Göloba, Bayburt

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Göloba
—  Köy  —
Bayburt in Turkey.svg
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Karadeniz Bölgesi
İl Bayburt
İlçe Merkez
Nüfus (2000)[1]
 - Toplam 53
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 458
İl plaka kodu 69
Posta kodu 69000
İnternet sitesi: [2]

Göloba, Bayburt ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Bilindiği üzere Bayburt ve çevresi Ermeni-Rus baskınlarına maruz kalarak birçok kültür ve geleneğe sahip olmuştur. Bu sahip olma o kadar geniş bir daire halindedir ki köylerin eski isimleri dahi geçmişten kalmadır. Göloba Köyü'nün eski ismi "Vartınas"'tır. Göloba Köyü'nün yakınında bulunan köyün yeni ismi "Koçbayır" eski ismi de "Pörge"'dir. Tınas isminde bir kaçağın bulunduğu söylenmektedir. Pörge'den devamlı olarak Tınas ismindeki kişinin konakladığı şu an da bulunan Göloba Köyü'nü ziyaret için giderken gelirken, "Tınas var, Tınas var" diye diye konaklama yerinin adı "Vartınas" olarak kalmıştır.

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

duyuru yine göloba köyü muhtarı  süleyman mriç köyümüzün gururu köyümüzün tercihi başarılar meriç

YÖRESEL YEMEKLER:

Yemekler kültürümüzün bir parçası olarak asırlardan beri devam eden geleneksel bir yapının günümüzdeki uygulamasıdır. Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik, un ve una bağlı yemeklerle, etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşudur. İl yemeklerinin bazıları; tel helvası, tatlı çorba, galaçoş, ekşi lahana, lor dolması, yalancı dolmadır. Bu da yörenin coğrafi şartlarının kültürel yapı üzerindeki etkisini göstermesi bakımından önemlidir. Yöremiz kültür değerlerinin bir öğesini oluşturan Yemeklerimizden örnekler ve yapılış şekilleri aşağıya çıkarılmıştır.

Bayburt'un yöresel yemekleri:

  • -Ekşi Lahana
  • -Galaçoş
  • -Lor Dolması
  • -Süt Böreği
  • -Tatlı çorba
  • -Tel helvası

Gelenek ve görenekler: BAYBURT

ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ EVLENME: KIZ İSTEME: Evlenme çağına gelen oğullarını evlendirmeye karar veren ailede , oğlanın annesi akrabalarından birkaç kişiyi de yanına alarak evlenme çağında kızı olan evlere veya tavsiye edilen kız evlerine giderek kızlarına bakarlar . Baktıkları kızlarda güzellik , güzel ahlak , el becerisi ve benzeri meziyetler ararlar . Özellikle kız bakmaya sabah erken gidilir , kızın tertip , düzenine ve çalışkanlığına bakılır . Kız beğenilirse ayrıca yakınlarıyla birkaç defa gidip baktıktan sonra istemeye gidilir . Oğlanın annesi ve yakınları kızı annesi ve yakınlarından isterler . Eğer kızın ailesi verme taraftarı değilse , kızımız küçük diyerek işi geçiştirirler . Kızı verme taraftarı iseler kızın annesi birkaç gün müsaade isteyerek babasına ve büyüklerine soracağını bildirir . Oğlan tarafı birkaç gün sonra tekrar giderek kızı ailesinden bir kez daha isterler . Kızın annesi "Allah yazmışsa ne diyelim" diyerek işi erkeklere bırakır . Bu durum kızın verildiğine işarettir . Oğlan tarafından bir gurup erkek kızın babasını ziyarete giderek bir de kızı babasından ister . Babası da kız verecekse "Allah yazmışsa ne diyelim , her iki taraf içinde hayırlı uğurlu olsun" der . Bunun üzere kız istemeye giden erkekler kızın babasından pusula ( kız için oğlan tarafından isteklerini belirten liste ) isteyerek , kızın babasının yanından ayrılırlar . ( Bu pusulaya aynı zamanda kesirde denir ) Kız tarafı altın , mobilya ,en (elbiselik kumaş) ve varsa diğer isteklerde bulunur . Oğlan tarafı pusulayı fazla bulursa , istekler üzerinde anlaşmaya çalışır , anlaşamazlarsa bu iş biter . Anlaşılır veya direk kabul edilirse , kahve içme günü tespit edilir . Kahve günü sabahı oğlan tarafı şeker , kolonya , lokum , sigara ve kahve gönderir . Kız tarafının tespit ettiği mahalle odasında kahve içmek için erkekler toplanır . (Buna aynı zamanda tatlı kahve denir) Burada oğlan tarafı yaşlı temsilcileri kızı tekrar isterler , kız tarafı da verdiklerini belirttikten sonra kahve içilir . Şeker , lokum ikram edilir . Sonra bir tepsinin içerisinde oğlanın babasına veya ailenin büyüğüne bir kahve daha gelir . Oğlanın babası veya ailenin büyüğü kahveyi içtikten sonra ikram yapan gençlere verilmek üzere tepsiye bahşiş bırakır . Dua edilir ve topluluk dağılır .

