzerine bayatlamis misir ekmek artiklari dökülür. Lahananin haslama suyuyla misir ekmekleri islatilir. Üzerlerine lahana yapraklari serildikten sonra üzerine kizdirilmis yag gezdirilip hafif atesde pisirilir.

LAHANA SARMA

Karalahana yapraklari haslanir, suyu atilir. 2. su ile tekrar haslanir, çikarilip sudan geçirilir. Parça et satirla küçük parçalara ayrilir. Içine sogan, domates, maydanoz, karabiber, tuz, pirinç yogrularak yapraklara sarilir. Yeniden pisirilir. Eskiden pirinç yerine misir yarmasi ( degirmende kabaca ögütülmüs misir taneleri) kullanilirmış. Tenceredenin dibine yemege lezzet vermesi için büyük etli kemik parçalari konulurmuş.

LAHANA KAVURMASI

Lahanalar yikanp haslanir, suyu dökülür. Tereyagi ile bir miktar içyagi bir sahanda eritilir ve bol miktarda soganla kavrulur. Haslanmis barbunya fasülyesi, tuz ve biber ilave edilip kavurmaya devam edildikten sonra en son lahana katilir. Kisa bir süre daha karistirdiktan sonra sicak olarak yenilir.

DÖŞEME - LAHANA DIBLESI

Karalahana seçilip haslandiktan sonra süzlür. Bir tencerede bol sogan ve yag kavrulur. Haslanan lahananin yarisi tencereye konulur. Üstüne küp küp dogranan patatesler ve pirinç, karabiber tuz ve kalan lahana eklenir. Bir bardak suyla agir ateste pisirilir. Pisirildikten sonra bir kere karistiriip servis yapilir.

GALDIRIK (YABANI LAHANA) YEMEKLERI

Galdirik kavurma : Kaldirikler temizlenir. 2 cm genisliginde dogranir. Bol suda haslanir. Suzgece alinip bekletilir. Soganlar ince kiyilir. Bir tencereye soganlar ve yag konulup soganlar oldurulur. Haslanmis ve suzulmus kaldirikler,tuz ve karabiber ilave edilip 10 dakika karistirarak kavrulur ve sicak servis yapilir. Galdirik yemegi:Temizlenip yikayip soguk suda haslanir ve süzülür. Yesil sogan ve pirasayla kavrulur.

Galdirik tursusu:Yikanip, haslanan galdirik sogutulduktan sonra tuz, sirke ve sarmisakla birlikte bir kavanoza konulur. Yedi gün bekletildikten sonra sofraya çikartilir.

Galdirik dolmasi (Sarmasi): Ayni karalahana sarmasi gibi, galdirik yapragi kullanilarak dolmasida yapilir.

PAZI YEMEGI

Pazilar önce ayiklanir daha sonra haslanir. Ince parçalara ayrilan pazilar sogan yagla kavrulup içine misir yarmasi, nane, sogan ilave edilerek yapililir. Sicak ya da soguk yenebilir.

GUGUVAK (TIRMIT- ) Mantara benzeyen, beyaz, sari, krem rengi olmak üzere çesitli formlarda yabani olarak yetisen yöreye özgü bir bitkidir. Haslanarak bol sogan ve yesil biberle kavrulur. Istege göre yufka rasina konularak da yenilir. sogan, yesil biber, domatesle kavrulur ve içine misir ekmegi dogranir.

HAMSILI PILAV

Temizlenip , yikanan hamsilerin kilçiklari hamsiler parçalanmadan çikartilir. Otantik olarak yapilmak istenirse pilekiye, günümüzde ise tepsi ya da güvece, hamsiler sirtlari tabana bakacak sekilde yan yana dizilirler. Yagda kavrulan sogana, fistik, kuru üzüm, tuz ve pirinç ilave edilirek iç pilav pisirilir. Pilava az miktarda seker ve karabiberde katildiktan sonra pilekideki hamsilerin üzerine yayilirlar. Tepsinin en üst kismina kalan hamsiler sirtlari tavana bakacak sekilde dizilir. Üstüne sicak tereyagi dökülen tepsi saçyagai ya da firinda pismeye birakilir. Hamsiler kuruyup kizardiklarinda yemek hazirdir.

