Fransız mimarisi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Teknik olarak ”Fransız Mimarisi” diye bir şey yoktur[kaynak belirtilmeli], her zaman öyle olmasa da “Gotik Mimari”nin eski ismi “Fransız Mimari”ydi. Kuzey Fransa en saygın ve önemli gotik katedrallerin ve kiliselerin bazılarına sahiptir, bunlardan birisi de nekropol olarak kullanılan “Saint Denis Kilisesi”dir. Krallar Notre-Dame de Reims’de taçlandırılmıştır. Aynı zamanda Notre-Dame de Chartres ve Notre-Dame d'Amiens mimarideki önemli katedrallerdendir. Kiliseler bir tarafa, “Gotik Mimari” aynı zamanda birçok dini sarayın yapımında da kullanılmıştır; bunlardan birisi de Avignon’daki “Palais des Papes”dir.

Orta Çağ” sırasında sağlamlaştırılmış kaleler feodal asiller tarafından, rakiplerine güçlerini göstermek için, yapılmıştır. Kral Philip II Rouen’ı, Kral John’dan aldığı zaman, düklere ait kaleleri daha büyüklerini inşa etmek için yıktırmıştır. Sağlamlaştırılmış şehirlerin çok yaygın oluşunun yanı sıra, maalesef çoğu Fransız kalesi zamanın geçişine dayanamamıştır. Öyle ki Richard Lionheart’ın kalesi Château-Gaillard, Château de Lusignan’ın da olduğu gibi, çökmüştür. Bazı ayakta kalmış önemli Fransız kaleleri Chinon Castle, Château d'Angers, büyük Château de Vincennes’dir.

Bu mimari ortaya çıkmadan önce, Fransa “Roman Mimari”sini kullanıyordu. St Sernin Bazilikası Fransa’daki önemli Roman Kilisesi örneklerinden birisidir. “Yüzyıl Savaşları”nın sonu Fransız Mimarisi’nin gelişiminde önemli bir safhadır. Fransız Rönesans dönemi ve İtalya ve İspanya’dan çeşitli sanatçıların çağrıldığı dönem, birçok ikamete ayrılmış İtalyan-vari saray, çoğunlukla Loire Vadisi’nde, yapılmıştır. Château de Chambord, Château de Chenonceau ve Château de d’Amboise böyle kalelerdir.

Rönesans ve Orta Çağ’ı takiben, “Barok Mimarisi” Gotik Mimarisi’nin yerini aldı. Bununla birlikte, Barok Mimarisi “laik alan”da “dini alan”da olduğundan daha büyük başarı sağladı. Bu mimari Roma kiliseleri tarafından “Katolik Reform”u zamanında halka Katolik kiliselerini daha çekici göstermek için kullanılan politik bir araç oldu. Dini Barok Fransa’da umulan başarıyı bulamadı. Laik alanda Versay Sarayı birçok Barok özelliğe sahiptir. Jules Hardouin Mansart, Les Invalides’in Barok kubbesiyle, Barok tarzının en etkili mimarı olduğu söylenebilir. Nancy’deki Stanislas’ın Yeri gibi bazı etkileyici taşraya ait barok mimarisi örnekleri de şimdiye kadar hiç Fransız olmamış yerlerde de görülebilir. Askeriye’nin mimari kanadında, Sébastien Le Prestre de Vauban Avrupa’nın en etkili kalelerini tasarlamış ve askeri mimaride çok etkili olmuştur.

Parisian Pantheon gibi ya da Capitole de Toulouse gibi binalarla devrimden önce neoklasizmin Fransa’da tanıtılmış olmasına rağmen, Fransız devriminden sonra Cumhuriyetçiler “neoklasizm”i desteklemişlerdir.

3. Napolyon döneminde, yeni bir kentçilik ve mimari doğmuştu. Neo-Barok Palais Garnier’in inşası gibi bazı tutarsız binalar yapılmasına rağmen, kent planlaması gayet iyi organize edilmiş ve ihtimamlıydı. Bu zamanlarda Gotik eğilim yeniden Avrupa’da revaç bulmaya başlamıştır ve Fransa’da ilgili mimari Eugène Viollet-le-Duc’tur. Tur. 19. yüzyılın sonlarında, Gustav Eiffel birçok köprü dizayn etmiştir ve zamanın en iyi köprü dizayncısı olarak kalmıştır. Fakat en çok Eiffel Kulesi’yle hatırlanmaktadır. Louvre Piramidi belki de modern mimarinin geleneksel mimariye nasıl benzetildiği hususunda en iyi örnektir. 20. yüzyılda İsveç Mimar Le Corbusier Fransa’da çeşitli köprüler inşa etmiştir. Son zamanlarda Fransız mimarlar modern mimari ve eski mimari stillerini birleştiriyorlar. Louvre Piramidi modern mimarinin eski binaya eklenilmesinde iyi bir örnektir. Uzaktan görülebildikleri gibi, kesinlikle Fransız şehirlerine entegre edilmesi en zor bina çeşidi gökdelenlerdir. Fransa’nın en büyük malî bölgesi, önemli sayıda gökdelenlerin bulunduğu, La Defens’tir. Diğer doğaya entegre edilmesi zor olan binalar büyük binalardır; bunun yapılmış iyi bir örneği Millau Viyadüğüdür. Jean Nouvel veya Paul Andreu bazı modern Fransız mimarlarıdır.