NİŞAN: Nişan günü tespit edildikten sonra oğlan tarafından birkaç kişi kızı ve yanına bir yakınını da alarak çarşıya çıkarlar . Nişan için gerekli olan malzemeler , nişan ve nikah kıyafetleri , hamam takımı , ayakkabı , çanta , terlik , kızın yakınlarına hediye vs alınır . Alınan bu eşyalara nişan selesi denir . Bu nişan selesi oğlan evinde serilir komşu ve yakınlarına gösterildikten sonra kız evine gönderilir . Gelen sele kız evinde tekrar serilerek komşulara ve yakınlara gösterilir . Nişan günü oğlan tarafı kız tarafına gider önce yemek yenir , sonra kızın yüzüğü ve takıları takılır eğlenilir ve topluluk dağılır . Kız tarafı oğlanın yakınlarına tatlılık olsun diye nişana gelenlerle bir tepsi baklava gönderirler . Nişandan sonra kız tarafı gelen nişan selesinin karşılığı olarak damat ve yakınlarına hediye gönderirler . Buna , nişan selesinin geri dönmesi denir . Bir müddet sonra oğlan tarafı peştimbal hamamı yapar . Hamama gelen davetlilere kız tarafından çörek , oğlan tarafından meyve dağıtılır , eğlenilir ve oynanılır .

Nişanlık süresi içinde tespit edilen bir gün , kız evine nikah memuru götürülerek kız , oğlan ve her ikisinin şahitleri huzurunda sade bir törenle resmi nikah yapılır . Tatlı kahve ile düğün arasına ramazan rast gelirse ramazanın on beşinci gecesi oğlan tarafından bir grup , kız tarafına gider altın ve hediyeler götürür , eğlenilir ve sahur yemeği yenilerek geri dönülür . Buna on beşi denilir . Ramazan bayramında altın , hediye vs gönderilir . Kurban bayramında ise koç süslenir , koçun boynuna lira , bilezik veya beşlik takılır ,diğer hediyelerle birlikte kız tarafına gönderilir .

DÜĞÜN: Düğün günü kararlaştırıldıktan sonara , kız ve bir yakını alınarak çarşıya çıkılır . Gelinlik , çeşitli kıyafetler , ayakkabı , terlik kızın annesine "süt hakkı" adı altında bir hediye ve ayrıca yakınlarına da değişik hediyeler alınır . Alınan bu eşyalara ayrıca çeşitli enler (elbiselik kumaş) , çerez , kına ve pusuladaki altınlar önce oğlan tarafında gösterilir , sonra sandığa konularak kız tarafına gönderilir . Kıza giden çerez küçük paketler halinde hazırlanarak kız evi etrafından sandığa bakmaya gelenlere verilir . Düğünden 15 gün öncesinden başlayarak kız , yakınları tarafından yemeğe alınır ve bu yemeklerde çeşitli eğlenceler yapılır , buna "kınaya çıkma" denir . Düğünden birkaç gün önce kızın çeyizleri arkadaşları ve yakınları tarafından yıkanır , ütülenir ve serilir . Sonra çeyiz yakınlara ve komşulara gösterilir , toplamada önce oğlan tarafının büyükleri , mahallenin muhtarı , hocası kız evine giderek bütün eşyaların fiyatlarını tespit ederek bir liste çıkarırlar , buna çeyiz yazma denir . Giden guruba şerbet ikram edilir . Yazılan çeyiz toplanır , sandığa yerleştirilir ve eşyalarla birlikte sandıkta olan eve götürülür . (Sandık evden çıkarılmadan kız tarafında bir çocuk sandığın üzerine oturarak bahşiş alır ) Gelen çeyiz kız tarafından gelen hanımlarca kızın geleceği eve serilir , yerleştirilir.