HAMSILI EKMEK

Özü misir ekmegi olan ve içinde az miktarda salamura hamsi karistirilnis bulunan ekmektir. Ekmek pisirmeye tahsis edilmis pilekide piser. Bir katikla degil, pasta veya kurabiye gibi tek basina yenir. Normal ekmekten daha tuzludur. Yaninda salatalik veya sogan gibi garnitürler mutlaka bulunmaktadir. Hamsili ekmek sade yapilacagi gibi içine pazi, pirasa, lahanada atilarak lezzeti atilabilir. Günümüzde hamsi konulmadan normal sogan ve pirasa ilede yapilmaktadir

KUYMAK/ MUHLAMA/

1. yöntem : Unu tereyagi ile yakmadan kavurun . Eski peynirini iyice ufaladiktan sonra ekleyip sürekli karistirarak eritin . Peynir tamamen eriyince 1,5 su bardagi suyu yavas yavas karistirarak ekleyin . Koyu muhallebi kivamina getirin. Sicak servis yapin.

2.yöntem : Minci ( tuzlu ve kokulu çökelek peyniri) kullanilir. Un yagla kavrulmaz. Yag eritildikten sonra minci ilave edilir, peynir hafif eriyince yag yanmadan su eklenir. Daha sonra misir unu yavas yavas karistiralarak eklenir. Fokurdamaya baslayinca karistirma islemi birakilir ve tereyaginin kuymagin üstünde birikmesi beklenir , sicak servis yapilir. Ayran kuymağı :Tereyagi eritilerek içine misir unu konulur .Iyice kavrulduktan sonra yeteri kadar ayran katilir.Ayran yemege mayhos bir tad verir .

MALEZ Süt kabagi ve süt ile yapilan bir çesit muhallebidir. Kabak iyice pisirildikten sonra sürekli karistirilir. Pisince yumusayan kabagin içi kasikla oyularak çikartilir ve gudalla (ahsap el mikseri) ile ezilir. Daha sonra içine sürekli süt katilarak (yarim kabaga 2 kg . süt konur)tekrar karistirilir ve pismeye birakilir .Biraz tuz ve seker (bir kg süte 2 çorba kasigi seker) konur.

PATİS KAVURMA(TAZE FASULYE KAVURMASI)

Malzeme Taze fasulye, sarimsak, sogan, tereyagi, maydanoz, tuz Yapilisi Fasulyenin kilçiklarini temizleyerek bol suda yikanir. Ortadan ikiye bölerek haslanir süzdükten sonra sogumak üzere bir kenara ayrilir ve suyu sikilir. kuru sogani temizleyip, ince ince kiyilir. Bir tencerede tereyagi eritilir. Sogan ve taze fasulyeyi ilave ederek kavrulur. Kavrulan fasulyenin içerisine ince kiyilmis sarimsak, maydanoz ilave edilerek tuzla birlikte 1-2 dakika daha kavrulur.

FASULYE TURŞUSU

Malzemeler 3 kg'lik bir kavanoz 2 kg taze fasulye 4 adet yesil sivribiber 4 dis sarimsak 1 su bardagi kaya tuzu 4 su bardagi su 1 çay bardagi sirke Yapilisi :2 kg taze fasulyeyi yikayip, ayiklayin. Biraz su ilave ederek çok hafif haslayin. Tencereden alip, suyunu süzdükten sonra sogutun . 3 kg'lik kavanozun içine önce fasulyelerin bir kismini yerlestirin. Aralarina 1 adet sivribiber ve 1 dis sarimsak koyun. Tekrar fasulye yerlestirin. Bu sekilde dizerek malzemeleri bitirin. 4 su bardagi suyun içinde 1 su bardagi kaya tuzunu eritin. 1 çay bardagi sirkeyi de karistirin. Hazirladiginiz bu karisimi tursunun üzerine dökün. Kavanozun agizini sikica kapatin. Serin bir yerde 10-15 gün bekletin. Daha sonra kavanozu açip, tursuyu tüketebilirsiniz.

