Fahrettin Aslan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

13.11.1932 yılında doğup büyüdüğü Erzurum'un İspir ilçesinden,13 yaşında İstanbul'a patronu Emmi dediği ünlü celep Zihni Vuraler tarafından gönderildi. Fahrettin Aslan yaşı küçük olmasına rağmen Erzurum dan İstanbul'a kadar tren vagonlarında 1500 adet canlı koyun 3 çobanla beraber Haydarpaşa Garına oradan da arabalı yük vapuru ile kaşıya geçirerek Sirkecide Konyalı Handa Celep Zihni beyin ortağına teslim etti.. İlk defa geldiği İstanbul'a hayran olan Fahrettin Aslan patronunu telefonla arayarak burada kalmak istediğini iletti.Dürüstlüğünü ve çaışkanlığını daha o yaşlarda ispat eden Fahrettin emmi dediği Zihni beyi yıllar sonra gazinoların da defalarca ağırladı. Maddi yokluk içinde geçen çocukluk yıllarının ardından, 13 yaşında bir gazinoda komilik yapmaya başladı; aynı yıl 'Cumhuriyet Pavyonu'nda şefliğe yükseldi. 1 yıl boyunca da aynı mekânda çalıştı. Oros O zaman İstanbul'daki en gözde ve tek gazinoydu burası... Rum patronu ile baba-oğul ilişkisi kurmuştu. 1955 yılında Cumhuriyet Gazinosu yıkıldı ve Tepebaşı Gazinosu açıldı. Aslan, patronunu yine yalnız bırakmadı.

Ortaklık Hediye Edildi

Ertesi yıl patronu, Aslan'a Taşlık Gazinosu'nda ortaklık hediye etti. Fahrettin Aslan, çok disiplinli ve çok çalışkandı. Bu mekânda Emin Yeyman'la birlikte 15 yıl süren bir ortaklık yaşadı. Ardından tek başına patron oldu. 1960'da Maksim Gazinosu'nu açtı ve 45 yıl boyunca onu herkes 'Gazinocular Kralı' olarak tanıdı.

Hayatında öncelik hep işindeydi. Aynı zamanda da çok çapkındı! 20 yaşında Necla Girayer ile hayatını birleştirdi. 1953 yılında en büyük oğlu Sacit Aslan dünyaya geldi, 6 yıl sonra da ikinci oğlu Selçuk 1961 yilinda ucuncu oglu atilla'yi dunyaya getirdi... Necla Hanım ile evliliği 1962'de bitti. O yıllarda, İnci Birol ile birlikte olmaya başladı.İnci Birol'la 9 yıl birlikte oldu.Bu birlikteliğinden Esra Aslan ve Esin Aslan ismini verdiği ikizleri dünyaya geldi. Onları da nüfusuna almakta tereddüt etmedi Fahrettin Aslan... Bu ilişkiden sonra Behiye Aksoy ile nikah masasına oturdu. Behiye Aksoy ile 4 yıl evli kaldı ama Aksoy ile evliliğinden çocuğu olmadı. Ardından 70'li yılların sonunda Arzu Berktan ile evlendi. Arzu Aslan'ın önceki eşi Ercüment Özdoyuran'dan olan çocukları Nazlı Khoury ve İsmail Özdoyuran'ı ise kendi evlatlarından ayırt etmedi. Arzu Aslan ile evliliğinden doğan ve Fahri Bey'in Mehmet Aslan adinda bir cocugu daha 1983 yılında dünyaya geldi. Kral, ölene kadar da Arzu Aslan ile birlikteydi.1997 yılında Esin Aslan Elis Aslan Frassetti adinda dunya tatlisi bir kiz cocugu dunyaya getirdi.Esra Aslan ise 2003 yılında Armagan Aslan Gürer'i dunyaya getirdi. Kral'in kendi adini tasiyan tek torunu Selcuk Aslan'in oglu Fahrettin Alp Aslan ise 1986 yilinda dunyaya geldi.

Gazino Denince Maksim

1950-1980 arasındaki dönem, gazinolar ve sanatçılar için altın yıllardı. Bu döneme de hiç kuşkusuz Fahrettin Aslan damgasını vurdu! Gösterişli dekorları, kusursuz hizmeti, güler yüzlü çalışanlarıyla dikkat çeken gazinolar, televizyonun adının bile anılmadığı dönemlerde, pek çok ünlü sanatçıyı halkla buluşturuyordu. Emin Yeyman ile ortak olarak başladığı işletmeciliği, daha sonra tek başına devam ettiren 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan, sonradan devleşecek pek çok ismi sahneye ilk lanse eden kişiydi! 1960 yılında 'Taksim Sineması'nın bitişiğinde açılan ve sanatçılarını devleştiren Maksim de, yıllar boyu, gazino denince ilk akla gelen mekân oldu.

Zeki Müren'in Keşfi

Türk müziği icra eden assolist kadrosu ve popüler müzik tarzlarında okuyan alt kadro, kendilerini izlemeye gelen misafirlere en güzel eğlenceyi sunmaktaydılar burada. Olayın kulis boyutunda ise türlü sıra ve şarkı kavgaları ile kaprisler, çiçekler içinden çıktığı iddia edilen mücevherler, basında sıkça konu edilmekteydi... Kuşkusuz, bu devrin en sevilen isimlerinden biri zeki müren'di! Maksim'de, 8 sene boyunca yılın 7 ayı assolist olarak çalıştı 'sanat güneşi'.

Süksesi Büyüktü

T şeklinde podyum ve eko tertibatını sahnelere getiren Zeki Müren, hazırlattığı gösterişli dekorlarıyla da büyük sükse yapmaktaydı. Sahneye kâh salıncağa binerek çıkıyor, kâh eski bir Romalı gibi giyinip uygun bir dekorla izleyicileri selamlıyordu. Gazete ve mecmuaların kendisinden 'sesinde Boğaziçi yaşanan sanatkâr' diye bahsettiği Behiye Aksoy da Maksim'in yıldızlaştırdığı isimlerdendi.sonra sıbel can burda donsözlük yaparak hayatını kazanmaya calıstı daha 14 yaşındaydı ve fahrettin aslan ile büyük bi maddi pazarlığa girmişti