Düğünden iki gün önce gelin hamamı yapılır . Hamamdan sonra gelin kız sağdıcının evine gider o gece sağdıcın evinde yatar , eğlenir oyunlar oynanır . Ertesi gün kızın evine gidilir ve o gece kızın evinde baş örme (kına gecesi) yapılır . Yemekler yenir , oyunlar oynanır , eğlenilir. Bu arada gelin içeriye girer yengelerden biri gelinin ayağına ayak eni serer , gelin ve sağdıçlar ellerinde mumlar , büyüklerle ve oğlan evinden gelenlerle görüşür ve kenara çıkar . Ayak eni toplanır baş sağdıca sağdıç eni asılır . Kaynana ve oğlan evinden birkaç kişi geline para ve pul serperler , takılar takılır . Bitince takan kişi arkaya geçerek gelinin başını tutar ve kaynana baş parası verir . Oğlan tarafından gelenlerden , baş sağdıca el parası toplanır , oyunlar onanır eğlenilir . Oğlan evi izin ister gider . Oğlan evinin genç kızlarından birkaç tanesi kalır . Eğlenceye başlanır . Geç saatte gelin kızın eline , sağdıcı tarafından kına yakılır , kına yakımı sırasında gelinin ağlaması gelenektir . Türküler söylenerek özellikle gelin ağlatılır .

Diye devam eden türküler söylenir , oyunlar oynanır .Kız evinde kına gecesi olurken , oğlanın baş sağdıcının evinde de sağdıç gecesi yapılır . Sağdıç yemeği yenir , oyunlar oynanır , eğlenilir . Sabah namazından sonra hamama gidilir , hamam çıkışı yan sağdıcın evinde kahvaltı yapılır ve eve gelen berber , damadı ve sağdıçları tıraş eder . Tıraştan sonra kız tarafından gelen bohçadaki kıyafetler giyilir , düğün için hazırlanan yere sağdıçlar tarafından damat götürülür , düğün yemeği yenir , barlar oynanır ve eğlenilir.

Mahallenin ileri gelenleri , tanıdıklar ve akrabalar , gelini almak için arabalara dünürcü giderler . Giden dünürcülere kız tarafında şerbet ikram edilir . Dünürcülerden gençlere şerbet parası toplanır . Kızı evinden çıkarırken kardeşi kapıyı tutar ve ona kapı parası verilir . Topluca Allahaısmarladık denir ve gelin arabaya bindirilir . Gelin eve girerken ayağının altına bardak konularak kırdırılır , yüzüne ayna tutulur , kolunun altına kurân verilir , başına damat tarafından para ve çerez serpilir. Gelin içeri alındıktan sonra damat arkadaşları ve sağdıçlar tarafından davul zurna eşliğinde getirilir. Kapının önünde bir süre oynandıktan sonra damat içeri atılır, dışarıda kalan arkadaşlarına kız tarafından gelen kurabiyeler dağıtılır , daha sonra topluluk dağılır. Bayburt yöresel giyim: Kadın Kıyafeti Başta: Eski Bayburtlu kadınlar başlarına "TEPELİK" takarlardı. Özellikle maddi durumu yerinde olan ailelerde bu tepelikler altınlarla süslenirdi. Yine kadınlar, başlarına çevresi "ÇIRNAKCA" tabir edilen oyalı pullu bir yazma diğer adıyla çit örterlerdi. Bunlar muhtelif renklerde olurdu.

Gövdede: İçte köynek, onun üzerine işlik ve üç etek veya bindallı, alta şalvar giyerlerdi. Üç eteğin üzerine hırkaya benzer koyun yününden örme "DELME" diye tabir edilen bir giysi giyerlerdi. Üç etek elbisenin yakası açık olduğunda göğsü ve iç çamaşırı örtmesi için bir önlük giyilirdi. Kumaştan yapılan bu önlük boyundan bağlanarak, delmenin altından göğüs üzerine kadar inerdi. Üç etek üzerine uç kısmı arkaya sarkık, bir üçgen teşkil eden, elde dokunmuş bir kuşak sarılırdı. Bu horasan kuşağı Keşmir veya Lahuri şalı olurdu. Ayrıca üç etek üzerinde peştamal da bağlanırdı. Ayakta: Kadınlarda ayaklarına çarık giyerlerdi. Ekonomik durumu iyi olanlar "KALLOŞ POTİN" giyerlerdi