FASULYE TURŞUSU KAVURMASI

Malzemeler 3 adet sogan ½ cay bardagi siviyag 1 kg fasulye tursusu Yapilisi : Soganlar ince kiyilir. Bir tencerede siviyag ile kavrulur. Fasulye tursusu kiyilir. Kavrulmus soganlara ilave edilir. Karistirarak 10 dakika hafif ateste pisirilir. Servis yapilir.

LAZ BÖREGI (BUREGI)

Elde açilmis üç yufka tepsiye serilir. Bu arada üzerine dökülecek muhallebisi hazirlanir. Muhallebide 1 kg süte 100 gr. bugdayunu, 2 yumurta, yarim kilo seker kullanilir. Muhallebi kivama gelince üç kat yufkanin üzerine boca edilir. Muhallebinin üzerine kizgin tereyagi dökülür. Teryaginin üzerine ise karabiber serpilir. En üste 4 yufka daha örtülüp, firina verilir. Çikinca üzerini islatacak kadar serbet gezdirilir. Laz bölgesinde yapilir.

ACIKA Findik veya ceviz ögütülür, biber ve bol sarmisak ilave edilir. Ezilerek birbirine karistirilarak yenilmeye hazir hale getirilir.

ÇİRİKTA/ZILIHTA/ZIRIHTA Bugday unu, yumurta, yogurt ve su ile sulu hamur haline getirilirdikten sonra bir yag kizdirilmis bir tavaya bir kasik kasik dökülerek kizartilir. bal veya toz sekerle yenilir.

ÇUMUR

Malzemeler: Sicak misir ekmegi, tereyagi ve minci. Hazirlanisi: Sicak misir ekmeginin içi yayvan bir kap içersine bosaltilir. Içersine bol miktarda tereyagi ve tuzlu minci (Lor) katilarak karistirilir. Misir ekmeginin sicaginda yag, ekmege ve minciye sirayet eder. Sogutulmadan yenir. Sicak ekmek bulunmadigi zamanlarda soguk ekmek bir tavanm içine ufaltilip yagi ve mincisi konur. Sonra hafif ateste isitilarak yagin ekmege nufuz etmesi saglanir. Böylece leziz ve besleyici bir yiyecek elde edilmis olur.

ISIRGAN YEMEGI

Kendiliginden yetisen isirgan otundan yapilır Yapilisi: Taze isirgan yikanir, haslanir ve süzülür. Iki bas kiyilmis sogan bir tencerede birkaç kasik yagla kavrulur, salçasi ve süzülmüs isirganlar tencereye konur. Yeterince kaynar su ile iki bardak süt ve tuz ilave edilir. Istege göre karabiber de konabilir. Isirgan yemeginin bazi hastalildara yararli oldugu söylenmektedir.

TURSU KAVURMA VEYA TURSU TAVALISI


Malzemeler: Bir kilo fasülye tursusu, üç bas sogan veya buna denk prasa yapragi, bes dis sarmisak, iki kasik tereyagi veya buna denk zeytinyagi Yapilisi: Fasulye tursusu bir gün önceden suya konur, tuzu çikartilir. Hiç su kalmayacak sekilde elle sikilir. Soganlar, ay seklinde bir tavaya dogranirlar ve zeytinyagi ile penbelesinceye kadar kavrulurlar. Daha sonra hazirlanan tursu, tavaya ilave edilir, ezilmis sarmisak ve az bir miktar biber konarak 10-15 dakika kavrulur. Sicak veya soguk olarak yenebilir. Eskiden ilk yemek olarak ve misir ekmegi ile birlikte yeniyordu. Bir lokma ekmek tavaya uzaniyor ve parmaklar yardimiyla bir tutam tursu alinip agiza getiriliyordu. Günümüzde ise tursu kavurma, salata gibi sofraya konulmakta ve istah açici olarak alinmaktadir.

KURU YUFKA BÖREĞİ

Tarif.1: Malzemeler Kuru Yufka 9 adet Siviyag (1 çaybardag) peynir (300 gr) Maydanoz ½ demet Yapilisi : Kuru Yufkalar hafif tuzlu suda islatilir. Tepsiye siviyag konur, üstüne 3 kat yufka dösenir. Üçüncü katin ortasina peynir ve maydanoz karisimindan yapilan harç konulur. Tekrar 3 kat yufka konur ve iç eklenir.son olarak 3 kat yufka konur ve kisik ateste alt üst edilerek kizartilir. Sicak olarak servis yapilir. Not : Kuru Yufka Böregi yörede genellikle peynir ve çökelekle yapilir. Ancak, istenirse kiymali, patatesli, ispanakli v.s. iç konularak ta yapilabilir.

Tarif 2: Bugday unu, tuz ve su ile birlikte kulak memesi yumusakliginda yogurulur. Hamur küçük parçalara ayrilir. Yufka seklinda acilir. Temiz bir bez üzerine yapismayacak sekilde serilir. Ayri bir tarafta yufkalari kurut mak için ates yakilir. Üzerine sac konulur. Açilan yufkalar birer birer sacin üzerinde kurutulur. Sogumaya birakilir. Börek yapilacagi zaman genis bir kabin içine ilik su ve tuz konulur. Yufkalar tek tek islatilir. Yagalanmis tepsiye dizilir. Arasina arzuya göre hazirlanmis iç paynir-maydanoz veya kiyma- sogan, karabiber kunulur.Üzerine tekrar islatilmis yufka serilir. Yaglama islemi tekrarlanarak firinda pisirilir.

KESME MAKARNA ( MAKARINA )

Bugday unundan açilan yufkalar ince kiyilip makarna yapilir . Bu makarnalar tencerede tuzlu suda pisirildikten sonra suyu süzgeçle süzülür .Sonra üzerine yanik yag gezdirilir

EV BAKLAVASI

Malzeme .6 kisilik .250 gr un ,1 yumurta sarisi , 60 ml.süt ,6o gr yogurt ,50 gr sivi yag ,yarim çay kasigi karbinat ,150 gr tereyagi ,125 ml süt , 150 gr ceviz ,2 çorba kasigi toz seker Hamur için yukardaki malzemelerin tümünü karistirip ele yapismayan bir hamur elde edin . 10 dk .kadar yogurup üzerini nemli bir bezle kapatip 30 dk dinlendirin .Cevizi irice kiyip sekerle karistirin .Tereyagini eritin ve süt ile çirpin .Dinlendirdiginiz hamuru ceviz bnüyüklügünde 11 esit parçaya ayirin .Nisasta serptiginiz tezgaha bir hamur parçasi koyun , bir tatli tabagi büyüklügüne gelene kadar oklava ile yuvarlak açin .50 cm çapinda bir daire elde edene kadar açma islemine devam edin .Elde ettiginiz hamuru 40 cm çapinda yaglanmis bir tepsiye büzüstürerek yayin .Üzerine biraz ceviz ve 1-2 kasik sütlü yag karisimini dökün .Ayni sekilde hazirladiginiz ikinci hamur parçasini üzerine yayin .Bu sekilde tüm hamur parçalarini aralarina ceviz serperek üst üste döseyin .Üstteki hamurun üzerine sütlü yag koyarak yerlestirme islemini tamamlayin .Keskin bir biçakla kareler halinde kesin ve önceden 200 derece isitilmis firinda 40 dk pisirin Baklava dilimlerine Lazca dagi denilir Hosmeri kavrulmus undur .Baklava ve buregi pisirmek gelinlik kizlarin görevidir .Baklava ve buregi yapmak bir gelenktir ; özel günlerde ,dügün ,bayram ,davet ve gurbette çalismaktan dönen Laz erkekleri için yapilir