Erkek Kıyafeti Başta: Eskiden başlarına "KEÇE KÜLAH, FES EBANİYE" adı verilen bir başlık örten Bayburtlu erkekler daha sonra Cumhuriyetle beraber bu özelliklerini bırakmışlardır. Bugün halk oyunları ekiplerinde yer alan gençler başları açık olarak oyunlarını sergilerler. Gövdede: İçte köynek, üzerinde özel olarak yaptırılmış içlik giyilirdi. İçliğin üstünde kapaklı "GEZEKİ" (Cuha) bulunurdu. Bu kıyafetin üç cebi vardır, göğüs hizasında bir, altta yanlarda iki olmak üzere. Gezeki'yi bilhassa ekonomik durumu iyi olanlar giyerdi. Gezek'in düğmeleri süslü, kol ağızları ayrıca kaytanlı olurdu. Gençler bellerine Keşmir ve Trablus kuşak bağlarlardı. (Bu kuşaklar, geldiği yörenin adı ile anılır ancak Bayburt'ta da dokunurdu.) Kuşağın üzerinden bir kemer bağlanırdı. Bu da kuşak gibi koyun yününden dokunurdu. Yaşlılar horasan veya lahuri kuşak bağlar, üzerine silahlık takarlardı. Bu silahlık deriden yapılırdı.

Bayburt erkekleri gençlik çağlarında "GÜNGÖRMEZ" tabir edilen, yanlarında kaytanlı, ön ve arkası bir olan ağlı parçaları topuğa kadar uzanan bir elbise giyerlerdi. Güngörmez'in bir kısmı uçkurlu ve kaytansız olduğundan buna "ŞALVAR" da denirdi. Ayrıca Zıvga denilen topuktan dize kadar üç veya dört körüklü, boğumlu giyimler çok makbuldü. Bunların paçaları üç veya dört parmak kalınlığında kaytan işlemeli olurdu.

Ayakta: Yünden örülmüş çorap giyen Bayburtlu erkekler, çarık hasıl, çapula ve yemeni gibi kösele ve deriden yapılmış ayakkabı giyerlerdi.

HALK OYUNLARI VE FOLKLOR: Bayburt folkloru , Türk folkloru içerisinde önemli bir yer oluşturur . Halk oyunları , türküleri , manileri , masalları , ve efsaneleri ile gerçekten Türk insanının , ruh ve fikir yapısını kaderde , kıvançta , tasada bir olmanın , beraber olmanın en güzel örneklerini sergiler . Bayburt yöresinde oynanan halk oyunlarına "BAR" denir . Bar sözcüğü genelde el birliği , gönül birliği ,ve beraberliğin oyun şeklindeki ifadesidir .Bar bir meydan oyunudur . El ele tutuşmuş , gönül gönüle vermiş yiğitlerin düğünde , bayramda , askere giderken kısaca her önemli günde hep aynı ruh coşkusu ile davul zurnanın eşliğinde topluca oynadıkları oyunlardır. Bayburt halk oyunları bulunduğu coğrafi yapı itibariyle çok farklı bir yapı arz eder . Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi arasında bir geçiş noktası olması nedeniyle tüm folklor değerlerinde olduğu gibi halk oyunlarında da değişik yapı oluşturmuştur .Kimi kez Karadeniz oyunları gibi hareketli ve canlı , kimi kez Doğu Anadolu oyunları gibi ağır ve vakur oynanır. Bayburt'ta oynanan halk oyunları genelde erkek ve kadınlar tarafından ayrı, ayrı oynandığı gibi birlikte oynanan oyunları mevcuttur . Özellikle şehir merkezindeki düğünlerde , kapalı yerlerde oynanan oyunlarda , halk arasında "ince çalgı" diye tabir edilen Keman , Ut , Klarnet , ve Def gibi çalgılarla da oyunlar oynanmaktadır .

NELERİ İLE ÜNLÜ: Bayburt Kalesi, Şehit Osman Türbesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri, Sırakayalar Şelalesi İL İSMİ NEREDEN GELİYOR? Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı "Paypert" ya da "Pepert" idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Bayburt merkezine 32 km uzaklıktadır. En uç köylerden birisidir. Trabzon Of'a yakınlığı söz konusudur. Yaz günlerinde serin, diğer mevsimlerde ise yer yer yağış alan bir köydür.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 81
2008 82
2009 83

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

=Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

göloba köyü muhtarı olarak köyümüz kırsal bölge olarak fazla arazisi olmayan daglık bir bölge olarak tabi güzelliği bulunan yayla manzarasıyla birlikte gölü bulunan şirin bir görünüme sahip olmakla yaz ikliminde insanların odak noktası haline gelen bir köydür köyümüzün asfaltı yapılmıştır valimiz başta olmak üzere ğenel sekreterimize tüm personelimize teşekkürlerimizi arz ederiz saygılarımla göloba köyü muhtarı süleyman meriç

  köyumüzünkomşu köylerle yolbaglantısı 2012 deyapılmıştır ve32 adet arazi yola kavuşmuştur

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]