Kabak tatlisi, Ev baklavasi, Burma tatlisi, Muska tatlisi, Yufka Tatlisi,

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

COĞRAFİK KOORDİNATLAR:

40° 52' 18.48" kuzey, 30° 38' 20.40" dogu

COĞRAFİK KONUMU:

Hacıkışla Köyünün güney batısındaki bağlı bulunduğu il olan (54)Sakarya iline uzaklığı 30 km, güney doğusundaki bağlı bulunduğu ilçe olan Hendek ilçesine uzaklığı 20 km, güneyindeki Akyazı ilçesine 20 km ve kuzeyindeki Karasu ilçesine yani Karadenize olan uzaklığı ise 25 km dir.

Hacıkışla köyünün doğusunda Çam Dağı ve Yeşiyurt Beldesi Kocaahmet Mahallesi bulunmaktadır. Batısında göl havzası ve Süleymaniye ormanı bulunmaktadır.Kuzeyinde Soğuksu Köyü güneyinde ise Yeşilyurt Beldesi vardır. Köyün doğu kısımları dağlık orman arazisi ve fındıklık olarak kullanılmaktadır. Batı kısımları ise daha çok mera ve tarla olarak kullanılmakta ve düzlüktür. Köy sınırları içersinde Çam Dağı eteklerinde ormanlık arazilerin çokluğu nedeniyle köyümüz orman köyü sıfatını taşımaktadır. kışın yakacak ihtiyacının büyük bir kısmı bu ormanlardan karşılanmaktadır.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

İklimi hem Marmara Bölgesi iklimi hem de Karadeniz iklimi özelliklerini tasir. Sakarya rutubetli bir havaya sahiptir. Kislar bol yagisli ve az soguk, yazlar ise sicak geçer. Yillik ortalama sicaklik 14.1 derecedir. Bugüne kadar ölçülen en düsük sicaklik -14.5 derece, en yüksek sicaklik 41.8 derece olmustur. Yillik ortalama nem orani %71.7'dir. Bahar aylarinda bol yagis alan köyümüzde yagisli gün sayisi ortalama 116.2 gündür (1997). Yillik yagis miktari 813 mm'dir. Yagisin mevsimlere dagilisi ortalama olarak ilkbaharda 177.6 mm, yazin 161 mm, sonbaharda 211 mm ve kisin 263.4 mm.dir. Ortalama kar yagisli gün sayi-si 17.7 dir. Kar ile örtülü gün sayisi 9.10 ve en yüksek kar kalinligi 78 cm. (1991) olmustur. Rüzgarlar genel olarak kuzeydogudan poyraz, kuzeybatidan da karayel olarak eser. Zaman zaman güneyden esen lodos, özellikle sicakligin artmasina yol açar.

BITKI ÖRTÜSÜ

Dogal bitki örtüsü bakimindan oldukça zengindir.Köyün etrafı daglar gür ormanlarla kaplidir. Hemen hemen her yerde kayin basta olmak üzere gürgen, kavak, kestane, ihlamur, çinar, akçaagaç ve mese baslica agaç türlerini olusturur. Çam dağının 700 rakımından sonra igne yaprakli (çam, köknar, ardıç) agaçlar yer almaya baslar. Köyün alt kısımında süleymaniye ormanında bol disbudak ağacına rastlanir. Burada disbudak agaçlarinin arasina karaagaç ve kizilagaçlar karismistir. Bunların dışında Çayirlar ve dag otlaklari disinda daglarin etekleri ile platolarda baslica bitki türleri bögürtlen, kocayemis ve kermes mesesi olan çesitli maki alanlari görülür.

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 978
2000 719
1997 652

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

GEÇİM KAYNAKLARI:

Köyümüz halkinin büyük bir çogunlugu çiftçilikle yani findik tarımı ve büyükbaş hayvancılığı ile geçimini saglamaktadir. Bununle beraber bahçe ürünleri misir, bugday, fasulye vb ürünleri de kendi ihtiyaçalari ölçüsünde üretmektedir. Bunun dışında birkaç aile arıcılıkla da uğraşmaktadır.

Türkiyenin her yöresinde oldugu gibi ekilebilir alanlarin azligi ve geçim sikintisi nedeniyle köyümüzden büyük sehirlere (Istanbul, Ankara , Izmir vb) bagli bulundugumuz il olan Adapazarina, yurt disina (Almanya, Hollanda Avusturya, Fransa vb) göç vermektedir.

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı 1 km uzaklıktaki soğuksu sağlık ocağından yararlanılmaktadırtur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

GENEL KÖY BİLGİLERİ

NUFUS: 1997 yılı 652 kişi - 2000 yılı 719 kişi

KÖY MUHTARI :Yüksel KURTUL

ULAŞIM : Her yarım saatte bir saat 08.00 dan 22:00 a kadar Adapazarı karaağaç dibi müftülük arkasından Yeşilyurt Belediyesine ait araçlar kalkmaktadır

Yine köyden saat 06:45 dan akşam 19:00 a kadar Adapazarı istikametine Yeşilyurt Belediyesine ait araçlar köyümüzden geçmektedir.

Hendek istikametine ise salı günleri hariç günde bir defa Soğuksu köyüne ait araç saat 09:00 da kalkar ve araç saat13:30 geri döner.

Salı günü ise köyümüze ait araçlar Hendek'e sabah 07.00 dan itibaren gidip öğleden sonra saate bağımlı kalmaksızın dolunca kalkmaktadır.


EĞİTİM : İlköğretim 3. sınıfa kadar Hacıkışla ilkokulunda 4,5,6,7 ve 8. sınıflar Soğuksu İköğretim Okulunda taşımalı eğitim yapılmaktadır


SAĞLIK: Köyümüz yasa gereği Soğuksu Köyü sağlık ocağına bağlı olmasına karşın 2 km uzaktaki Yeşilyurt Beldesi sağlık ocağı ve 1.5 km uzaklıktaki Soğuksu köyü sağlık ocağından hizmet almaktadır.

İLETİŞİM: Köyümüzde posta acentesi mevcut olup bunun dışında telefon ve internet bağlantısı kişiye özel olarak bulunmakta ve yine özel cep telefonu vericisi köyümüz sınırları içinde bulunmaktadır

SU: İçme suyu ihttiyacı çam dağının etkelrindeki sağ dereden karşılanmaktadır. Yanlızca köye mahsus olan bu su yazın deredeki suyun azalması ve köydeki su ihtiyacını artmasından dolayı bazen kesilmektedir.

GEÇİM KAYNAKLARI:

Köyümüz halkinin büyük bir çogunlugu çiftçilikle yani findik tarımı ve büyükbaş hayvancılığı ile geçimini saglamaktadir. Bununle beraber bahçe ürünleri misir, bugday, fasulye vb ürünleri de kendi ihtiyaçalari ölçüsünde üretmektedir. Bunun dışında birkaç aile arıcılıkla da uğraşmaktadır.

Türkiyenin her yöresinde oldugu gibi ekilebilir alanlarin azligi ve geçim sikintisi nedeniyle köyümüzden büyük sehirlere (Istanbul, Ankara , Izmir vb) bagli bulundugumuz il olan Adapazarina, yurt disina (Almanya, Hollanda Avusturya, Fransa vb) göç vermektedir.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]